Kasten Yaralama Sonrası Psikolojik Tedavi Tazminatı 2026

Kısa Cevap: Kasten yaralama sonrasında ortaya çıkan psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle psikiyatri, psikolog, ilaç ve terapi giderleri belirli şartlarla maddi tazminat kapsamında istenebilir. Olay ile ruhsal zarar arasındaki bağ, sağlık kayıtları ve uzman raporlarıyla ortaya konulursa ayrıca manevi tazminat talebi de gündeme gelir. İstanbul uygulamasında ceza dosyası, hastane kayıtları ve bilirkişi incelemesi birlikte büyük önem taşır.

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kasten yaralama dosyalarında çoğu kişi sadece darp raporuna, kırığa ya da fiziksel izlere odaklanır. Oysa birçok olayda asıl uzun süren zarar, geceleri uyuyamama, panik atak, sokakta tek başına yürüyememe, işine dönememe, kalabalıktan kaçınma ve tedavi görmek zorunda kalma şeklinde ortaya çıkar. Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda, mağdur fiziksel olarak iyileşse bile ruhsal etkiler aylarca hatta yıllarca devam eder.

Problem tam da burada başlar. Mağdur, yaşadığı korku ve travmanın gerçek olduğunu bilir; ancak dava dosyasında sadece “moral bozukluğu” demek çoğu zaman yeterli olmaz. Uygulamada görüyoruz ki psikolojik zararın ciddiyeti doğru tıbbi kayıtlarla desteklenmediğinde, talep edilen tedavi giderleri eksik değerlendirilir ya da manevi tazminat beklenen düzeyde karşılık bulmaz.

Agitation aşaması da önemlidir; çünkü saldırıdan sonra geciken psikiyatri başvuruları, faturasız ödemeler, düzensiz tedavi takibi ve ceza dosyasındaki eksik anlatımlar sonradan ispatı zorlaştırabilir. Özellikle İstanbul gibi yoğun şehir hayatında mağdurun günlük yaşamı, ulaşımı, çalışma düzeni ve sosyal ilişkileri çok daha görünür şekilde etkilenebilir.

Çözüm ise erken ve sistemli hareket etmektir. Kasten yaralama nedeniyle oluşan ruhsal zararın hangi hukuk maddelerine dayandığını, hangi giderlerin istenebileceğini, ceza davası ile tazminat davasının nasıl ilişkilendirileceğini ve İstanbul tazminat avukatı desteğiyle sürecin nasıl güçlendirilebileceğini doğru kurmak gerekir. Bu yazıda 2026 itibarıyla psikolojik tedavi gideri tazminatını adım adım açıklıyorum.

Kasten yaralama sonrası psikolojik tedavi gideri tazminat olarak istenir mi?

Evet, istenir. Kasten yaralama sonrasında sadece fiziksel tedavi masrafları değil, olayın doğrudan sonucu olan psikolojik tedavi giderleri de maddi tazminat kalemi olarak talep edilebilir. Türk Borçlar Kanunu m. 54, bedensel zarar halinde tedavi giderlerinin, kazanç kaybının, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpların ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararların istenebileceğini düzenler. Ruhsal travma nedeniyle başlayan psikiyatri tedavisi, terapi seansları, ilaç giderleri ve bazı dosyalarda yol-refakat masrafları bu kapsamda değerlendirilir.

Burada kritik nokta, psikolojik tedavinin olaydan bağımsız bir geçmiş rahatsızlık değil, saldırının sonucu olduğunun gösterilmesidir. Bir kişinin kasten yaralama eyleminden sonra travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, depresif tablo veya uyku bozukluğu yaşaması mümkündür. Eğer hekim kayıtları ve uzman değerlendirmesi bu bağlantıyı destekliyorsa tazminat talebi güçlenir.

Türk Borçlar Kanunu m. 49 da hukuka aykırı ve kusurlu fiille başkasına zarar veren kişinin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu söyler. Kasten yaralama zaten Türk Ceza Kanunu m. 86 ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerde m. 87 kapsamında suç oluşturduğundan, failin hem ceza sorumluluğu hem de özel hukuk anlamında tazmin sorumluluğu doğabilir.

Hangi kanun maddeleri psikolojik zarar bakımından uygulanır?

Başlıca dayanaklar TBK 49, 54, 56 ve 72 ile TCK 86 ve 87’dir. Tazminat davasında ilk temel dayanak TBK m. 49’dur; haksız fiil sorumluluğunu kurar. Maddi zarar kalemleri bakımından TBK m. 54 uygulanır. Manevi tazminat bakımından ise TBK m. 56 önemlidir; bu maddeye göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi halinde zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar halinde yakınların da manevi tazminat istemesi bazı dosyalarda mümkün olabilir.

Ceza hukuku tarafında TCK m. 86 kasten yaralama suçunu, TCK m. 87 ise neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamayı düzenler. Özellikle saldırının silahla işlenmesi, kemik kırığına yol açması, duyulardan veya organlardan birinin işlevinin zayıflaması ya da yaşamı tehlikeye sokan sonuç doğurması, ceza dosyasının niteliğini ve dolaylı olarak tazminat dosyasındaki değerlendirmeyi etkiler.

Zamanaşımı bakımından TBK m. 72 ayrıca önemlidir. Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak fiil aynı zamanda ceza kanunlarına göre daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa, hukuk davasında da bu daha uzun süre uygulanabilir. Bu nedenle ceza dosyasındaki suç vasfı, yalnız ceza bakımından değil tazminat süresi bakımından da önem taşır.

Yargıtay 4. HD, 2020/2014 E., 2021/4239 K. sayılı kararında kasten yaralama nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, olay sonrası baskı altında imzalatılan uzlaşma benzeri belgenin geçerliliğini sıkı biçimde incelemiş ve yaralama eyleminden doğan tazminat sorumluluğunun kolayca bertaraf edilemeyeceğini vurgulamıştır. Bu yaklaşım, özellikle mağdura baskı yapılarak “şikayetim yok” ya da “zararım kalmadı” şeklinde belge imzalatılan dosyalarda önem taşır.

Psikolojik tedavi nedeniyle hangi tazminat kalemleri istenebilir?

Sadece terapi ücreti değil, olayın sonucu olan tüm makul zarar kalemleri istenebilir. En tipik kalemler psikiyatri muayene ücretleri, psikolog veya psikoterapi seans bedelleri, reçeteli ilaç giderleri, gerekirse hastane yatışı ve ek tedavi masraflarıdır. Eğer mağdur travma nedeniyle çalışamamışsa geçici iş göremezlikten doğan kazanç kaybı da gündeme gelebilir. Daha ağır dosyalarda mesleki performans kaybı, iş değişikliği veya çalışma düzeninin bozulması nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması iddiası da ileri sürülebilir.

Psikolojik zarar çoğu zaman tek başına maddi kalemlerle sınırlı kalmaz. Kişi, korku ve travma nedeniyle toplu taşımaya binemiyor, yalnız dışarı çıkamıyor, gece uykuları bozuluyor ve sosyal ilişkileri ciddi biçimde zedeleniyorsa manevi tazminat talebi de önem kazanır. Manevi tazminatın amacı ceza vermek değil; yaşanan elem, korku ve sarsıntıyı kısmen de olsa telafi etmektir.

Uygulamada bazı mağdurlar sadece darp gününe ait acil servis kaydını dosyaya koyup sonraki ruhsal süreci belgelendirmediği için taleplerini zayıflatır. Oysa psikolojik zarar çoğu dosyada zamana yayılan bir tablodur. Düzenli tedavi takibi, seans kayıtları ve hekim değerlendirmeleri, talep edilen kalemlerin soyut kalmamasını sağlar.

  • Psikiyatri ve psikolog seans ücretleri
  • İlaç ve reçete giderleri
  • Hastane, rapor ve tetkik giderleri
  • Geçici iş göremezlikten doğan gelir kaybı
  • Kalıcı etkiler varsa çalışma gücü kaybı
  • Uygun şartlarda manevi tazminat

Psikolojik zarar mahkemede nasıl ispat edilir?

En güçlü ispat, tıbbi kayıtlar ile olay arasındaki bağlantıyı kuran uzman değerlendirmesidir. Mağdurun saldırıdan hemen sonra veya makul süre içinde devlet hastanesi, eğitim araştırma hastanesi ya da özel sağlık kuruluşuna başvurması önemlidir. Psikiyatri muayene notları, tanı kayıtları, ilaç reçeteleri, terapi planı, kontrol randevuları ve istirahat raporları dosyada belirleyici olabilir.

Bunun yanında olayın yaşanış biçimi de ruhsal zararın ciddiyetini etkiler. Silahla saldırı, kalabalık önünde darp, eski eş veya tanıdık tarafından saldırı, işyeri çevresinde gerçekleşen eylem, çocuğun gözü önünde şiddet uygulanması gibi unsurlar mahkemenin değerlendirmesinde ağırlık taşır. Güvenlik kamerası kayıtları, tanık beyanları, kolluk tutanakları ve ceza dosyasındaki adli raporlar birlikte değerlendirilir.

Uygulamada görüyoruz ki sadece “psikolojim bozuldu” demek yetmez; bunun dosyada somut karşılığı olmalıdır. Hekim, travmaya bağlı tanı koymuşsa ve tedavi önermişse, masrafların belgeye bağlanması gerekir. Eğer önceki yıllarda benzer bir psikiyatrik hastalık geçmişi varsa, yeni durumun saldırıyla ağırlaştığının ayrıca açıklanması gerekebilir.

Bilirkişi ve adli tıp değerlendirmesi de önem taşıyabilir. Özellikle ruhsal etkinin kalıcı veya uzun süreli olduğu iddia ediliyorsa mahkeme uzman raporu isteyebilir. İstanbul avukat desteğiyle dosyada hangi kayıtların erkenden toplanacağı doğru planlandığında ispat yükü daha sağlıklı karşılanır.

Ceza davası ile tazminat davası arasındaki ilişki nedir?

Ceza davası önemli delil sağlar; fakat tazminat davası ondan tamamen ibaret değildir. Kasten yaralama nedeniyle savcılık soruşturması ve ardından ceza davası açılmışsa, bu dosyadaki adli raporlar, tanık anlatımları, kamera kayıtları, sanık savunması ve mahkeme tespitleri tazminat davasında güçlü delil değeri taşır. Özellikle fiilin işlendiğinin ve failin kim olduğunun ceza dosyasında netleşmesi, hukuk davasını kolaylaştırır.

Bununla birlikte hukuk mahkemesi her zaman ceza dosyasındaki her değerlendirmeye mekanik şekilde bağlı değildir. Tazminat açısından zarar kalemlerinin ayrıca incelenmesi gerekir. Ceza mahkemesi sanığa mahkumiyet kararı verse de hukuk mahkemesi tedavi giderinin miktarını, ruhsal etkinin derecesini ve manevi tazminatın tutarını ayrıca değerlendirir.

Yargıtay 4. HD, 2020/2014 E., 2021/4239 K. sayılı kararda da görüldüğü üzere, yaralama sonrası düzenlenen belgeler ve tarafların sonraki davranışları ayrıca incelenir. Yani ceza dosyasında süreç bitmiş olsa bile mağdurun tazminat hakkı otomatik olarak ortadan kalkmaz. Özellikle baskı altında alınmış feragat, ibra veya uzlaşma görüntüsü veren metinler, somut koşullara göre geçersiz sayılabilir.

Mağdurların sık yaptığı hata, ceza davasını takip ederken tazminat boyutunu ikinci plana atmaktır. Oysa psikolojik tedavi kayıtlarının düzenli toplanması, masrafların belgelenmesi ve zarar anlatısının zamanında kurulması gerekir. Ceza dosyası beklenirken delillerin kaybolmaması için hukuk stratejisi ayrıca hazırlanmalıdır.

Manevi tazminat miktarı psikolojik etki bakımından nasıl belirlenir?

Manevi tazminatın miktarı sabit bir tarifeye göre değil, olayın ağırlığına göre belirlenir. Hâkim; saldırının biçimini, mağdurun yaşı ve sosyal durumunu, kusurun ağırlığını, travmanın kalıcılığını, tedavi süresini ve olayın günlük yaşama etkisini birlikte değerlendirir. Manevi tazminat bir ceza değildir; fakat zarar gören açısından bir tatmin sağlaması ve fail bakımından da caydırıcı bir etki yaratması beklenir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2014/21-872 E., 2014/1086 K. sayılı kararında manevi tazminatın somut olayın özelliklerine göre, hak ve nesafet ölçüsünde belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Aynı çizgide Yargıtay 21. HD, 2018/59 E., 2018/458 K. sayılı kararında manevi tazminat değerlendirilirken olayın ağırlığı ve caydırıcılık unsurunun göz önünde tutulması gerektiğini belirtmiştir. Bu içtihatlar, ruhsal zararın küçümsenmemesi gerektiğini gösterir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir başka sorun da mağdurun manevi tazminatı yalnızca sembolik bir talep sanmasıdır. Oysa özellikle silahlı saldırı, uzun süreli tehdit eşliği, toplum içinde gerçekleşen darp veya kalıcı korku oluşturan eylemlerde manevi tazminat davanın ana eksenlerinden biri olabilir. Ancak talep miktarının dosya gerçekleriyle uyumlu kurulması gerekir.

İstanbul’da dava süreci ve süreler nasıl planlanmalıdır?

İstanbul’da hızlı hareket etmek, delil toplama bakımından büyük avantaj sağlar. Öncelikle saldırı sonrasında adli rapor, kolluk başvurusu ve mümkünse erken psikiyatri değerlendirmesi alınmalıdır. Sonraki aşamada tedaviye ilişkin bütün faturalar, reçeteler, seans kayıtları ve çalışılamayan günleri gösteren belgeler düzenli dosyalanmalıdır. Eğer olay işyerinde, site içinde, okul çevresinde ya da kamerayla izlenen bir alanda olduysa görüntülerin silinmeden temini için gecikmemek gerekir.

