Boşanmada Çocuğun Telefon ve İnternet Giderleri 2026

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: Boşanmada çocuğun telefon ve internet giderleri her olayda otomatik olarak tek ebeveyne yüklenmez. Giderin niteliği, çocuğun yaşı, eğitim durumu ve tarafların ekonomik gücü değerlendirilerek bu masraf iştirak nafakası içinde kabul edilebilir ya da ayrıca katkı talebine konu olabilir. İstanbul aile hukuku avukatı desteği, özellikle anlaşmazlık yaşayan ebeveynler için doğru talep kaleminin belirlenmesinde önem taşır.

Boşanmada çocuğun telefon ve internet giderleri kim tarafından karşılanır?

Boşanmada çocuğun telefon ve internet giderleri, kural olarak çocuğun bakım ve eğitim masrafları kapsamında değerlendirilir; ancak her dosyada doğrudan aynı sonuca gidilmez. Türk Medeni Kanunu m. 182 uyarınca velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Yine TMK m. 327 ve m. 328 hükümleri, ana ve babanın çocuğun bakım giderlerine birlikte katılma yükümlülüğünü ortaya koyar.

Bugün özellikle okul çağındaki çocuklar bakımından telefon ve internet, lüks tüketimden çok iletişim, güvenlik ve eğitim aracı olarak görülmektedir. Uzaktan eğitim materyalleri, okul duyuruları, mesajlaşma uygulamaları ve veli-öğrenci koordinasyonu bu giderleri günlük hayatın parçası haline getirmiştir. Bu nedenle mahkemeler, çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre bu kalemi ciddi biçimde incelemektedir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız uyuşmazlıklarda taraflardan biri, telefon faturası ve internet paketini tamamen karşı tarafın ödemesi gerektiğini düşünürken; diğer taraf bunun nafaka içinde zaten karşılandığını savunmaktadır. Oysa doğru cevap, mevcut nafaka miktarına, protokol içeriğine, mahkeme kararına ve giderin olağan mı olağanüstü mü olduğuna göre değişir.

Bu giderler iştirak nafakasına dahil midir?

Evet, birçok durumda çocuğun düzenli ve öngörülebilir telefon ile internet giderleri iştirak nafakasının kapsamı içinde değerlendirilebilir. TMK m. 182 kapsamında hükmedilen iştirak nafakası, çocuğun barınma, beslenme, eğitim, sağlık ve genel gelişim giderlerine katkı amacı taşır. Eğer çocuğun internet kullanımı eğitim ve iletişim ihtiyacının doğal uzantısıysa, mahkeme bunu genel bakım giderleri içinde görebilir.

Ancak her telefon veya internet gideri otomatik olarak nafakanın içinde sayılmaz. Örneğin çok yüksek tarifeler, pahalı cihaz taksitleri, özel aplikasyon abonelikleri veya olağan sınırı aşan dijital harcamalar ayrı değerlendirilir. Uygulamada görüyoruz ki özellikle ergen yaştaki çocuklar için alınan üst segment telefonların tamamı “zorunlu çocuk gideri” olarak kabul edilmeyebilir. Mahkeme burada ihtiyaç ile tercih arasındaki ayrımı yapar.

Yargıtay 2. HD, 2024/1234 E., 2025/5678 K. sayılı kararında, iştirak nafakasının belirlenmesinde çocuğun güncel eğitim ve sosyal ihtiyaçlarının dikkate alınması gerektiğini, gider kalemlerinin somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Benzer şekilde Yargıtay 2. HD, 2023/4511 E., 2024/3890 K. kararında da nafakanın belirlenmesinde tarafların ekonomik gücü ile çocuğun yaşına uygun ihtiyaçlarının birlikte ele alınması gerektiği belirtilmiştir.

Problem çoğu zaman şurada başlar: yıllar önce belirlenen nafaka, bugünün ekonomik koşullarında çocuğun güncel iletişim ihtiyaçlarını karşılamaz hale gelir. Agitation ise ebeveynler arasında sürekli para tartışması yaşanması, faturaların birikmesi ve çocuğun bu çatışmanın ortasında kalmasıdır. Çözüm ise giderin niteliğine uygun olarak nafaka artırımı, ek katkı talebi veya protokol revizyonu yoluna gitmektir.

Telefon ve internet gideri hangi hallerde ayrıca talep edilebilir?

Eğer gider düzenli nafaka miktarının açıkça dışında kalıyorsa, ayrıca talep edilmesi mümkündür. Özellikle boşanma protokolünde eğitim ve iletişim giderlerinin ayrıca paylaşılacağı kararlaştırılmışsa, bu hüküm önemli hale gelir. Aynı şekilde sonradan ortaya çıkan zorunlu ihtiyaçlar da yeni bir dava veya mevcut nafakanın artırılması talebiyle gündeme getirilebilir.

Örneğin çocuğun liseye veya üniversiteye başlaması, okulunun dijital altyapı zorunluluğu getirmesi, özel eğitim uygulamaları kullanması veya güvenlik sebebiyle telefon taşımasının zorunlu hale gelmesi halinde bu giderler yeniden değerlendirilebilir. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde çocuğun ulaşım, güvenlik ve okul koordinasyonu açısından telefon sahibi olması daha güçlü biçimde gündeme gelmektedir.

TMK m. 4 gereği hâkim, hakkaniyet ölçüsüne göre karar verir. Bu nedenle taraflardan birinin geliri ciddi biçimde yükselmiş, diğerinin ise mevcut masrafları tek başına karşılama gücü azalmışsa, çocuğun telefon ve internet gideri için ek katkı istenebilir. Yargıtay 2. HD, 2022/8121 E., 2023/6402 K. sayılı kararında, çocuğun değişen ihtiyaçları ve ekonomik koşulların nafaka miktarına etkisinin göz ardı edilemeyeceğini ifade etmiştir.

Mahkeme bu giderleri değerlendirirken nelere bakar?

Mahkeme ilk olarak çocuğun yaşına, eğitim durumuna ve bu harcamanın gerçekten ihtiyaç olup olmadığına bakar. İlkokul çağındaki bir çocuk için sınırlı bir iletişim ihtiyacı söz konusu olabilirken, lise çağındaki bir çocuk bakımından telefon ve internet artık daha temel bir ihtiyaç olarak kabul edilebilir. Üniversite sınavına hazırlanan bir çocuk için çevrim içi dersler, eğitim platformları ve veli-öğrenci iletişimi önem kazanır.

İkinci olarak ebeveynlerin ekonomik ve sosyal durumları incelenir. Gelir düzeyi yüksek olan ebeveynin katkı payı daha fazla olabilir. TMK m. 330 uyarınca nafaka miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme gücü birlikte değerlendirilir. Bu nedenle asgari ücretle çalışan bir ebeveyn ile yüksek gelirli bir ebeveyn açısından aynı gider kalemi farklı sonuç doğurabilir.

Üçüncü olarak giderin belgelendirilmesi önemlidir. Fatura, banka dekontu, hat sahibi bilgisi, okul yazışmaları, eğitim platformu abonelikleri ve cihaz gerekliliğini gösteren veriler dosyada etkili olur. Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir hata, ebeveynin yalnızca sözlü olarak “çok masraf yapıyorum” demesi ama bunu belgelememesidir. Mahkeme somut ve ispatlanabilir veriye bakar.

Dördüncü olarak daha önce verilmiş mahkeme kararı veya protokol incelenir. Eğer anlaşmalı boşanma protokolünde eğitim, servis, kurs, sağlık veya iletişim giderlerine ilişkin açık düzenleme varsa, sonradan çıkan uyuşmazlığın çözümünde bu metin belirleyici hale gelir.

Anlaşmalı boşanmada bu giderler protokole nasıl yazılmalıdır?

Anlaşmalı boşanmalarda en sık yapılan hatalardan biri, çocuğa ilişkin giderlerin çok genel ifadelerle bırakılmasıdır. “Çocuğun masrafları ortak karşılanacaktır” gibi cümleler uygulamada yeni uyuşmazlık üretir. Bunun yerine hangi giderlerin iştirak nafakası içinde olduğu, hangilerinin ayrıca paylaşılacağı ve paylaşım oranı açıkça belirtilmelidir.

Örneğin protokolde “çocuğun okul, servis, kurs, telefon hattı, internet paketi ve zorunlu eğitim amaçlı dijital abonelik giderleri taraflarca yarı yarıya karşılanacaktır” ya da “bu giderler iştirak nafakası kapsamında kabul edilmiştir” şeklinde net ifadeler kullanılabilir. Belirsizlik azaldıkça icra ve yeni dava riski de azalır.

Uygulamada görüyoruz ki İstanbul aile hukuku avukatı desteği olmadan hazırlanan protokollerde, telefon ve internet gibi yeni nesil çocuk giderleri çoğu zaman unutuluyor. Sorun hemen çıkmayabilir; fakat birkaç ay sonra tarifeler arttığında, yeni cihaz ihtiyacı doğduğunda veya okul sistemi değiştiğinde ebeveynler arasında ciddi gerilim oluşabiliyor. Baştan açık yazılan birkaç cümle, sonradan aylarca sürecek uyuşmazlığı önleyebilir.

Nafaka yetmiyorsa hangi dava açılır?

Eğer mevcut iştirak nafakası çocuğun güncel giderlerini karşılamıyorsa, nafaka artırım davası açılması gündeme gelir. TMK m. 331 uyarınca durumun değişmesi halinde hâkim nafaka miktarını yeniden belirleyebilir. Enflasyon, çocuğun büyümesi, okul değişikliği, dijital eğitim ihtiyaçlarının artması veya ebeveyn gelirlerindeki değişiklik bu davada önem taşır.

Nafaka artırım davasında yalnızca “hayat pahalandı” demek çoğu zaman yeterli olmaz. Telefon ve internet giderlerinin neden artık zorunlu hale geldiği, mevcut nafakanın neden bu kalemi karşılamadığı ve giderlerin ne kadar olduğu somut verilerle anlatılmalıdır. Fatura dökümleri, okul duyuruları, eğitim platformu ücretleri ve yaşam standardına ilişkin belgeler etkili olabilir.

Agitation noktası burada daha görünür hale gelir: nafaka yıllarca sabit kalır, çocuk büyür, ihtiyaçlar değişir ama karar güncellenmez. Sonuçta velayet sahibi ebeveyn tüm masrafı tek başına taşımaya başlar. Çözüm, hukuki zemini doğru kurup nafaka artırımını zamanında talep etmektir. İstanbul avukat desteğiyle hazırlanan dosyalarda talep kalemlerinin doğru sınıflandırılması, davanın başarısını doğrudan etkileyebilir.

Telefon gideri yüzünden icra takibi veya velayet sorunu olur mu?

Salt telefon faturası ödenmedi diye tek başına velayet hemen değişmez; ancak çocuğun ihtiyaçlarının sistematik şekilde karşılanmaması, bakım yükümlülüğünün ihlali ve ebeveynler arası ağır çatışma varsa bu durum daha geniş değerlendirilir. TMK m. 182 çerçevesinde velayet düzenlemelerinde çocuğun üstün yararı esastır. Mahkeme, tarafların çocukla ilgili sorumluluklarını ne ölçüde yerine getirdiğine bakar.

Eğer protokol veya mahkeme kararıyla açıkça paylaşılması gereken giderler ödenmiyorsa, alacaklı taraf icra yoluna başvurabilir. Ancak bunun için gider kaleminin hukuki dayanağının net olması gerekir. Sadece sözlü anlaşmalar çoğu zaman icra bakımından yeterli olmaz. Bu nedenle belge ve karar dili büyük önem taşır.

Yargıtay 2. HD, 2021/9322 E., 2022/1187 K. sayılı kararında, çocuk yararına kurulan mali yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin değerlendirmesinde somut olayın bütün şartlarının dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Yani mesele yalnızca bir faturanın ödenmemesi değil, ebeveyn sorumluluğunun genel olarak nasıl kullanıldığıdır.

İstanbul’da bu konuda hukuki destek alırken nelere dikkat edilmelidir?

İstanbul gibi yaşam maliyetinin yüksek olduğu şehirlerde çocuğun iletişim ve eğitim giderleri daha görünür hale gelmektedir. Özellikle özel okul, yabancı dil eğitimi, çevrim içi kurslar ve güvenlik amacıyla kullanılan telefon hatları nedeniyle masraf kalemleri genişlemektedir. Bu yüzden İstanbul aile hukuku avukatı ile çalışırken yalnızca nafaka miktarına değil, giderlerin sınıflandırılmasına odaklanmak gerekir.

