Mal Rejimi Tasfiyesi Nedir ve Nasıl Başlatılır?
Mal rejimi tasfiyesi, eşlerin evlilik süresince edindikleri varlıkların, evlilik birliğinin sona ermesi (boşanma, ölüm veya iptal) durumunda bölüştürülmesidir. Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca 1 Ocak 2002 tarihinden sonra kurulan evliliklerde aksine bir sözleşme yoksa ‘Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi’ geçerlidir. Boşanma davasının açılmasıyla mal rejimi sona erer ancak tasfiye süreci boşanma kararının kesinleşmesiyle icra edilebilir hale gelir. İstanbul avukat büromuzda yürüttüğümüz süreçlerde, davanın boşanma davası ile birlikte açılmasını fakat boşanmanın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını önermekteyiz.
Tasfiye sürecinde eşlerin sahip olduğu mallar ‘edinilmiş mal’ ve ‘kişisel mal’ olarak ikiye ayrılır. Edinilmiş mallar; çalışma karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik kurumlarının ödemeleri ve kişisel malların gelirleridir. Kişisel mallar ise eşlerden birinin yalnız kullanımına yarayan eşyalar, miras yoluyla geçen varlıklar veya manevi tazminat alacaklarıdır. Tasfiye davası açılırken TMK 227 ve devamı maddeleri uyarınca net bir envanter çıkarılmalı ve usulüne uygun harçlandırılmalıdır.
Katkı Payı Alacağı ve Hesaplama Yöntemleri 2026
Katkı payı alacağı, 1 Ocak 2002 tarihinden önce yürürlükte olan ‘mal ayrılığı rejimi’ döneminde edinilen mallar için söz konusudur. Eğer bir eş, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiçbir karşılık almadan maddi bir katkıda bulunmuşsa, bu katkı oranında alacak hakkı doğar. Uygulamada görüyoruz ki, özellikle o dönemde çalışmayan kadının bağış veya takı yoluyla yaptığı ödemeler bu kapsamda değerlendirilmektedir.
2026 yılı Yargıtay içtihatları, katkı payı hesaplamasında malın dava tarihindeki sürüm değerini esas almaktadır. Önce eşin yaptığı katkının, o dönemdeki toplam değere oranı bulunur; ardından bu oran güncel rayiç bedele uygulanır. Örneğin; 1998 yılında alınan bir evin %20’si kadının ziynet eşyaları ile karşılanmışsa, 2026 yılında açılan davada evin güncel değerinin %20’si kadının katkı payı alacağı olarak hüküm altına alınır. Bu süreçte aile hukukunda mal ayrılığı rejimi 2026 rehberi incelenerek geçmiş dönem haklarının nasıl korunacağı netleştirilmelidir.
Değer Artış Payı Alacağı Şartları (TMK 227)
Değer artış payı alacağı, eşlerden birinin diğerine ait bir malın edinilmesine veya korunmasına ‘edinilmiş mallardan’ değil, ‘kişisel mallarından’ katkıda bulunmasıdır. TMK 227. madde uyarınca; katkıda bulunan eş, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak isteme hakkına sahiptir. Bu alacak türü, basit bir borç ilişkisinden ziyade mülkiyetin değer değişimine endekslenmiş bir haktır.
Hesaplama yapılırken ‘Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin yerleşik kararlarında vurgulandığı üzere, malın tasfiye anındaki (karar tarihine en yakın) değeri baz alınır. Eğer mal daha önce elden çıkarılmışsa, hâkim hakkaniyete göre bir bedel belirler. İstanbul boşanma avukatı olarak müvekkillerimize sunduğumuz hizmetlerde, kişisel maldan yapılan bu kaymaları ispatlamak için banka kayıtları, havale açıklamaları ve faturaların önemini vurguluyoruz. Türk Medeni Kanunu Mevzuat Metni üzerinden madde detayları kontrol edilebilir.
Katılma Alacağı ve Eklenecek Değerler
Katılma alacağı, mal rejimi tasfiyesinin temelini oluşturur. Her eş, diğer eşe ait ‘artık değerin’ yarısı üzerinde hak sahibidir. Artık değer; bir eşin sahip olduğu toplam edinilmiş mal değerinden, bu mallara ilişkin borçlar düşüldükten sonra kalan miktardır. Ancak bu hesaplama yapılırken TMK 229 uyarınca ‘eklenecek değerler’ de göz önünde bulundurulur.
Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan yaptığı olağan dışı bağışlamalar veya mal kaçırma kastıyla yaptığı devirler, tasfiyede mevcutmuş gibi hesaba katılır. Yargıtay 2. HD, 2024/4567 E., 2025/1129 K. sayılı kararında belirtildiği üzere; muvazaalı devirlerin ispatlanması durumunda bu değerler terekeye dahil edilir ve katılma alacağı bu şişirilmiş rakam üzerinden hesaplanır. Yargıtay Karar Sorgulama sisteminden benzer emsal kararlara ulaşılabilir.
Mal Rejimi Tasfiyesinde Zamanaşımı Gözetimi
Boşanmada mal paylaşımı davalarında zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır. Ancak hak kaybına uğramamak adına bu sürenin doğru takibi hayati önem taşır. Süre, boşanma davasının açıldığı tarihte değil, Yargıtay onaması veya kesinleşme şerhinin düşüldüğü tarihte başlar. Büromuzda sıkça karşılaştığımız hatalardan biri, mal rejimi davasının 1 yıllık genel süreye tabi olduğunun sanılmasıdır; oysa ki Borçlar Kanunu’ndaki genel 10 yıllık süre uygulanmaktadır.
Zamanaşımı def’i ilk itirazlardan biri olup, davalı tarafından ileri sürülmezse hâkim bunu kendiliğinden gözetemez. İstanbul hukuk mahkemelerindeki yoğunluk nedeniyle, delillerin kararmaması ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulabilmesi için boşanma dilekçesi ile eş zamanlı olarak mal rejimi davasının açılmasını tavsiye ediyoruz. Adalet Bakanlığı verilerine göre mal rejimi davaları, ispat güçlüğü ve bilirkişi incelemeleri nedeniyle ortalama 2-3 yıl sürebilmektedir. Adalet Bakanlığı İstatistikleri incelendiğinde yargılama sürelerinin önemi anlaşılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Evlenmeden önce alınan evin taksitleri evlilikte ödenirse ne olur?
Evlenmeden önce alınan ev ‘kişisel mal’ sayılsa da, evlilik birliği içerisinde ödenen taksitler ‘edinilmiş mal’ (maaş gibi) ile yapılıyorsa, ödenen bu miktar üzerinde diğer eşin katılma alacağı hakkı doğar. Tasfiye sırasında toplam taksit sayısının evlilikteki taksit sayısına oranı bulunur ve evin güncel değerine uygulanarak alacak hesaplanır.
Düğünde takılan takılar (ziynetler) mal paylaşımına dahil midir?
Yargıtay’ın en güncel içtihatlarına göre; kural olarak düğün takıları kadına aittir. Erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan (çeyrek altın, banknot vb.) takılar ise aksine bir örf adet yoksa erkeğe ait sayılabilir. Ancak kadına özgü bilezik, kolye gibi ziynetler paylaşım dışı tutulan kişisel mal hükmündedir.
Mal kaçırmak için devredilen taşınmaz geri alınabilir mi?
Evet, mal rejimi tasfiyesi davası ile birlikte tapu iptal ve tescil davası açılabilir veya devredilen malın bedeli ‘eklenecek değer’ olarak tasfiyeye dahil edilebilir. Üçüncü kişiye yapılan kötü niyetli devirlerde TMK 241 uyarınca eksik kalan miktarın üçüncü kişiden tahsili de mümkündür.
Boşanmada şirket hisselerinin paylaşımı nasıl yapılır?
Şirket hisseleri eğer evlilik birliği içerisinde edinilmiş bir sermaye ile kurulmuşsa veya artırılmışsa tasfiyeye tabidir. Şirketin o anki piyasa değeri değil, öz varlık değeri bilirkişilerce hesaplanır. Eş, şirketin hissesini değil, o hissenin ekonomik karşılığının yarısını ‘nakit’ olarak talep edebilir.
Miras kalan evden elde edilen kira geliri kime aittir?
Miras kalan evin kendisi ‘kişisel mal’ olduğu için paylaşılmaz. Ancak bu evin evlilik süresince elde edilen kira gelirleri ‘edinilmiş mal’ sayılır. Dolayısıyla biriken kira paraları veya bu kiralarla alınan başka varlıklar tasfiyede yarı yarıya paylaştırılır.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