Tazminat davası genellikle Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Ceza dosyasının bulunduğu yer, saldırının gerçekleştiği yer ve tarafların yerleşim yeri gibi unsurlar yetki ve usul bakımından değerlendirilebilir. İstanbul tazminat avukatı veya İstanbul avukat desteği, özellikle Anadolu ve Avrupa yakasında farklı adliye pratikleri, sağlık kurumu kayıtlarının temini ve ceza-hukuk dosyalarının eşgüdümü bakımından önemlidir.

Zamanaşımı bakımından TBK m. 72 unutulmamalıdır. Mağdur zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde dava açma baskısı altına girebilir; fakat fiil ceza kanunlarına göre daha uzun zamanaşımına tabi ise o süre uygulanabilir. Bununla birlikte uygulamada sırf süre daha uzun diye beklemek çoğu zaman doğru değildir. Delil ne kadar taze ise ispat o kadar güçlü olur.

Dosya hazırlığında şu adımlar genellikle önemlidir:

  1. Adli rapor ve ceza soruşturma evrakını temin etmek
  2. Psikiyatri ve terapi kayıtlarını kronolojik şekilde toplamak
  3. Masraf belgelerini ve gelir kaybı verilerini dosyalamak
  4. Tanık ve kamera delillerini erkenden belirlemek
  5. Maddi ve manevi tazminat taleplerini ayrı ayrı gerekçelendirmek

Sık sorulan sorular

Psikoloğa gitmek için illa ağır yaralanma olması gerekir mi?

Hayır, illa kemik kırığı veya hayati tehlike düzeyinde bir yaralanma şart değildir. Bazı olaylarda fiziksel temas görece sınırlı olsa bile mağdur üzerinde yoğun korku, panik, uyku bozukluğu ve travmatik etki ortaya çıkabilir. Mahkeme için önemli olan, ruhsal tedavinin gerçekten gerekli hale gelip gelmediği ve bunun olayla bağlantısının tıbben ortaya konulup konulmadığıdır. Bu yüzden hafif görünen bir yaralama sonrası da psikolojik tedavi gideri gündeme gelebilir.

Özel hastane veya özel psikolog faturaları da istenebilir mi?

Evet, makul ve olaya bağlı olduğu ölçüde istenebilir. Ancak burada mahkeme, seçilen tedavinin gerçekten gerekli olup olmadığını ve bedelin hayatın olağan akışına uygun bulunup bulunmadığını değerlendirebilir. Bu nedenle düzenli fatura, makbuz, seans kaydı ve hekim yönlendirmesi önemli hale gelir. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde özel tedavi sık tercih edildiğinden, belgelendirme eksiksiz yapıldığında talep daha güçlü olur.

Ceza davasında şikayetten vazgeçersem tazminat hakkım biter mi?

Her olayda otomatik olarak bitmez. Öncelikle suçun şikayete bağlı olup olmadığı, vazgeçmenin ceza dosyasına etkisi ve sonradan imzalanan belgelerin içeriği ayrı ayrı incelenir. Ayrıca tazminat hakkı özel hukuk alanında bağımsız sonuçlar doğurabilir. Özellikle baskı altında alınmış beyanlar veya kapsamı belirsiz ibra metinleri tartışmalı hale gelir. Bu nedenle ceza dosyasında atılacak adımlar, tazminat boyutu düşünülmeden planlanmamalıdır.

Yakınlarım da manevi tazminat isteyebilir mi?

Bazı durumlarda evet. Türk Borçlar Kanunu m. 56’ya göre ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat verilebilir. Ancak her yaralama dosyasında otomatik bir hak doğmaz. Yaralanmanın ağırlığı, mağdurun yaşamındaki kırılma, yakınların olaya maruz kalma biçimi ve Yargıtay uygulaması birlikte değerlendirilir. Özellikle çok ağır travmatik olaylarda eş, anne, baba veya çocuk yönünden ayrıca inceleme yapılabilir.

Dava açmadan önce hangi belgeleri mutlaka saklamalıyım?

Adli rapor, hastane kayıtları, psikiyatri muayene notları, terapi faturaları, ilaç reçeteleri, çalışılamayan günleri gösteren raporlar, kamera görüntüleri, mesaj kayıtları ve tanık bilgileri mutlaka saklanmalıdır. Ayrıca olaydan sonra günlük yaşamınızın nasıl etkilendiğini gösteren somut veriler de önemlidir. Örneğin işten uzak kalma, okul devamsızlığı, ulaşım korkusu veya düzenli ilaç kullanımı gibi hususlar dosyanın ruhsal zarar boyutunu güçlendirir.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder