Tazminat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir? 2026

Kısa cevap: Türkiye’de tazminat davasında görevli mahkeme, talebin dayandığı hukuki ilişkiye göre belirlenir: iş akdi kaynaklı tazminatlarda iş mahkemesi, tüketici işlemlerinden doğanlarda tüketici mahkemesi, trafik kazası gibi haksız fiillerde asliye hukuk mahkemesi, sigorta şirketinin davalı olduğu dosyalarda ise çoğunlukla ticaret mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak davalının yerleşim yeri, haksız fiil ve sözleşmeden doğan tazminatlarda ayrıca fiilin işlendiği ya da zararın oluştuğu yer mahkemesidir. Görev, kamu düzenine ilişkindir ve usulün her aşamasında re’sen denetlenir; yetki ise davalının ilk itirazında ileri sürülür, süresinde ileri sürülmezse yetkisizlik nedeniyle dava düşmez.

Tazminat alacağı doğduğunda çoğu kişi “davayı nereye açacağım?” sorusuyla karşılaşır. Yanlış mahkemeye açılan dava aylar sonra usulden reddedilebilir; harç ve masraflar boşa gidebilir, zamanaşımı faaliyete geçebilir. Bu rehberde tazminat davalarında görevli ve yetkili mahkemenin nasıl belirlendiğini; iş, trafik, haksız fiil, tüketici ve sigorta kaynaklı tazminatlardaki farkları, göreve ilişkin karara ve yetki itirazına, İstanbul’da sürecin pratikte nasıl işlediğini Yargıtay emsalleriyle ele alıyoruz.

Tazminat Davasında Görevli Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Görev, HMK m. 2’de yer alan genel kural ile özel görev kurallarının birlikte okunmasıyla belirlenir: Kanunda özel bir görev düzenlemesi bulunmayan hallerde asliye hukuk mahkemesi genel görevli mahkemedir. Dava değerinin yüksek ya da düşük olması bu sonucu değiştirmez; alanın niteliği belirleyicidir. Tazminat hukukunda bu genel kuralın en önemli istisnaları şunlardır:

  • İş sözleşmesinden doğan tazminatlar (kıdem, ihbar, işe iade, mobbing, iş kazası tazminatının iş akdi boyutu): iş mahkemesi görevlidir.
  • Tüketici işleminden doğan tazminatlar (ayıplı mal-hizmet, hak ihlaline dayalı maddi-manevi talepler): tüketici mahkemesi görevlidir.
  • Devletin sorumluluğundan doğan tazminatlar (kamu görevlisinin kişisel kusuru dışındaki idari faaliyetler): idare mahkemesi görevlidir.
  • Uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu haller (TTK m. 4 kapsamında ticari işlere ilişkin tazminatlar): ticaret mahkemesi görevlidir.
  • Haksız tutuklama ve koruma tedbirleri tazminatı: ağır ceza mahkemesi görevlidir (CMK m. 142).

Karşılaşılan en yaygın sorun, aynı olaydan birden fazla hukuki sebebe dayalı tazminat taleplerinin farklı görev kurallarına tabi olmasıdır. Örneğin bir trafik kazasında yaralanan işçi; sürücüye karşı haksız fiil (asliye hukuk), işverene karşı iş akdi (iş mahkemesi) kaynaklı tazminat davaları açabilir. Davanın dayanağı doğru saptanmadığında dosya, dava açıldığı andan itibaren yanlış görevli mahkemede ilerler.

Yetkili Mahkeme: Genel Yetki ve Özel Yetki Kuralları

HMK m. 6 uyarınca kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Tazminat davalarında bu genel kuralın yanı sıra üç özel yetki kuralı sık uygulama alanı bulur:

  • Haksız fiilden doğan tazminat (HMK m. 16): haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
  • Sözleşmeden doğan tazminat (HMK m. 17): ifa yeri mahkemesi de yetkilidir.
  • Miras kaynaklı uyuşmazlıklar (HMK m. 12-14): son yerleşim yeri ve terekenin bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir.

Bu çoğul yetki düzeni davacıya seçim hakkı tanır. İstanbul’da oturan bir kişinin Ankara’da gerçekleşen bir trafik kazası nedeniyle İstanbul’daki mahkemede dava açabilmesi, bu düzenin en somut sonucudur. Ancak yetki itirazı hakkı, davalının ilk cevap süresi içinde (HMK m. 18) yetki itirazı ve görev itirazı dışındaki ilk itirazlar birlikte ileri sürülmedikçe kaybedilir.

Görev ve Yetkinin Sonuçları: Re’sen İnceleme ve İtiraz Süreleri

Görev, usul hukukunun kamu düzenine ilişkin kuralları arasındadır. Bu şu anlama gelir: Mahkeme görevli olup olmadığını taraflar istemese dahi her aşamada kendiliğinden gözetir. Görevisiz mahkemede görülen dava, taraf talebiyle veya re’sen görev yönünden reddedilir ve dosya görevli mahkemeye gönderilir (HMK m. 20: göreve ilişkin karar). Görevsizlik kararı üzerine dosya çoğu zaman doğru mahkemeye gönderilse de, bu gönderme süre kaybına yol açar; harç, tebliğ ve bilirkişi masrafları artar, zamanaşımı riski canlanır.

Yetkide ise tablo farklıdır: yetki itirazı, davalının ilk cevap süresi içinde ileri sürülmesi gereken bir def’i türüdür. Süresinde ileri sürülmezse yetkisizlik artık davanın düşme sebebi değildir; mahkeme usulün yürütülmesine devam eder. Ancak yetkisizlik ve görevsizlik aynı dosyada bir araya gelebilir; davalı iki itirazı da ilk cevap süresinde sunmalıdır. Pratikte davacılar açılış aşamasında hem görev hem yetki yönünden doğru mahkemeyi seçmek zorundadır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2015/687 E., 2015/20349 K. sayılı ve 15.12.2015 tarihli kararında bu ilke açık ifade edilmiştir: mahkeme, görevli olup olmadığını tarafların talebi olmasa dahi kendiliğinden değerlendirmekle yükümlüdür; her dava, usul hukukunun kamu düzenine ilişkin kurallarının gösterdiği görevli mahkemede görülmelidir.

Trafik Kazası ve Sigortalı Dosyalarda Görev: Ticaret mi, Asliye mi?

Trafik kazası tazminat davalarında görev kuralları kazanın niteliğine ve davalıların sıfatına göre değişir. Kazazededenin yalnızca karşı taraf sürücüye ve araç işletenine karşı dava açtığı basit dosyalarda asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Ancak zorunlu trafik sigortası kapsamında sigorta şirketi de davalı sıfatıyla dosyaya alınıyorsa, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlık boyutu devreye girer ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında ticaret mahkemesi görevlidir; bu görev kuralları, kazazedenin tüketici sıfatı gözetilmeksizin işler.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2015/9794 E., 2018/8236 K. sayılı ve 26.09.2018 tarihli kararı bu ayrımın pratik sonucunu gösterir: sigorta şirketi, maddi tazminat taleplerinden poliçe kapsamında sorumludur; bu sorumluluk ilişkisinin niteliği, davanın açılacağı mahkemeyi doğrudan etkiler. Karşı taraf sigortacısının dava dışı bırakıldığı dosyalarda ise uyuşmazlık haksız fiil zemininde asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Dava dilekçesinde sigortacının dahil edilip edilmeyeceği stratejik bir karardır: sigortacının dosyada olması tahsilat gücünü artırır ama görevli mahkemeyi değiştirebilir. Dava yanlış mahkemede açıldığında re’sen görev denetimi devreye girer ve dosya gönderilir; süreler bakımından dikkatli ilerlenmelidir.

Tazminat Dilekçesinde Dava Değeri Nasıl Belirtilir?

Görevli mahkemenin belirlenmesinde dava değerinin etkisi, tüketici mahkemeleri başta olmak üzere bazı alanlarda hissedilir. Tüketici mahkemesinin görevine giren uyuşmazlıklarda dava değerinin eşiği aşmaması sonucu değiştirmez; tüketici sıfatı belirleyicidir. Tazminat davalarında dava değeri, talep edilen maddi zarar ve manevi tazminat toplamı üzerinden peşin harca esas olacak şekilde gösterilir. Manevi tazminat taleplerinin dava değerine etkisi ve harçtan muafiyet (Adli Sicil, harçlar kanunu muafiyetleri) gibi konular ayrı bir inceleme alanıdır.

Dava değerinin yüksek gösterilmesi harcı artırır; düşük gösterilmesi ise ıslah gerektirebilir. Dava değerinin belirlenmesinde bilirkişi raporuna dayalı hesaplamalar, gelir kaybı hesapları ve araç değer kaybı bedelleri esas alınır. Dava değeri ile görev ilişkisi dosyanın kaderini belirleyebileceğinden, açılış öncesi hesaplamanın dikkatle yapılması gerekir.

Yargıtay Uygulaması: Görev Kuralının Re’sen Gözetilmesi

Yukarıda aktarılan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2015/687 E., 2015/20349 K. sayılı kararı, görev kurallarının uygulanmasındaki en temel ilkeyi ortaya koyar: görev kamu düzenine ilişkindir, mahkeme görevi kendiliğinden gözetir. Aynı doğrultuda, sigorta ilişkisinin görevli mahkemeyi değiştirdiği yönündeki yerleşik içtihatlar; davacının talebinin dayandığı hukuki ilişkinin niteliğinin, davalıların sıfatının ve olayın yönünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.

Bu kararların uygulamaya yansıması şudur: tazminat davası açmadan önce talebin dayanağı (iş akdi mi, haksız fiil mi, sözleşme mi, sigorta mı, idari işlem mi) netleştirilmeli; buna göre görevli mahkeme belirlenmelidir. Dayanağı belirsiz dilekçeler, davanın usulden reddi ve süre kaybıyla sonuçlanabilir.

İstanbul’da Tazminat Davası Nereye Açılır?

İstanbul, tazminat davalarının en yoğun görüldüğü ildir. Asliye hukuk mahkemeleri, iş mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve ticaret mahkemeleri iki yaka boyunca görev yapar. Davanın konusu ve davalının yerleşim yeri belirlendikten sonra görevli ve yetkili mahkeme UYAP üzerinden saptanır. İstanbul’da yoğun dosya trafiği, tebligat sürelerini ve duruşma takvimini etkiler; bu nedenle dava açılışında görev-yetki hatası yapmamak, süreçte aylar kazandırır.

İstanbul pratiğinde dikkat edilmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:

  • Davalı gerçek kişinin yerleşim yeri ile şirket merkezlerinin kayıtlı adresi, dava açılırken güncel olarak doğrulanmalıdır.
  • Trafik kazası dosyalarında sigortacının dahil edilmesi, görevli mahkemeyi ticaret mahkemesine çekebilir; bu seçim dilekçe aşamasında bilinçli yapılmalıdır.
  • Yetki itirazı ihtimaline karşı fiilin işlendiği yer ve zararın oluştuğu yer delillerle (kaza tespit tutanağı, sağlık kurulu raporu) dosyaya sunulmalıdır.
  • Dava değeri ve harç hesabı eksik yapılırsa dosya harç noksanlığından işlemden kaldırılabilir.
  • Görevsizlik kararlarına karşı istinaf yoluna gidilip gidilemeyeceği, kararın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Tazminat davasında görevli mahkemeyi yanlış seçersem ne olur?

Dava, görevli olmayan mahkemede açıldığında mahkeme görevi re’sen gözetir; davayı görevsizlik kararı ile reddedip dosyayı görevli mahkemeye gönderir (HMK m. 20). Bu durumda kaybettiğiniz şey dava hakkı değil, zamandır: tebligat, dosya transferi ve yeni mahkemede yeniden inceleme aylar sürebilir. Ayrıca zamanaşımına yakın dosyalarda bu kayıp, alacağın tamamının kaybıyla sonuçlanabilir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevsizlik her aşamada tarafların talebi olmadan da gözetilir.

Trafik kazası tazminat davasını hangi mahkemede açmalıyım?

Yalnızca sürücü ve araç işletenine karşı açılan dava, haksız fiil niteliğiyle asliye hukuk mahkemesinde görülür. Zorunlu trafik sigortası kapsamında sigorta şirketini de davalı gösteriyorsanız, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlık boyutu nedeniyle ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönünde yerleşik uygulama vardır. Yetki yönünden ise haksız fiilin işlendiği yer, zararın oluştuğu yer veya sizin yerleşim yeriniz mahkemesi seçilebilir. Kazazede İstanbul’da yaşıyorsa, Ankara’da gerçekleşen kaza için de İstanbul’da dava açmak mümkündür.

Yetki itirazını ne zaman yapmalıyım?

Yetki itirazı, davalının ilk cevap süresi içinde ileri sürülmesi gereken bir defiidir (HMK m. 18). Bu süre içinde yetki itirazı ileri sürülmezse, yetkisizlik artık davanın reddi sebebi olmaz ve mahkeme yargılamaya devam eder. İlk itirazlar (görev ve yetki itirazı, tebligat, teminat) birlikte ve süreli biçimde sunulmalıdır. Aksi halde yetki itirazı sonradan ileri sürülemez. Davacı sıfatıylaysanız, davalının bu itirazı yapamayacağı bir mahkeme seçmek istiyorsanız özel yetki kurallarını dava şartı gibi düşünmeniz gerekir.

İş kazası geçirdim; dava iş mahkemesinde mi asliyede mi görülür?

İş kazasından doğan tazminat davalarında ilişkinin niteliğine göre ayrım yapılır. İş sözleşmesine dayalı tazminat talepleri (kıdem, ihbar, işverenin akdi sorumluluğu) iş mahkemesinde görülür. İşveren dışındaki üçüncü kişilere (başka firmanın çalışanı, araç işleteni) karşı haksız fiil kaynaklı talepler ise asliye hukuk mahkemesinde açılır. Sigorta boyutu devreye girdiğinde SGK’nın rücu ilişkisi ve sigortacının sorumluluğu ayrıca değerlendirilir. Aynı olaydan doğan taleplerin farklı mahkemelerde birleşme (HMK m. 166) koşulları da ayrı bir inceleme konusudur.

Tazminat davasında dava değerini kim belirler?

Dava değerini davacı belirler ve dilekçesinde gösterir; mahkeme bu değeri kontrol eder. Maddi tazminatta değer, gerçek zararın hesaplanmasıyla (gelir kaybı, tedavi gideri, araç değer kaybı) bulunur; manevi tazminatta ise talep edilen miktardır. Dava değeri peşin harca esas olur. Değer eksik gösterilip sonradan ıslah gerekirse ek harç ödenir ve karşı tarafın vekâlet ücreti riski doğar. Bilirkişi incelemesi sonrası hesap değişebilir; ancak açılış değerinin bilinçli belirlenmesi, dosyanın sağlıklı işlemesi için önemlidir.

Görevsizlik kararına karşı hangi kanun yolu başvurusu yapılır?

Göreve ilişkin kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Görevsizlik kararı, davanın esası hakkında verilmiş bir red kararı sayılmaz; ancak yargılama boyunca görevsizlik nedeniyle gönderme, davacının süresinde istinaf başvurusu yapmasını gerektiren bir karardır. Görevsizlik ve yetkisizlik kararları, dosyanın gideceği mahkemenin belirlenmesi bakımından belirleyicidir. İstinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi hem görev hem yetki yönünden denetim yapar. Kararın niteliği dosyadan dosyaya değişebildiğinden, sürelere dikkat edilerek hareket edilmelidir.

Sonuç: Doğru Mahkeme, Erken Tespit

Tazminat davasında görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, davanın süresi ve sonucu üzerinde doğrudan etkilidir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve yanlış seçim, aylar süren dosya göndermeleri ve ek masraflarla geri döner. Talebin dayanağını netleştirmek; iş akdi, haksız fiil, sözleşme, sigorta veya idari işlem ayrımını yapmak; davalıların sıfatını ve yetki kurallarını buna göre belirlemek, dava açılışı öncesinde atılacak en önemli adımdır.

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu

Tazminat davası açmadan önce dosyanızın hangi mahkemede görülmesi gerektiğini değerlendirmek istiyorsanız, iletişim sayfamızdan bilgilerinizi paylaşabilirsiniz. Süre ve zamanaşımı riskleri nedeniyle erken değerlendirme avantajınıza olur.

0

Yorum Gönder