Asansör Kazasında Tazminat Davası 2026 İstanbul Rehberi

Kısa Cevap: Asansör kazasında zarardan, öncelikle yapı malikleri, binanın yönetimi ve asansör bakım firması birlikte sorumludur. Türk Borçlar Kanunu m. 65 uyarınca yapı maliki, yapının fena yapılmasından veya bakımının iyi yapılmamasından doğan zararı gidermekle yükümlüdür; asansör binanın eklentisi olduğundan kat malikleri bu sorumluluğu paylaşır. Mağdur; tedavi giderleri, iş göremezlik ve manevi tazminat için tüm sorumlulara karşı dava açabilir ve bakım kayıtları, periyodik kontrol raporları ile kamera görüntüleri talebin dayanağını oluşturur.

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Bir asansör kabini, saniyeler içinde sıradan bir yolculuktan hayatın altüst olduğu bir kaza sahnesine dönüşebilir: Halat kopması, kapı aralığına düşme, kat ile kabin arasındaki seviye farkı, aniden serbest düşüş… Haberlerde sık gördüğümüz bu olayların ardından mağdur ve ailesi genellikle tek bir soru sorar: ‘Bu zararı kim ödeyecek?’ Cevap çoğu zaman tek kişi değildir; asansör, birden fazla yükümlünün sorumluluk alanının kesiştiği bir noktada durur.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda görüyoruz ki mağdurlar, zararı tek bir adresle —genellikle site yönetimiyle— eşitliyor ve dosyayı dar kuruyor. Oysa kat malikleri, yönetici, asansör bakım firması ve hâlen periyodik kontrolü yapan kuruluş, olayın oluşumuna göre ayrı ayrı veya birlikte sorumlu tutulabilir. Uygulamada görüyoruz ki bakım kayıtları daha olayın ilk gününde toplanmazsa, kayıtlar ‘güncelleniyor’ ve ispat zemini zayıflıyor; kamera görüntüleri siliniyor. Bu rehberde 2026 itibarıyla asansör kazalarında sorumluluk haritasını, tazminat kalemlerini, ispat yöntemlerini ve dava sürecini adım adım açıklıyoruz. İstanbul tazminat avukatı desteğiyle kurulan dosya, mağdurun tüm zararlarının karşılanmasını sağlar.

Asansör kazasında kim sorumludur?

Sorumluluk haritasının merkezinde Türk Borçlar Kanunu m. 65 yer alır: Yapı maliki, yapının kötü yapılmasından ya da bakımının iyi yapılmamasından doğan ölüm, yaralanma ve malzararı hâllerinde giderim yükümlüsüdür. Asansör, binanın eklentisi ve ortak bir tesisidir; dolayısıyla yapı maliki sıfatı, kat mülkiyetindeki binada tüm kat maliklerini kapsar. Kat malikleri, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun öngördüğü yönetim ve bakım yükümlülüklerini yönetici veya bakım firmasına devretmiş olsa bile, bu yükümlülüklerin fiilen yerine getirilip getirilmediğini izleme sorumluluğundan tamamen kurtulamaz.

Haritanın ikinci halkası bakım firmasıdır. Asansörler, mevzuat gereği belirli aralıklarla yetkili firmalarca bakıma ve periyodik kontrole tabi tutulur. Bakım firması, sözleşmesel yükümlülüklerini ihmalle yerine getirmişse —periyodik bakımı yapmamış, arıza kaydını görmezden gelmiş, parça değişimini savsamışsa— bu ihmali zararın sebebi sayılır ve firma doğrudan sorumlu tutulur. Yargıtay 13. HD, 2021/3647 E., 2022/2415 K. sayılı kararında, asansör kazalarında yapı malikleri ile bakım firmasının sorumluluğunun olayın teknik bulgularına göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Üçüncü halka, site yöneticisi veya apartman yönetimidir; Kat Mülkiyeti Kanunu’nun yöneticiye yüklediği görevler, bakım sözleşmelerinin takibi ve arıza şikâyetlerinin yönetimini kapsar.

Hangi kusur ve ihmaller tazminatı doğurur?

Dosyalarda tekrar eden teknik ihmaller belirgindir. Periyodik bakımın aksatılması veya kayıtların usulsün tutulması; arıza bildirimine rağmen asansörün faal bırakılması; emniekt sistemi, kapı fotoseli veya seviye ayarındaki hataların onarılmaması; bakımını yapan firmanın niteliksiz veya yetkisiz olması; periyodik kontrol raporundaki eksikliklerin giderilmeden işletmenin sürdürülmesi. Bu ihmallerden biri veya birkaçı olayın oluşumunda belirleyiciyse, sorumluluk tablosu doğrudan şekillenir.

Öte yandan her asansör kazası bir ihmal anlamına gelmez; kusursuz olaylar da vardır. Ancak kusurun varlığı hâlinde ispat kolaylığı mağdur lehine işler: Mahkeme, teknik bilirkişi aracılığıyla asansörün son bakım kayıtlarını, arıza geçmişini ve olay anındaki teknik durumu inceler. Yargıtay 13. HD, 2020/1934 E., 2021/1278 K. sayılı kararında, bakım kayıtlarının ve periyodik kontrol raporlarının dosyaya getirtilmesinin zorunlu olduğunu ve kayıtların sunulmaması hâlinde değerlendirmenin mağdur lehine yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle dava, yalnızca kaza anını değil; asansörün tüm bakım hayatını dosyaya taşır.

Hangi tazminatlar talep edilebilir?

Mağdurun zararları, olayın sonucuna göre iki ana senaryoda değerlendirilir. Yaralanma hâlinde dört kalem öne çıkar: Tedavi giderleri (hastane, ilaç, fizik tedavi, ileride gerekli olacak ameliyatlar), çalışma gücü kaybına bağlı gelir zararı, geçici iş göremezlik dönemindeki kazanç kaybı ve yaşanan korku-ıstırap için manevi tazminat. Ölüm hâlinde ise yakınlar için destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleri ile Türk Borçlar Kanunu m. 56 uyarınca eş, altsoy ve ana-babanın manevi tazminat hakkı doğar.

Manevi tazminat, asansör kazalarında özel bir ağırlık taşır; çünkü olay, mağdurda uzun süreli kabin korkusu ve güven kaybı bırakır ve bu durum raporlarla belgelenebilir. Miktar, hakkaniyet ölçütleriyle; kusurun ağırlığı, olayın niteliği ve tarafların durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir. Maddi tazminatta ise bilirkişi raporu, olay öncesi ve sonrası yaşam tablosunu karşılaştırarak zararı somutlaştırır. Kalemler eksiksiz talep edilmelidir; dava sırasında unutulan bir kalem, sonradan ayrıca dava konusu yapılamayabilir.

Deliller nasıl toplanır, ispat nasıl kurulur?

İspatın omurgası teknik kayıtlardır ve bu kayıtların ilk günlerde güvence altına alınması şarttır. Toplanacak deliller şöyle sıralanabilir:

  • olay yeri ve kamera kayıtları: Kabin içi ve kat kameraları, olayın oluş biçimini gösterir.
  • Bakım ve arıza kayıtları: Bakım firmasının defteri, site yönetimine yapılan arıza bildirimleri ve mesajlar.
  • Periyodik kontrol raporları: Muayene kuruluşunca düzenlenen son raporlar ve eksiklik notları.
  • Şahit beyanları: Olayı gören komşular, yönetim görevlileri ve diğer kullanıcılar.
  • Tıbbi dosya: Ambulans, acil ve ameliyat kayıtları; ileride maluliyet raporu.

Uygulamada görüyoruz ki mağdur hastanedeyken yönetimle ‘karşılıklı anlaşma’ konuşmaları yürütülüyor ve kayıtlar bu sırada değişiyor. Bu nedenle olayın ertesi günü, yazılı olarak bakım kayıtlarının ve kamera görüntülerinin saklanması talep edilmeli; talep karşılanmazsa dava aşamasında mahkemeden kayıtların celbi istenmelidir. Kayıtları elinde bulunduran taraf, sunmamayı seçerse bu durum aleyhte değerlendirilir. İstanbul tazminat avukatı desteğiyle yürütülen delil süreci, dosyanın teknik omurgasını kurar.

Dava kime karşı açılır, süreç nasıl işler?

Dava, mümkün olduğunca geniş kurgulanmalıdır: Kat malikleri, yönetici, bakım firması ve gerekiyorsa periyodik kontrolü yapan kuruluş birlikte davalı yapılabilir. Birden fazla sorumlunun bulunması hâlinde, sorumlular arasındaki iç paylaşım mahkemeyi bağlamaz; mağdur, tazminatın tamamına karşı tümünü birlikte takip edebilir. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; dosya teknik bilirkişiye gönderilir, kayıtlar ve raporlar incelenir, kusur tablosu ve zarar hesabı netleştirilir.

Zamanaşımı yönünden tablo nettir: Tazminat talepleri, zarar ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl içinde ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir. Kamu binaları ve idare işletmesindeki asansörlerde idari yargı yolu ve daha kısa başvuru süreleri gündeme gelebilir. Bu nedenle dosya geciktirilmemelidir.

İzlenecek yol haritası şöyledir:

  1. Olay yerinde tutanak tutturun; kabin ve kat kameralarını saklanması için yazılı talepte bulunun.
  2. Yönetimden ve bakım firmasından son bakım ve periyodik kontrol kayıtlarını isteyin.
  3. Tıbbi tedaviyi eksiksiz sürdürün ve tüm raporları saklayın.
  4. Tanık bilgilerini derhâl not edin.
  5. Kusur ve zarar tablosunu bilirkişi ön değerlendirmesiyle netleştirin.
  6. Sorun tüm sorumlulara karşı, zamanaşımına dikkat ederek dava yoluna taşıyın.

Sıkça Sorulan Sorular

Asansör kazasından kim tazminat öder?

Sorumluluk tek kişiye indirgenemez. Türk Borçlar Kanunu m. 65 uyarınca yapı malikleri, asansörün bakım ve işletme ihmallerinden sorumludur; kat malikleri bu sıfatı paylaşır. Bakım firması, periyodik bakım ve onarım yükümlülüğünü ihmal etmişse doğrudan sorumlu olur; yönetici de izleme ve yönetim görevi nedeniyle tabloya girer. Mahkeme, bilirkişi raporuyla her sorumlunun kusurunu ayrı ayrı belirler. Dava, tümü birlikte açılarak güvence altına alınır.

Site yönetimi ‘biz sorumlu değiliz’ diyor, doğru mu?

Bu savunma tek başına belirleyici değildir. Yönetim, bakımı firmaya devretmiş olsa bile, sözleşmenin işletilmesini ve arızaların takibini izlemekle yükümlüdür; ayrıca yapı maliki sıfatındaki kat maliklerinin sorumluluğu devirle ortadan kalkmaz. Bakım kayıtları, arıza bildirimleri ve periyodik kontrol raporları, kimin neyi savsamış olduğunu gösterir. Olayın teknik incelemesi yapılmadan hiçbir taraf sorumluluktan sıyrılamaz. Kayıtları sunmayan taraf aleyhine değerlendirme yapılır.

Hangi zararlarım için tazminat alabilirim?

Dört ana kalem talep edilir: Tedavi ve ileride gerekli olacak sağlık giderleri, geçici ve sürekli iş göremezliğe bağlı kazanç kaybı, kaza sonrası gelişen korku ve güven kaybı için manevi tazminat ve olayın sonuçlarına göre bakım giderleri. Ölüm hâlinde yakınlar, destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat ister. Kalemlerin tamamı tek davada, bilirkişi hesabıyla talep edilmelidir. Unutulan kalem sonradan telafi edilemeyebilir.

Bakım firmasının ihmali nasıl ispatlanır?

İspat, teknik kayıtlarla kurulur: Bakım defteri, periyodik kontrol raporları, arıza bildirim kayıtları ve kamera görüntüleri dosyaya celbolunur. Bilirkişi, asansörün teknik durumunu mevzuat ve standartlarla karşılaştırır; bakımın yapılıp yapılmadığını, arıza bildirimine rağmen işletmenin sürüp sürürülmediğini değerlendirir. Kayıtları bulunduran firma veya yönetim, bunları sunmazsa sonuç aleyhine yorumlanır. Olay günü yazılı talepte bulunmak, bu delillerin korunmasının anahtarıdır.

Tazminat davası için süre var mı?

Evet, vardır. Zararı ve sorumluyu öğrenme tarihinden itibaren iki yıl içinde ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde dava açılmalıdır. Kamu idaresine ait binalarda idari yargı yolu ve daha kısa süreler uygulanabilir. Süre aşımı hâlinde hak tamamen kaybedilir; bu nedenle iyileşme süreci beklenirken deliller toplanır, ancak dava geciktirilmez. Erken kurulan dosya, hem ispat hem tahsilat açısından güçlüdür.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder