Boşanma Sürecinde Eşin Mirasçılık Sıfatı Devam Eder mi?
Boşanma davası devam ederken veya boşanma kararı kesinleştikten sonra mirasçılık sıfatının ne yönde etkileneceği, miras hukukunun en kritik konularından biridir. Türk Medeni Kanunu m. 181 uyarınca, boşanan eşler bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybederler. Ancak somut olayda boşanma davası açılmış olsa dahi, hüküm kesinleşmeden eşlerden birinin ölmesi durumunda mirasçılık devam eder; meğerki TMK 181/2 uyarınca sağ kalan eşin kusurlu olduğunun ispatlandığı bir süreç işletilsin.
İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak büromuzda yürüttüğümüz davalarda sıkça karşılaştığımız üzere, boşanma kararı kesinleştiği andan itibaren tarafların birbirine mirasçı olma ihtimali ortadan kalkar. Ancak evlilik birliği resmi olarak sona ermeden gerçekleşen vefatlarda, eşin ikinci zümre mirasçıları olan kardeş çocukları (yeğenler) ile karşı karşıya gelmesi hukuki bir zorunluluktur. Bu paylaşımda eşin payı, mirasbırakanın çocuklarının olup olmamasına göre radikal şekilde değişmektedir.
Sağ Kalan Eşin Kardeş Çocukları (Yeğenler) ile Miras Pay Oranları
Mirasbırakan vefat ettiğinde geride çocukları (altsoyu) yoksa ve anne-babası da kendisinden önce vefat etmişse, miras ikinci zümre olan kardeşlere ve onların çocuklarına geçer. TMK m. 499 uyarınca, sağ kalan eş mirasçı olduğu zümreye göre belirli oranlarda pay alır. Eğer eş, mirasbırakanın ana ve baba zümresi (ikinci zümre) ile birlikte mirasçı olursa, mirasın yarısı (%50) eşe, kalan yarısı ise kardeşlere ve kardeşler vefat etmişse halefiyet yoluyla kardeş çocuklarına kalır.
Uygulamada görüyoruz ki, kardeş çocukları genellikle kendi aralarında asalet yoluyla değil, ana veya babalarına (mirasbırakanın kardeşine) düşen payı eşit olarak bölüşerek mirasçı olurlar. Örneğin; mirasbırakanın iki kardeşi varsa ve biri vefat etmişse, vefat eden kardeşin payı olan %25, onun çocuklarına (yeğenlere) eşit olarak dağıtılırken, sağ kalan eş sabit %50 payını korur. Bu matematiksel dağılım, terekenin borçlardan arındırılmış net tutarı üzerinden hesaplanır.
Miras Paylaşımında Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Etkisi
Miras paylaşımına geçilmeden önce, evlilik birliği içinde edinilmiş malların tasfiyesi şarttır. 01.01.2002 sonrası kurulan evliliklerde yasal mal rejimi olan ‘Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi’ geçerlidir. Bir eş öldüğünde, sağ kalan eş önce mal rejiminden kaynaklı %50 katılma alacağını talep eder. Bu alacak terekeye dahil edilmez, zira bu eşin kendi hakkıdır. Katılma alacağı ayrıldıktan sonra geriye kalan kısım ‘tereke’ olarak adlandırılır ve yeğenler ile bu tereke üzerinden paylaşım yapılır.
İstanbul avukatı olarak müvekkillerimizin hak kaybına uğramaması adına mal rejimi alacağı ile miras payının farklı kavramlar olduğunu vurguluyoruz. Sağ kalan eş, önce eş olmaktan doğan mülkiyet hakkını alır, ardından kalan mirasın yarısını yeğenlerle bölüşür. Eğer mal rejimi tasfiyesi yapılmadan doğrudan miras paylaşımına geçilirse, sağ kalan eşin ciddi maddi zarara uğraması kaçınılmazdır. Özellikle taşınmazların paylı mülkiyete dönüşmesi sürecinde bu ayrım elzemdir.
Kardeş Çocuklarının Saklı Pay Hakları Var mıdır?
Miras hukukunda en çok karıştırılan hususlardan biri de yeğenlerin saklı payının olup olmadığıdır. 2007 yılında yapılan kanun değişikliği ile kardeşlerin saklı pay hakları kaldırılmıştır. Dolayısıyla, mirasbırakanın kardeşlerinin çocukları olan yeğenlerin de güncel hukukumuzda saklı pay hakkı bulunmamaktadır. Bu durum, mirasbırakanın bir vasiyetname düzenleyerek tüm malvarlığını eşine veya bir üçüncü kişiye bırakabileceği anlamına gelir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında (Örn: 2024/221 E., 2025/432 K.) belirtildiği üzere, kardeş çocukları saklı pay mirasçısı olmadıkları için, yapılan bir vasiyetnameye karşı ancak vasiyetnamenin iptali davası açabilirler; tenkis davası açma hakları ise saklı payları olmadığı için pratikte işlevsizdir. Ancak mirasbırakan bir tasarrufta bulunmamışsa, yasal miras payları olan %50’lik kısım üzerinde hak iddia etmeye devam ederler.
Boşanma Sonrası Ortaya Çıkan Miras Uyuşmazlıklarında Görevli Mahkeme
Mirasın paylaşılması, mirasçılık belgesinin (veraset ilamı) alınması ve terekenin tespiti süreçlerinde görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Ancak mal rejiminden kaynaklı alacak davaları ve boşanma protokolündeki miras feragatleri söz konusu olduğunda Aile Mahkemeleri devreye girebilir. İstanbul’da görülen davalarda, özellikle yüksek değerli gayrimenkullerin bulunduğu terekelerde, ‘tereke tespiti’ ve ‘izale-i şuyu’ (ortaklığın giderilmesi) davaları süreçle iç içe yürütülmektedir.
Büromuzda takip ettiğimiz dosyalarda, kardeş çocuklarının miras payına yönelik itirazlarının genellikle eşin kusuruna veya mal kaçırma (muris muvazaası) iddialarına dayandığını gözlemlemekteyiz. Eğer mirasbırakan hayattayken eşine usulsüz devirler yapmışsa, yeğenler bu devirlerin iptali için tapu iptali ve tescil davası açma hakkına sahiptirler. Bu davalar, boşanma aşamasındaki gerginliği miras hukukuna taşıyan komplike süreçlerdir.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma davası sürerken eşlerden biri ölürse yeğenler miras alabilir mi?
Evet, eğer boşanma kararı henüz kesinleşmemişse sağ kalan eş kanuni mirasçı olmaya devam eder. Bu durumda mirasbırakanın altsoyu yoksa, eş %50 pay alırken kalan %50 mirasbırakanın kardeşlerine veya onların çocukları olan yeğenlere geçer. Ancak ölen tarafın mirasçıları boşanma davasına devam ederek sağ kalan eşin kusurlu olduğunu kanıtlarlarsa eşin mirasçılığı düşebilir.
Vefat eden kişinin kardeşi de ölmüşse miras doğrudan yeğenlere mi geçer?
Miras hukukundaki halefiyet ilkesi gereği, mirasçı olabilecek bir kardeş mirasbırakandan önce vefat etmişse, onun payı doğrudan ve kendi içlerinde eşit olarak çocuklarına (mirasbırakanın yeğenlerine) intikal eder. Sağ kalan eşin pay oranı bu durumdan etkilenmez, eş her halükarda ana-baba zümresiyle paylaştığı mirasın yarısını alır.
Eşin yeğenlerle miras paylaşımında vasiyetname her şeyi değiştirebilir mi?
Evet, büyük oranda değiştirir. Yeğenlerin saklı payı olmadığı için mirasbırakan vasiyetname ile tüm malvarlığını eşine bırakabilir. Bu durumda yeğenler yasal mirasçı olsalar bile vasiyetname nedeniyle terekeden pay alamazlar. Ancak vasiyetnamenin ehliyetsizlik veya şekil noksanlığı gibi nedenlerle iptali davası açma hakları saklıdır.
Miras paylaşımından önce mal rejiminin tasfiyesi neden önemlidir?
Çünkü miras, ölenin ‘net’ malvarlığı üzerinden paylaştırılır. Sağ kalan eşin evlilik birliği süresince biriken edinilmiş mallarda zaten %50 payı vardır. Bu pay terikeye girmeden önce eşe verilir. Geriye kalan kısım eş ve yeğenler arasında yarı yarıya bölünür. Bu yapılmazsa eşe ait olan mülkiyet payı da mirasa konu edilerek yeğenlere paylaştırılmış olur.
Hangi durumlarda yeğenler sağ kalan eşin miras payına itiraz edebilir?
Yeğenler, sağ kalan eşin ‘mirastan yoksunluk’ şartlarını (mirasbırakanı kasten öldürme, vasiyetnameyi zorla yazdırma vb.) taşıdığını iddia edebilirler. Ayrıca eşler arasında bir ‘miras feragat sözleşmesi’ varsa veya muris muvazaası yoluyla eşe mal kaçırılmışsa yeğenler dava açarak eşin alacağı payın terekeye iadesini talep edebilirler.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

