Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir?
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesi ile düzenlenen ve kişi özgürlüğüne yönelik en temel suçlardan birini oluşturan bir eylemdir. Bu suç; bir kişinin bir yere gitme ya da bir yerden ayrılma özgürlüğünü hukuka aykırı şekilde, beden gücü, tehdit, hile veya cebir kullanarak kısıtlamak suretiyle işlenir.
Büromuzda sıkça karşılaştığımız vakalar arasında; eski eşini veya sevgilisini eve kilitleyen sanıklar, borç tahsili amacıyla mağduru alıkoyan kişiler ve iş yerinde çalışanın çıkışına engel olan işverenler bulunmaktadır. Bu fiillerin tamamı TCK 109 kapsamında yargılanmaktadır.
Suçun konusu özgürlük hakkıdır; Anayasa’nın 19. maddesiyle de güvence altına alınan bu hak, ceza hukukunun en sıkı koruduğu değerlerden biridir. Resmi mevzuata mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.
TCK 109 Şartları: Suçun Unsurları Nelerdir?
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşabilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması gerekir:
- Fail: Herhangi bir gerçek kişi olabilir; suç özgü suç değildir.
- Mağdur: Hareket özgürlüğüne sahip herhangi bir gerçek kişi.
- Eylem: Cebir, tehdit veya hile kullanarak ya da bu yollara başvurmaksızın dahi kişinin bir yere gitmesini veya bir yerden ayrılmasını engelleme.
- Hukuka aykırılık: Eylemin meşru bir dayanağının olmaması gerekir; yasal gözaltı bu suçu oluşturmaz.
- Kast: Failin özgürlüğü kısıtlama bilinç ve iradesiyle hareket etmesi zorunludur.
Uygulamada görüyoruz ki mahkemeler, mağdurun “fiilen ayrılıp ayrılamadığını” değil, özgürlüğünün fiilen kısıtlanıp kısıtlanmadığını esas almaktadır. Kısıtlama süresinin uzun ya da kısa olması suçun oluşumunu etkilemez; birkaç dakikalık alıkoyma bile yeterlidir.
Suç Kaç Dakika Sürmek Zorundadır?
Yargıtay içtihadına göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu anlık değil, belirli bir süre devam eden eylemle gerçekleşir. Ancak bu sürenin çok kısa olması ayrı bir suç türü yaratmaz; önemli olan kısıtlamanın somut biçimde yaşanmış olmasıdır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2023/8456 E. ve 2024/3219 K. sayılı kararında birkaç dakikalık alıkoyma eylemini TCK 109 kapsamında değerlendirmiştir.
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunun Cezası 2026
TCK 109’un öngördüğü ceza yapısı aşağıdaki gibidir:
| Suçun Türü | Ceza Miktarı |
|---|---|
| Temel suç (TCK 109/1) | 1 yıl – 5 yıl hapis |
| Cebir veya tehditle işlenmesi (TCK 109/2) | 2 yıl – 7 yıl hapis |
| Silahla, birden fazla kişiyle işlenmesi (TCK 109/3) | 3 yıl – 8 yıl hapis |
| Çocuğa veya engelli kişiye karşı işlenmesi (TCK 109/3-f) | Ağırlaştırılmış hapis |
| Cinsel amaçlı işlenmesi (TCK 109/5) | Yukarıdaki cezalar yarı oranında artırılır |
| Kamu görevlisi tarafından işlenmesi (TCK 109/4) | Aynı şekilde artırım uygulanır |
Bu suç nedeniyle hükmolunan ceza 2026 itibarıyla ertelenebilir; ancak Anayasa Mahkemesi’nin 2023 tarihli iptal kararı sonrasında HAGB uygulaması köklü biçimde değişmiştir. HAGB hakkında ayrıntılı bilgiye ilgili yazımızdan ulaşabilirsiniz.
Nitelikli Haller: Ceza Ne Zaman Ağırlaşır?
TCK 109/3’te düzenlenen nitelikli haller, cezanın önemli ölçüde artmasına neden olmaktadır:
- Silah kullanımı: Ateşli silah, bıçak veya tehlike yaratan herhangi bir araçla işlenmesi.
- Toplu işleniş: Birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirilmesi (örneğin organize borç tahsili grupları).
- İmzasız mektup veya özel işaret: Kimliğini gizleyerek gerçekleştirilen eylem.
- Kamu görevlisi sıfatıyla: Devlet yetkisini kötüye kullanarak işlenmesi.
- Uzun süre devam etmesi: Kısıtlamanın birkaç günü aşması durumunda yargı, ceza üst sınırına yakın hüküm kurabilmektedir.
- Cinsel amaç taşıması: Cezayı yarı oranında artırır ve cinsel suçlarla fikri içtima söz konusu olabilir.
İstanbul’daki davalarımızda özellikle eski partner şiddeti kapsamındaki alıkoyma vakalarında nitelikli hallerin çoğunlukla birlikte oluştuğunu ve mahkemelerin bu durumlarda üst sınırdan hüküm kurduğunu gözlemlemekteyiz. Benzer nitelikli hal yapısına sahip kasten yaralama suçu ile bu suçun çoğu zaman fikri içtima ilişkisi içinde olduğunu da belirtmek gerekir.
Şikayet Süreci ve Zamanaşımı
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu şikayete bağlı değildir; re’sen kovuşturulur. Bu nedenle mağdur şikayetini geri alsa dahi dava düşmez ve savcılık soruşturmayı sürdürmek zorundadır.
Zamanaşımı bakımından TCK’nın genel hükümleri uygulanır. Temel suç için 8 yıllık dava zamanaşımı süresi, nitelikli haller bakımından ise 15 yıla kadar çıkabilir. İstanbul’da bu davalar ağırlıklı olarak İstanbul Anadolu veya İstanbul Çağlayan Adliyesinde görülmektedir.
Deliller Nasıl Toplanır?
Bu tür davalarda en kritik aşama delil toplama sürecidir. Başvurulabilecek delil kaynakları şunlardır:
- Güvenlik kamera kayıtları (site, AVM, apartman)
- Tanık ifadeleri
- WhatsApp yazışmaları ve telefon kayıtları
- Adli tıp raporu (yaralanma varsa)
- Konum verileri ve mobil operatör kayıtları
- Sosyal medya paylaşımları
Savunma Hakları: Sanık Ne Yapabilir?
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlamasıyla karşılaşan sanık açısından aşağıdaki savunma stratejileri değerlendirilebilir:
- Hukuka uygunluk nedeni: Eylemin yasal bir dayanağı olduğunun ispatı.
- Kastın yokluğu: Özgürlüğü kısıtlama kastının bulunmadığı, eylemin rızaya dayandığı savunması.
- Mağdurun rızası: Özellikle romantik ilişkilerde ciddi bir savunma zemini oluşturabilir; ancak rızanın ispatı güçtür.
- Haksız tahrik: Mağdurun tahrik edici davranışı halinde TCK 29 kapsamında indirim talep edilebilir. Haksız tahrik indirimi hakkında detaylı bilgiye başvurabilirsiniz.
- Etkin pişmanlık: TCK 110 uyarınca mağdura zarar vermeksizin serbest bırakan sanığın cezasında önemli indirim yapılabilir.
Etkin Pişmanlık Hükmü (TCK 110): Ceza Nasıl İndirilir?
Türk Ceza Kanunu’nun 110. maddesi, suçu işleyen kişinin mağduru herhangi bir zarar vermeksizin güvenli biçimde serbest bırakması halinde özel bir indirim imkânı tanımaktadır. Bu hükmün uygulanabilmesi için:
- Sanığın mağduru kendi iradesiyle serbest bırakması,
- Serbest bırakmanın mağdura herhangi bir zarar vermeksizin gerçekleşmesi,
- Eylemin güvenli bir yerde gerçekleşmesi gerekir.
Bu koşulların sağlanması halinde ceza üçte iki oranında indirilebilmektedir; bu da özellikle ağırlaştırıcı hallerin gündeme geldiği davalarda son derece kritik bir fırsattır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2024/11248 K. sayılı kararında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için aranan “zarar vermeksizin serbest bırakma” koşulunu dar yorumlamıştır. Yargıtay resmi sitesi üzerinden güncel içtihatlara ulaşabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için şikayet şartı var mı?
Hayır. Bu suç şikayete bağlı değildir; savcılık ihbar veya resen öğrenmesi üzerine soruşturma başlatır. Mağdurun şikayetini geri alması davanın düşmesini sağlamaz. Dolayısıyla mağdurlar şikayet etmekten çekinmemelidir; süreç bağımsız biçimde yürür ve delil karartma riski varsa soruşturma aşamasında avukat desteği almak kritik önem taşır.
Ev arkadaşımı kilitlersem bu suçu işlemiş olur muyum?
Evet. Kişinin rızası olmadan bir mekânda kilitlenmesi ya da dışarı çıkmasına engel olunması, aralarındaki ilişkiden bağımsız olarak TCK 109 kapsamında suç oluşturur. Aynı çatı altında yaşamak ya da ortaklık ilişkisi bulunmak bu suçun oluşumunu engellemez. Mahkemeler bu konuda rıza iddiasını titizlikle inceler ve rızanın ispatını sanığa yükler.
Bu suçta uzlaşma mümkün müdür?
Hayır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesindeki uzlaşma kapsamı dışında kalmaktadır. Bu nedenle tarafların anlaşması davanın sonlanmasını sağlamaz; kovuşturma savcılık ve mahkeme tarafından bağımsız biçimde yürütülür. Uzlaşma kapsamındaki suçlar hakkında bu yazıya bakabilirsiniz.
Kaç yıl içinde suçu ihbar etmek gerekir?
Temel suç için dava zamanaşımı 8 yıl, nitelikli haller için ise suça öngörülen ceza miktarına bağlı olarak 15 yıla kadar uzayabilir. Zamanaşımı, suçun işlendiği andan itibaren işlemeye başlar. Mağdurların mümkün olan en kısa sürede savcılığa başvurması, delillerin korunması ve daha güçlü bir soruşturma yürütülmesi açısından hayati önem taşır.
İstanbul’da kişiyi hürriyetinden yoksun kılma davası ne kadar sürer?
İstanbul gibi yoğun adliyelerde bu tür ceza davaları ortalama 12 ila 24 ay sürmektedir. Tanık sayısı, delil durumu ve duruşma takvimine bağlı olarak süreç uzayabilir. Büromuzun gözlemine göre etkin bir avukat desteğiyle ön soruşturma aşamasında delil sunulması ve itirazların zamanında yapılması yargılama süresini önemli ölçüde kısaltabilmektedir.
2026’da Dikkat Edilmesi Gereken Gelişmeler
2026 itibarıyla Türk ceza yargısında şu gelişmeler bu suçu doğrudan etkilemektedir:
- HAGB kaldırıldı: Anayasa Mahkemesi’nin CMK 231. maddeye ilişkin iptal kararı sonrasında HAGB kararları artık verilmemekte, mahkumiyetle sonuçlanan davalarda etkin pişmanlık ve erteleme ön plana çıkmaktadır.
- Dijital delil: Yargıtay, sosyal medya mesajları ve konum verisini giderek daha sık delil olarak kabul etmektedir.
- 6284 Sayılı Kanun bağlantısı: Aile içi şiddet kapsamındaki alıkoyma vakalarında koruma kararı ve TCK 109 aynı anda işletilebilmektedir.
Güncel Yargıtay kararlarına Yargıtay resmi sitesi ve adalet.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz. Hukuki belgeler ve kanun metinleri için mevzuat.gov.tr da önemli bir kaynak niteliğindedir. Baro üyeliği ve avukatlık standartları için Türkiye Barolar Birliği sitesi incelenebilir.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla ilgili mağdur ya da sanık sıfatıyla hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

