Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası 2026: TCK 155 Şartları, Unsurları ve Savunma Hakları

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: Güveni kötüye kullanma suçu, TCK madde 155 kapsamında başkasına ait ya da koruma yükümlülüğü altında bulunulan bir malın devir amacının dışında kullanılması veya teslim edilmemesidir. Basit hâlde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülmekte; suçun hizmet ilişkisinden doğan nitelikli hâlinde ise ceza 1 yıldan 7 yıla kadar çıkmakta ve şikâyete bağlılık aranmamaktadır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir? (TCK Madde 155)

Güveni kötüye kullanma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesinde düzenlenmiş ve mülkiyet ile güven ilişkisini koruma altına almayı amaçlayan bir suç tipidir. Suçun özü şudur: Bir kimse, başkasına ait bir malı belirli bir amaç doğrultusunda teslim alır ya da o malı koruma yükümlülüğü altına girer; ancak daha sonra bu malı devir amacına aykırı şekilde kullanır veya teslim etmekten kaçınır.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız örnek durumlar şunlardır: kiraya verilen dairenin eşyalarının kiracı tarafından götürülmesi, vekâlet verilen kişinin yetkisini aşarak mülkü devretmesi, emanet bırakılan parayı harcayan arkadaş ya da iş ortağı veya şirket çalışanlarının şirkete ait malları kendi çıkarları için kullanması.

TCK 155 Kapsamındaki Suç Tipleri: Basit ve Nitelikli Hâl

Kanun, güveni kötüye kullanma suçunu iki ayrı fıkrada düzenlemiştir. Bu ayrım; ceza miktarı, şikâyet gerekliliği ve zamanaşımı açısından köklü farklılıklar doğurmaktadır.

TCK 155/1 — Basit Güveni Kötüye Kullanma Nedir?

Kanunun birinci fıkrası, genel nitelikteki güveni kötüye kullanma eylemini düzenlemektedir. Bu hâlde faile 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile adli para cezası verilir. Basit hâl şikâyete bağlı bir suçtur; mağdurun fiilin gerçekleştiğini öğrenmesinden itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunması gerekmektedir. Bu süre geçirilirse şikâyet hakkı düşer ve dava açılamaz.

TCK 155/2 — Nitelikli Güveni Kötüye Kullanma (Hizmet Nedeniyle)

İkinci fıkra, suçun mesleğin ya da hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlini kapsar. Bu durumda ceza 1 yıldan 7 yıla kadar hapis olarak belirlenmekte ve suç re’sen takip edilen bir kamu davasına dönüşmektedir. Şikâyet şartı aranmaz; savcılık haberdar olduğu anda soruşturmayı başlatır.

Uygulamada görüyoruz ki avukatların müvekkil parasını kullanması, muhasebecilerin firma hesabına el koyması ya da ev yöneticilerinin aidat paralarını zimmete geçirmesi bu fıkra kapsamında değerlendirilmektedir.

Suçun Unsurları: Hangi Şartlar Gerçekleşmelidir?

Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için şu unsurların bir arada bulunması gerekmektedir:

  1. Taşınır bir mal mevcut olmalıdır: Suçun konusunu yalnızca taşınır mallar oluşturur; taşınmazlar bu madde kapsamına girmez.
  2. Mal zilyetliği devredilmiş olmalıdır: Failin söz konusu mala meşru bir yolla sahip olması şarttır; hırsızlık ya da dolandırıcılık yoluyla elde edilen mallar için TCK 155 değil, farklı suç maddeleri uygulanır.
  3. Zilyetlik belirli bir amaç için devredilmiş olmalıdır: Ödünç, kira, vekâlet, emanet, rehin gibi hukuki ilişkilerle sınırlıdır.
  4. Fail bu amacın dışına çıkmalı ya da malı teslimden kaçınmalıdır: Malı devir amacına aykırı kullanmak veya geri vermemek suçu oluşturur.
  5. Kast bulunmalıdır: Suç yalnızca kasıtla işlenebilir; ihmal veya dikkatsizlik bu madde kapsamına girmez.

