Boşanmada Çocuğun Tablet ve Bilgisayar Giderleri 2026

Kısa Cevap: Boşanmada çocuğun tablet ve bilgisayar giderleri, somut olayın özelliklerine göre iştirak nafakası kapsamında veya ayrıca katkı yükümlülüğü olarak değerlendirilebilir. Özellikle uzaktan eğitim, okul ödevi, sınav hazırlığı ve çocuğun yaşı dikkate alındığında, bu harcamaların lüks değil eğitim ihtiyacı olduğu ispatlanabiliyorsa diğer ebeveynden katkı talep edilmesi mümkündür.

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Boşanma sonrasında en sık çıkan uyuşmazlıklardan biri, ortak çocuğun eğitim ve gelişim giderlerinin hangi kalemlerinin nafaka kapsamında sayılacağıdır. Özellikle 2026 itibarıyla tablet, dizüstü bilgisayar, yazıcı, eğitim yazılımı ve çevrim içi ders platformları artık birçok çocuk için temel ihtiyaç haline gelmiştir. Ancak ebeveynler arasında şu soru sıkça tartışılır: Tablet ya da bilgisayar masrafı nafakanın içinde midir, yoksa ayrıca mı istenir?

Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda bir ebeveyn bu harcamaları zorunlu eğitim gideri olarak görürken, diğer ebeveyn bunların lüks tüketim olduğunu savunmaktadır. Sorun büyüdüğünde hem çocuk mağdur olur hem de nafaka davaları yeni uyuşmazlıklarla uzar. Uygulamada görüyoruz ki, doğru hukuki çerçeve kurulmadan yapılan talepler reddedilebildiği gibi, eksik delille açılan davalar da zaman kaybına yol açmaktadır.

Bu yazıda, boşanmada çocuğun tablet ve bilgisayar giderlerinin nasıl değerlendirildiğini, hangi kanun maddelerine dayanıldığını, hangi delillerin önemli olduğunu ve İstanbul aile hukuku avukatı desteğinin neden kritik olabileceğini açıklıyoruz. Özellikle İstanbul avukat desteği arayan ebeveynler için uygulamaya dönük, sade ama teknik açıdan sağlam bir rehber hazırladık.

Boşanmada tablet ve bilgisayar giderleri talep edilebilir mi?

Evet, boşanmada çocuğun tablet ve bilgisayar giderleri belirli şartlarla talep edilebilir. Türk Medeni Kanunu m. 182 uyarınca velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Ayrıca TMK m. 327, çocuğun bakım, eğitim ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağını; TMK m. 330 ise nafakanın çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirleneceğini düzenler.

Bu nedenle bir tablet veya bilgisayar harcaması otomatik olarak reddedilecek bir gider değildir. Asıl mesele, söz konusu ürünün çocuğun eğitim ve gelişimi bakımından zorunlu veya makul bir ihtiyaç olup olmadığının ortaya konulmasıdır. İlkokul çağındaki bir çocuk için temel seviyede bir cihaz yeterli görülebilirken, lise çağındaki ve yoğun dijital eğitim kullanan bir çocuk için daha kapsamlı bir bilgisayar ihtiyacı makul kabul edilebilir.

Uygulamada mahkemeler, çocuğun okul düzeni, eğitim modeli, kullandığı dijital platformlar, ebeveynlerin gelir düzeyi ve daha önce belirlenen nafaka miktarını birlikte değerlendirir. Yani bu giderin talep edilip edilemeyeceği soyut değil, tamamen dosyanın özelliklerine göre belirlenir.

Bu giderler iştirak nafakası içinde mi sayılır, ayrıca mı istenir?

Kural olarak iştirak nafakası, çocuğun eğitim giderlerini de kapsar. TMK m. 182 ve m. 330 birlikte değerlendirildiğinde, eğitim için gerekli olağan masrafların nafaka belirlenirken dikkate alınması gerekir. Yargıtay 2. HD, 2017/938 E., 2018/4539 K. sayılı kararında da iştirak nafakası kapsamına eğitim ve öğretimle ilgili giderlerin dahil olduğunu vurgulamıştır. Benzer şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/3-133 E., 2022/658 K. sayılı kararında, okul ödemeleriyle ilgili özel düzenleme bulunmayan somut olayda iştirak nafakası borcunun devam ettiğini ve eğitim giderlerinin nafakadan bağımsız düşünülmemesi gerektiğini belirtmiştir.

