Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Bilirkişi Raporuna İtiraz 2026

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: Boşanmada mal paylaşımı davası bilirkişi raporuna itiraz, raporun tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde yapılmalıdır. İtiraz dilekçesinde hesaplama hataları, eksik mal varlığı tespiti veya hatalı güncel değer (tasfiye tarihi) esas alınması gibi somut gerekçeler sunulmalıdır.

Mal Paylaşımı Davasında Bilirkişi Raporu Neden Önemlidir?

Mal paylaşımı davası bilirkişi raporuna itiraz süreci, davanın kaderini belirleyen en kritik aşamalardan biridir. Türk Medeni Kanunu gereğince eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, teknik ve uzmanlık gerektiren karmaşık bir hesaplama sürecidir. Mahkeme hakimi, hukuki bilgisiyle çözemeyeceği bu teknik hesaplamalar (artık değer, katkı payı alacağı, değer artış payı) için dosyayı bir bilirkişi heyetine gönderir. Ancak uygulamada sıkça gördüğümüz üzere, bilirkişiler bazen taşınmazların güncel piyasa değerini yanlış saptamakta veya edinilmiş mal ile kişisel mal ayrımını hatalı yapmaktadır.

İstanbul aile mahkemelerinde görülen davalarda, özellikle gayrimenkul değerlemeleri ve şirket hisselerinin tasfiyesi noktalarında büyük hatalar yapılabilmektedir. Problem, hatalı bir raporun davanın sonucunu tamamen aleyhinize değiştirmesidir. Eğer bu hatalara süresinde ve usulüne uygun itiraz edilmezse, rapor kesinleşebilir ve telafisi imkansız maddi kayıplar doğabilir. Çözüm ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca hazırlanan kapsamlı bir itiraz dilekçesi ile ek rapor veya yeni bir bilirkişi incelemesi talep etmektir.

Mal Paylaşımı Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi ve Usulü 2026

2026 yılı yargı pratikleri ve HMK Madde 281 uyarınca, bilirkişi raporuna itiraz süresi raporun taraflara tebliğinden itibaren 2 haftadır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, kaçırılması durumunda raporun içeriğine bir daha itiraz etme hakkı ortadan kalkabilir. İstanbul avukat ve hukuk bürosu tecrübelerimiz göstermektedir ki, bu iki haftalık dilimde sadece genel ifadelerle ‘rapora itiraz ediyoruz’ demek yeterli değildir. İtirazların somut, gerekçeli ve varsa delillerle desteklenmiş olması gerekir.

Hukuki süreçte itiraz dilekçesi doğrudan davayı yürüten Aile Mahkemesine sunulur. Dilekçede, bilirkişinin hangi TMK maddesini hatalı uyguladığı (örneğin TMK 219 veya 220), hangi malvarlığı değerinin hesaplamaya dahil edilmediği veya hangi ziynet eşyasının değerinin piyasa koşullarının altında gösterildiği net bir şekilde belirtilmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, denetime elverişli olmayan ve çelişkiler barındıran bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz.

Sık Karşılaşılan Bilirkişi Hesaplama Hataları

Büromuzda takip ettiğimiz dosyalarda en çok karşılaştığımız bilirkişi hataları şunlardır:

  • Tasfiye Tarihi Hatası: TMK 232 ve 235 maddeleri uyarınca malların tasfiye anındaki (karar tarihine en yakın) sürüm değerlerinin esas alınması gerekirken, dava tarihindeki değerlerin baz alınması.
  • Kişisel Mal Edinilmiş Mal Karışıklığı: Evlilik öncesi alınan bir evin satılıp üzerine kredi çekilerek yeni bir ev alınması durumunda, kişisel maldan gelen miktarın (denkleştirme) doğru hesaplanmaması.
  • Zamanaşımı ve Faiz Başlangıcı: Katılma alacağı davalarında faizin karar tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken hatalı tarihlerin seçilmesi.
  • Eksik Veri İncelemesi: Banka kayıtlarının veya tapu geçmişinin tam taranmaması sonucu mal gizleme eylemlerinin rapor dışı kalması.

Yargıtay Kararları Işığında Bilirkişi Raporunun Denetimi

Yargıtay emsal kararlarında (örneğin Yargıtay 8. HD, 2024/987 E., 2025/1122 K.), bilirkişi raporunun mutlaka ‘denetime elverişli’ olması gerektiği vurgulanmaktadır. Raporda yer alan matematiksel işlemlerin hangi veriye dayandığı açıkça anlaşılmalıdır. Eğer bilirkişi sadece kanaat belirtmiş ancak hesap makinesiyle doğrulanabilir bir tablo sunmamışsa, bu rapor hükme esas alınamaz. İstanbul’da görülen mal paylaşımı davalarında, özellikle ticari işletme devirleri veya şirket hissesi değerlemelerinde SMMM ve hukukçu bilirkişilerin koordineli çalışmaması sıklıkla bozma sebebidir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

İtiraz dilekçesi yazılırken hukuki terminolojiye hakim olunmalıdır. ‘Eksik inceleme’, ‘varsayıma dayalı tespit’, ‘yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık’ gibi kavramlar hukuki zemin üzerine oturtulmalıdır. Örneğin, taşınmazın değeri rayiç bedelin çok altında kalmışsa, bölgedeki emsal satış örnekleri dilekçeye eklenmelidir. Müvekkillerimize her zaman belirttiğimiz üzere, eksik bir itiraz davanın 1-2 sene daha uzamasına veya hak kaybına yol açar. Bu nedenle İstanbul aile hukuku uzmanı bir avukat aracılığıyla teknik bir itiraz süreci yürütmek 2026 şartlarında zorunluluktur.

SORU: Mal paylaşımı raporuna 15 gün içinde itiraz etmezsem ne olur?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve güncel Yargıtay uygulamalarına göre, 2 haftalık kesin süre içinde bilirkişi raporuna itiraz edilmezse, o rapor taraflar için usuli müktesep hak oluşturabilir. Yani, rapordaki hatalar sizin aleyhinize olsa dahi, bu hataları kabul etmiş sayılabilirsiniz. Mahkeme hakimi, itiraz edilmeyen ve bariz bir hata içermeyen rapora dayanarak kararını verebilir. Bu durum, üst mahkemeye (İstinaf/Yargıtay) gidildiğinde ‘neden süresinde itiraz etmediniz’ sorusuyla karşılaşmanıza ve davanızın aleyhinize kesinleşmesine neden olabilir.

SORU: Mahkeme itirazımı reddederse ne yapabilirim?

Mahkeme hakimi, sunduğunuz itirazları yeterince ikna edici bulmazsa ek rapor veya yeni bilirkişi talebinizi reddedebilir. Bu durumda nihai karar verilene kadar beklemeniz gerekir. Mahkeme hüküm kurduğunda, bilirkişi raporundaki hataları ve bu hatalara yaptığınız itirazların haksız reddedildiğini gerekçe göstererek Bölge Adliye Mahkemesi’ne (İstinaf) başvurma hakkınız mevcuttur. İstinaf aşamasında bilirkişi incelemesinin yetersiz olduğu tespit edilirse karar bozulur ve dosya yeniden rapor alınması için ilk derece mahkemesine gönderilir.

SORU: Bilirkişi ücretini kim öder?

Bilirkişi incelemesini talep eden taraf, mahkeme tarafından belirlenen bilirkişi ücretini ve gider avansını yatırmakla yükümlüdür. Eğer hakim resen (kendiliğinden) bilirkişi görevlendirmişse, bu ücret genellikle davacı tarafa yükletilir. Ancak davanın sonunda, bilirkişi raporuyla haklılığı ortaya çıkan tarafın ödediği bu ücretler, ‘yargılama gideri’ olarak karşı taraftan tahsil edilir. İtiraz sonrasında ek rapor alınması gerekiyorsa, bu ek raporun ücretini genellikle itiraz eden taraf öder.

SORU: Şirket hissesi mal paylaşımında nasıl hesaplanır?

Şirket hisselerinin mal paylaşımındaki değeri, hissenin edinildiği tarih ve bedel ile tasfiye tarihindeki gerçek piyasa değeri (öz sermaye, duran varlıklar, piyasa değeri) üzerinden hesaplanır. Eğer şirket evlilik birliği içerisinde kurulmuşsa veya sermaye artırımı yapılmışsa, ‘edinilmiş mal’ olarak kabul edilir. Bilirkişinin sadece ticaret sicil gazetesindeki nominal değerlere bakması büyük bir hatadır; gerçek bir değerleme için şirketin bilançolarının, mal varlığının ve ticari potansiyelinin uzman SMMM ve sektörel bilirkişilerce incelenmesi gerekir.

SORU: Eşimin sakladığı mallar raporda yoksa ne yapmalıyım?

Eğer karşı taraf mal kaçırmışsa ve bu mallar (örneğin üçüncü kişiye devredilen araç veya gizli banka hesapları) bilirkişi raporuna dahil edilmemişse, itiraz dilekçenizde ‘tereke tespiti’ ve ‘mal kaçırma (muvazaa)’ iddialarınızı somut delilleriyle tekrarlamalısınız. Bankalara yazı yazılması (müzekkere), SGK kayıtlarının incelenmesi veya tapu kayıtlarındaki geçmiş hareketlerin sorgulanması talep edilmelidir. Bilirkişiden, bu gizlenen malların tasfiye hesabına ‘eklenecek değer’ (TMK 229) olarak dahil edilmesini istemek yasal hakkınızdır.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder