Kısa cevap: Boşanmada araba otomatik olarak “yarı yarıya” paylaşılmaz. Evlilik birliği içinde kazanılan araç edinilmiş mal sayılır (TMK m. 219) ve mal rejiminin tasfiyesinde katılma alacağı mekanizmasına girer: aracın tasfiye tarihindeki değerinden, onun edinilmesi için çekilmiş kalan kredi borcu düşülür, kalan tutar eşin toplam edinilmiş malları içinde değerlendirilir ve eşlerden birinin artık değeri fazla ise farkın yarısı diğer eşe katılma alacağı olarak ödenir (TMK m. 231). Aracın plakasının kimde kayıtlı olduğu bu sonucu değiştirmez; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/4258, K. 2026/5662 sayılı kararıyla plakaya bağlı aracı edinilmiş mal saymayan kararı bozmuştur. Evlilik öncesinde alınan veya miras yoluyla gelen araç ise kişisel maldır ve genellikle paylaşıma girmez. Yazının devamında değer tespiti, kredi borcu, dava öncesi devir ve hesap örneğini bulacaksınız.
Boşanma aşamasındaki çiftlerin tartıştığı malların başında ev gelir; onun hemen ardından gelir araba. Araç hem günlük yaşamın zorunlu bir parçası hem de gözle görülür, kolayca satılabilen bir değer olduğu için tarafları en çok gerilime sokan varlık grubundan biridir. Kimi eş arabayı “üzerimde kayıtlı, bana ait” sanır; kimi eş boşanma kararı alındıktan sonra aracı akrabasına devredip tabloyu değiştirmeye çalışır; kimi ise evlilik öncesi aldığı araca eşinin “birlikte ödediği” kredilerle ilgili endişe taşır.
Sorun şu ki, bu üç senaryonun da hukuki sonucu çoğu kişinin tahmininden farklıdır. Türk hukukunda araç, tapulu taşınmaz gibi “üzerindeki kimseye kalır” mantığıyla değerlendirilmez; araç bir taşınır maldır ve kim tarafından, hangi kaynakla, ne zaman edinildiği belirleyicidir. Yanlış varsayımlarla hareket eden eş, katılma alacağından vazgeçebilir; aceleyle araç devreden eş ise Yargıtay’ın “eklenecek değer” denetimine takılır ve devrettiği aracın bedelini hesaba ekletmiş olarak bulur kendini.
Bu rehberde boşanmada arabanın nasıl paylaşıldığını — edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımını, plaka kaydının gerçek değerini, araç değerinin hangi tarihe göre belirleneceğini, kalan kredi borcunun etkisini, dava öncesi devirlerin sonuçlarını ve katılma alacağı hesabını — güncel Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarıyla birlikte adım adım anlatıyoruz.
Boşanmada Araba Nasıl Paylaşılır? Kural Bir Cümlede
Kural şudur: Evlilik birliği içinde çalışan eşin elde ettiği her şey gibi araç da edinilmiş maldır ve tasfiyede artık değerin yarısı üzerinden diğer eşe katılma alacağı doğurur. Buradaki kritik ayrıntı, arabanın “bölünmesinin” fiziksel olarak mümkün olmamasıdır. Mahkeme arabayı ikiye bölemez; bunun yerine tüm edinilmiş malların tasfiye tarihindeki değerleri toplanır, borçlar düşülür ve her eşin artık değeri hesaplanır. Bir eşin artık değeri diğerinden fazla ise, aradaki farkın yarısı kadar alacak diğer eşe geçer. Yani araba genellikle üzerinde kalan eşin mülkiyetinde devam eder; buna karşılık diğer eş, aracın hesaba katılan değerinden doğan bir para alacağı elde eder.
İkinci önemli nokta zamanlamadır: Mal rejimi, boşanma davasının açılmasıyla sona erer; ancak tasfiye, dava sürecinde ya da boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrı bir katılma alacağı davasıyla yapılır. Boşanma davasında tüm mali hesaplar mutlaka birlikte sonuçlanmaz; araç yönünden hak talebinin açıkça dava edilmesi ya da boşanma davasında ayrıca bildirilmiş olması gerekir.
Araç Edinilmiş Mal mı, Kişisel Mal mı? (TMK 219 ve 222)
Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde (1 Ocak 2002’den beri geçerli) eşlerin malları iki gruba ayrılır: edinilmiş mallar ve kişisel mallar. TMK m. 219 uyarınca eşin çalışma karşılığında elde ettiği her türlü kazanım — ücret, ticari kazanç, evlilik içinde alınan araç, mevduat, taşınmaz — edinilmiş maldır. Evlilik sırasında alınan bir araba, taksitle de olsa, eşlerden sadece birinin adına da olsa edinilmiş maldır.
Kişisel mallar TMK m. 222’de sayılmıştır ve araç açısından üç başlık pratik önem taşır. Birincisi: evlilik birliği dışında kazanılan mallar — yani evlilik öncesinde alınan araç kişisel maldır. İkincisi: miras yoluyla kazanılan veya karşılıksız kazanma (bağışlama) ile edinilen araç, hangi tarihte edinilirse edilsin kişisel maldır. Üçüncüsü: kişisel malın yerine geçen değerler — evlilik öncesi alınan araba evlilik içinde satılır ve bu parayla yeni bir araç alınırsa, yeni araç genel kural olarak kişisel malın yerine geçen değer sayılır ve kişisel mal sayılır; ancak bu savunmanın ispatı savunmayı yapan eşe düşer. Ayrıca eş, kişisel malına diğer eşin katkı payı olmadığını değil, aksini iddia eden taraf katkıyı ispat eder; bu yönüyle hesap, zihniyet bakımından tapu davalarından farklıdır.
Pratikte en sık hata şudur: “Arabayı evlilikten önce aldım ama senedin üstünde eşim var” ya da tam tersi “Araba bende kayıtlı ama parayı eşim ödedi” cümleleri, tek başına hiçbir sonuç doğurmaz. Mahkeme, edinim tarihini, ödeme kaynağını ve kayıt durumunu bütün olarak değerlendirir; kayıt yalnızca bir karine, yani varsayımdır.
Plaka Kimde Kayıtlıysa Araba Onun mu? Yargıtay’ın Cevabı
Trafik tescil kaydı, mülkiyet belgesi değildir; aracın fiilen kim tarafından edinildiğini gösteren delillerden yalnızca biridir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ilkeyi güncel bir kararla bir kez daha netleştirmiştir: Daire, E. 2025/4258, K. 2026/5662 sayılı kararıyla, devir tarihinde plakaya bağlı bulunan aracı, aracın modeline göre edinilmiş mal sayması gerekirken katılma alacağı istemini reddeden ilk derece mahkemesi kararını ve istinafı reddeden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur. Somut olayda kadın, kocasının devraldığı aracın tasfiyeye dahil edilmesini istemiş; mahkeme aracı erkeğin kişisel malı gibi değerlendirmiş, Yargıtay ise plaka kaydına değil aracın hangi model olduğu ve nasıl edinildiğine bakılması gerektiğini vurgulamıştır.
Bu kararın pratikteki sonucu şu: Araç üzerinde kalan eş “ruhsat bende” diyerek tasfiye dışında bırakamaz; karşı eş, aracın edinim zamanını, ödeme kaynağını ve bedelini gösteren her türlü delili (banka kaydı, senet, devir sözleşmesi, tanık) sunarak aracın hesaba girmesini sağlayabilir. Aynı mantık tersten de işler: Plakası eşte kayıtlı olsa bile aracı fiilen ve tamamen eşin kişisel birikimiyle ya da ailesinin verdiği parayla alan eş, aracın katılma hesabına girmemesi gerektiğini ispat edebilir.
Arabanın Değeri Hangi Tarihe Göre ve Nasıl Belirlenir?
Katılma alacağı hesabında iki tarih kritiktir. Mal rejiminin sona erdiği tarih (genellikle boşanma davasının açıldığı tarih) rejime giren malları belirler; tasfiye istenen tarih ise değerlemeyi belirler. TMK m. 240 uyarınca edinilmiş mallara katılma alacağı, malların tasfiye istenen tarihteki değerlerine göre hesaplanır. Pratikte bu, şu anlama gelir: Boşanma davası açıldıktan sonra araç değer kaybettikçe katılma alacağı da küçülür; davanın uzaması bu yüzden araç sahibi eş için sessiz bir avantaj, talep eden eş için kayıp yaratır.
Değerleme yöntemi de tartışmalıdır. İkinci el araç piyasında model yılı, kilometresi, hasar kaydı, tramer kaydı ve donanımına göre geniş bir bantta fiyatlanır. Aile mahkemeleri bu değerlemeyi hemen her dosyada bilirkişiye havale eder; bilirkişi, kasko ve ekspertiz kuruluşlarının rayiç verileri ile ikinci el ilan verilerini karşılaştırarak tasfiye tarihine uygun bir değer bildirir. Aracı üzerinde kalan eş, aracın hasar kaydını veya yüksek kilometresini göstererek değerlemeyi düşürmeye çalışabilir; bu savunmalar meşrudur ve bilirkişi hesabına yansıtılır. Değerlemeye itiraz etmek isteyen taraf, karşı ekspertiz raporu sunmalı ya da bilirkişi raporunun gerekçelerini çürütmelidir; somut gerekçesi olmayan itirazlar bölge adliye mahkemesi (BAM) tarafından reddedilir.
Üzerindeki Kalan Kredi Borcu Paylaşımı Nasıl Etkiler?
Aracın krediyle alınmış olması hesabı iki yönde etkiler. Birinci yön borçtur: TMK m. 227 uyarınca tasfiyede, edinilmiş malların edinilmesi veya korunması için yapılmış borçlar o malın aktifinden düşülür. Araç için çekilmiş ve tasfiye tarihinde hâlâ ödenmemiş kredi bakiyesi, aracın değerinden düşülerek hesaba girer. Kredi tamamen ödenmişse düşülecek borç kalmaz; araç, tasfiye tarihindeki tam değeriyle artık değer hesabına katkı sağlar.
İkinci yön ödeme kaynağıdır: Kredinin taksitleri boyunca iki eş de çalışıp hane bütçesine katkı verdiyse, ödemeler edinilmiş mal hesabının içindedir ve ayrıca bir hesap gerektirmez. Ama kredinin taksitleri, bir eşin evlilik öncesi kişisel birikimiyle ya da mirastan kalan parayla ödendiyse, bu ödemeler “kişisel malın edinilmiş mala katkısı” tartışması doğurur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E. 2025/5281, K. 2026/7924 sayılı kararı tam bu melez duruma örnektir: Daire, kardeş adına edinilen aracın fiilen erkeğe ait olduğu gerekçesiyle katılma alacağı hesabına dahil edilmesi gerektiğini, ancak edinme bedelinin bir kısmının kredi kullanılarak karşılandığının gözetilerek tasfiye yapılması gerektiğini vurgulayarak hükmü bozmuştur. Yani araç hem hesaba girer hem de kredi borcu hesaptan düşülür — tek yönlü değerlendirme bozma nedenidir.
Boşanmadan Önce Arabayı Devretmek İşe Yarar mı? (TMK 236)
Hayır, yaramaz; üstelik ters teper. TMK m. 236, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde bir eşin, diğer eşin rızası olmadan ve katılma alacağını azaltma amacıyla devrettiği malların değerinin artık değere eklenmesini öngörür. Bu hüküm, “eklenecek değerler” başlığı altında mal kaçırmanın önünü keser. Devir ne kadar akrabaya (kardeş, baba, yeğen) yapılmış olursa olsun, kanuni düzeltme devrin kendisini iptal etmez; devrin bedelini hesaba geri ekler.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E. 2025/1911, K. 2026/4884 sayılı kararı bu konuda güncel ve çarpıcı bir örnektir: Daire, boşanma davasının açılmasından birkaç gün önce devredilen araçları, katılma alacağını azaltma kastı taşıdığı gerekçesiyle eklenecek değer saymış ve istinaf kararını araçlar yönünden bozmuştur. Dava tarihine bu kadar yakın bir devir, adeta otomatik bir şüphe yaratır; devralanın iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu gösterse bile (bedelsiz değil piyasa bedeliyle, gerçek bir ihtiyaç için alınmış olsa bile) devrin zamanlaması ağır basar. Karşı eş bu tür bir devri, tapu-kayıt sorguları ve araç tescil kayıt belgesiyle tespit ettikten sonra dava dilekçesinde açıkça eklenecek değer olarak talep etmelidir.
Katılma Alacağı Hesabı: Arabadan Ne Kadar Alınır?
Hesap, yalnızca araç üzerinden değil, tüm edinilmiş malların bütünü üzerinden yapılır. Aşağıdaki basitleştirilmiş örnek mekanizmayı gösterir (hukuki müşavirlik değil, yöntem gösterimidir):
| Kalem (tasfiye tarihi) | Eş A (araç üzerinde) | Eş B (talep eden) |
|---|---|---|
| Araba (tasfiye değeri) | 1.000.000 TL | — |
| Diğer edinilmiş mal (mevduat vb.) | 500.000 TL | 300.000 TL |
| Kalan araç kredisi (TMK 227 düşümü) | -200.000 TL | — |
| Artık değer | 1.300.000 TL | 300.000 TL |
| Farkın yarısı = katılma alacağı (TMK 231) | öder | 500.000 TL alır |
Örnekte de görüldüğü gibi Eş B, arabanın “yarısını” değil; aracın da içinde yer aldığı fark hesabının yarısını alır. Araç dışındaki borçlar ve mallar sonucu belirler; bu yüzden katılma alacağı davasında yalnız aracı değil, karşı eşin tüm malvarlığını (banka hesapları, BES, şirket payları, ikinci araçlar) aydınlatmak gerekir. Eksik ve belirsiz alacak davası kurumundan yararlanılarak dava, miktarı kesinleşinceye kadar genişletilebilir; bu teknik, karşı malvarlığı tam aydınlatılamadan dava açılması gereken dosyalarda hak kaybını önler.
Dava Süreci: Hangi Mahkeme, Hangi Deliller Gerekir?
Katılma alacağı davası aile mahkemesinde görülür. Boşanma davasıyla birlikte açılabileceği gibi, boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir; süreyi gereksiz uzatmak ispatı zorlaştırır çünkü banka kayıtları zamanla kapanır, tanık hafızası zayıflar ve araç değerlemesi değişir. Davalı, üzerinde araç kalan eşin kendisidir; mal kaçırma şüphesi varsa devralan üçüncü kişiye karşı ayrıca TMK m. 236 kapsamında hesaba katılmasına karar verilmesi talep edilir.
Delil listesi pratiktir: aracın tescil kayıt belgesi (plaka geçmişi ve devir zinciri), satış senedi ve devir noteri sözleşmesi, kredi sözleşmesi ile ödeme planı, banka hesap hareketleri, hasar/tramer kaydı, ilan ve ekspertiz çıktıları ve gerektiğinde tanık beyanları. İstanbul’da bu davalar ağırlıkla Çağlayan ve Kartal adliyelerindeki aile mahkemelerinde görülür; yoğunluk nedeniyle bilirkişi incelemesi ve duruşma takvimi dosyayı aylarca uzatabilir. Erken ve eksiksiz delil sunumu, süreci kısaltan en güçlü araçtır.
Boşanmada araba yarı yarıya paylaşılır mı?
Hayır. Türkiye’de yaygın olan “her şey yarı yarıya” bilgisi, edinilmiş mallara katılma rejiminin işleyişiyle uyuşmaz. Araç dâhil tüm edinilmiş mallar toplanır, borçlar düşülür ve her eşin artık değeri bulunur; bir eşin artık değeri daha fazlaysa, farkın yarısı kadar katılma alacağı diğer eşe geçer (TMK m. 231). Yani alınan tutar, aracın değerinin yarısı olabileceği gibi daha az ya da hiç olmayabilir; sonuç karşı eşin toplam malvarlığına bağlıdır. Arabanın bizzat paylaşılması ise söz konusu değildir; araç üzerinde kalan eş, diğer eşe hesaptan doğan parayı öder.
Aracın plakası eşimde kayıtlı; araba bana kalır mı, ona mı?
Plaka kaydı tek başına mülkiyet belirlemez. Trafik tescili, idari bir kayıttır; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E. 2025/4258, K. 2026/5662 sayılı kararında da vurgulandığı gibi plakaya bağlı bir araç, edinim koşullarına — hangi tarihte, hangi kaynakla, kim tarafından alındığına — bakılarak değerlendirilir. Evlilik içinde ortak kazançla alınan araç, plakası kimde olursa olsun edinilmiş maldır ve tasfiyeye girer. Kayıt yalnızca fiili kullanım ve zilyetlik yönünden güçlü bir karine oluşturur; katılma alacağı isteyen eş, edinim koşullarını banka kaydı, senet ve tanıkla kanıtlayarak aracın hesaba girmesini sağlayabilir.
Boşanmadan önce arabamı sattım ya da devrettim; hesaptan çıkar mı?
Çıkmaz, aksine hesaba eklenir. TMK m. 236 uyarınca mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde, diğer eşin rızası olmadan ve katılma alacağını azaltma amacıyla devredilen malların değeri artık değere eklenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E. 2025/1911, K. 2026/4884 sayılı kararında, boşanma davasından birkaç gün önce devredilen araçların eklenecek değer sayılması gerektiği belirtilerek istinaf kararı bozulmuştur. Dava tarihine çok yakın devirler güçlü şüphe yaratır; devir bedelsiz veya akrabaya yapılmışsa bu şüphe daha da artar. Sonuç, devrin iptali değil, devredilen aracın değerinin hesaba geri eklenmesidir.
Evlilik öncesi aldığım araba paylaşılır mı?
Genel kural olarak paylaşılmaz; evlilik birliği dışında kazanılan araç kişisel maldır (TMK m. 222). Ancak iki istisna dikkate alınmalıdır. Birincisi, evlilik öncesi araç satılıp parasıyla evlilik içinde başka bir araç alındıysa, yeni araç kişisel malın yerine geçen değer sayılabilir; bu savunmanın ispatı, aracı kişisel mal saydıran eşe düşer. İkincisi, kişisel mal sayılan aracın taksitleri veya bakım giderleri evlilik içinde ortak gelirle ödendiyse, diğer eş bunun için değer artış payı veya katkı alacağı talep edebilir. Yargıtay’ın E. 2025/5281, K. 2026/7924 sayılı kararı, kredi kaynaklı edinimlerin gözetilmeden yapılan tek yönlü hesapları bozduğundan, bu tür dosyalarda ayrıntılı beyan ve belge sunumu belirleyicidir.
Katılma alacağı davası nereye açılır ve ne kadar sürer?
Dava, aile mahkemesinde açılır; boşanma davasıyla birlikte ya da boşanma kesinleştikten sonra ayrı olarak. Görevli mahkeme aile mahkemesi olmakla birlikte, yetki yönünden davalı eşin yerleşim yeri esas alınır. Süre, dosyadaki mal sayısına ve bilirkişi incelemesinin kapsamına göre değişir; tek araçlı ve delilleri net dosyalar için bile bilirkişi raporu ve duruşma takvimi nedeniyle birkaç ay sürer. İstanbul’da yoğunluk nedeniyle süre daha da uzayabilir. Boşanma davasında mali haklar talep edilmediyse, boşanma kesinleştikten sonra katılma alacağı için ayrı bir dava açmak gerekir; bu nedenle hak kaybını önlemek için taleplerin zamanında ve eksiksiz ileri sürülmesi gerekir.
Arabanın değerini kim, nasıl belirler; hasar kaydı düşürür mü?
Değerlemeyi mahkeme atayan bilirkişi yapar; bilirkişi, ikinci el piyasa verileri, ekspertiz ve kasko rayiçleri ile ilan fiyatlarını karşılaştırarak tasfiye istenen tarihe uygun bir bedel bildirir (TMK m. 240). Aracın model yılı, kilometresi, donanımı, kaza ve tramer kaydı ile boyalı parça sayısı değeri doğrudan etkiler; hasar kaydı, araç sahibi aleyhine makul ölçüde düşürür. Rapora itiraz edecek tarafın somut gerekçe göstermesi ve gerekirse karşı ekspertiz sunması gerekir. Değerleme tarihi kritiktir: araç değer kaybettikçe alacak da küçüldüğünden, tasfiye talebinin zamanı stratejik önem taşır.
0
