Çocukla Kişisel İlişki Nasıl Kurulur? Görüşme Düzeni, Sınırlar ve Yargıtay 2026

Kısa cevap: Çocukla kişisel ilişki, velayeti elinde bulundurmayan anne veya babanın çocukla görüşme, beraber olma ve haberleşme hakkını düzenleyen hukuki kurumdur (TMK m. 323). Talep halinde mahkeme, çocuğun yüksek yararını gözeterek görüşme günlerini, saatlerini ve yerini belirler. Velayeti elinde tutan eş diğer ebeveynin görüşmesini engelleyemez; düzenlemeye aykırı davranış halinde kişisel ilişki kısıtlanabileceği gibi, 2021 değişikliğiyle TMK m. 324/3 uyarınca velayetin değiştirilebileceği ihtarı da yapılır.

Çocukla Kişisel İlişki Nedir, Kim İster?

Boşanma kararında çocuğun velayeti genellikle anne veya babadan birine verilir. Velayeti almayan taraf, çocuğun günlük bakımından ve eğitim kararlarından uzak kalır; ancak bu durum onun ebeveynlik hakkını ortadan kaldırmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 323 üncü maddesi, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile “uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı” tanımıştır. Yani görüşme hakkı, mahkemenin lütfu değil; kanundan doğan bir haktır.

Kişisel ilişki yalnızca yüz yüze görüşme demek değildir. Görüşme günleri, tatil dönemleri, yaz dönemi süresi, bayram paylaşımı, telefon ve görüntülü arama sıklığı, okul ve sağlık bilgilerinden haberdar olma gibi unsurların tamamı kişisel ilişki düzenlemesinin kapsamına girer. Aile mahkemesi bu unsurları çocuğun yaşına, okul durumuna, ebeveynler arasındaki iletişim düzeyine ve gerekiyorsa sosyal inceleme raporuna göre belirler. İstanbul gibi büyükşehirlerde trafik ve okul saatleri nedeniyle görüşme başlangıç-bitiş saatlerinin ve teslim yerinin (okul, kafe, aile danışma merkezi gibi) açıkça yazılması, ileride icra aşamasında ihtilafı önler.

Önemli bir nokta: kişisel ilişki yalnızca ayrılmış eşler için değildir. Evlilik devam ederken dahi eşler fiilen ayrı yaşamaya başlamışsa, çocuk kendisiyle kalmayan ebeveyn mahkemeden kişisel ilişki düzenlenmesini isteyebilir. Boşanma davası açılmadan ya da boşanma davası sürerken de bu talep ileri sürülebilir; mahkeme geçici düzenleme de yapabilir.

Kişisel İlişki Nasıl Kurulur? Süreç Adım Adım

Kişisel ilişki iki yolla kurulur: tarafların anlaşması veya mahkeme kararı. Boşanma anlaşmalı ise protokolde görüşme düzeni ayrıntılı yazılır ve hakim bu düzeni çocuğun yüksek yararına uygunluk bakımından inceler; uygun bulursa onaylar. Çekişmeli boşanmada veya boşanma sonrası ayrı bir davada ise süreç şöyle işler:

  • 1. Dilekçe: Velayeti olmayan ebeveyn, çocuğun oturduğu yer aile mahkemesine (TMK m. 326) kişisel ilişki talepli dava açar; önerdiği görüşme programını dilekçede ayrıntılı gösterir.
  • 2. Geçici düzenleme: Ana talebin sonucu beklenirse çocuk ebeveyninden uzun süre kopabilir. Bu nedenle dava sırasında geçici kişisel ilişki düzenlenmesi istenebilir; mahkeme dava bitene kadar geçici görüşme günleri belirleyebilir.
  • 3. Sosyal inceleme raporu: Özellikle küçük çocuklarda ve tarafların anlaşamadığı hallerde mahkeme, gecikmesine rağmen PSBMER (psikososyal destek merkezi) raporu ister. Rapor, çocuğun ebeveynlerle ilişkisini, görüşmenin çocuğa etkisini uzman gözüyle değerlendirir.
  • 4. Çocuğun dinlenmesi: Ayırt etme gücüne sahip çocuk, yaş ve olgunluğuna uygun biçimde görüşmeye çağrılarak beyanı alınır. Yargıtay, idrak çağındaki çocuğun beyanına üstünlük tanınmasını istemektedir; ancak çocuk hangi ebeveyniyle görüşeceğine değil, görüşmenin biçimine ilişkin görüş bildirir.
  • 5. Karar: Mahkeme, çocuğun yüksek yararı ile anne ve babalık duygusunun tatmini arasında denge kurarak görüşme gün, saat ve yerini; yaz tatili, bayram ve özel günleri karara bağlar.

