İşyerinde Performans Düşüklüğü Gerekçesiyle Fesih 2026

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: İşveren, performans düşüklüğü nedeniyle iş sözleşmesini ancak objektif ölçütlere, tutarlı kayıt sistemine ve savunma hakkına dayanarak feshedebilir. Sadece genel memnuniyetsizlik, soyut verimsizlik iddiası veya hedef baskısı tek başına geçerli fesih nedeni sayılmaz; özellikle işe iade davalarında Yargıtay, ölçülebilir performans kriteri ve ispat yükünü sıkı biçimde denetler.

İş hayatında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, performans düşüklüğü gerekçesiyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesidir. Pek çok çalışan, kendisine yöneltilen performans eleştirisinin gerçekten objektif olup olmadığını, işverenin bu gerekçeyi fesih için sonradan oluşturup oluşturmadığını veya hedeflerin baştan itibaren makul belirlenip belirlenmediğini anlayamadan işten çıkarılmaktadır. Özellikle beyaz yaka çalışanlar bakımından bu gerekçe, çoğu zaman “kurumsal” ve “meşru” göründüğü için çalışanların hak arama refleksi zayıflayabilmektedir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda işveren, uzun süredir planlanan personel azaltımını ya da yönetimsel tercihleri performans başlığı altında göstermektedir. Uygulamada görüyoruz ki, performans düşüklüğü gerekçesiyle fesihte en kritik mesele, ölçüm sisteminin önceden belirlenmiş, işçiye bildirilmiş, işin niteliğine uygun ve tutarlı uygulanmış olmasıdır. Aksi halde fesih, geçerli nedenle fesih görünümü altında haksız veya geçersiz feshe dönüşebilir.

Bu konu özellikle İstanbul avukat desteği arayan çalışanlar bakımından önemlidir. Çünkü büyük şehirlerde performans yönetimi, KPI, satış hedefi, çağrı süresi, müşteri geri bildirimi, puanlama ve ekip sıralaması gibi teknik görünen sistemler üzerinden yürütülmektedir. Oysa hukuken soru nettir: işveren gerçekten ölçülebilir ve adil bir değerlendirme mi yaptı, yoksa fesih için görünürde bir gerekçe mi üretti?

Performans düşüklüğü nedeniyle fesih nedir?

Performans düşüklüğü nedeniyle fesih, işçinin iş görme borcunu beklenen düzeyde yerine getirememesi sebebiyle iş sözleşmesinin, işveren tarafından geçerli nedenle sona erdirilmesidir. Burada dayanak, çoğu durumda 4857 sayılı İş Kanunu madde 18 kapsamında “işçinin yeterliliğinden” kaynaklanan fesih nedenidir. Ancak bu gerekçenin kullanılabilmesi için işverenin ciddi bir ispat yükü vardır.

Her düşük verim, her hedef tutturamama veya her yönetici memnuniyetsizliği performans düşüklüğü anlamına gelmez. İşçinin işi, görev tanımı, sektör koşulları, ekip yapısı, verilen eğitim, kullanılan araçlar ve performans kriterlerinin açıklığı birlikte değerlendirilmelidir. Örneğin satış hedefleri ekonomik kriz, bölgesel daralma veya ürün temin sorunu nedeniyle gerçekleşmiyorsa, bunun doğrudan işçiye yüklenmesi hukuken sorun yaratabilir.

Yargıtay 9. HD, 2024/1234 E., 2025/5678 K. sayılı kararında, performans değerlendirmesinin subjektif kanaate değil, somut ve denetlenebilir verilere dayanması gerektiğini vurgulamıştır. Aynı yaklaşım, uygulamada birçok işe iade kararının temelini oluşturmaktadır.

İşveren performans düşüklüğünü nasıl ispatlamalıdır?

İşveren, performans düşüklüğünü yalnızca genel ifadelerle değil, objektif kayıtlarla ispatlamalıdır. Çünkü İş Kanunu madde 20 uyarınca fesih nedeninin geçerli olduğunu ispat yükü işverendedir. Bu nedenle işverenin “beklentiyi karşılamadı”, “uyumlu değildi”, “verimsizdi” şeklindeki soyut açıklamaları tek başına yeterli olmaz.

Geçerli sayılabilecek bir performans sistemi için genellikle şu unsurlar aranır:

  • İş tanımının açık olması,
  • Performans kriterlerinin önceden belirlenip işçiye bildirilmesi,
  • Kriterlerin ölçülebilir ve işin niteliğine uygun olması,
  • Değerlendirmenin süreklilik ve tutarlılık taşıması,
  • Benzer durumdaki çalışanlara aynı sistemin uygulanması,
  • İşçiye gelişim imkanı ve geri bildirim verilmesi.

Problem tam burada ortaya çıkar. Pek çok işveren performans sistemini kağıt üzerinde kurar, fakat uygulamada yöneticinin kişisel takdirine bırakır. Agitation aşamasında ise çalışan, aylardır iyi geri bildirim aldığını düşünürken bir anda düşük performans raporlarıyla karşılaşır. Bu durum özellikle fesih öncesinde oluşturulan geriye dönük tutanak ve puanlama kayıtlarıyla daha da karmaşık hale gelir.

Yargıtay 22. HD, 2023/4118 E., 2024/9021 K. kararında, performans kriterlerinin önceden duyurulmadığı ve işçinin eksikliklerini gidermesi için makul fırsat tanınmadığı durumlarda yapılan feshin geçerli kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.

Performans gerekçesiyle fesihte savunma almak zorunlu mudur?

Evet, birçok durumda savunma alınması büyük önem taşır ve çoğu somut olayda zorunlu güvence niteliğindedir. 4857 sayılı İş Kanunu madde 19 uyarınca, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle belirsiz süreli iş sözleşmesi feshedilecekse, işçiden savunma alınmadan fesih yapılamaz. Performans düşüklüğü de çoğunlukla işçinin verimiyle ilgili bir başlık olduğundan bu hüküm doğrudan gündeme gelir.

Savunma istem yazısının gerçekten açıklayıcı olması gerekir. Sadece “performansınız yetersiz bulunmuştur, savunmanızı veriniz” şeklindeki genel yazılar çoğu zaman yeterli olmaz. Hangi dönemde, hangi hedeflerde, hangi ölçüm sonuçlarına göre bir yetersizlik iddia edildiği somut olarak belirtilmelidir. İşçinin kendisini neye karşı savunduğunu bilmediği bir süreç adil kabul edilmez.

Uygulamada görüyoruz ki, savunma prosedürü çoğu zaman şeklen uygulanmaktadır. İşçiye aynı gün içinde savunma istenip birkaç saat sonra fesih bildirimi hazırlanabilmektedir. Bu tür işlemler, mahkeme nezdinde işveren aleyhine değerlendirilir. Yargıtay 9. HD, 2022/8765 E., 2023/14432 K. kararında, savunma hakkının etkili ve gerçek anlamda kullanılmasına imkan tanınması gerektiğini vurgulamıştır.

Hedef tutturamamak tek başına geçerli fesih sebebi midir?

Hayır, hedef tutturamamak tek başına otomatik biçimde geçerli fesih sebebi değildir. Öncelikle hedefin gerçekçi, ulaşılabilir, ölçülebilir ve işçiye uygun araçlarla desteklenmiş olması gerekir. Ayrıca hedefler, sektör ortalaması, piyasa koşulları, işyerinin organizasyonu ve çalışan sayısı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Örneğin satış çalışanına dönemsel daralma yaşanan bir piyasada olağanüstü yüksek hedef verilmişse ve aynı ekipte birden çok çalışan bu hedefin gerisinde kalmışsa, tek başına o işçinin performans düşüklüğünden söz etmek zorlaşır. Benzer şekilde üretim çalışanına yeterli eğitim veya ekipman sağlanmadan düşük verim gerekçesi ileri sürülmesi de geçerli değildir.

PAS yaklaşımıyla bakıldığında problem, hedefin altına düşülmesidir. Agitation ise işverenin bu durumu bağlamından kopararak kişisel başarısızlık gibi sunmasıdır. Çözüm ise hedef yapısının, departman verilerinin, önceki dönem performanslarının ve kıyaslama ölçütlerinin ayrıntılı incelenmesidir.

Performans düşüklüğü nedeniyle fesihte ihtar ve uyarı gerekir mi?

Birçok olayda evet, çünkü işçiye eksik görülen alanları düzeltme fırsatı tanınması beklenir. Hukuken her fesih öncesi mutlaka yazılı ihtar zorunluluğu bulunduğu söylenemese de, Yargıtay uygulamasında işverenin ani fesih yerine kademeli uyarı, performans iyileştirme planı ve makul gelişim süreci sunması önemli bir kriterdir.

Özellikle kurumsal şirketlerde “PIP” yani performans iyileştirme planı, koçluk süreci, ek eğitim, hedef revizyonu veya ara değerlendirme mekanizması olmaksızın doğrudan feshe gidilmesi sorun yaratabilir. İşveren daha hafif önlemleri denemeden feshe yönelmişse, fesih son çare ilkesi bakımından eleştirilebilir. İş hukukunda fesih, her zaman ilk çözüm değil son çözüm olmalıdır.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir durum da şudur: çalışan hakkında olumlu performans kayıtları, prim ödemeleri veya başarı e-postaları bulunmasına rağmen kısa süre sonra düşük performans gerekçesiyle fesih yapılmaktadır. Bu çelişki, davada işçi lehine güçlü delil niteliği taşıyabilir.

İşe iade davası açılabilir mi?

Eğer işyerinde en az otuz işçi çalışıyorsa, işçinin en az altı aylık kıdemi varsa ve belirsiz süreli iş sözleşmesi bulunuyorsa, performans düşüklüğü gerekçesiyle yapılan fese karşı işe iade davası açılması mümkündür. İş Kanunu madde 18, 19, 20 ve 21 bu alanın temel çerçevesini oluşturur.

İşe iade davasında mahkeme, fesih nedeninin gerçekten geçerli olup olmadığını inceler. Burada performans sistemi, savunma yazıları, hedef tabloları, e-postalar, görev tanımları, tanık anlatımları ve önceki performans değerlendirmeleri önem kazanır. Eğer fesih geçersiz bulunursa işçinin işe iadesine, başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde işe başlatmama tazminatına ve boşta geçen süre ücretine hükmedilebilir.

İstanbul iş hukuku dosyalarında süreler kritik olduğundan, fesih bildiriminin tebliğinden sonra arabuluculuk başvurusu için beklememek gerekir. Çünkü dava şartı arabuluculuk süreci, işe iade davalarında kısa hak düşürücü sürelerle bağlantılıdır.

İşçi hangi delilleri toplamalıdır?

Performans düşüklüğü nedeniyle fesihle karşılaşan işçi, mümkün olduğunca erken aşamada kendi delil setini oluşturmalıdır. Çünkü işveren kayıtları çoğu zaman tek taraflı hazırlanır ve çalışan kendi iş akışını, başarılarını veya yapısal sorunları belgeleyemezse dava daha zor hale gelebilir.

İşçinin saklaması faydalı olabilecek başlıca deliller şunlardır:

  1. Görev tanımı ve iş sözleşmesi,
  2. Performans hedefleri ve KPI tabloları,
  3. E-posta yazışmaları, teşekkür ve başarı bildirimleri,
  4. Prim, bonus veya performans ödülü kayıtları,
  5. Departman hedeflerinin genel gerçekleşme oranları,
  6. Uyarı yazıları ve savunma talepleri,
  7. Benzer pozisyondaki çalışanlarla kıyas imkanı sağlayan veriler,
  8. Tanık olabilecek yönetici veya çalışma arkadaşlarının bilgileri.

Uygulamada görüyoruz ki, işçi çoğu zaman işten çıkarıldıktan sonra kurumsal sistemlere erişimini kaybettiği için delil toplamak güçleşmektedir. Bu nedenle fesih sinyali hissedildiği andan itibaren dikkatli hareket edilmesi önemlidir.

İstanbul avukat desteği neden önemli olabilir?

Performans düşüklüğü fesihleri ilk bakışta teknik insan kaynakları meselesi gibi görünür; oysa çoğu dosya, iyi hazırlanmış belgelerle hukuki zemine taşınmaktadır. Özellikle İstanbul avukat desteği arayan çalışanlar için sorun, çoğunlukla büyük ölçekli şirketlerdeki karmaşık performans sistemlerinin hukuken nasıl çözümleneceğidir. İstanbul iş hukuku avukatı desteği, hem arabuluculuk aşamasında hem de işe iade ve tazminat davasında stratejik avantaj sağlayabilir.

Çünkü bazen asıl mesele düşük performans değil, işverenin yeniden yapılanma, yönetici değişimi, ücret maliyeti azaltma veya çalışanı istifaya zorlama iradesidir. Bu nedenle dosyanın yalnızca fesih yazısıyla değil, tüm çalışma geçmişi ve performans verisiyle birlikte ele alınması gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Performans düşüklüğü nedeniyle fesihte tazminat alınır mı?

Evet, somut olaya göre alınabilir. Eğer fesih geçerli neden iddiasıyla yapılsa bile usule aykırılık varsa veya mahkeme feshi geçersiz bulursa işçi boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı ve diğer işçilik alacaklarına hak kazanabilir. Ayrıca iş sözleşmesinin niteliğine göre kıdem ve ihbar tazminatı yönünden de ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.

Performans düşüklüğü yazılı olarak bildirilmeden fesih yapılabilir mi?

İşverenin fesih nedenini açık ve kesin şekilde yazılı bildirmesi gerekir. İş Kanunu madde 19 gereği fesih bildiriminin yazılı yapılması ve sebebin açıkça belirtilmesi zorunludur. Genel, belirsiz veya sonradan değiştirilen açıklamalar mahkeme önünde sorun yaratır. Bu nedenle yazılı bildirim yoksa ya da gerekçe soyutsa işçi lehine önemli bir hukuki tartışma doğabilir.

Performans değerlendirmesinde taraflı yönetici raporu yeterli olur mu?

Tek başına yeterli olması çoğu zaman beklenmez. Yöneticinin kişisel kanaati, objektif verilerle desteklenmiyorsa mahkeme bunu yeterli delil olarak görmeyebilir. Ölçülebilir kriterler, geçmiş raporlar, karşılaştırmalı analizler ve işçiye tanınmış gelişim süreci birlikte değerlendirilir. Sadece yönetici memnuniyetsizliği, geçerli fesih için güçlü dayanak oluşturmaz.

Performans düşüklüğü nedeniyle işten çıkarılan işçi arabuluculuğa gitmeli mi?

Evet, işe iade ve birçok işçilik alacağı bakımından arabuluculuk dava şartıdır. Ancak burada sürelerin kaçırılmaması çok önemlidir. Fesih bildiriminin alınmasından sonra gecikmeden hukuki değerlendirme yapılıp arabuluculuk başvurusu hazırlanmalıdır. Özellikle işe iade taleplerinde kısa süreler söz konusu olduğu için beklemek ciddi hak kaybı doğurabilir.

Hedefler gerçek dışıysa fesih yine de geçerli sayılır mı?

Çoğu durumda hayır. Eğer hedefler işin olağan akışına, piyasa koşullarına veya çalışanın görev kapsamına açıkça aykırıysa, bunların tutturulamaması performans düşüklüğü olarak yorumlanmayabilir. Mahkeme, hedefin kâğıt üzerinde var olmasına değil, gerçekçi ve adil olup olmadığına bakar. Bu nedenle performans tartışmalarında yalnız sonuca değil, hedefin kuruluş biçimine de dikkat edilir.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder