Son yılların en hızlı yayılan ulaşım aracı elektrikli scooter: İstanbul’un sahil şeridinde, kampüs yollarında, Beyoğlu sokaklarında… Kiralaması uygulamadan saniyeler sürer ve trafikte yeni bir kazalar sınıfı doğmuştur: Scooter sürücüsünün çevirmesi, yayaya çarpması, araca/hiçbir engel yokken kaldırım kenarında düşmesi… Bu kazaların tamamı bir soru bırakır: ‘Zararın bedelini kim öder?’ Cevap, klasik trafik kazası hukukuna benzer ama scooter’ın özgü kuralları vardır: Yönetmelikteki hız ve bölge kuralları, kiralama platformunun sözleşmesi ve sigorta kapsamı.
Büromuzda sıkça karşılaştığımız bu dosyalarda görüyoruz ki üç taraf da aynı noktada sendeliyor. Sürücü cephesinde: ‘Sigortası yoktu sanıyorum, kimse ödemez’ sanılıyor; oysa kiralık scooter’ların zorunlu sorumluluk sigortası bulunur ve sürücünün kendi yaralanması için de yollar açıktır. Yaya/araç sahibi cephesinde: ‘Scooter sigortasız, tazminat imkânsız’ sanılıyor; oysa işletene ve sigortaya başvuru mümkündür. Üçüncü ortak hata ise delildir: Olay yeri fotoğraflanmıyor, İBB trafik kameraları ve uygulama kayıtları (GPS, sürüş verisi) talep edilmiyor; oysa bu kayıtlar, kusur tartışmasını baştan çözer.
Çözüm, süreci üç eksende kurmaktır: Sorumlu kim (işleten, sigorta, sürücü), kusur nasıl dağılır (yönetmelik kuralları ve fiilî davranışlar) ve hangi zararlar hangi delille talep edilir. Bu rehberde 2026 itibarıyla elektrikli scooter kazalarında tazminat hukukunu anlatıyoruz. İstanbul’un yoğun scooter trafiğinde doğru kurulan dosya, kısa sürede sonuçlanıyor.
Elektrikli scooter hukuken hangi rejime tabidir?
Elektrikli scooter, karayollarında trafikte kullanılan motorlu araçlardan sayılır ve kiralama (paylaşım) sistemine bağlı scooter’lar, karayolu taşıtı olarak işletilmektedir. Bu nitelendirme pratikte iki sonucu vardır. Birincisi: İşleten sorumluluğu. Kiralık scooter’ı平台的 olarak sunan işletmeci, Karayolları Trafik Kanunu m. 85 uyarınca aracın işletilmesiyle doğan zararlardan sorumludur ve zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdür. Bu sigorta, scooter’ın bir başkasına (yaya, araç, bisiklet) verdiği zararları karşılar; scooter sürücüsünün kendi zararları ise ayrı bir değerlendirmeyle (kaza biçimi, karşı tarafın sorumluluğu, kask ve kusur) ele alınır. İkincisi: Trafik kuralları. Scooter, tanımlı bisiklet yolu varsa orada, yoksa taşıt yolunun en sağında ve izin verilen hız sınırında (yerel yönetim ve yönetmelik sınırları içinde, kural olarak saatte 25 km’yi aşmayacak şekilde) kullanılmalı; kaldırımda sürülemesine ve parksuz bırakılamasına ilişkin kurallara uyulmalıdır. Bu kuralların ihlali, hem idari yaptırım hem kusur değerlendirmesinde belirleyicidir. Yargıtay’ın yaklaşımı da scooter’ı motorlu taşıt rejimi içinde değerlendirmekte ve işletenin KTK m. 85 sorumluluğunu işletmektedir; Yargıtay 17. HD, 2022/6214 E., 2023/2411 K. sayılı kararında, kiralık scooter’ın işletilmesinden doğan zararda sigorta ve işleten sorumluluğunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Bir özel duruma dikkat: Kişisel kullanıma ait (kendi scooter’ı) kazalar. Kendi scooter’ını kullanan kişide ‘işleten’ kendisidir; karşı tarafa verdiği zararlar için kişisel sorumluluk (ve varsa ev/ihtiyati sigorta kapsamı) gündeme gelir, kiralamadaki gibi platform sorumluluğu yoktur. Bu ayrım, davalı envanterini doğrudan belirler: Kiralık scooter’da işleten + sigorta; kişisel scooter’da sürücü (ve karşı araç söz konusuysa o aracın işleteni ve sigortası) gösterilir.
Sürücü yaralanırsa hangi haklar doğar?
Scooter sürücüsünün yaralanmasında alacak haritası, kazanın biçimine göre kurulur. Başka bir araca çarpma/çarpılma hâlinde: Karşı aracın işleteni ve zorunlu trafik sigortası, kusur oranı ölçüsünde sürücünün zararını karşılar; scooter kusursuz veya az kusurluysa (örneğin aracın scooter’a çarptığı dosyalarda) tedavi giderleri, iş göremezlik ve manevi tazminat ödenir. Tek taraflı düşme/çevirme hâlinde: Sorumluluk zinciri farklılaşır: Yol ve altyapı kusuru varsa (çukur, düzensiz platform girişi, yaya taşıma noktası işgal edilmişse) ilgili idare (İstanbul Büyükşehir ve ilçe belediyeleri) sorumlu tutulur ve idari yargda tam yarg davası açılır; işletenin aracı kusurluysa (fren/pil arızası, bakım) işletene karşı dava yürütülür. Yayaya çarpma hâlinde sürücünün kendi zararı için başkası sorumlu değilse, yalnızca özel sağlık sigortası ve kaza sigortası (varsa) işler.
Sürücünün talep edebileceği zarar kalemleri şunlardır:
- Tedavi giderleri: Muayene, görüntüleme, ameliyat, ilaç, fizik tedavi ve protez; SGK/nötr özel sağlık sigortası karşılamayan tüm kısımlar.
- Geçici/sürekli iş göremezlik: Çalışılamayan süredeki kazanç kaybı ve sürekli iş göremezlik oranına bağlı sermaye hesabı.
- Manevi tazminat: Yaşanan acı ve yaşam kalitesinin bozulması için; kalıcı iz ve kırıklarda artar.
- Araç/kişisel eşya zararları: Kırılan telefon, gözlük ve scooter’nin onarımı.
Unutulmaması gereken iki kural: Kask indirimi. Kask takmamak, hukuken bir kusurdur ve TBK m. 52 uyarınca tazminattan oransal indirim yapılır; baş yaralanmalarinde indirim oranı belirgin artar. Yönetmelik ihlali. Kaldırımda sürüş, hız sınırının aşılması, alkollü sürüş de kusur payı doğurur. Bu iki unsur, sürücünün dosyasında hem alacağı hem savunmayı belirler; olay anındaki hızı ve bölgeyi gösteren kayıtlar (uygulama GPS, İBB kamera) kritik delildir.
Yayaya veya karşı araca zarar verilirse kim öder?
Scooter’ın bir yayaya çarpması veya park halindeki araca zarar vermesi hâlinde ödeme zinciri bellidir: Zorunlu sorumluluk sigortası, zararı limitlerine kadar karşılar; sigorta yetersiz kalırsa işleten, kalan tutardan sorumludur. Yaya yaralanmasında tedavi giderleri, iş göremezlik ve manevi tazminat; araç zararında onarım bedeli ve değer kaybı talep edilir. Sigorta ve işletenin ödediği tutar için sürüücüye rücu edilip edilemeyeceği, kiralama sözleşmesindeki hükümlere ve sürücünün kusuruna bağlıdır; platformun ‘hasarları sürücüye rücu ederim’ biçimindeki şartları, tüketici hukuku çerçevesinde ayrıca denetlenir. Yayanın kendi kusuru (ani yola çıkma, ışık ihlali) varsa, bu kusur tazminattan indirilir.
Pratik yol haritası şöyledır:
- Önce sağlık ve emniyet: Yaralı varsa 112; kolluk çağırın ve kaza tutanağı düzenletin.
- Uygulama ve araç bilgisi: Scooter’ın üzerinde/işletmenin bulunduğu plaka-barkod, platform adı, kiralama saati ve araç numarası kaydedilir.
- Delil koruma: Fotoğraf/video çekin; İBB kamera kayıtlarıyla platformun GPS/sürüş verilerinin saklanmasını yazlı isteyin.
- İşletene/sigortaya bildirim: Kaza tutanağı, sağlık raporu ve hasar dökümüyle başvurun; önerilen tutarı gerçek zararla karşılaştırın.
- Uzlaşmazsa dava: Asliye hukuk mahkemesinde tazminat davası; idare kusuru varsa idari yargda tam yarg davası.
Uygulamada görüyoruz ki scooter dosyalarının en çok ihtilaf ettiği nokta kusur oranıdır: Sürücü hız mı yaptı, yaya aniden mi atladı, araç mı kapı açtı? Bu soru, kamera ve GPS verisiyle çözülür. Veri talebi geciktikçe kayıtlar silinir ve dosya tanığa kalır. Bu yüzden ilk 48 saat, dosyanın kaderidir; yazlı talep ve tutanak şarttır.
İspat, süreler ve sigorta ilişkisi
Delil mimarisi üç katmanlıdır: Olay yeri (fotoğraf, video, kaza tutanağı, tanık), kurum kayıtları (İBB kamera kayıtları, belediye zabıta, platform GPS ve sürüş verileri, kiralama sözleşmesi) ve sağlık/teknik (tedavi kayıtları, adli rapor, varsa scooter teknik incelemesi). Tek taraflı çevirmelerde altyapı kusuru iddiası, idarenin yol bakım yükümlülüğü çerçevesinde kurulu; bu hâlde cevap süresi idari yargın daha kısa pencereleriyle işler ve erken başvuru esastır. Ödeme zincirinde sigorta, ödediği tutar için kusurlu sürücüye/karşı tarafa rücu edebilir; bu nedenle sürücünün ifadesi ve sürüş verisi, yalnızca tazminat alacağını değil, rücu riskini de belirler.
Süreler klasik rejimdedir: Zararı ve sorumluyu öğrenme tarihinden itibaren iki yıl içinde, her hâlde olaydan on yıl içinde dava açılmalıdır (TBK m. 72; motorlu araç kaynaklı zararlarda KTK m. 86 çerçevesi). Sigorta ve platform ile yürütülen uzlaşma görüşmeleri süreyi durdurmaz; masa sürerken takvim izlenmelidir. Sigorta önerisini kabul etmeden önce zarar tablosunun tamamı (tedavi, gelir kaybı, manevi) hesaplanmalı; eksik kabul, sonradan fark talebini zayıflatır. Manevi tazminat, TBK m. 51 ölçütleriyle takdir edilir; kalıcı kırık ve izler bu tutarı yukarı taşır. İstanbul’da yoğun scooter trafiği nedeniyle İBB kayıtları ve platform verileri, dosyaların en güçlü delilleri olmuştur; bunları ilk gün güvenceye alan taraf, süreci yönetir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kiralık scooter’la düştüm; tazminat alabilir miyim?
Alabilirsiniz, koşullarla. Tek taraflı düşüşte sorumluluk, olayın kaynağına göre dağılır: Araç kusurluysa (fren, pil, teknik arıza) işleten; yol/altyapı kusurluysa (çukur, bozuk platform girişi) ilgili idare sorumludur. Başka araç devredeyse, o aracın işleteni ve sigortası kusur oranı ölçüsünde öder. Kask takmamış veya hız/kaldırım kurallarını ihmal etmişseniz, tazminatınız oransal düşer. Olay yerini ve aracı fotoğraflayın, tutanç tutturun ve GPS/kamera kayıtlarının saklanmasını yazlı isteyin. Süre, öğrenme tarihinden itibaren iki yıldır.
Scooter yayaya çarparsa zararı kim öder?
Ödeme zinciri şudur: Kiralık scooter’ın zorunlu sorumluluk sigortası, yayanın zararını limitlerine kadar karşılar; sigorta yetersiz kalırsa işleten kalan tutardan sorumludur. Yaya, tedavi giderleri, iş göremezlik ve manevi tazminat talep eder. Sürücünün hız, kaldırım sürüşü veya alkol gibi kusurları, tazminatın paylaşımını etkiler. Sigorta/işleten, ödedikleri için kusurlu sürücüye rücu edebilir. Kaza tutanağı, kamera ve GPS kaydı, kusur tespitinin belkemiğidir. İlk gün yazlı başvuru yapın.
Kask takmadıysam tazminatım düşer mi?
Evet, düşer. Kask, scooter sürücüsünün kendi güvenliği için öngörülmüş temel önlemdir; takmamak, kişinin kendi zararını büyüten kusur sayılır ve TBK m. 52 uyarınca tazminattan oransal indirim yapılır. Baş yaralanmesi bulunan dosyalarda indirim oranı artar. İndirim, hakkın tümüyle ortadan kalkması değildir; karşı tarafın kusuru ağırsa asıl ödeme devam eder. Yaralanma hâl-hazırda kayda geçerken ‘kask yoktu’ bilgisinin rapora işlenmesi önemlidir. Sürücü olarak belge ve rapor kaydını kontrol edin.
Scooter kendime ait; başkasına zarar verdim. Sigorta yok; ne olur?
Kişisel scooter’da platform sigortası yoktur; zarar, doğrudan sizin sorumluluğunuzdadır. Karşı taraf, tedavi/onarım bedelini ve manevi tazminatınızı sizden talep eder; ev/ihtiyati (yangın, kişisel sorumluluk) teminatlarınız varsa bu kapsam değerlendirilir. Kusur paylaşımı (yayanın/araçın kusuru) tazminatı azaltabilir. Kazanın tartışmalı olduğu dosyalarda kamera kaydı ve tanık, savunmanın belkemiğidir. Uzlaşmayı deneyin; sonuç alınamazsa dava süreci başlar. Yüksek tutarlı dosyalarda hukuki destek alın.
Dava için ne kadar sürem var?
Zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten itibaren iki yıl içinde, her hâlde olay tarihinden on yıl içinde dava açmanız gerekir (TBK m. 72; trafik kaynaklı zararlarda KTK m. 86 çerçevesi). İdare kusuru (yol-altyapı) söz konusuysa idari yargda daha kısa başvuru süreleri işler; erken başvuru esastır. Platform ve sigortayla yürütülen uzlaşma görüşmeleri süreyi kendiliğinden durdurmaz. Kayıtlar zamanla silinir; delil güvence ve dava süresi birlikte izlenmelidir. İlk gün ihtarname ve kayıt talebi en güvenli yoldur.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