Yargıtay Kararları: Emsal Niteliğindeki İçtihatlar

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin pek çok emsal karar üretmiştir. Bu kararlar suçun sınırlarını belirlemek açısından kritik öneme sahiptir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2020/3019 E., 2020/6847 K. sayılı kararında eşyalı olarak kiralanan daireden çıkış sırasında mobilyaların götürülmesini güveni kötüye kullanma suçu olarak kabul etmiştir. Kararda, eşyaların kiracıya bir güven ilişkisi çerçevesinde teslim edildiği ve kiracının bu ilişkiyi ihlal ettiği vurgulanmıştır.

Yine Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 2020/2360 E., 2020/6579 K. sayılı kararı, hizmet nedeniyle nitelikli güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarını ayrıntılı biçimde ele almakta ve “hizmet ilişkisi” kavramının geniş yorumlanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu içtihada göre iş sözleşmesinin fiilen sona ermiş olması, nitelikli hâlin uygulanmasını engellemez. Daha fazla güncel Yargıtay içtihadına ulaşmak için Yargıtay resmi sitesi‘ni inceleyebilirsiniz.

Öte yandan 2014/9413 E., 2016/8781 K. sayılı kararda ise Yargıtay, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda zimmet suçuyla örtüşen sınır çizgisini belirlemiş; failin kamu görevlisi olmadığı durumlarda TCK 155/2 hükmünün uygulanacağını netleştirmiştir.

Güveni Kötüye Kullanma ile Dolandırıcılık Suçu Arasındaki Fark

Büromuzda müvekkillerin en çok karıştırdığı husus, güveni kötüye kullanma ile dolandırıcılık suçlarının birbirinden ayrıştırılmasıdır. İki suç tipi arasındaki temel fark şudur:

  • Güveni kötüye kullanmada fail, malı meşru bir yolla elde eder; suç sonradan gerçekleşir.
  • Dolandırıcılıkta ise aldatıcı davranış baştan mevcuttur; mal, hile yoluyla elde edilir.

Yargıtay, kişinin baştan hileye başvurduğunu ispatlayabilmek amacıyla yazışmalar, ödeme kayıtları ve tanık beyanları üzerinde titizlikle durmaktadır. Nitelikli dolandırıcılık suçu hakkında daha fazla bilgi edinmek için ilgili yazımızı inceleyebilirsiniz.

Şikâyet Süresi ve Dava Açma Prosedürü 2026

Mağdurlar için en kritik konu, şikâyet süresidir. Basit güveni kötüye kullanma suçunda şikâyet süresi 6 aydır ve bu süre fiilin öğrenildiği günden itibaren başlar.

Şikâyet için ne gerekir?

Şikâyet, savcılığa ya da kolluğa yapılabilir. Başvuruda şunların bulunması sürecin hızlanmasına katkı sağlar:

  • Güven ilişkisini kanıtlayan belgeler (kira sözleşmesi, vekâletname, emanet makbuzu vb.)
  • Teslim edilen malın değerini gösteren belgeler veya faturalar
  • Talep ya da uyarılara karşın malın iade edilmediğini gösteren yazışmalar
  • Tanık ifadeleri ve varsa güvenlik kamerası kayıtları

Suçun nitelikli hâlinde ise şikâyet zorunlu değildir; savcılık olaydan haberdar olduğu anda harekete geçer. Güncel mevzuata ulaşmak için mevzuat.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Ceza İndirimi ve Etkin Pişmanlık Hükümleri

TCK’nın genel hükümleri çerçevesinde güveni kötüye kullanma suçunda bazı ceza indirim imkânları mevcuttur:

  • Etkin pişmanlık (TCK 168): Fail, kovuşturma başlamadan önce zararı tamamen giderirse ceza üçte ikiye kadar indirilebilir; yargılama sürerken giderilmesi hâlinde ise yarı oranında indirim uygulanır.
  • Uzlaşma (CMK 253): Basit güveni kötüye kullanma suçu TCK 155/1, uzlaşma kapsamındadır; tarafların anlaşması hâlinde dava düşer.
  • Ertelenmiş hapis: İlk kez suç işleyenler ve hapis süresi 2 yılın altında kalanlarda cezanın ertelenmesi mümkündür.

