Zina Sayılan Davranışlar

Zina sayılan davranışlar; evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin, rızası ve kusuru bulunmak kaydıyla üçüncü bir kişiyle cinsel ilişki kurmasıdır. Türk Medeni Kanunu’na göre zina, mutlak bir boşanma sebebidir. Boşanma hakkı, eşin zinayı öğrenmesinden itibaren 6 ay ve her hâlde eylemden itibaren 5 yıl geçmekle düşer.

Zina Sayılan Davranışlar

Zina sayılan davranışlar Kanun ölçütlerinde hazırlanmıştır ve bu davranışlar, ispatı dâhilinde geçerli boşanma sebebi olmaktadır. Her davranışı zina sayamayız ve bu davranışın ispatı olmazsa da zina kanıtlanmış sayılmaz. Kanıtlanamayan zina boşanma sebebi de oluşturmaz.

Zina, eşler arasındaki sadakat yükümlülüğünün ihlali olduğu için, evrensel bir boşanma sebebi olmaktadır. Zina sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için; geçerli bir evlilik olmalı, cinsel ilişki koşulu olmalı ve kusur olmalıdır. Zinanın geçerli olacağı durumlara başlıklar halinde örnekler verecek olursak;

  • Her şekilde kurulan cinsel ilişki
  • Eksik kalan cinsel ilişki
  • Bir kez bile olsa kurulan cinsel ilişki,
  • Otel odasında karşı cinsle gecelemek (Geçerli ve mecburi bir koşul yoksa)
  • Yalnız olarak evde karşı cinsle kalmak( Geçerli ve mecbur bir koşul yoksa)

Zina sayılan davranışlar hakkında açıklama yaptıktan sonra, yazımıza bunun aksi olan durum yani zina sayılmayan davranışları belirterek devam edeceğiz.

Zina Olan Davranışlar

Türk Hukuk Sistemine göre, evlilik birliğinin yükümlülüklerinden biri de, sadakat olmaktadır. Taraflar kadın ya da erkek fark etmeksizin bu etkene uyum sağlamak zorundadır. Taraflardan biri sadakat yükümlülüğüne aykırı şekilde davranış sergilerse, karşı tarafın zina sebebine dayanarak boşanma davası açma hakkı oluşur.

Kanun koyucu, çekişmeli boşanma davasının açılabilmesi için, geçerli bir neden olmasının şartını belirtmiştir. Zina olan davranışlar, boşanma davasının açılabilmesi konusunda geçerli bir neden oluşturmaktadır.

Zinaya dayalı olarak açılan boşanma davasında, kusurlu olan tarafın kusuru ispat edilmelidir. Kanun sistemimize göre, ispat edilemeyen kusur için işlem yapılamaz. Burada ispat yükümlülüğü davacı olan yani davayı açan tarafa aittir.

Zina nedeniyle açılan boşanma davasında bilinmesi gereken bir durum da, af konusudur. Dava süreci başlamadan veya devam ederken davacı taraf, kusurlu olduğunu iddia ettiği yani davalı tarafla arasında barışma olgusunu gerçekleştirecek unsur yaşarsa dava hakkını kaybetmiş olur.

Yargıtay, bu konudaki pek çok kararında “fiili cinsel ilişkinin gerçekleşmediği hâllerde zina oluşmaz” ilkesini benimsemekte; ancak tamamlanmamış cinsel teşebbüsün de koşullara göre zina kapsamında değerlendirilebileceğini vurgulamaktadır. Ayrıca Yargıtay, zina nedeniyle açılan boşanma davalarında talep edilen manevi tazminatın makul bir oranda belirlenmesi gerektiğine hükmetmektedir.

Zina Sayılmayan Davranışlar

Zina sayılmayan davranışlar, zina sayılanlar gibi Kanun koyucu tarafından belirlenmiştir. Bu koşulları birkaç madde halinde örneklendirecek olursak;

  • Hayvanla kurulan cinsel ilişki
  • Yapay döllenme
  • Âşıkane davranışlar (Salt sevgi koşulunda; sarılma, kucaklaşma vb.)
  • Bakım amaçlı olarak gece karşı cinsle kalmak
  • Aynı cinsten olan kişi ile kurulan cinsel birliktelik
  • Tecavüz
  • Ağır uyku halinde kurulan yani fark edilmeyen ilişki
  • İpnotizma sırasında
  • Bilincini kaybedecek derecede yaşanılan sarhoşlukta
  • Tehdit halinde yaşanılan ilişki kavramları zina sayılan davranışlar arasında yer alamaz.

Ayrıca bu durum için açıklamamız gereken durum tecavüz olmaktadır. Bu durum birçok kesimde; ayıp, günah vb. kavramlarla nitelendirilse de, Kanun burada mağdurun yanında olmaktadır. Bu sebeple de bu yaşanılan eylem için, zina kesinlikle seçilebilecek bir kategori değildir.

Zinanın İspatı

Zinanın ispatı, boşanmanın gerçekleşmesi için gerekli olan bir durumdur. Aksi olan durumda boşanma istemi gerçekleşemez. Bu durumun ispat edilebilmesi için yapılabilecekleri belirtmek gerekirse;

  • Gebelik
  • Zührevi hastalığa yakalanmak
  • Fotoğraf
  • Düğün yapmak
  • İletişim araçları kayıtları
  • Tanık beyanları
  • Soruşturma evrakı
  • Hamilelik testi
  • Resmi evraklar
  • Diğer araç ve gereçler olarak belirtebiliriz.

Sıkça Sorulan Sorular

Zina sebebiyle boşanma davası açmak için süre var mı?

Evet. Dava hakkı, zina eyleminin öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her hâlde zina eyleminin gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl geçmekle düşer. Bu sürelerin aşılması hâlinde zina gerekçesiyle boşanma davası açılamaz.

Zina ispatlanamadığında ne olur?

Zina iddiasının ispatlanamaması durumunda mahkeme, zina hükmüne dayanarak boşanma kararı veremez. Ancak aynı olaylar; evlilik birliğini temelden sarsan “hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış” ya da “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” gibi başka boşanma sebepleri kapsamında değerlendirilebilir.

Eşi affetmek davayı etkiler mi?

Evet. Davacı taraf, zina eylemini öğrendikten sonra eşini affeder ya da barışma iradesi gösteren bir eylemde bulunursa (örneğin birlikte yaşamaya devam etmek), zina sebebine dayanarak boşanma davası açma hakkını kaybeder. Bu sebeple af niteliği taşıyan davranışlardan kaçınılması hukuki açıdan önem taşımaktadır.

Zina sayılan davranışlar ve diğer boşanma sebepleri hakkında danışmanlık almak için, Esenyurt Avukat ile iletişime geçebilirsiniz.

Vesayet Kavramı hakkında bilgi almak için bir sonraki yayınımızı inceleyebilirsiniz.

Son güncelleme: 30.03.2026

134

Related Posts

Yorumlar (2)

Karısı hasta olan erkekler başka bir kadinla beraber olması dinen ve hukuken zina sayılırmı?

Herkese haram sana helal

Yorum Gönder