Yüz Kızartıcı Suç Nedir

Yüz kızartıcı suç nedir? Bu kavram, Ceza Hukuku alanında yer almamaktadır. Bu kapsam suç kategorisinde değil, özel kanun maddelerinde yer alır. Yüz kızartıcı suçun içeriğinde, toplumda benimsenmeyen ve ısrarla karşı çıkılan eylemler olmaktadır. Uygulama hayatında suç işlemenin etkenleri olmaktadır. Örneğin; yüz kızartıcı suça karışan ya da bu suçu işleyen kişilerin işe alımlarında, memuriyetlerinde ve hatta boşanma davalarında bu etken önemlidir.

Anayasamızın 76. Maddesine göre, yüz kızartıcı suçun etkilediği durumlardan biri de milletvekili adayı olmak ve seçilmekle alakalıdır. Anayasamıza göre, yüz kızartıcı suçun kapsamında bir suça karışan veya bu suçu işleyen kişi milletvekili olamaz. Ayrıca aile hukuku içerisinde düzenlenen kanun maddeleri incelendiğinde ise; suç işleme sebebine dayalı olarak, boşanma davasının açılabileceği görülmektedir.

Yüz Kızartıcı Suçlar

Yüz kızartıcı suçların içeriğini incelerken iki kısma ayırmamız daha ayrıntılı olacaktır. Hukuk sistemimiz bu ayrımı Anayasaya göre ve özel hukuk sistemine göre ayırmıştır. Özel kanunların birinde yüz kızartıcı olarak nitelendirilen suç, bir diğerinde bu şekilde nitelendirilmeyebilir. Böylesi olan durumlarda kabul edilmeyen kanunun amacı açısından o suç yüz kızartıcı olarak değerlendirilmez. Özel hukuk sistemine göre yüz kızartan suçları maddeler halinde belirtecek olursak;

  • Dolandırıcılık
  • Hırsızlık
  • Güveni kötüye kullanma
  • Görevi kötüye kullanma
  • Rüşvet
  • İrtikâp
  • Zimmet
  • Parada sahtecilik
  • Özel belgede sahtecilik
  • Resmi belgede sahtecilik
  • Kıymetli damgada sahtecilik
  • Hileli iflas
  • Mühürde sahtecilik

Kanun Maddelerine Göre Yüz Kızartıcı Suç

Yüz kızartıcı suç nedir ve bu kapsamda yer alan suçları açıkladıktan sonra, yazımızın bu kısmında konu hakkındaki kanun maddelerinden bahsedeceğiz. Yeni düzenlenen kanunlarımıza göre, yüz kızartıcı unsur oluşturan bazı suçlar bu kapsam dışında bırakılmıştır. Fakat buna rağmen birçok özel kanun maddesinde, yine bu terimden bahsedilmektedir. Bunları belirtecek olursak;

  • 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında geliştirilen kanun maddesi
  • Anayasa madde 76
  • 5684 sayılı sigortacılık kanun maddesi
  • 657 sayılı Devlet memurluğu görevi kanun maddesi
  • 5352 sayılı adli sicil kanun maddesi
  • 1136 sayılı avukatlık kanunu maddesi
  • 3568 sayılı serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanun maddesi
  • 2839 sayılı milletvekili seçimi kanun maddesi
  • 5188 sayılı özel güvenlik hizmetlerine dair tasarlanan kanun maddesi
  • 2802 sayılı hâkimler ve savcılar kanun maddesi
  • 5411 sayılı bankacılık kanun maddesi

Yüz Kızartıcı Suçun Silinmesi

Adli sicil kaydı ve arşiv kaydı birbirinden farklı olan iki terimdir. Bu kayıtlardaki bilgiler silinebilir fakat bu işlem çok da kolay değildir. Mahkûmiyetle ilgili olarak verilen hükümler önce adli sicil kaydına alınır. Daha sonra belirli işlemler yapılarak mahkûmiyet bilgileri silinerek, arşiv kaydına geçirilir. Yüz kızartıcı suçlar grubunda yer alan kayıtların silinmesi, kanun koyucu tarafından belli şartlara bağlı tutulmuştur. Bunları belirtecek olursak;

  • Yüz kızartıcı suçlara dair mahkûmiyet arşiv kaydına alınır. Cezanın infazından sonra hükümlü olan kişinin yapacağı başvuru ile mahkemeye bu talep iletilir. Mahkeme, memnu hakları iadesi kararı vermişse kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 15 yıl sonra silinebilir. Eğer memnu hakların iadesi kararı alınmamış olursa, kaydın arşive alınma koşullarının tarihinden itibaren 30 yıl sonra kayıt silinir.
  • Hükümlü olan kişinin ölmesiyle kayıtlar silinir.
  • Yapılan fiili eylemin, kanunlar gerekliliğince suç olmaktan çıkması nedeniyle kayıtlar silinir.

Yüz Kızartıcı Suçun Tespiti

Yüz kızartıcı suça dair tespitler yapılırken, özel kanun hükümlerinin gereklilikleri uygulanır. Özel kanun düzenlemelerinde işlenen her suç, bu kapsamda yer almaz. Kapsam dışında kalan fiili eylemlerde ise, yüz kızartıcı suçun uygulamaları yapılamaz. Suçun tespiti yapılırken, cezanın belirlenmesinde yardımcı olacak diğer öğelerinde araştırması yapılır.

Suçun cezası belirlenirken etkili olan unsurlar; Suçun teşebbüs aşamasında kalması, suçun uygulanması, suçun nitelikli hallerde uygulanması gibi durumlar etkilidir. Suçun teşebbüs halinde kalmasında veya zararın hem az olup hem de zararın yerine iade olması koşulunda, ceza düzenlemesi yeniden yapılır. Suçun nitelikli hallerde işlenmesiyle birlikte, verilen cezai hükümde de artış olacaktır.

Yüz kızartıcı suç nedir başlıklı yazımıza devam ederken, bu suç kapsamının nitelikli olma halinden bahsedeceğiz.

Yüz Kızartıcı Suçun Nitelikli Hali

Yüz kızartıcı suçlara örnek olarak yazımızın bu kısmında, hırsızlık suçundan bahsedeceğiz. Hırsızlık suçunun nitelikli halleri, 765 sayılı TCK Madde 491/3, 492 ve 493’te belirtilmiştir. Kanun kapsamında belirlenen nitelikli haller hakkında birkaç örnek madde belirtecek olursak;

  • Suçun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan alanda işlenmesi
  • Suçun kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen alanda işlenmesi
  • Suçun kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan eşya hakkında işlenmesi
  • Suçun ibadete ayrılmış yerlerde bulunan eşya hakkında işlenmesi
  • Suçun kamu yararına veya hizmetine özgülenen eşya hakkında işlenmesi
  • Suçun muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında işlenmesi
  • Suçun halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış-kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında işlenmesi

Yüz Kızartıcı Suçta Cezanın Azaltılması

Hırsızlık suçunun cezasının azaltılması için öngörülen durumlar, TCK Madde 144’te yer almaktadır. TCK Madde 145, karşılaştırmalı hukuktaki eğilime de uygun olarak hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasını duruma göre cezanın indirilmesini gerektiren nitelikli hal, duruma göre de cezasızlık nedeni olarak göz önünde bulundurmuştur. Bununla birlikte, karşılaştırmalı hukukta malın değerinin az olması, aynı zamanda suçun kovuşturulması bakımından da etki görmekte ve suçun şikâyete bağlı olarak kovuşturulması sonucuna yol açmaktadır.

Malın değerinin fazla olmasına rağmen, failin değerinin az olduğunu düşünmesi, başka bir anlatımla malın değeri konusunda yanılması durumunda fail bu yanılgıdan yaralanır. Malın değerinin az olması, ancak failin değerinin fazla olduğunu düşünmesi durumunda ise, objektif bir değerlendirme yapılır. Malın değerinin az olması durumunda hâkim cezayı indirebileceği gibi, büsbütün cezadan da vazgeçebilir.

Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde, şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması durumunda bu hükmün uygulanmayacağı belirtildiği için, böyle bir durumda failin basit veya nitelikli hırsızlıktan dolayı cezalandırılması gerekir. Burada suç işlemekten söz edildiği için, kullanma hırsızlığına konu malın ancak kasıtlı bir suç işlenmesi için kullanılması durumunda TCK Madde 146’nın uygulanamayacağı sonucuna varmak gerekir.

Devlet Memurluğunda Yüz Kızartıcı Suç

657 sayılı Devlet memurları kanunu maddesinde yapılan düzenleme gerekliliğince, yüz kızartıcı suça karışan memurlar, bu sıfattan mahrum bırakılarak işleri sonlandırılır. Fakat özel kanunlarda düzenlenen bu uygulamada net şekilde hangi suçların bu kapsamda yer aldığı belirtilmemiştir.

Danıştay 5. Dairesi’nin Esas No : 2016/18117 ve Karar No : 2017/24013 No’lu Kararı’nda mevzuatta açıkça belirlenmeyen yüz kızartıcı suçların neler olduğunun, yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanması gerektiğine karar vermiştir. Davacı, Ankara Batı Adliyesi’nde zabıt kâtibi olarak görev yapmakta iken emekli olmuştur. 657 sayılı Kanun’un 125/E-g. maddesi uyarınca; “Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu kararı, Ankara 2. İdare Mahkemesi’nin 13.12.2013 tarihli ve E:2013/66, K:2013/1911 sayılı kararıyla verilmiştir. Davacının mesleğini yaparken elde ettiği bilgileri suç örgütü zanlılarına aktardığı eylemine ilişkin olarak 657 sayılı Kanun’un 125/E-g. maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası hukuka uygun bulunmuştur.

Yüz kızartıcı suç nedir başlıklı makalemize devam ederken, bu suç kapsamında yer alan unsurların iş hayatındaki etkilerinden bahsedeceğiz.

İşten Çıkartmada Yüz Kızartıcı Suç

İş kanunlarında düzenlenen maddeler, iş hayatında işçi ve işverenin haklarından bahsetmektedir. İşçi ve işveren karşılıklı olarak iş sözleşmesi şartları kapsamında çalışmaya karar verdikten sonra, yapılması gereken yükümlülükler ortaya çıkar. Taraflardan biri bu koşullara uygun şekilde davranmazsa, diğer tarafın hukuki şekilde işlem yapma hakkı da doğar. İş sözleşmesi kapsamında işçinin yükümlülükleri arasında; Yeteneklerini doğru şekilde belirtmek, işin gerekliliklerini süresi içerisinde yapmak, iş ve takım arkadaşlarına uyumlu çalışmak, iş sırlarını başkaları ile paylaşmamak vb. değerler yer alır. İşçi suça karışırsa da, işverenin bu konu ile ilgili işlem yapma hakkı doğar.

İşverenin işçiyi yüz kızartıcı bir suçtan ötürü işten çıkartıp çıkartamama ihtimali tamamen fiili eylemin özelliklerine bağlıdır. 4857 sayılı İş Kanunu madde 25 gerekliliğince; işçinin işyerinde 7 günden fazla hapis cezası gerektiren ve cezanın ertelenmesine müsait olmayan bir suç işlemesi durumunda işverenin işçiyi haklı nedenle işten çıkarma imkânı vardır. Ayrıca aynı maddeye göre işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması gibi doğruluk ve bağlılık kurallarına uymayan fiillerde bulunması da işten çıkarma için haklı neden sayılır.

Boşanma Davasında Yüz Kızartıcı Suç

Hukuk sistemimize göre, çekişmeli boşanma davası açılırken mahkemeye geçerli bir sebep sunulması gerekir. Geçerli olan sebepleri, kanun koyucu belirler ve bu sebeplerin ortak özelliği, evlilik birliğini temelinden sarsması ve ortak hayatın çekilmez hale gelmesidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun madde 163 hükmünde iki ayrı boşanma sebebi düzenlenmektedir. Bunlar; Suç işleme sebebiyle boşanma davası ve haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle boşanma davası olmaktadır. İki ayrı boşanma sebebi birbirinden bağımsızdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile her iki boşanma sebebi de nisbi boşanma sebepleri arasındadır. Suç işleme, 4721 sayılı Kanunun düzenlediği özel boşanma sebepleri arasında da yer alır.