Ancak bu sonuç, tablet ve bilgisayar giderlerinin hiçbir zaman ayrıca istenemeyeceği anlamına gelmez. Eğer mevcut iştirak nafakası yıllar önce düşük belirlenmişse, çocuğun ihtiyaçları değişmişse, uzaktan eğitim ya da özel okul sistemi nedeniyle dijital cihaz artık vazgeçilmez hale gelmişse, nafakanın artırılması davası açılabilir. Bazı durumlarda ise olağanüstü bir eğitim gideri olarak ayrıca katkı talebi de gündeme gelebilir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız sorunlardan biri, ebeveynlerin her elektronik ürünü otomatik biçimde “ekstra masraf” saymasıdır. Oysa mahkeme, ürünün niteliğine bakar. Temel eğitim için alınan makul fiyatlı bir bilgisayar ile yüksek segment oyuncu bilgisayarı aynı şekilde değerlendirilmez.

Mahkeme hangi ölçütlere bakar?

Mahkeme, tablet veya bilgisayar giderinin gerçekten çocuk yararına gerekli olup olmadığını somut ölçütlerle inceler. TMK m. 4 gereği hâkim takdir yetkisini hakkaniyet çerçevesinde kullanır; TMK m. 182, m. 327, m. 330 ve şartlar değişmişse m. 331 de bu değerlendirmede önem taşır.

Genel olarak şu ölçütler dikkate alınır:

  • Çocuğun yaşı ve eğitim seviyesi
  • Okulun dijital altyapı gereklilikleri
  • Uzaktan eğitim, ödev ve sınav sistemi
  • Mevcut iştirak nafakasının miktarı
  • Anne ve babanın ekonomik gücü
  • Talep edilen cihazın fiyatının makul olup olmadığı
  • Aynı ihtiyacın daha düşük bedelle karşılanıp karşılanamayacağı

Örneğin lise öğrencisi bir çocuğun çevrim içi ders platformlarına girdiği, proje hazırladığı ve okul tarafından düzenli dijital erişim beklendiği durumlarda bilgisayar ihtiyacı daha güçlü kabul edilir. Buna karşılık, çok pahalı ve teknik özellikleri eğitim ihtiyacının üstünde kalan cihazlar için talebin tamamen ya da kısmen reddi mümkündür.

Uygulamada görüyoruz ki, özellikle İstanbul gibi eğitim masraflarının yüksek olduğu şehirlerde cihaz gideri tek başına değil; servis, okul materyali, internet, yazılım ve kurs giderleriyle birlikte bütüncül değerlendirilir. İstanbul aile hukuku avukatı desteği ile talebin hangi çerçevede kurulacağı doğru belirlenirse, hak kaybı riski azalır.

Tablet ve bilgisayar gideri nasıl ispatlanır?

Bu giderin kabulü için en önemli konu ispat yüküdür. Bir ebeveyn yalnızca “çocuğa bilgisayar aldım” demekle talebini güçlü hale getiremez. Hem harcamanın yapıldığını hem de bu harcamanın çocuk yararına gerekli olduğunu göstermek gerekir.

İspat için kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:

  • Fatura, e-fatura veya satış sözleşmesi
  • Banka dekontu, kredi kartı ekstresi
  • Okulun cihaz gerekliliğine ilişkin yazısı veya duyurusu
  • Öğretmen mesajları, veli bilgilendirmeleri
  • Uzaktan eğitim platformu zorunluluğunu gösteren belgeler
  • Çocuğun eğitim seviyesini ve kullanım amacını gösteren kayıtlar
  • Tarafların gelir belgeleri ve nafaka dosyası evrakı

Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir hata, faturanın ebeveyn adına düzenlenmiş olmasının yeterli sanılmasıdır. Oysa mahkeme, alınan cihazın gerçekten ortak çocuk için kullanıldığını ve keyfi değil, eğitim amaçlı edinildiğini görmek ister. Özellikle pahalı cihaz alımlarında marka, model ve teknik özellikler de tartışma konusu olabilir.

Bu nedenle delil hazırlığı yapılırken yalnızca ödeme belgesine değil, ihtiyaç bağlantısına da odaklanılmalıdır. İstanbul avukat desteği ile dosya stratejisi kurulurken hangi belgenin neyi ispat edeceği önceden belirlenmelidir.

Nafaka artırımı davası mı açılmalı, yoksa ayrı talep mi ileri sürülmeli?

Çoğu durumda en doğru yol, şartlar değişmişse nafaka artırımı davası açmaktır. Çünkü tablet ve bilgisayar giderleri, çocuğun eğitim ihtiyacının parçası olarak sürekli veya tekrar eden bir mali yük yaratıyorsa, bunun nafaka miktarına yansıtılması daha sağlıklı olur. TMK m. 331, durumun değişmesi halinde nafakanın yeniden belirlenebileceğini düzenlemektedir.

Örneğin boşanma sırasında çocuk ilkokul çağındayken belirlenen nafaka, yıllar sonra ortaokul veya lise döneminde yetersiz kalabilir. Bu durumda yalnızca tek bir cihaz bedeli değil, eğitim hayatının genel maliyeti değişmiş olur. Mahkeme de çoğu zaman bu bütünsel değişime bakar.

Bununla birlikte, ani ve yüksek bir gider söz konusuysa, örneğin okulun zorunlu tuttuğu belli nitelikte bir dizüstü bilgisayar alınmışsa, somut olayın yapısına göre ayrıca katkı talebi ileri sürülmesi de tartışılabilir. Burada hangi dava yolunun seçileceği dosyanın ayrıntısına göre değişir. Yanlış dava türü seçilmesi, talebin usulden veya esastan zayıflamasına yol açabilir.

Uygulamada görüyoruz ki, nafaka artırımı davası ile tek seferlik gider talebinin karıştırılması, ebeveynler açısından hem zaman hem masraf kaybı yaratmaktadır. Bu yüzden özellikle İstanbul aile hukuku avukatı ile dosya kurulumu yapılması önemlidir.

Karşı taraf “bu lüks tüketim” derse ne olur?

Karşı tarafın en sık savunmalarından biri, tablet veya bilgisayarın zorunlu değil lüks olduğu yönündedir. Bu savunma her dosyada aynı sonucu doğurmaz. Mahkeme, cihazın niteliğini ve çocuğun gerçek ihtiyacını araştırır. Eğer talep edilen ürün eğitim amacını aşan özellikler taşıyorsa, örneğin çok yüksek oyun performansına sahip pahalı bir cihaz ise, mahkeme makul gider sınırı çizebilir.

Ancak günümüzde birçok okul ödevi, sunum, çevrim içi sınav, EBA benzeri platformlar, yabancı dil uygulamaları ve araştırma ödevleri dijital erişim gerektirdiğinden; temel nitelikte bir bilgisayar veya tabletin artık eğitim ihtiyacı olarak kabul edilmesi daha güçlü bir argümandır. Çocuğun sosyal çevresi değil, okul ve eğitim düzeni belirleyici olmalıdır.

Yargıtay içtihatlarının genel yönelimi de çocuğun bakım ve eğitim giderlerinin ana ve babanın gücü oranında paylaşılması gerektiği yönündedir. Bu yüzden “lüks” savunmasının başarılı olup olmayacağı, cihazın makuliyetine ve ihtiyaç bağlantısına bağlıdır. Mahkeme gerekirse kısmi kabul yoluna giderek daha makul bir bedel üzerinden değerlendirme yapabilir.

İstanbul’da bu tür davalarda neden yerel uygulama bilgisi önemlidir?

İstanbul’da aile mahkemelerinin iş yükü, tarafların gelir yapısı ve çocukların eğitim masrafları Türkiye ortalamasından farklı seyredebilir. Özellikle özel okul, servis, yabancı dil eğitimi, dijital araçlar ve çok merkezli yaşam düzeni gibi unsurlar, nafaka uyuşmazlıklarının içeriğini etkiler. Bu nedenle İstanbul avukat veya İstanbul aile hukuku avukatı desteği, dosyanın yerel uygulama pratiğine uygun hazırlanması açısından önemlidir.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda, aynı tür gider için bir mahkemede ayrıntılı okul belgesi aranırken başka bir dosyada tarafların gelir-gider dengesi daha fazla öne çıkabilmektedir. Bu durum keyfilikten değil, somut olay farklılıklarından kaynaklanır. Fakat dilekçe kurgusu, delil sıralaması ve talep sonucu doğru kurulmazsa haklı talepler zayıf görünebilir.

Uygulamada görüyoruz ki, İstanbul’daki aile hukuk uyuşmazlıklarında yalnızca kanun maddesini bilmek yetmez; hâkimin önüne somut, ölçülü ve çocuğun üstün yararını öne çıkaran bir dosya koymak gerekir. TMK m. 339 çocuğun bakım ve eğitimi konusunda ana ve babanın yükümlülüklerini, TMK m. 346 ise çocuğun menfaatinin korunmasına yönelik müdahale çerçevesini tamamlayıcı biçimde hatırlatır. Sonuçta merkeze ebeveynlerin çekişmesi değil, çocuğun üstün yararı alınmalıdır.

Dava açmadan önce hangi adımlar atılmalı?

Dava açmadan önce hem belgelerin toplanması hem de taleplerin gerçekçi şekilde sınıflandırılması gerekir. Özellikle çocuğun cihaz ihtiyacının eğitim bağlantısını gösteren okul yazıları, fatura ve nafaka dosyası birlikte değerlendirilmelidir. Taraflar arasında yazılı bir mutabakat zemini oluşabiliyorsa uyuşmazlığın büyümesi de önlenebilir.

  1. Mevcut nafaka kararını ve protokol hükümlerini inceleyin.
  2. Çocuğun okul ve eğitim ihtiyaçlarını belgeleyin.
  3. Alınan cihazın faturası ve ödeme kayıtlarını dosyalayın.
  4. Ebeveynlerin gelir durumunu gösteren belgeleri hazırlayın.
  5. Giderin olağan mı olağanüstü mü olduğunu hukuken değerlendirin.
  6. Gerekliyse nafaka artırımı veya ayrıca katkı talebi stratejisini belirleyin.

Bu hazırlık yapılmadan açılan davalarda, haklı talepler ispat eksikliği nedeniyle zayıflayabilir. Oysa çocuğun eğitim ihtiyacı doğru anlatıldığında, mahkemeden daha sağlıklı bir değerlendirme alınması mümkündür.

Sık Sorulan Sorular

Boşanmada çocuğa alınan tabletin parasını diğer ebeveyn ödemek zorunda mı?

Tek başına her tablet bedeli otomatik olarak diğer ebeveyne yüklenmez. Önce cihazın çocuğun eğitim ihtiyacı için gerekli olup olmadığı, mevcut nafakanın bu ihtiyacı karşılayıp karşılamadığı ve tarafların ekonomik gücü değerlendirilir. Eğer harcama makul ve gerekli ise, nafaka artırımı veya katkı talebi gündeme gelebilir. Çok pahalı veya eğitim ihtiyacını aşan ürünlerde ise mahkeme talebi sınırlayabilir.

Bilgisayar gideri iştirak nafakasından ayrı istenebilir mi?

Kural olarak eğitim giderleri iştirak nafakası içinde değerlendirilir. Ancak mevcut nafaka çok düşükse, çocuğun ihtiyaçları sonradan artmışsa veya yüksek bedelli ve zorunlu bir eğitim gideri ortaya çıkmışsa ayrıca talep veya nafaka artırımı seçeneği gündeme gelebilir. Hangi yolun uygun olduğu, boşanma kararındaki hükümler ile somut dosya yapısına göre değişir.

Fatura yoksa tablet veya bilgisayar gideri talep edilebilir mi?

Fatura en güçlü delillerden biridir; ancak tek delil değildir. Banka dekontu, kredi kartı ekstresi, okul yazısı, öğretmen bilgilendirmesi, yazışmalar ve tanık anlatımları da dosyada destekleyici olabilir. Yine de fatura yokluğu ispatı zorlaştırır. Bu nedenle harcamaların belgeye bağlanması her zaman daha güvenlidir ve dava öncesinde delil düzeni kurulmalıdır.

Özel okul öğrencisi için bilgisayar gideri daha kolay kabul edilir mi?

Özel okul öğrencisi olmak tek başına giderin kabul edileceği anlamına gelmez; ancak dijital eğitim altyapısının yoğun kullanıldığı okullarda ihtiyaç bağlantısı daha kolay ispatlanabilir. Mahkeme, okulun gerçekten bilgisayar zorunluluğu getirip getirmediğine, çocuğun yaşına ve istenen cihazın makuliyetine bakar. Yani özel okul unsuru önemlidir ama tek belirleyici değildir.

İstanbul’da nafaka dosyasında bu tür eğitim giderleri için avukatla ilerlemek gerekli mi?

Kanunen avukat tutma zorunluluğu yoktur; ancak aile hukuku uyuşmazlıklarında delil ve talep stratejisi son derece önemlidir. Özellikle nafaka artırımı mı açılacağı, ayrıca katkı mı isteneceği, hangi belgelerin dosyaya sunulacağı ve taleplerin nasıl formüle edileceği sonucu doğrudan etkiler. Bu nedenle İstanbul aile hukuku avukatı desteği, hak kaybı riskini azaltabilir.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder