BÜYÜKÇEKMECE TİCARET VE ŞİRKETLER AVUKATI

Günümüzde ticari hayatta yaşanan gelişmeler karşısında kanunlar değişmekte ve değişiklikler neticesinde şirket yapıları da farklılaşmaktadır. Şirket yapılarının değişimi karşısında şirketlerin zarara uğramaması adına Büyükçekmece Ticaret ve Şirketler Hukuku Avukatı olarak yönlendirmeler yapmaktayız.

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Türk Ticaret Kanunu (YTTK) ve Türk Borçlar Kanunu (TBK) şirketlerin yapısında ve işleyişinde farklılıklar yaratmıştır. Bu kapsamda, ana sözleşmelerin revize edilmesi ve şirketlerin gerek gerçek kişilerle gerek tüzel kişiler ile halde, geçersiz olacak hükümler ile şirketlerin mağdur olması kaçınılmazdır. Uyum sürecinde, konusunda uzman olan Av. Merve Arı tarafından verilen hizmetler ile şirketlere gerekli tüm destekler sağlanmaktadır.

Büyükçekmece Ticaret ve Şirketler Hukuku Avukatı

Ticaret ve Şirketler Hukuku bölümünden olan “Kara Taşıma Hukuku” TTK’ nın 762-815 maddelerinde belirtilmiştir. Karayolu ile taşıma ile ilgili uygulanacak hükümler TTK’ dan ibaret değildir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nda da konuyu ilgilendiren hükümler bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin de taraf olduğu, Karayolu ile Eşya Taşınmasına ilişkin CMR sözleşmesi de Türk iç hukukunun bir parçasıdır.

Her dava sürecinde olduğu gibi ticaret ve şirket davalarında da avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Fakat avukatsız yürütülen davalarda yaşanabilecek sorun ve riskleri de göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Büyükçekmece Ticaret ve Şirket Hukuku Avukatı olarak görevini devam ettirmekte olan Av. Merve Arı danışanlarına dilekçe yazılımı ve konu ile ilgili bilgi aktarımı gibi durumlarda da yardımcı olmaktadır.

Büyükçekmece Avukat

Deniz taşımalarında olduğu gibi, kara taşıma sözleşmesinde de temelde iki taraf bulunur. Taşıma sözleşmesinin ilk akit tarafı, “taşıyıcı”dır. Taşıyıcının, ücet karşılığında yolcu ve eşya taşıma işlerini üzerine alan kimse olduğunu TTK bizzat ifade etmiştir. (m. 762) Tanım, sadece eşya taşımalarını değil, yolcu taşımalarındaki taşıyıcıyı da tanımlamaktadır. Bu tanım aynı zamanda taşıma sözleşmesinin unsurlarını da içermektedir. Kanun, her ne kadar taşıma sözleşmesinin tanımını yapmasa da, taşıyıcıyı tanımlayan hükümden hareketle taşıma sözleşmesini “taşıyıcının, yolcu veya eşyayı ücret karşılığında bir yerden diğerine taşımayı üstlendiği sözleşme” olarak tanımlamak mümkündür.

Büyükçekmece Avukat olarak hukuki sistemin bize vermiş olduğu yetki kavramında hiçbir bireyin diğer kişiden üstün olmadığını düşünerek, hakkaniyet çerçevesinde müvekkillerimize hakkı olanı sağlamayı hedefleyip ve çalışmalarımızı bu şekilde ilerletmekteyiz.

0

Yorum Gönder