Nitelikli hâl için uzlaşma yoluna başvurulamaz; bu nedenle savunma stratejisinin başından itibaren doğru kurgulanması son derece önem taşımaktadır. Ceza davaları hakkında daha fazla bilgi için adalet.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

İstanbul’da Güveni Kötüye Kullanma Davaları: Pratik Notlar

İstanbul’da, özellikle Kadıköy, Beşiktaş, Bakırköy ve Şişli gibi yoğun ticari faaliyetin sürdüğü ilçelerde güveni kötüye kullanma davalarının önemli bir bölümü iş ortaklıkları, esnaf ilişkileri ve mülk yönetimi kaynaklıdır. Büromuzda görüyoruz ki bu davalarda delilin niteliği, sonucu doğrudan belirliyor: yazılı belgeler olmaksızın yalnızca sözlü anlaşmaya dayanan durumlarda ispat oldukça güçleşiyor.

İstanbul’da bir güveni kötüye kullanma davasında dikkat edilmesi gereken temel konular şunlardır:

  • Görevli mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi (nitelikli hâllerde Ağır Ceza Mahkemesi değil, yine Asliye Ceza Mahkemesi yetkilidir)
  • Yetkili mahkeme: Suçun işlendiği yer mahkemesi
  • Beraat olasılığı: Kastın ispatlanamaması hâlinde beraat kararı verilebilir

Mahkeme kararına itiraz etmek isteyenler için ceza davalarında temyiz süreci hakkındaki makalemizi okumanızı öneririz. Hukuki süreçler ve mevzuat hakkında ek kaynak olarak Türkiye Barolar Birliği‘nin web sitesine de başvurabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular (FAQ)

Güveni kötüye kullanma suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?

Basit güveni kötüye kullanma suçunda (TCK 155/1) dava zamanaşımı süresi, suçun üst sınırı 2 yıl olduğundan, Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesine göre 8 yıldır. Nitelikli hâlde (TCK 155/2) ise üst sınır 7 yıl olduğundan dava zamanaşımı 15 yıl olarak uygulanmaktadır. Ancak şikâyete bağlı olan basit hâlde şikâyet süresi 6 ay olup bu süre zamanaşımından bağımsızdır; şikâyet yapılmazsa dava zamanaşımı dolmamış olsa bile dava açılamaz.

Güveni kötüye kullanma suçunda uzlaşma mümkün müdür?

TCK 155/1’de düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçu, CMK’nın 253. maddesi kapsamında uzlaşmaya tabi suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle soruşturma ya da kovuşturma aşamasında taraflar arasında uzlaştırma prosedürü yürütülür; tarafların anlaşması durumunda dava düşer ve sanık hakkında herhangi bir kayıt oluşmaz. Ancak TCK 155/2 (nitelikli hâl) uzlaşma kapsamı dışındadır.

Güveni kötüye kullanma ile zimmet suçu arasındaki fark nedir?

Zimmet suçu (TCK 247), yalnızca kamu görevlilerinin, görevi nedeniyle zilyetliği veya denetimi altında bulunan kamu mallarını kendine mal edinmesi hâlinde uygulanır. Güveni kötüye kullanma suçu ise failin kamu görevlisi olmadığı özel hukuk ilişkilerinde devreye girer. Dolayısıyla bir belediye çalışanı için zimmet suçu gündeme gelirken, aynı eylemi işleyen bir özel şirket çalışanı için TCK 155/2 uygulanır.

Şikâyet süresi geçtikten sonra dava açılabilir mi?

Basit güveni kötüye kullanma suçunda şikâyet süresi 6 aydır ve bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması durumunda şikâyet hakkı tamamen ortadan kalkar ve dava açılamaz. Nitelikli güveni kötüye kullanma suçunda ise şikâyet şartı aranmadığından süre kaçırma sorunu yaşanmaz; savcılık olaydan haberdar olduğu anda kendiliğinden harekete geçer.

Güveni kötüye kullanma suçunda beraat için ne gerekir?

Sanığın beraat edebilmesi için öncelikle suçun kastının bulunmadığının ispat edilmesi gerekir. Buna ek olarak; malın sözleşmeye uygun biçimde kullanıldığının, iade talebine rağmen gecikmeli de olsa iade edildiğinin ya da borçlu olunan miktarda gerçek bir ihtilaf bulunduğunun ortaya konulması da beraat kararına zemin hazırlayabilir. Beraat kararları hakkında daha ayrıntılı bilgiye ilgili yazımızdan ulaşabilirsiniz. Başarılı bir savunma için alanında uzman bir ceza avukatından destek almanız büyük önem taşımaktadır.

Güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder