Şartla Salıverilme (Denetimli Serbestlik) Şartları 2026

Kısa Cevap: Şartla salıverilme (denetimli serbestlik), hükümlünün cezasının belirli bir oranını infaz edip iyi hal göstermesi hâlinde, kalan süreyi cezaevi dışında denetim altında geçirmesine imkân veren kurumdur (5275 sayılı CGTİHK m. 107). Genel kural, cezanın üçte ikisinin infazı ve iyi haldir; kanunda sayılan suç türlerinde cezanın yarısı ile en az dört yıllık infazın birlikte aranması gibi özel oranlar da vardır. Kararı infaz hâkimliği verir; ret hâlinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na itiraz yolu açıktır. Deneme süresi içinde kasıtlı suç işlenirse salıverilme geri alınır.

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Bir yakını cezaevinde olan her ailenin takvimi, iki tarih üzerine kuruludur: Kesinleşme ve tahliye. Ancak bu iki tarih arasına, çoğu ailenin geç fark ettiği bir kapı daha girer: Şartla salıverilme. Doğru zamanda, doğru dosyayla yapılan başvuru, yılları eve getirebilir; kötü kurgulanan ya da hiç yapılmayan başvuru ise hükümlüyü kanunun tanıdığı erken özgürlük hakkından yoksun bırakır. Cezaevi kapısının bu tarafında bekleyen aileler için kuralları bilmek, mektuptan daha değerlidir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız bu dosyalarda görüyoruz ki üç yanlış tekrarlanıyor. Birincisi, oran hesabının yanlış yapılması: Ceza türüne ve suçun niteliğine göre uygulanacak infaz oranı karıştırılıyor ve başvuru ya erken reddediliyor ya da geç yapılıyor. İkincisi, ‘iyi hal’ unsurlarının dosyaya taşınmaması: Disiplin sicili temiz olsa bile çalışma, eğitim ve katılım belgeleri sunulmadan yapılan başvuru, hâkimin elindeki tabloyu eksik bırakıyor. Üçüncüsü, reddedilen başvurunun ‘yeniden beklemek’ sanılması: Oysa ret kararına karşı kısa sürede itiraz edilmezse dosya kapanır ve süreç baştan başlar.

Çözüm, üç adımlık bir haritadır: Oranı doğru hesapla, iyi hali belgele, süreci sürelerine göre yürüt. Bu rehberde 2026 itibarıyla şartla salıverilmenin koşullarını, oranlarını, infaz hâkimliği sürecini ve itiraz yollarını anlatıyoruz. İstanbul’daki infaz hâkimliklerine yapılan başvurularda, eksiksiz dosya ile gidilmesi süreci haftalarca kısaltıyor.

Şartla salıverilme (denetimli serbestlik) nedir?

Şartla salıverilme, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107. maddesinde düzenlenen bir infaz kurumudur: Hükümlü, cezasının kanunda öngörülen oranını infaz etmiş ve iyi hal göstermişse, kalan cezasını toplum içinde denetimli serbestlik şartları altında geçirebilir. Yani ‘kalan süre affedilmez’; cezaevinden dışarı taşınır ve denetimle yürütülür. Hükümlü bu dönemde belirli yükümlülüklere tabidir; kurallara uyması, sürecin sağlıklı tamamlanmasının ve hürriyetin kesinleşmesinin koşuludur.

Kurumun amacı, infazın son aşamasında kişiyi kontrollü biçimde topluma hazırlamaktır: Aile, iş ve sosyal çevreyle bağ korunur, yeniden suç riski denetimle yönetilir. Bu nedenle başvurunun özü, yalnızca ‘gün saymak’ değil, iyi halin ve topluma uyumun dosyayla gösterilmesidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik yaklaşımı da, şartla salıverilmenin hükümlünün bir hakkı olmakla birlikte koşullarının ve özellikle iyi halin somut biçimde değerlendirilmesi gerektiği yönündedir; hâkim, infaz dosyasındaki tüm verileri birlikte tartar.

Kim, cezanın hangi oranında başvurabilir?

Oran hesabı, kurumun ilk eşiğidir. Genel kural şudur: Hükümlü, cezasının üçte ikisini infaz etmiş ve iyi hal göstermişse şartla salıverilme talebinde bulunabilir. Özel oranlar ise suçun niteliğine göre devreye girer: Kanunda sayılan terminik olmayan suç türlerinde —terör kapsamındaki suçlar, uyuşturucu ticareti, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi— cezanın yarısının infaz edilmiş olması ve en az dört yıl fiilen infaz edilmiş bulunması koşulu birlikte aranır; bu hükümler kendi bentlerinde öngörülen ek şartlarla (işyerinden olumlu rapor, açık cezaevi düzenine uyum, yaşlılığa ilişkin özel düzenlemeler gibi) uygulanır. Terör suçlarında ise bireysel değerlendirme ve merkeze (Ceza Genel Kurulu) giden ince bir süzgeç vardır.

Pratikte yapılan en büyük hata, bu tabloyu tek oranla okumaktır. Başvuru öncesi mutlaka şu hesap yapılmalıdır: Suçun türü hangi bent kapsamındadır, ceza ne kadar infaz edilmiştir (indirimler, ön tutukluluk ve birleştirilen dosyalar dahil), aranan asgari infaz süreleri doldurulmuş mudur? Bu hesap, infaz savcılığının önerisi ve infaz hâkimliğinin denetimiyle kesinleşir. Yanlış hesapla yapılan erken başvuru reddedilir ve aylar kaybedilir; bu yüzden dosya, başvurudan önce infaz dökümüyle birlikte bir avukat tarafından yeniden okunmalıdır.

İyi hal nasıl değerlendirilir?

İyi hal, şartla salıverilmenin kalbidir ve soyut bir kanaat değil, dosyaya yansıyan somut verilerle ölçülür. Değerlendirmede öne çıkan başlıklar şunlardır:

  • Disiplin sicili: Disiplin cezalarının sayısı, türü ve güncelliği; ceza almama süresinin uzunluğu lehte okunur.
  • Çalışma ve üretim: Atölye ve iş yeri performansı, kazanılan ücret ve işveren raporları.
  • Eğitim ve gelişim: Okuma-yazma kursları, meslek edindirme, üniversite eğitimi ve sertifikalar.
  • Sosyal ve kültürel katılım: Sportif, kültürel faaliyetler, kütüphane kullanımı, sorumluluk üstlenme.
  • Topluma uyum projeksiyonu: Salıverilme sonrası çalışma, barınma ve aile desteği planının gerçekçiliği.
  • Uygulamada görüyoruz ki aileler, ‘iyi biri’ mesajını mektupla iletmeye çalışıyor; oysa hâkim, kurum kayıtlarına ve belgelere bakar. Bu nedenle infaz sürecinin her yılında kazanılan belgelerin (kurs sertifikası, çalışma çizelgesi, ödül kaydı) arşivlenmesi ve başvuru dosyasına eksiksiz konması şarttır. İyi hal algısını zedeleyen olaylar —geç disiplin cezaları, rapor keyfiliği, kurum düzenine aykırılık— varsa, bunların içeriği ve zamanlaması ayrıca açıklanmalı ve giderildiği dönem gösterilmelidir. Dosyanın anlatısı, hâkimin güvenini kuracak biçimde belgeyle örülmelidir.

    Süreç nasıl işler, kararı kim verir?

    Süreç üç duraklıdır. Birinci durak infaz savcılığıdır: Koşullar dolduğunda hükümlü (veya vekili) talepte bulunur; savcılık, infaz dosyasını ve görüşünü infaz hâkimliğine sunar. İkinci durak infaz hâkimliğidir: Hâkim, dosyayı, iyihal raporunu ve hükümlünün değerlendirmesini esas alarak şartla salıverilme talebini kabul veya reddeder; duruşmalı inceleme de mümkündür. Üçüncü durak itirazdır: Ret kararına karşı itiraz yolu açıktır ve itirazı inceleyecek üst merci, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’dur. İtiraz süresi kısadır; süresi geçen itiraz, dosyanın kapanması anlamına gelir.

    Pratik yol haritası şöyledir:

    1. İnfaz dökümünü ve gün hesabını isteyin; oranı ve asgari süreleri doğrulayın.
    2. İyi hal dosyasını oluşturun: Disiplin durumu, çalışma ve eğitim belgeleri.
    3. Sabırlı bir takvim kurun: Koşul dolduğunda başvuruyu geciktirmeyin; erken başvurudan kaçının.
    4. Ret hâlinde kararın gerekçesini okuyun ve itirazı süresinde, eksikleri gidererek hazırlayın.
    5. Salıverilme sonrası planı (iş, barınma, denetim uyumu) başvuruda gösterin.

    Bu harita izlendiğinde süreç öngörülebilir biçimde ilerler. Karar, hükümlünün dosyasına ve kurum raporlarına göre verildiğinden, başvurudan önceki son aylarda disiplin ve çalışma performansının istikrarı özellikle önemlidir.

    Şartla salıverilen hükümlünün yükümlülükleri nelerdir, ihlali ne doğurur?

    Şartla salıverilen kişi, kalan ceza süresini deneme süresi olarak denetimli serbestlik rejiminde geçirir. Bu dönemde kolluk denetimi, adres bildirimi, belirli yerlere gitmeme veya mağdur ile temas yasağı gibi önlemler uygulanabilir; kişi, denetimli serbestlik müdürlüğünün çağrılarına uymak zorundadır. Yükümlülüklere uyum, sürenin sorunsuz işlemesini sağlar; süre tamamlandığında infaz sona ermiş olur.

    İhlalin sonucu ağırdır: Deneme süresi içinde kasıtlı yeni bir suçun işlenmesi veya denetim yükümlülüklerinin ihlâli hâlinde, şartla salıverilme kararı geri alınır ve hükümlü cezasının kalan kısmını cezaevinde infaza devam eder. Bu nedenle deneme süresi, ‘ceza bitti’ değil ‘denetim başladı’ dönemidir: En küçük tartışma, tehdit iddiası veya trafik-ceza süreci bile dosyayı tetikleyebileceğinden, bu dönemde hukuki temkin hayatidir. Yargıtay CGK’nın uygulamalarında, geri alma kararının usulüne uygun tebliği ve hükümlünün savunma hakkı gözetilerek alınması esastır; süreç yazılı yürütülmeli ve kişinin beyanları dosyaya geçmelidir.

    Ret kararlarına karşı strateji nasıl kurulur?

    Ret kararları genellikle üç gerekçeye dayanır: Oran veya asgari sürenin dolmamış olması, iyi halin bulunmaması ve suç türüne ilişkin özel değerlendirme. Strateji, gerekçeye göre kurulur. Oran hesabından kaynaklanan retlerde, infaz dökümü ve birleştirilen dosyaların etkisi yeniden hesaplanır; hatalı hesap, itirazda net biçimde gösterilir. İyi hale dayanan retlerde, eksik bırakılan belgeler (çalışma raporları, eğitim sertifikaları, kurum içi değerlendirmeler) tamamlanır ve ret tarihinden sonraki gelişmeler ikinci başvurunun omurgası yapılır; Yargıtay CGK’nın iyi halin soyut gerekçelerle olumsuz değerlendirilemeyeceğine ilişkin kararları, itiraz gerekçesinde anılabilir.

    Unutulmaması gereken üç pratik nokta vardır. Birincisi: Ret, dosyanın sonu değildir; hem itiraz hem koşullar dolduğunda yeniden başvuru yolu açıktır — yeniden başvuru, gelişmiş dosyayla yapılmalıdır. İkincisi: Süreler acımasızdır; itiraz süresi ve yeniden başvuru takvimi bir avukat nezaretinde izlenmelidir. Üçüncüsü: Başvurunun anlatısı kadar sunumu da önemlidir; hâkimin dakikalar içinde görebileceği, düzenli ve belgeli bir dosya, sayfalarca soyut talepten güçlüdür. Cezaevi dışındaki ailenin en etkili katkısı, tam da bu dosyanın toplanmasında ve sürecin takibinde ortaya çıkar.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Şartla salıverilme için ne zaman başvurulur?

    Başvuru, kanunda öngörülen infaz oranı ve varsa asgari infaz süresi dolduğunda yapılır. Genel kuralda cezanın üçte ikisi; kanunda sayılan suç türlerinde cezanın yarısı ile en az dört yıl infaz birlikte aranır. Başvuru infaz savcılığına iletilir ve infaz hâkimliği karara bağlar. Erken yapılan başvuru usulden reddedilir ve zaman kaybedilir; bu nedenle gün hesabı başvurudan önce kesin olarak yapılmalıdır. Hesapta tereddüt hâlinde infaz dökümüyle birlikte hukuki destek alınmalıdır.

    Şartla salıverilme reddine nasıl itiraz edilir?

    Ret kararının tebliğinden itibaren öngörülen kısa süre içinde itiraz edilir; itirazı inceleyecek mercii Yargıtay Ceza Genel Kurulu’dur. İtiraz dilekçesi, ret gerekçesine cevap vermeli ve eksik kalan belgeleri göstermelidir: Hesap hatası varsa infaz dökümü, iyi hal tartışmalı ise disiplin ve çalışma kayıtları eklenmelidir. Süresi geçen itiraz değerlendirilmez. İtirazın reddi hâlinde koşullar yeniden dolduğunda veya dosya geliştiğinde yeni başvuru yapılabilir. İtiraz süreci de bir avukat tarafından yürütülmelidir.

    Cezanın yarısı oranından yararlanmak için 4 yıl şartı hangi suçlarda aranır?

    Bu özel düzenleme, kanunda tek tek sayılan terminik olmayan suç türleri için öngörülmüştür; terör kapsamındaki suçlar, uyuşturucu madde ticareti ve imalatı, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar bu çerçevenin bilinen örnekleridir. Bu suçlarda cezanın yarısının infazı tek başına yetmez; fiilen en az dört yıl infaz edilmiş olma şartı ve ilgili bentteki ek koşullar birlikte aranır. Suçun hangi kapsamda olduğu, iddianame ve hükümdeki vasıftan belirlenir. Yanlış kapsam varsayımı, hem hesabı hem başvuru zamanını bozar. Bu nedenle suç vasfı ve bent eşleştirmesi mutlaka dosya üzerinden yapılmalıdır.

    Deneme süresi içinde suç işlersem ne olur?

    Deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi veya denetim yükümlülüklerinin ihlâli, şartla salıverilme kararının geri alınmasına yol açar; kişi, kalan cezasını cezaevinde infaza devam eder. Taksirle işlenen suçlar tek başına geri alma sebebi değildir; ölçüt kasıtlılıktır. Ancak her yeni ceza süreci, geri alma değerlendirmesini tetikleyebilir. Bu dönemde en ufak hukuki temas noktasında temkinli davranmak ve süreci bir avukata derhâl bildirmek esastır. Geri alma kararına karşı tebligat ve savunma hakkı gözetilmelidir.

    Disiplin cezası almış olmak şartla salıverilmeyi engeller mi?

    Tek başına engellemez; değerlendirme bütünlüklü yapılır. Disiplin cezalarının sayısı, ağırlığı, tarihi ve sonrasındaki davranış değişimi birlikte tartılır. Eski tarihli ve hafif cezaların ardından uzun bir temiz dönem varsa, bu tablo lehte değerlendirilebilir. Buna karşılık güncel ve ağır disiplin kayıtları, iyi halin yokluğuna gerekçe yapılarak ret doğurabilir. Bu yüzden başvuru zamanlaması, disiplin sicilinin seyrine göre de planlanmalı; gerekirse sicilin sakinleşeceği dönemi beklemek ve o süreçte çalışma-eğitim belgeleri üretmek stratejik olarak daha doğru olur. Belge ve istikrar, sicilin gölgesini siler.

    Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

    0

Yorum Gönder