Aile Mahkemesi Davaları

Aile mahkemesi davaları sadece aile hakkında değil, kadına karşı uygulanan şiddet ve ergin olmayan çocuklarla ilgili davalara da bakmaktadır. 09.01.2003 tarih v e4784 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, 18 Ocak 2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun ilk maddesinde kanunun amacı, aile hukukundan doğan dava ve resmi işlere bakılan konular belirtilmiştir.

Her aile mahkemesine;

  • Davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında, mahkemece istenen konular hakkında taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak görevi verilmiştir
  • Mahkemenin gerekli gördüğü hallerde duruşmada hazır bulunmak, istenilen konularla ilgili çalışmalar yapmak ve görüş bildirmek gereklidir
  • Mahkeme tarafından verilen diğer yükümlülükler yerine getirilmelidir

Aile mahkemeleri her il ve nüfusu yüz binin üzerinde olan her ilçede kurulan ve tek hâkimden oluşan asliye mahkemesi derecesinde mahkemelerdir. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu kanun kapsamına giren dava ve işlere, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi tarafından bakılır.

Aile Mahkemesi Davaları Nelerdir

Aile mahkemesinin görevlerini maddeler halinde belirtmek gerekirse;

  • Boşanma davası
  • Boşanma protokolünde yer alan maddelerin yapılmamasından kaynaklı olan davalar
  • Evliliğin iptali ya da butlanı davaları
  • Gaiplik, kısıtlılık, yaş küçüklüğü veya iddet müddeti gibi sürelerde evlenme izni verilmesi için açılan davalar
  • Boşanma davası ile birlikte veya boşanma davası sonrasında açılan maddi ve manevi tazminat davaları
  • Boşanma davasından sonra kadının halen kocasının soyadını kullanmaya devam etmesi işlemleri
  • Boşanma sonrası kadının zorunlu bekleme süresi olan iddet müddetinin kaldırılması davası
  • Nafaka davaları
  • Müşterek çocuğun velayet davaları
  • Boşanmada mal paylaşımı davaları
  • Aile konutu hakkında şerh konulması veya şerhin kaldırılması
  • Aile mallarının korunmasına ilişkin davalar
  • Aile soyadının değiştirilmesi talepli dava
  • Babalık davası
  • Soy bağına itiraz ve iptali davası
  • Soy bağının reddi davası
  • Nişan bozulması nedeniyle maddi tazminat davası
  • Nişan bozulması nedeniyle manevi tazminat davası
  • Terk ihtarı gönderilmesi işlemleri
  • Vesayet davaları

Aile mahkemesi davaları davacı ve davalı taraf arasında gerçekleşir. Davacı taraf, davayı açan kişinin bu süredeki sıfatıdır. Davalı taraf ise, davaya sonradan katılan kişinin sıfatıdır. Mahkeme süresi devam ettiği müddetçe davacı taraf iddialarını ispat etmekle yükümlüdür. Davalı taraf ise, hakkında yapılan iddiaların varsa asılsızlığını ispat etmekle yükümlüdür.

Aile Mahkemesi Kararları

1-) 13.11.2013, 18-354/1554

Uygulamada, soy bağı davası ile nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davalarını birbirinden ayırmak gereklidir. Soy bağı davaları; soy bağının reddi davası (TMK madde 286, 291), sonradan evlenme yoluyla kurulan soy bağına itiraz davası (TMK madde 294), tanıma ve tanımanın iptali davaları (TMK madde 295, 297, 298), babalık davası (TMK madde 301), evlat edinme ve evlatlık ilişkisinin kaldırılması (TMK madde 315, 317) davalarıdır. Nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında, nüfus idaresinin hatalı işleminin düzeltilmesi veya ilgililerin nüfus idaresini yanıltması sonucu işlemin düzeltilmesi söz konusu iken soy bağı davalarında ilgililerin birbirini yanıltması veya kanuni karineler gereği bir takım sonuçların doğmuş olması sebebiyle kurulan soy bağının değiştirilmesi yönünde bir talep bulunmaktadır.

2-) 20.HD, 01.12.2015, 13411/11995)

Somut olayda, tarafların dava tarihi olan 19.01.2014 tarihinden sonra 25.12.2014 kesinleşme tarihli mahkeme kararı ile boşandıkları, davacı tarafından kendisine düğün sırasında takılan ziynet eşyaları ve küçük çocukların doğumundan sonra takılan altınların iadesinin olmadığı takdirde ise, değerinin tahsilinin istendiği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında TMK uyarınca kurulmuş bir evlilik birliği bulunduğu, iadesi istenen ziynet eşyalarının; nişan, nikâh ve çocuk için takıldığı anlaşılmakla, TMK’nın aile ve mal rejimine ilişkin hükümlerinin tatbiki gerektiğinden, davada görevli mahkeme aile mahkemesidir. Bu durumda, uyuşmazlığın aile mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir.

4787 Sayılı Kanun

Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun düzenlemesi, 4787 sayılı kanunda açıklanmıştır. Aile mahkemelerinin kuruluş, görev ve yargılamam usulleri kanunu 4. Maddesinde, Aile mahkemesi davaları özel mahkeme olarak hangi uyuşmazlıklar ve işler konusunda görevli olduğu açıklanmıştır. Söz konusu düzenlemeye göre, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ikinci kitabı birinci kısmında düzenlenen nişanlanma, evlenme, boşanma ve mal rejimleriyle ilgili uyuşmazlıklar. İkinci kısmında düzenlenen soy bağına ilişkin uyuşmazlıklar ile aile uyuşmazlıkları aile mahkemelerinin görevleri arasındadır.

  1. maddede sayılan aile hukukundan kaynaklanan çekişmesiz yargı işleri açısından da aile mahkemeleri görevlidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre de, aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar aile mahkemesinin kapsamındadır.

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkında kanuna göre, aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi ve kanunlarla verilen diğer görevler de aile mahkemesi kapsamında yer almaktadır.

Eşler arasında var olan, fakat aile hukukundan kaynaklanmayan uyuşmazlıklarda aile mahkemesi görevli değildir.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu geçici madde ¼ gereğince, çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu mahkeme kurulup göreve başlayıncaya kadar korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir karaları görevli aile veya asliye hukuk mahkemelerince alınır.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun gereğince verilecek koruyucu, önleyici tedbir kararları bakımından da aile mahkemesi görevlidir.

Aile Mahkemesinde Yargılama Usulü

Aile mahkemelerinde kural olarak, yazılı yargılama usulü uygulaması yapılır. Çünkü 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’da yargılama usulü konusunda açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. 7. Maddenin ikinci fıkrasında, Kanun’da hüküm bulunmayan konularda Türk Medeni Kanununun aile hukukuna ilişkin usul hükümleri ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine atıf yapılmakla yetinilmiştir.

Bu anlamda asliye mahkemesi düzeyinde olan aile mahkemelerinde özel hükümler saklı kalmak kaydıyla yazılı yargılama usulü uygulanır. Buna karşılık Hukuk Muhakemeleri Kanununun 316. Maddesi gereğince, nafaka davaları ile velayete ilişkin dava ve işlerde ise basit yargılama usulü uygulanır. Ayrıca boşanma davalarıyla ilgili olarak, Türk Medeni Kanununun 184. Maddesinde de aile mahkemelerinde uygulanacak usul hükümlerine ilişkin bazı kurallar yer almaktadır.

Aile mahkemesi davaları başlangıcında tarafların karşılıklı olarak; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçeleri, delil dilekçesi vb. dilekçeler hazırlaması gerekir. Bütün dilekçe sunumlarından sonra dava süreci, mahkeme salonunda görülmeye başlar. Buradaki ilk duruşma ön inceleme duruşmasıdır. Taraflar, ilk kez hâkim karşısında ön inceleme duruşmasında çıkarlar. Bundan sonraki süreçte mahkemede ilerler.

Aile Mahkemelerinde Yargılama

Boşanmada yargılama, belirteceğimiz kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tabi tutulmaktadır.

  1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlamış sayılamaz
  2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re’sen gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez
  3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz
  4. Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder
  5. Boşanma veya ayrılığın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz
  6. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir

Aile mahkemeleri, önlerine gelen dava ve işlerin özelliklerine göre, esasa girmeden önce aile içindeki karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörünün korunması bakımından eşlerin, çocukların karşı karşıya oldukları sorunları tespit ederek bunların sulh yoluyla çözümünü, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanarak teşvik eder.

Boşanma Davası

Boşanma davaları, geçerli olan resmi evliliğin sonlandırılması isteminde açılan davadır. Türk hukuk sistemimize göre, Devlet birliğinde düzenlenen resmi evlilik olmadığı zaman, taraflar arasında boşanma davası açılamaz. Devlet birliğinde düzenli olmayan nikâh şekli ise, imam nikâhı olmaktadır. Kadın ve erkek arasında sadece imam nikâhı birliği ile evlilik kurulmuşsa, boşanma davası açılmadan taraflar arasında ayrılık gerçekleşebilir. Bu şekilde yaşanılan evliliklerde tarafların hem maddi, hem de manevi kayıp yaşaması kaçınılmaz olmaktadır.

Boşanma davalarının açılabilmesi için birden fazla şekil vardır. Bunlar; Anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davası ve eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davası olmaktadır. Belirttiğimiz bu davalara, Aile mahkemesi davaları bakmakla görevlidir. Tarafların arasındaki anlaşma şartlarına ve yaşanılan vakıalara göre, davanın açılma şekli belirlenir. Konu hakkında birkaç madde belirtecek olursak;

  • Taraflar boşanmanın maddi ve manevi bütün sonuçlarında uzlaşma sağlarsa, anlaşmalı boşanma davası açabilir
  • Taraflar 1 yıldan daha az evli ise, ayrıca boşanmanın sonuçlarında uzlaşma sağlayamıyorsa, çekişmeli boşanma davası açabilir
  • Açılmış bir boşanma davası reddedilmişse ve 3 yıl boyunca taraflar arasında ortak hayat kurulmamışsa, eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davası açılabilir
  • Taraflar çekişmeli boşanma davası açacaksa eğer, Kanun koyucunun belirlemiş olduğu geçerli olan bir boşanma sebebine dayanılarak dava açılmalıdır. Aksi olan durumda dava, mahkeme tarafından kabul edilmez ve davanın reddi gerçekleşir.
  • Hukuk sistemimizde boşanma davası ilerletilirken, avukat ile çalışma zorunluluğu belirtilmemiştir. Fakat maddi ve manevi olarak hak kaybı yaşanmaması için, ayrıca sürecin daha kısa zamanda istediğiniz şekilde sonlanması için, avukat desteği almanızı tavsiye ederiz.

Boşanmanın sonuçlarından bahsedecek olursak;

  • Müşterek çocuğun velayeti
  • Maddi yoksunluğa düşecek eş için, nafaka ödemesi
  • Müşterek çocuk için, nafaka ödemesi
  • Maddi tazminat
  • Manevi tazminat
  • Ev eşyalarının paylaşılması
  • Mal paylaşımı
  • Çocuğun soyadının değişmesi
  • Kadının soyadının değişmesi
  • Tarafların diğer talepleri

Velayet Davası

Müşterek çocuğun velayeti, evlilik birliği içerisindeyken anne ve babaya ait olmaktadır. Çocuğun velayet hakkı, çocuk yetişkin olana kadar devam eden bir haktır. Boşanma veya ayrılık davalarında, ya da ebeveynlerin çocuğa karşı yanlış davranışlarında velayet hakkında değişiklikler meydana gelir.

Anlaşmalı boşanma davalarında, velayet hakkında ve velayet hakkı alamayan taraf için kişisel ilişki kurma zamanında, taraflar arasında uzlaşma sağlanır. Fakat aynı durum çekişmeli davalarda geçerli değildir. Çekişmeli boşanma davasının başlamasıyla birlikte, hâkim taraflardan birine geçici velayet hakkı tanır. Geçici velayet hakkını alamayan taraf içinde, çocukla geçirilmesi mümkün olan zaman düzenlemesi yapar. Velayet hakkı almayan taraf, çocuğun giderlerine de katkı sağlamakla yükümlüdür. Bunun içinde nafaka ödemesi yapar.

Anne ve baba olarak taraflar, çocuğun yaşama hakkına tecavüz edecek davranışlarda bulunurlarsa eğer, konu hakkında resmi işlemler yapılır. 3. Kişi ya da kişilerin şikâyet hakkını kullanmasıyla birlikte, Devlet ve Devlet kurumları gerekli incelemeleri yaparlar. Anne ve babanın çocuğa karşı yanlış tutumlarından dolayı, velayet haklarının iptali gerçekleşebilir. Velayet hakkı ebeveynlerden alınırsa, çocuğun velayet hakkı Devlete bırakılır. Ebeveynler, kuruma yerleştirilen çocuk için maddi olanakları ölçüsünde nafaka ödemesi yapabilir veya maddi olanakları bulunmuyorsa, Devlet çocuğun giderlerini karşılar.

Aile mahkemesi davaları başlıklı makalemizin son kısmında ise, danışanlarımızın sıklıkla sordukları soruları yanıtlayacağız.

Avukata Sorulan Sorular

Aile mahkemesi ne işe yarar?

Aile mahkemesi; aileye dair, kadınlar ve çocuklar hakkında olan konular için dava ilerletilen birimdir.

Aile mahkemesi nerede olur?

Adliyelerin içerisinde, aile mahkemesi birimleri kurulmuştur. Davanın açılma konusuna ve tarafların ikametgâh adreslerine göre, hangi Adliyede aile mahkemesi açılması gerektiği dikkatli olarak incelenmesi gereken bir konudur.

Aile mahkemesi yerine kim bakar?

Her Adliyenin içerisinde, aile mahkemesi kurulmamış olabilir. Bağlı bulunduğunuz Adliyede, aile mahkemesi yoksa eğer, dava sürecinizi asliye hukuk mahkemesinde başlatabilirsiniz.

Aile mahkemesi ne kadar sürer?

Aile mahkemesinde ilerletilen davaların net hangi tarih aralığında biteceğini söylemek doğru olmaz. Davalar hakkında ve sürecin ilerleyişi hakkında sadece ortalama süre tanımlaması yapılabilir.

Aile mahkemesi davaları hakkında bilgi edinmek ve sürecinizi ilerletmek için, internet sayfamızda yer alan iletişim bilgilerinden faydalanarak hukuk büromuzla iletişime geçebilir ve danışmanlık randevusu talep edebilirsiniz.

0

Yorum Gönder