Boşanmada Krediyle Alınan Araba Nasıl Paylaşılır? 2026

Kısa Cevap: Boşanmada krediyle alınan araba, kural olarak evlilik içinde ve edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde alınmışsa paylaşım hesabına girer. Ancak paylaşım aracın sadece bugünkü değeri üzerinden düz yarı yarıya yapılmaz; peşinatın kaynağı, kredi taksitlerinin hangi dönemde ve kim tarafından ödendiği, boşanma davası açıldıktan sonra kalan borcun durumu birlikte değerlendirilir.

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Boşanma sürecinde eşler arasında en çok tartışma çıkaran konulardan biri araç paylaşımıdır. Özellikle araba krediyle alınmışsa, taraflardan biri aracı kendi adına tescil ettirmişse ya da kredi boşanma davası açıldıktan sonra da ödenmeye devam etmişse hesap bir anda karmaşık hale gelir. İlk bakışta basit görünen bu mesele, yanlış değerlendirildiğinde ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Sorun tam da burada başlar: Aracın ruhsatı tek eşin üzerinde olabilir, peşinatı aileden gelen para ile ödenmiş olabilir, kredi taksitlerinin bir kısmı evlilik içinde bir kısmı ayrılık döneminde yatırılmış olabilir. Taraflar da çoğu zaman “Araç benim üzerime, tamamen benimdir” ya da “Evlilikte alındıysa doğrudan yarısı benimdir” diye düşünür. Uygulamada görüyoruz ki bu iki yaklaşım da çoğu dosyada eksik kalır.

Çözüm ise mal rejimi hükümlerini doğru uygulamaktan geçer. Türk Medeni Kanunu’nda yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma sisteminde, arabanın hangi mal grubuna girdiği, kredi taksitlerinin hangi tarihlerde ödendiği ve tasfiye tarihindeki sürüm değeri belirleyici olur. Büromuzda sıkça karşılaştığımız araç paylaşımı uyuşmazlıklarında, dosyanın kaderini çoğu zaman banka kayıtları, ödeme dekontları, ekspertiz raporu ve doğru dava stratejisi belirlemektedir. Bu nedenle İstanbul avukat desteğiyle dosyanın baştan planlanması önemlidir.

Boşanmada krediyle alınan araba paylaşılır mı?

Evet, krediyle alınan araba çoğu durumda paylaşım hesabına girer. Türk Medeni Kanunu m. 202 uyarınca eşler arasında başka bir mal rejimi seçilmemişse yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir. TMK m. 219’a göre eşlerin çalışma karşılığı elde ettikleri gelirlerle edindikleri malvarlığı değerleri edinilmiş mal sayılır. Evlilik devam ederken maaş, ticari kazanç veya benzeri edinilmiş gelirlerle peşinatı ödenen ya da kredisi taksitlendirilen araç, kural olarak edinilmiş mal niteliği taşır.

Bunun anlamı şudur: Aracın ruhsatı yalnızca bir eşin üzerinde olsa bile, mal rejimi bakımından otomatik olarak kişisel mal sayılmaz. TMK m. 222’ye göre bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Yani “Araç benim adıma kayıtlı olduğu için tamamen bana ait” savunması tek başına yeterli değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.04.2024 tarihli, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2023/467 E., 2024/199 K. sayılı kararında da, evlilik içinde edinilen ve eş adına tescilli araç bakımından üçüncü kişiye ait olduğu iddiasının somut biçimde ispatlanamadığı durumda malın edinilmiş mal kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu karar, ispat yükü bakımından araç dosyalarında oldukça önemlidir.

Peşinat kişisel parayla ödendiyse sonuç değişir mi?

Evet, peşinatın kaynağı sonucu değiştirebilir. TMK m. 220’ye göre eşlerden birinin evlenmeden önce sahip olduğu mallar, miras yoluyla gelen değerler, bağışlar ve manevi tazminat alacakları kişisel maldır. Eğer araç için ödenen peşinat bu tür kişisel mal kaynaklarından karşılanmışsa, o eş lehine kişisel katkı dikkate alınabilir.

Örneğin araç evlilik içinde alınmış olsa bile, peşinat eşin evlenmeden önce biriktirdiği paradan, mirastan kalan meblağdan veya açıkça bağışlanan bir tutardan ödenmiş olabilir. Bu durumda aracın tamamı kişisel mal sayılmaz; fakat kişisel mal katkısı oranında hesap farklılaşır. Uygulamada bu katkı, denkleştirme veya değer artış payı tartışmalarını gündeme getirir. TMK m. 227 özellikle bir eşin diğer eşe ait veya paylaşımda dikkate alınacak malvarlığına yaptığı katkının tasfiye sırasında gözetilebileceğini düzenler.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir hata, aileden gelen her paranın otomatik olarak kişisel mal zannedilmesidir. Oysa ispat şarttır. “Babam yardım etti”, “annem gönderdi” demek yeterli olmaz. Banka transferi, açıklama satırı, tanık, dekont ve ödeme tarihi birlikte değerlendirilir. İstanbul aile hukuku avukatı desteği burada özellikle önem taşır; çünkü hatalı delil planlaması, gerçek katkının dosyada görünmemesine neden olabilir.

Kredi boşanma davasından sonra da devam ediyorsa hesap nasıl yapılır?

Boşanma davasından sonra ödenen kredi taksitleri paylaşımı doğrudan artırmaz. TMK m. 225’e göre mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Bu tarih çok kritiktir. Çünkü araç kredisi devam etse bile, dava tarihinden sonraki taksitlerin hangi eş tarafından ödendiği ayrıca değerlendirilir ve bu ödemeler çoğu zaman o eşin kişisel katkısı niteliğinde ele alınır.

Yani araç evlilik içinde alınmışsa ve kredi taksitlerinin bir bölümü evlilik sürerken, kalan bölümü ise dava açıldıktan sonra ödenmişse, mahkeme genellikle şu sorulara cevap arar:

  • Aracın peşinatı hangi kaynaktan ödendi?
  • Dava tarihine kadar kaç taksit ödendi?
  • Dava tarihinden sonra kalan kredi borcunu kim karşıladı?
  • Aracın tasfiye tarihine en yakın rayiç değeri nedir?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin bozma kararına atıf yapan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2023/467 E., 2024/199 K. kararında, araç kredisine ilişkin ödemelerin hangi döneme isabet ettiği araştırılmadan sonuca gidilemeyeceği açıkça görülmektedir. Aynı dosyada anılan Yargıtay 2. HD, 2021/10717 E., 2022/5627 K. sayılı bozma kararında da, boşanma dava tarihine kadar ödenen taksitler bakımından edinilmiş mal karinesinin dikkate alınması gerektiği benimsenmiştir.

Uygulamada görüyoruz ki dava tarihinden sonra tek başına kredi ödeyen eş, bu ödemelerin hesaba katılmasını talep etmezse önemli bir kayıp yaşayabilir. Bu nedenle sadece “araba yarı yarıya paylaşılır” demek doğru değildir; paylaşımın matematiği dava tarihine göre kurulmalıdır.

Aracın değeri hangi tarihe göre belirlenir?

Aracın değeri kural olarak karar tarihine en yakın rayiç değere göre belirlenir. Mal rejimi davalarında en sık düşülen hata, aracın satın alındığı tarihteki bedel üzerinden hesap yapmaktır. Oysa özellikle ikinci el araç piyasasında değerler ciddi biçimde değişebilir. Mahkeme, tasfiyeye en yakın tarihteki sürüm değerini esas alır; sonra bu değer üzerinde mal rejimi hesabı yapar.

Bu konuda Yargıtay 8. HD, 2016/19434 E., 2018/19776 K. sayılı karar önemlidir. Kararda, tasfiyeye konu aracın rayiç değeri tespit edilmeden yalnızca satın alındığı tarihteki satış bedeline göre hüküm kurulmasının hatalı olduğu ifade edilmiştir. Yani bilirkişi veya emsal piyasa araştırması yapılmadan eksik değerlendirme ile karar verilmesi bozma sebebi olabilir.

Pratikte mahkeme çoğu zaman bilirkişiden araç markası, model yılı, kilometre, hasar geçmişi ve dava tarihine yakın piyasa verileriyle rayiç tespit etmesini ister. Aracın satılmış olması halinde de satış bedeli tek başına yeterli görülmeyebilir; muvazaalı düşük satışlar ayrıca incelenir.

Araba eşlerden birinin adına kayıtlıysa diğer eş hak kaybına uğrar mı?

Hayır, aracın tek eş adına kayıtlı olması diğer eşin hakkını ortadan kaldırmaz. Mal rejimi hukukunda tescil, çoğu zaman mülkiyet görünümünü gösterir; fakat tasfiye hesabında belirleyici olan aracın hangi mal grubuna dahil olduğu ve hangi kaynaklarla edinildiğidir. Bu nedenle ruhsatta tek isim yazıyor olması, diğer eşin katılma alacağı talep etmesine engel değildir.

TMK m. 222 burada yine önem kazanır. Çünkü kanun, aksine ispat edilene kadar eşin mallarını edinilmiş mal sayar. Araç evlilik içinde alınmışsa ve karşı taraf bunun üçüncü kişiye ait olduğunu, tamamen kişisel mal kaynaklarıyla alındığını ya da paylaşım dışında kalması gerektiğini savunuyorsa, bu iddialar somut delille ispatlanmalıdır.

Özellikle araç bir arkadaş adına kredi çekilemediği için eş adına alınmış gibi savunmalar, uygulamada sık görülür. Ancak Yargıtay, soyut iddialarla yetinmemekte; ödeme akışı, araç kullanımı, sigorta, bakım kayıtları, banka dekontları ve mesajlaşmalar gibi verileri birlikte değerlendirmektedir. İstanbul avukat desteğiyle savunma veya dava dilekçesinin bu mantıkla hazırlanması gerekir.

Boşanmada krediyle alınan araba için hangi dava açılır?

Genellikle katılma alacağı davası açılır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, eş doğrudan aracın yarı hissesinin adına tescilini her zaman isteyemez; çoğu durumda talep edilen şey parasal alacaktır. TMK m. 236 uyarınca her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur. Bu nedenle araç yönünden çoğunlukla katılma alacağı hesabı yapılır.

Eğer araçta kişisel mal katkısı, peşinat desteği veya özel bir finansman ilişkisi varsa dava konusu katılma alacağına ek olarak değer artış payı ya da denkleştirme talepleri de gündeme gelebilir. Davanın niteliği, olayın özelliklerine göre değişir. Araç satılmışsa, devredilmişse ya da muvazaalı biçimde elden çıkarılmışsa ayrıca farklı hukuki yollar da devreye girebilir.

Uygulamada önce boşanma davası, ardından mal rejiminin tasfiyesi davası stratejisi kurulmaktadır. Ancak hangi tarihten itibaren zamanaşımı işleyeceği, boşanma kararının kesinleşmesi, dava dilekçesindeki talep sonucu ve ıslah ihtiyacı gibi usul konuları da önemlidir. Bu yüzden İstanbul aile hukuku avukatı ile dosya kurulmadan yalnızca internetten bulunan genel bilgiye dayanılarak dava açılması riskli olabilir.

Mahkemede ispat için hangi belgeler önemlidir?

En güçlü deliller banka kayıtları, kredi sözleşmesi ve araç ödeme belgeleridir. Araç paylaşımında sözlü anlatım tek başına çoğu zaman yeterli olmaz. Mahkemenin bakacağı temel belgeler şunlardır:

  1. Aracın satış sözleşmesi veya noter devir belgesi
  2. Taşıt kredi sözleşmesi ve ödeme planı
  3. Peşinat dekontları
  4. Dava tarihine kadar ödenen taksitleri gösteren banka kayıtları
  5. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeleri gösteren belgeler
  6. Ekspertiz veya rayiç değer tespiti
  7. Gerekiyorsa tanık beyanları ve mesaj içerikleri

Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir başka sorun da, tarafların sadece ruhsat fotokopisi ile sonuca ulaşabileceklerini sanmalarıdır. Oysa özellikle krediyle alınan araçlarda ödeme takvimi çözülmeden doğru hesap yapılamaz. Uygulamada görüyoruz ki dava tarihine kadar yapılan ödemelerin ayrıştırılması ve kişisel mal iddiasının belgeyle desteklenmesi, dosyanın sonucunu doğrudan etkiler.

Sık Sorulan Sorular

Boşanmada araba doğrudan yarı yarıya bölünür mü?

Hayır, çoğu dosyada doğrudan fiziksel yarı yarıya bölme yapılmaz. Araç bir eşte kalır, diğer eş lehine katılma alacağı hesaplanır. Hesapta peşinatın kaynağı, kredi borcu, dava tarihine kadar ödenen taksitler ve aracın rayiç değeri dikkate alınır. Bu nedenle “arabanın yarısı otomatik benim” yaklaşımı eksiktir.

Aracı sadece ben kullanıyordum, bu paylaşımı engeller mi?

Tek başına kullanım paylaşımı engellemez. Mahkeme kullanım alışkanlığından çok, aracın hangi dönemde ve hangi finansmanla edinildiğine bakar. Ancak kullanım bilgisi, üçüncü kişiye aitlik savunması veya muvazaa iddiası gibi tartışmalarda yardımcı veri olabilir. Yine de asıl belirleyici unsur banka kayıtları ve mal rejimi hesaplamasıdır.

Evlilikten önce alınan ama kredisi evlilikte ödenen araba paylaşılır mı?

Bu durumda araç başlangıçta kişisel mal niteliğinde olabilir; fakat evlilik içinde edinilmiş gelirlerle ödenen kredi taksitleri sebebiyle diğer eş lehine alacak veya katkı tartışması doğabilir. Dosyanın niteliğine göre denkleştirme ya da değer artış payı değerlendirilir. Aracın tamamen paylaşım dışı olduğunu söylemek çoğu zaman doğru olmaz.

Boşanma davası açıldıktan sonra aracı satmak sonucu değiştirir mi?

Aracı satmak tek başına karşı tarafın hakkını ortadan kaldırmaz. Mahkeme, satışın gerçek olup olmadığını, satış bedelinin rayiçle uyumlu bulunup bulunmadığını ve devir işleminin alacağı azaltma amacı taşıyıp taşımadığını inceler. Özellikle yakın akraba veya tanıdığa düşük bedelle yapılan devirler, davada ayrıca tartışma konusu olur.

Kredi taksitlerini ailem ödedi diyorsam bunu nasıl ispatlarım?

Bu iddianın kabulü için banka dekontları, açıklamalı havaleler, kredi hesabına yapılan doğrudan ödemeler, gerektiğinde tanık ve diğer yazılı belgeler gerekir. Soyut beyanlar çoğu zaman yeterli olmaz. Ailenin desteği gerçek olsa bile belge yoksa mahkeme bunu kişisel mal katkısı olarak kabul etmeyebilir. Bu yüzden dava açılmadan önce delil dosyasının dikkatle hazırlanması gerekir.

Sonuç olarak, boşanmada krediyle alınan araba dosyalarında cevap tek cümleyle verilemez. Aracın edinim tarihi, peşinatın kaynağı, kredi taksitlerinin hangi dönemde ödendiği, dava tarihi ve rayiç değer hesabı birlikte ele alınmalıdır. TMK m. 202, 219, 220, 222, 225, 227 ve 236 hükümleri ile Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, doğru hazırlanmış bir dosyada ciddi hak kayıpları önlenebilir. Özellikle İstanbul avukat arayışında olan kişiler için, mal rejimi tasfiyesi ile boşanma stratejisinin birlikte kurulması çoğu zaman daha güvenli sonuç verir.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder