Kısa cevap: İş kazası geçiren işçi ve vefat eden işçinin yakınları üç koldan hak sahibidir: (1) SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik aylığı veya ölüm aylığı gibi sosyal güvenlik hakları; (2) işverene karşı açılan maddi ve manevi tazminat davası; (3) ölüm hâlinde yakınların destekten yoksun kalma tazminatı. Kazanın işyerinde veya işin görülmesi sırasında meydana gelmesi, iş kazası niteliği için karine oluşturur; işverenin kazayı 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmesi zorunludur. Tazminat davasında zarardan Kurumca yapılan ödemeler mahsup edilir, sigortalı işçi yararına maddi tazminattan Yargıtay’ın yerleşik uygulaması gereği %10 indirim uygulanır.
İnşaat sahasında düşen işçi, pres makinesinde parmağını kaybeden operatör, servis aracıyla işe giderken kazaya karışan çalışan… Türkiye’de her yıl on binlerce iş kazası bildiriliyor; bunların bir bölümü ölümle, büyük bölümü sürekli yaralanmayla sonuçlanıyor. Kaza anından sonra işçinin ve ailesinin karşısına iki ayrı düzenleme çıkıyor: sosyal güvenlik mevzuatı ve borçlar kanunu. Bu iki düzenlemenin iç içe geçtiği noktada hangi tazminatın kimden, hangi süre içinde, hangi indirimlerle alınacağı çoğu dosyanın kaderini belirliyor. Bu yazıda iş kazası sonrası doğan tüm hakları, hesaplama mantığını ve dava sürecini 2026 itibarıyla yürürlükte olan kurallar çerçevesinde, İstanbul iş mahkemesi pratiğinden örneklerle anlatıyoruz.
İş Kazasının Yasal Tanımı: 5510 Sayılı Kanun m. 13 Kapsamı
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesine göre iş kazası, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle veya işin yapılması sırasında, işverenin işe ilişkin olarak başka bir yere gönderilmesi hâlinde yolda ya da sigortalının işverence sağlanan araçla işe gidiş-gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedensel ya da ruhsal özüre uğratan olaydır. Tanım üç bent gibi görünse de Yargıtay bunu geniş yorumlar: kazanın işin yapısından doğması, işle arasında uygun nedensellik bağı bulunması yeterlidir.
Örneğin servisle işe gidiş sırasında meydana gelen trafik kazasında, aracın güzergâh dışına çıkması tek başına iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz; Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 27.02.2020 tarihli ve 2020/6111 Esas, 2020/1774 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere güzergâh sapmasının iş görme amacıyla bağlantılı olup olmadığı somut olayda değerlendirilir. Aynı mantıkla işyeri bahçesinde molada yaşanan düşme, işçi lojmanında meydana gelen yangın veya işverenin talimatıyla malzeme taşınırken yaşanan kaza da kanun kapsamındadır. Kısacası “mesai bitmişti” savunması, olayın işin yürütülmesiyle bağlantısı varsa işlemez.
Kazadan Sonra İlk Adımlar: Bildirim, Tespit ve Deliller
Kazadan sonraki ilk günler, ileride açılacak tazminat davasının delil altyapısını kurar. İşveren, iş kazasını öğrendikten sonra 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür (5510 sayılı Kanun m. 14). Bildirim yapılmazsa işverene idari para cezası uygulanır; ancak ceza işçinin hakkını etkilemez — sigortalı veya yakınları kazanın tespiti için doğrudan SGK’ya başvurabilir, olayın iş kazası sayılıp sayılmadığı Kurumca re’sen incelenir.
Pratikte toplanması gereken deliller şunlardır:
- Kaza tespit tutanağı: İşyerinde düzenlenen tutanak, jandarma-polis tutanağı veya İstanbul’da trafik kazalarında düzenlenen e-Crash raporu.
- SGK kayıtları: İş kazası bildirgesi, hizmet dökümü, sigortalı işten ayrılış bildirgesi.
- İşyeri belgeleri: Puantaj cetveli, vardiya çizelgesi, işe giriş belgesi, işyeri iç yönetmeliği, iş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları.
- Tanık ve kamera: Kaza anına tanık olan işçilerin beyanları; işyeri ve çevre güvenlik kamerası kayıtları (kayıtlar kısa sürede silindiğinden derhal talep edilmelidir).
- Sağlık belgeleri: Acil servis kayıtları, ameliyat ve tedavi raporları, SGK sağlık kurulu raporu.
İstanbul gibi büyük illerde kaza yerinin kamera kaydı, belediye ve özel güvenim şirketleri nezdinde saklanır; bu kayıtların dava açılmadan önce yazılı olarak talep edilip saklanması, kusur tartışmasında dosyayı çevirir.
