Uzlaşma
Uzlaşma, mahkemeler haricinde bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur.
Arabuluculuğa benzer şekilde, uzlaşmada tarafların istemine bağlı, esnek, gizli ve tarafların çıkarlarını gözeten bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Uzlaşmayla arabuluculuk arasındaki en önemli fark, uzlaştırıcının bu sürecin herhangi bir aşamasında taraflara, bağlayıcı olmamakla beraber, bir uzlaşma teklifi sunmakla yükümlü olmasıdır. Bununla birlikte arabulucu böyle bir teklifi yapmaktan kaçınır.
Uzlaşmanın isteme bağlı bir uyuşmazlık yöntemidir. Tarafların uyuşmazlıklarını bu yolla çözmek konusunda girişimde bulunmaları ve anlaşmaları tamamen isteğe bağlıdır. Uzlaşmanın süreci tarafların zamanlamayı, sürecin yapısını ve içeriğini diledikleri şekilde belirleyebilecekleri esnek bir yapıya sahiptir. Uzlaşmanın süreci çok nadir durumlarda halka açık şekilde yürütülür. Uzlaşmacı teklifini hazırlarken, sadece tarafların hukuki pozisyonlarını değil aynı zamanda ticari, finansal ve kişisel çıkarlarını da göz önünde bulundurur.
Uzlaşmanın Şartları
Ceza Muhakemesi Kanunu md.253’e göre; ‘uzlaştırma şartları’ şunlardır:
- Mağdurun gerçek kişi veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi (şirket, vakıf, dernek vs.) olduğu suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Kamu tüzel kişileri (Valilik, Belediye, Bakanlık, SGK, Vergi Dairesi vs.) aleyhine işlenen suçun vasfı ve cezası ne olursa olsun uzlaştırma hükümlerinin uygulanması mümkün değildir (CMK md.253/1)
- Kural olarak soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi suçlar uzlaştırma kapsamındadır (CMK md.253/1-a)
- Şikâyete tabi suçlar hariç olmak üzere; TCK dışındaki özel kanunlarda düzenlenen suçlara uzlaştırma hükümlerinin uygulanabilmesi için, ilgili özel kanunda uzlaştırma yoluna gidilebileceğine dair açık hüküm olmalıdır (CMK md.253/2)
- Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda (cinsel taciz suçu, cinsel saldırı suçu vs.) uzlaştırma yoluna gidilemez.
- Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, uzlaştırma kapsamına girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK md.253/3)
- Suçun birden fazla faili varsa; aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın, ancak uzlaşan kişi uzlaşma hükümlerinden yararlanır.
- Suçun birden fazla mağduru varsa; şüpheli veya sanık tüm mağdurlarla uzlaşmak zorundadır. Şüpheli veya sanık tüm mağdurlarla uzlaşma ise uzlaştırma hükümlerinden yararlanamaz. Örneğin; iki kişiye karşı dolandırıcılık suçu işlediği iddia edilen fail, her iki mağdur ile uzlaşmalıdır. Failin sadece mağdurlardan biriyle uzlaşması halinde, CMK md.253’te düzenlenen uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.
Çocuklara Özel Uzlaşma Şartı
Suça sürüklenen 18 yaşından küçük çocuklar bakımından; suçun kamu tüzel kişisi aleyhine işlenmemesi kaydıyla, üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis veya adli para cezası gerektiren suçlar uzlaştırma kapsamındadır (CMK md.253/1-c). Örneğin, üst sınırı 3 yıl olan şantaj suçu 18 yaşından büyükler için uzlaşmanın kapsamında olmamasına rağmen suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) açısından uzlaşmaya tabi suçlardandır.
Uzlaşmanın uygulamasında çocukların işlediği suçun şikâyete tabi suçlardan olup olmamasının bir önemi yoktur. Önemli olan suçun kamu tüzel kişisine karşı işlenmemiş olması ve üst sınırının uzlaşmaya elverişli olmasıdır.
Özellikle belirtelim ki, çocukların işlediği suçların mağduru veya zarar göreni kamu tüzel kişisi ise, çocuklar açısından uzlaşmanın hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Mahkemede Uzlaştırma Nasıl Yapılır?
Ceza mahkemesi, yargılama sırasında ceza davasının konusu olan suçun uzlaştırma kapsamında olduğunu görürse, sanık ve suçun mağduru arasında yukarıda anlattığımız savcılık tarafından işletilen prosedürü işletir (CMK md. 254). Uygulamada mahkemeler uzun bir duruşma günü vererek aslında duruşmaya ara vermekte, dosyayı uzlaştırma girişiminde bulunmak üzere uzlaştırma bürosuna göndermektedir. Uzlaştırma bürosu da uzlaştırmacı görevlendirip tarafların uzlaşma müzakeresi yapması için girişimde bulunmaktadır.
Detaylı bilgi için, Avcılar Avukat ile görüşebilirsiniz.
0