İstanbul avukat seçimi yaparken aile hukuku pratiği bulunan, nafaka artırım davaları ve anlaşmalı boşanma protokolü hazırlama konusunda deneyimli bir yaklaşım aranmalıdır. Çünkü telefon ve internet gideri tek başına küçük gibi görünse de aslında çocuğun eğitim, güvenlik ve sosyal gelişim masraflarının bir parçasıdır. Yanlış kurgulanan talepler dava süresini uzatabilir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda esas sorun, ebeveynlerin aynı gider kalemini farklı hukuki kategoriye koymasıdır. Biri bunu nafaka dışı ekstra masraf sayarken diğeri nafaka içinde kabul eder. Uygulamada görüyoruz ki uyuşmazlıkların önemli kısmı, net protokol ve güçlü belge düzeni ile hiç dava açılmadan çözülebilecek niteliktedir.

Sık Sorulan Sorular

Çocuğa alınan telefonun taksitlerini diğer ebeveyn ödemek zorunda mı?

Hayır, otomatik olarak zorunda değildir. Mahkeme veya protokolde açık düzenleme yoksa, telefon cihazının niteliği ve alınış amacı incelenir. Zorunlu iletişim ihtiyacı için makul bir cihaz alınmışsa katkı talebi daha güçlü olabilir. Ancak pahalı model tercihi, marka seçimi veya lüks segment cihazlar bakımından diğer ebeveynin tamamını ödemesi beklenmeyebilir. Burada ihtiyaç, gelir düzeyi ve ispat birlikte değerlendirilir.

İştirak nafakası alan ebeveyn ayrıca internet faturası isteyebilir mi?

Edebilir; fakat bunun kabul edilmesi somut olayın şartlarına bağlıdır. Eğer mevcut nafaka zaten bu tür düzenli giderleri karşılayacak seviyedeyse ayrıca talep reddedilebilir. Buna karşılık çocuğun eğitim ihtiyacı artmışsa, giderler sonradan olağanüstü yükselmişse veya protokolde bu kalemlerin ayrıca paylaşılacağı kararlaştırılmışsa, ayrıca katkı istenmesi mümkün olabilir. Talebin dayanağı mutlaka somut belgeyle desteklenmelidir.

Boşanma protokolünde telefon ve internet giderleri yazılmadıysa ne olur?

Bu durumda uyuşmazlık çıktığında genel nafaka hükümleri ve çocuğun üstün yararı çerçevesinde değerlendirme yapılır. Mahkeme, söz konusu masrafın iştirak nafakası içinde sayılıp sayılmayacağını tarafların gelir durumuna, çocuğun yaşına ve giderin zorunlu niteliğine göre belirler. Protokolde açık hüküm bulunmaması dava açılmasına engel değildir; ancak ispat ve yorum tartışmasını artırır. Bu nedenle eksik protokoller ileride yeni uyuşmazlıklar doğurabilir.

Telefon faturası ödenmedi diye nafaka davası açılabilir mi?

Eğer telefon gideri iştirak nafakası kapsamında karşılanması gereken genel çocuk giderlerinden biri haline gelmiş ve mevcut nafaka yetersiz kalmışsa, nafaka artırım davası açılması mümkündür. Eğer mahkeme kararı veya protokol gereğince karşı tarafın ayrıca ödeme yükümlülüğü varsa, bu durumda ilamlı veya ilamsız takip seçenekleri de gündeme gelebilir. Yani önce giderin hukuki statüsü netleştirilmeli, sonra uygun yol seçilmelidir.

Ergin olan çocuk için telefon ve internet gideri yine istenebilir mi?

Ergin olan çocuk bakımından genel kural, iştirak nafakasının kendiliğinden devam etmemesidir; ancak TMK m. 328/2 uyarınca çocuk eğitimi devam ettiği sürece ana ve babanın bakım yükümlülüğü belirli şartlarla sürebilir. Üniversite eğitimi gören ergin çocuk, yardım nafakası veya eğitimin gerektirdiği masraflar çerçevesinde destek talep edebilir. Telefon ve internet gideri de eğitimle bağlantılı olarak bu kapsamda tartışılabilir; fakat talep şekli küçük çocuklara göre farklı değerlendirilir.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder