Tereke Paylaşımı Nedir ve Nasıl Başlatılır?
Tereke paylaşımı, bir kimsenin ölümüyle geride bıraktığı tüm malvarlığı unsurlarının (aktifler ve pasifler) yasal ve atanmış mirasçılar arasında bölüştürülmesi işlemidir. Uygulamada, miras bırakanın vefatı ile tereke üzerinde kendiliğinden bir ‘elbirliği mülkiyeti’ (iştirak halinde mülkiyet) kurulur. Bu aşamada hiçbir mirasçı, terekeye dahil münferit bir mal üzerinde tek başına tasarruf yetkisine sahip değildir.
Paylaşım sürecini başlatmak için ilk adım, noterden veya sulh hukuk mahkemesinden ‘Mirasçılık Belgesi’ (Veraset İlamı) alınmasıdır. İstanbul miras avukatı olarak büromuzda yürüttüğümüz süreçlerde, terekenin tespiti (tereke defteri tutulması) aşamasının, mirasçıların sorumluluk sınırlarını çizmek adına kritik öneme sahip olduğunu gözlemliyoruz. TMK Madde 640 uyarınca, mirasçılar terekeye ait hakları birlikte kullanırlar ve borçlardan müteselsilen sorumludurlar.
Elbirliği Mülkiyetinin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi
Elbirliği mülkiyeti, mirasçıların hareket alanını kısıtlayan bir hukuki yapıdır. Tereke paylaşımı yapılmadan önce, tapu sicilinde veya ilgili kurumlarda bu mülkiyet yapısının ‘paylı mülkiyet’e çevrilmesi gerekebilir. TMK Madde 644 kapsamında, mirasçılardan biri, terekeye dahil olan malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunabilir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, mirasçılardan birinin talebi üzerine sulh hakimi, diğer mirasçılara bir davetiye çıkararak belirlenen süre içinde itirazlarını bildirmelerini ister. Eğer makul bir itiraz gelmezse veya bir paylaşma davası açılmazsa, elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülür. Bu işlem, her mirasçının kendi payı üzerinde haciz veya satış gibi tasarruflarda bulunabilmesinin önünü açar.
Mirasın Rızai Taksimi ve Taksim Sözleşmesi 2026
Mirasçılar, terekenin nasıl paylaşılacağı konusunda tam bir fikir birliği içindelerse, mahkemeye gitmeksizin ‘Miras Taksim Sözleşmesi’ düzenleyebilirler. Türk Medeni Kanunu Madde 676 uyarınca, bu sözleşmenin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Ancak taşınmazların paylaşımı söz konusu olduğunda, sözleşmenin noter huzurunda yapılması veya tapu memuru önünde imzalanması tescil aşamasında kolaylık sağlar.
İstanbul avukatlık pratiklerimizde, rızai taksim sözleşmelerinin detaylı hazırlanmamasının ileride yeni uyuşmazlıklara yol açtığını görmekteyiz. Sözleşmede her bir taşınmazın, bankadaki nakitlerin veya araçların hangi mirasçıya bırakıldığı açıkça belirtilmelidir. Tüm mirasçıların katılımı zorunludur; bir tek mirasçının dahi imzalamadığı taksim sözleşmesi hukuken geçersizdir ve tereke paylaşımı tamamlanmış sayılmaz.
Tereke Paylaşımında Denkleştirme ve Saklı Payların Korunması
Tereke paylaşımı yapılırken, miras bırakanın sağlığında mirasçılarına yapmış olduğu karşılıksız kazandırmalar ‘mirasta denkleştirme’ (iade) kuralı gereğince hesaba katılır. TMK Madde 669’a göre, yasal mirasçılar, miras paylarına mahsuben miras bırakandan sağlığında almış olduklarını terekeye geri vermekle yükümlüdürler. Bu, mirasçılar arasındaki adalet ve eşitliğin korunması amacını taşır.
Eğer miras bırakan, yaptığı ölüme bağlı tasarruflar veya sağlararası kazandırmalarla bazı mirasçıların ‘saklı pay’ını (mahfuz hisse) ihlal etmişse, bu durumda tenkis davası gündeme gelir. 2026 yılı itibarıyla güncel Yargıtay kararları, saklı payın hesaplanmasında terekenin açıldığı tarihteki değerlerin esas alınacağını vurgulamaktadır. Yargıtay 3. HD, 2025/1122 E., 2026/450 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, eksik kalan saklı payın nakden iadesi mümkündür.
Mirasın Taksimi Davası (İzale-i Şuyu) ve Usulü
Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığı durumlarda, her bir mirasçı mirasın mahkeme yoluyla paylaşılmasını (taksim davası) isteyebilir. Bu dava, halk arasında ‘ortaklığın giderilmesi’ davası olarak da bilinir. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılan bu davada, hakim öncelikle malın aynen taksim edilip edilemeyeceğine bakar. Eğer malın fiziken bölünmesi mümkün değilse, malın icra yoluyla satılmasına ve bedelinin mirasçılar arasında payları oranında paylaştırılmasına karar verir.
Özellikle İstanbul gibi gayrimenkul değerlerinin yüksek olduğu yerlerde, aile konutu üzerinde sağ kalan eşin hakları bu aşamada büyük önem arz eder. TMK Madde 652 uyarınca sağ kalan eş, tereke paylaşımı sırasında eski yaşantısını sürdürebilmesi için aile konutu üzerinde kendisine intifa veya oturma hakkı tanınmasını talep edebilir. Bu hak, diğer mirasçıların satış talebine karşı koruyucu bir kalkan görevi görür.
Sıkça Sorulan Sorular
Tereke paylaşımı için bir süre sınırı var mıdır?
Mirasçılar, tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti devam ettiği müddetçe her zaman paylaşma isteminde bulunabilirler. Tereke paylaşımı davasında genel bir zamanaşımı süresi yoktur. Ancak mirasın reddi için 3 aylık, tenkis davası için ise hak düşürücü süreler (1 ve 10 yıl) mevcuttur. Paylaşım yapılmadığı sürece ortaklık devam eder.
Mirasçılardan biri paylaşmaya yanaşmazsa ne yapılır?
Eğer mirasçılardan biri sözleşme imzalamaktan veya malın satışından kaçınıyorsa, diğer mirasçılar Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak mirasın taksimi davası açabilirler. Hakim, muhalif olan mirasçının rızasına bakmaksızın yasadan kaynaklanan yetkisiyle terekeyi paylaştırır veya satış yoluyla ortaklığı sona erdirir.
Babadan kalan borçlar tereke paylaşımını nasıl etkiler?
Tereke sadece malvarlığını değil, borçları da kapsar. Mirasçılar, miras bırakanın borçlarından yalnızca miras payları ile değil, tüm şahsi varlıklarıyla müteselsilen sorumludur. Eğer borç yükü çok fazlaysa, paylaşım yerine ‘mirasın reddi’ veya ‘terekenin resmi tasfiyesi’ yolları tercih edilmelidir. Borçlar ödenmeden yapılan paylaşımlarda mirasçıların sorumluluğu devam eder.
Noter kanalıyla miras paylaşımı yapılabilir mi?
Noterler üzerinden ‘Miras Taksim Sözleşmesi’ onaylatılabilir ancak noterlerin doğrudan paylaştırma veya tescil yapma yetkisi sınırlıdır. Taşınmaz söz konusuysa noter senedi ile birlikte tapu müdürlüğüne gidilmesi şarttır. Anlaşma yoksa noter işlem yapamaz, bu durumda tek yetkili mercii mahkemelerdir.
Tereke paylaşımında avukat tutmak zorunlu mudur?
Hukuken bir miras avukatı ile çalışma zorunluluğu yoktur ancak tereke paylaşımı; vergi usul hukuku, harçlar, tapu mevzuatı ve aile hukuku ile iç içe geçmiş karmaşık bir süreçtir. Hatalı bir işlem, miras kaybına veya yıllarca sürecek davalara yol açabilir. Bu nedenle özellikle İstanbul miras hukuku uzmanlarından teknik destek alınması tavsiye edilir.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