İş Kazasında Alınabilecek Tazminat ve Haklar
Haklar ikiye ayrılır: SGK kaynaklı sosyal haklar ve işverene karşı dava yoluyla alınan tazminatlar. Aşağıdaki tablo iki kolu özetler:
| Hak / Tazminat | Kim alır | Kaynak ve ölçüt |
|---|---|---|
| Geçici iş göremezlik ödeneği | Tedavi gören işçi | SGK; günlük kazancın yaklaşık yarısı üzerinden istirahat süresince |
| Sürekli iş göremezlik aylığı | Meslekte kazanma gücü %10+ kaybeden işçi | SGK; iş göremezlik oranına göre bağlanır |
| Ölüm aylığı ve cenaze ödeneği | Eş, çocuk, anne-baba | SGK; nafaka ve yaş koşullarına göre |
| Maddi tazminat (kazanç kaybı, tedavi giderleri) | Yaralanan işçi / ölenin yakınları | İşverene karşı dava; zarar-kusur-mahsup hesabı |
| Manevi tazminat | Yaralanan işçi; ölümde eş, çocuk, anne-baba | İşverene karşı dava; olayın ağırlığı ve kusur oranıyla ölçülür |
| Destekten yoksun kalma tazminatı | Ölen işçinin destek olduğu kişiler | İşverene karşı dava; ölenin geliri ve destek süresi hesaplanır |
| Kıdem ve haklı fesih hakları | Kaza nedeniyle işten ayrılan işçi | İş Kanunu m. 24; işverenin sağlık önlemi almaması haklı fesih sebebidir |
Dikkat edilmesi gereken nokta, sosyal hakların tazminat davasının yerine geçmemesidir. SGK aylığı almak, işverenin kusurundan doğan maddi ve manevi tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; yalnızca mahsup hesabına girer.
Tazminat Hesabı: Kusur Oranı, Rücu Mahsubu ve %10 İndirim
İş kazası tazminat davasında mahkeme önce zararı, sonra tarafların kusur oranını belirler. İşçinin kusuru (örneğin talimata aykırılık, koruyucu ekipman kullanmama) tazminattan TBK m. 52 anlamında oranında düşülür; kusurun işveren tarafından ispatı gerekir. Ardından iki otomatik düzeltme devreye girer:
- Rücu mahsubu: İşçinin sigortalı olması hâlinde, Kurumun iş kazası nedeniyle yaptığı ödemeler (tedavi giderleri, aylıklar) tazminattan mahsup edilir. İşverenin işçiyi sigortasız çalıştırması hâlinde ise Kurum, ödediklerini işverene rücu eder ve işçiye yaptığı ödemeler için dahi işverenin sorumluluğu sürer.
- Sigortalılık indirimleri: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasına göre, işçinin sigorta kapsamında kalması ve işverenin prim yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle maddi tazminattan yaklaşık %10 oranında indirim yapılır; manevi tazminata bu indirim uygulanmaz.
Hesap şu mantıkla kurulur: bilirkişi, işçinin kazası olmadan elde edeceği gelir ile kazadan sonra kazanabileceği gelir arasındaki farkı (aktüerya yöntemlerle) bugünkü değere indirir; buna tedavi ve ulaşım giderleri eklenir; kusur oranı ve mahsuplar düşülür. Destekten yoksun kalma tazminatında ölen işçinin gelirinin hangi bölümünün ailesine aktığı, destek süresi ve miras payı ayrı bir hesap konusudur. Manevi tazminatta ise olayın ve duygulanımın ağırlığı, kusur oranı ve iki tarafın ekonomik durumu gözetilir (Yargıtay 21. HD, 2018/4951 Esas, 2019/2863 Karar, 20.02.2019: manevi tazminatın takdirinde olayın nasıl gerçekleştiği, zararın niteliği ve tarafların kusuru birlikte değerlendirilir).
Dava Süreci: Görevli Mahkeme, Yetki, Zamanaşımı ve Arabuluculuk
İş kazası tazminat davaları iş mahkemesinde görülür (iş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi). Dava, iş sözleşmesinden doğan alacaklara ilişkin olduğundan 2019 sonrası dönemde dava şartı arabuluculuk uygulanır: arabuluculuk tutanağı olmadan açılan dava usulden reddedilir. Yetki bakımından dava, davalının yerleşim yeri veya işin görüldüğü yer mahkemesinde açılabilir; İstanbul’da dosya iş mahkemeleri arasında dağıtılır.
Zamanaşımı yönünden iş kazası tazminatı haksız fiil kökenli bir taleptir: kural olarak kaza (fiil) tarihinden itibaren 10 yıl, zarar ve zarara sebep olanın kim olduğu sonradan öğrenilirse öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl içinde dava açılmalıdır (TBK m. 72). Süre hesabında Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2022/3849 Esas, 2024/1145 Karar sayılı kararında değinildiği üzere başlangıç noktası somut olayın koşullarına göre belirlenir; ölüm sonradan gerçekleşirse süre ölüm tarihinden işleyebilir. Sigortasız çalışma hâlinde ayrıca hizmet tespit davası ve Kuruma başvuru yolları gündeme gelir.
İstanbul’da İş Kazası Dosyalarının Pratik Gerçekleri
İstanbul, Türkiye’deki iş kazası dosyalarının en yoğun görüldüğü illerden biridir; inşaat, imalat, lojistik ve hizmet sektörlerinde yoğun istihdam, kaza sayısını da besler. İstanbul iş mahkemesi pratiğinde dosyanın gidişatını belirleyen üç pratik nokta öne çıkar:
- Bilirkişi seçimi: Maddi tazminat hesabı genellikle aktüer-ekonomist, iş göremezlik oranları ise adli tıp kurulu tarafından raporlanır. İstanbul Adliyesi’nde yoğunluk nedeniyle rapor süreleri uzayabilir; dosyanın eksiksiz sunulması süreleri kısaltır.
- Trafik kaynaklı iş kazaları: Servis ve görev yolculuğu kazalarında e-Crash ve kaza tespit tutanağı, kusur tartışmasının bel kemiğidir; üçüncü kişinin kusuru hâlinde ayrıca o kişi aleyhine açılacak dava ve sigorta şirketinin taraf yapılabileceği unutulmamalıdır.
- Değer güncelleme: Tazminat, dava tarihine kadar TÜFE ile güncellenir. İstanbul’da davaların uzun sürmesi nedeniyle bu güncelleme, alınacak tutarın enflasyon karşısında erimemesi için kritik önemdedir.
İşverenin Sık Gördüğü Savunmalar ve İşçinin İspat Stratejisi
Dosyalarda işveren savunmaları büyük ölçüde kalıplaşmıştır: işçinin %100 kusurlu olduğu, talimatlara aykırı davrandığı, koruyucu ekipman verildiği halde kullanmadığı, kazanın iş dışı bir sebeple (alkol, uyuşturucu madde etkisi, şakalaşma) gerçekleştiği iddialarıdır. Bunlara karşı işçinin elinde güçlü argümanlar vardır. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, risk değerlendirmesi, eğitim, koruyucu ekipman ve denetim yükümlülüğünü işverene yükler; bu yükümlülüklerin yerine getirilmediği dosyada işçinin dikkat kusuru işverenin organizasyon kusurunu ortadan kaldırmaz. Yargıtay’ın istikrarlı uygulaması budur: güvenlik önlemi alınmamışsa işçin basit ihmalinden ötürü kusur payı düşük tutulur, işverenin payı yüksek belirlenir. Bu nedenle dava öncesinde işyeri risk değerlendirme raporu, iş güvenliği uzmanı sözleşmesi ve eğitim kayıtlarının keşfen getirtilmesi ispat stratejisinin merkezidir.
Sık Sorulan Sorular
İş kazası işveren tarafından SGK’ya bildirilmediyse hak kaybı olur mu?
Hayır, bildirim yapılmaması işçinin ve yakınlarının haklarını ortadan kaldırmaz. İşverenin bildirim yükümlülüğüne aykırılığı kendisine idari para cezası doğurur; sigortalı veya ailesi kazanın tespitini doğrudan Kurumdan talep edebilir, iş kazası-ölüm aylığı bağlanmasını isteyebilir. Ayrıca bildirimin yapılmaması, işverenin kusurunu ağırlaştıran bir husus olarak tazminat davasında da işletilebilir. Yalnızca sürecin uzamasını önlemek için kazadan sonra mümkün olan en kısa sürede Kuruma başvurmak ve olayı yazılı olarak bildirmek gerekir; gecikme, delillerin kaybolması bakımından asıl risktir.
İş kazası tazminat davası ne zamana kadar açılabilir?
Kural, kaza tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımıdır çünkü talep haksız fiile dayanır (TBK m. 72). Zararın veya sorumlunun daha sonra öğrenilmesi hâlinde öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre işler; bu süre on yıllık mutlak üst sınırı aşamaz. Ölüm, kazadan aylar sonra gerçekleşirse zamanaşımı tartışması ölüm tarihine bağlanabilir. Sürelerin dosyaya özgü biçimde işlemesi nedeniyle beklemek risklidir: deliller silinir, tanık hafızası zayıflar ve aylık bağlanma işlemleri gecikir. Dava şartı arabuluculuğa başvuru da zamanaşımını tek başına kesmez; bu yüzden süre hesabı mutlaka erken yapılmalıdır.
Kazada benim de kusurum varsa tazminat tamamen gider mi?
Hayır. İşçinin kusuru, tazminatı ortadan kaldırmaz; yalnızca oransal olarak azaltır. Mahkeme bilirkişi raporuyla tarafların kusur yüzdelerini belirler ve zarardan işçi payını düşer. Örneğin zararın %80’inin işveren organizasyon kusurundan doğduğu dosyada tazminat o oranda ödenir. Kritik nokta şudur: iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak işverenin yasal yükümlülüğüdür; bu önlemler alınmadan işçinin basit dikkatsizliği işverenin sorumluluğunu hafifletmez. İşçinin ağır kusuru (örneğin talimatı bilerek ihlal etmesi) hâlinde bile kusur oranı üzerinden hesap yapılır ve kalan tutar talep edilebilir.
Ölen işçinin kimleri destekten yoksun kalma tazminatı alabilir?
Ölenin desteğinden fiilen yoksun kalan yakınları: kural olarak eşi, ergin olmayan çocukları, yaş koşullarını taşıyan anne ve babası. Ergin çocuklar öğrenim görüyorsa veya hayatları ölenin desteğine bağlıysa talep edebilirler. Hesapta ölenin düzenli gelirinin ne kadarının bu kişilere aktığı, destek süresi ve her birinin destek payı ayrı ayrı belirlenir; nafaka yükümlülüğü olmayan akrabanın fiilen destek aldığını ispat etmesi hâlinde onlara da hak tanınabilir. Murislerin tazminat alacağı miras yoluyla değil, kişisel zararları nedeniyle kendilerine ait bir alacak olarak doğar; bu nedenle mirasçı olmayan ortak yaşam partneri lehine de Yargıtay’ın koşullu kabulü mevcuttur.
Hem SGK aylığı hem işverenden tazminat birlikte alınabilir mi?
Evet, ikisi birlikte alınabilir; çünkü biri sosyal sigorta kolundan doğan edim, diğeri kusur sorumluluğundan doğan tazminattır. Ancak çifte kazanç engellenir: SGK’nın iş kazası nedeniyle ödediği aylıklar ve tedavi giderleri, işverene açılan maddi tazminat davasında mahsup edilir. Manevi tazminat ise karşı tarafın kusuruna bağlı kişisel zarar olduğundan mahsuba girmez ve tamamen ayrı olarak hükmedilir. Ayrıca sigortalılık kapsamındaki işçiler lehine maddi tazminattan Yargıtay’ın yerleşik uygulaması gereği yaklaşık %10 indirim uygulanır. Bunun dışında kıdem tazminatı ve haklı fesih hakları da ayrı ayrı talep konusudur.
İşveren beni sigortasız çalıştırıyordu, kazada haklarım ne olur?
Sigortasız çalışma, haklarınızı ortadan kaldırmaz; aksine işverenin sorumluluğunu ağırlaştırır. Kurum, iş kazası niteliği taşıyan olayda sigortasız çalışanı da kapsayacak biçimde sağlık yardımı yapabilir ve geçici iş göremezlik ödeneği ile sürekli iş göremezlik aylığı bağlayabilir; yaptığı ödemeleri faiziyle işverene rücu eder. Siz ayrıca sigortasız geçirilen süreleri kapsamak üzere hizmet tespit davası açabilir ve tüm sigortalılık haklarınızı (yıllık izin dahil) ileri sürebilirsiniz. Sigortasız çalıştırma başlı başına yaptırıma bağlanmış bir ihlaldir; İstanbul’da SGK denetimleri ve şikayet yolları da etkindir.
Sonuç: İş kazası dosyası, sosyal güvenlik hukuku ile sorumluluk hukukunun kesiştiği teknik bir alandır; bildirim, delil toplama, kusur oranı, mahsup ve zamanaşımı aşamalarının her biri alınacak tazminatı doğrudan etkiler. Kaza sonrası süreci doğru yönetmek için dosyanızı bir iş hukuku avukatıyla erken değerlendirmenizi öneririz; iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu — İş Hukuku. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bağlayıcı hukuki görüş yerine geçmez. Tazminat hesapları kazanın niteliğine, kusur oranlarına, sigortalılık durumuna ve dosyadaki delillere göre değişir; mevzuat ve Yargıtay içtihatları zaman içinde güncellenebilir.