Kanun koyucunun bu boşanma sebebinde açıkladığı yüz kızartıcı suçun, küçük düşürücü olması gerekir. Küçük düşürücü bir suç işlemenin, boşanma için geçerli olmasındaki en temel kural, fiilin evlilik birliği içerisinde gerçekleşmesidir. Yargıtay bir kararında davalının evlenmeden önce işlemiş olduğu cürmü davacının bilerek evlendiğini bu sebeple boşanma isteminin haksız olduğunu açıklamıştır.

Y2HD, 20.11.2012, E. 2012/7802, K.2012/27583 kararına göre;

“Davacı hem Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesi hem de TMK 163 maddesine dayanarak boşanma davası açmıştır. Boşanma davasının TMK 163 ve 166/1 maddelerine dayanılarak birlikte açılması mümkündür. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacının davalının evlenmeden önce işlediği suçu bilerek davalı ile evlendiği anlaşılmaktadır. Bu halde; TMK 163. Maddesindeki boşanma kararı verilebilmesi için gerekli işlenen suç nedeniyle diğer eş için birlikte yaşamanın beklenemez hale gelmesi koşulu gerçekleşmediğinden mahkemece davacının TMK 163. Maddesine dayalı boşanma davasının reddine karar vermek gerektiğinden; bu yönden açılan davanın da kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir”.

Yüz kızartıcı suç nedir başlıklı yazımızın son kısmında, danışanlarımızın sıklıkla sormuş oldukları soruları yanıtlayacağız.

Sıklıkla Sorulan Sorular

Uyuşturucu yüz kızartıcı suç mudur?

Yüz kızartıcı suç kapsamı, özel hukuk alanında yer alır ve kanun koyucu bu konuda bazı konular hakkında yeterli madde eklemesi yapmamıştır. Fakat belirtmek gerekirse; uyuşturucu ve uyuşturucu içeriği olan suçlar yüz kızartıcı suçlar arasında yer almamaktadır. Ayrıca bilinmelidir ki, bu suç kapsamı geçerli bir boşanma davası sebebidir.

Kaçakçılık yüz kızartıcı suç mudur?

Kaçakçılık suçu, özel hukuk düzenlemelerinde yüz kızartıcı olan suçlar arasında belirtilmemiştir. BU suçun kapsamında yer alan unsurların cezası, suçun niteliklerine göre değerlendirilerek hüküm belirlemesi yapılır.

Uyuşturucu kullanmak yüz kızartıcı suç mudur?

Uyuşturucu kullanmak bu kapsamda yer almaz. Fakat bu sebeple hakkında dava ilerletilen sanık için, mahkeme kararı ile belirli hüküm uygulaması yapılır. Bu uygulamaların arasında adli para cezası, denetimli serbestlik, tedavi görme, kamu yararına çalışma gibi unsurlar olabilir.

Zina yüz kızartıcı suç mudur?

Zina yüz kızartıcı suçlar arasında değildir. Fakat bu surum Devlet memurları için, farklı sonuçlar oluşturabilir. Zina eyleminde bulunan Devlet memuru için, kınama etkinliği yapılabileceği gibi bunun yanı sıra, görevin terki de sağlanabilmektedir.

Yüz kızartıcı suçlar ne zaman silinir?

Yüz kızartıcı suçların sicilden silinmesi, memnu hakları iadesinin alınması ile de alakalı olmaktadır. Memnu iade hakları alınan durumlarda sicilden silinme işlemi 15 yıl sonra yapılır, bu hakkın alınmaması doğrultusunda ise silinme işlemi 30 yılda gerçekleşir. Ayrıca kişinin ölmesi durumunda ve kanunen bu suçun artık suç sayılmaması durumunda da, sicilden silinme işlemi gerçekleşir.

Yüz kızartıcı suçların memuriyete etkisi nedir?

Yüz kızartıcı suça bulaşan memur için, kanun koyucu özel maddeler düzenlemiştir. Bu maddeler doğrultusunda suçun işlenme şekli ve diğer özelliklerine göre memura; kınama cezası verilebileceği gibi görevden uzaklaştırma ve görevden atılma uygulamaları da yapılabilir.

0

Yorum Gönder