Tipik Bir Görüşme Düzeni Nasıl Belli Olur?

Kanunda standart bir görüşme programı yoktur; her dosya somut koşullarına göre düzenlenir. Ancak uygulamada en sık karşılaşılan düzen, hafta içi bir akşam görüşmesi ile hafta sonu bir gün görüşmesinin birleştirilmesidir. Aşağıdaki tablo yaygın uygulama örneklerini özetler; nihai düzen her zaman mahkemece çocuğun yüksek yararına göre belirlenir.

Dönem Yaygın düzen örneği
Okul dönemi Ayda iki hafta sonu gün aşırı veya ikişer saatlik hafta içi görüşme
Yaz tatili İki hafta ile bir ay arasında kesintisiz birlikte kalma
Bayram ve özel günler Dini bayramların ya da yarıyıl tatilinin yıllara göre paylaşılması
Haberleşme Görüşme dışındaki günlerde haftada belirli sayıda görüntülü konuşma
Bebeklik dönemi (0-3) Kısa süreli, sık ve gerektiğinde velayet sahibinin gözetiminde görüşme

Bebeklik döneminde düzen farklılaşır. Yaşam düzeni henüz oturmamış, süt ve uyku saatleri öncelikli olan küçük çocuklarda uzun süreli ayrılık zorlaşır. Bu nedenle kişisel ilişki sıklıkla kısa süreli ama daha sık görüşmeler şeklinde kurulur. Yaş ilerledikçe, özellikle okul çağıyla birlikte, gecelemeli ve tatil dönemlerini kapsayan daha geniş düzenlemelere geçilir.

Kişisel İlişkinin Reddi, Kısıtlanması veya Kaldırılması

Görüşme hakkı mutlak bir hak değildir. TMK m. 324/2 uyarınca; kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse, ana baba bu hakkı yükümlülüklerine aykırı kullanırsa veya çocukla ciddi olarak ilgilenmezse, ayrıca diğer önemli sebepler varsa kişisel ilişki reddedilebilir veya kaldırılabilir. Somut örnekler şunlardır:

  • Görüşme sırasında çocuğa karşı şiddet, tehdit veya kötü muamele,
  • Çocuğu diğer ebeveyne karşı kamuoyu önünde karalama yönünde beyanlara zorlama,
  • Görüşme saatlerine düzenli olarak uymama, çocuğu teslim etmeme veya geç teslim etme alışkanlığı,
  • Alkol veya uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle çocuğun güvenliğinin risk altında olması,
  • Görüşmeyi fiilen hiç kullanmama, çocuğu etkili biçimde ihmal etme.

Buna karşılık Yargıtay’ın 27 Kasım 2025 tarihli bir kararında belirtildiği üzere, kişisel ilişkinin hiç kurulmaması ancak çocuğun yüksek yararının açıkça gerektirdiği hallerde düşünülebilmelidir; velayet sahibi ebeveyn ile görüşmek istememe da tek başına karar için yeterli değildir. Kısıtlama kararı verilirken de görüşmenin tümüyle kesilmesi yerine önce süre azaltma, refakatli görüşme (denetimli görüşme) gibi daha yumuşak önlemler tercih edilir.

Velayet Sahibi Eş Görüşmeye Engel Olursa: TMK 324/3 Sancağı

Uygulamada en sık görülen sorun, velayeti elinde tutan ebeveynin diğer ebeveynle çocuğun görüşmesini fiilen engellemesidir. Kanun koyucu bu duruma iki ayrı yaptırım öngörmüştür. Birincisi TMK m. 324/1: her ebeveyn, diğerinin kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesini, yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. İkincisi, 24 Kasım 2021 tarihli 7343 sayılı Kanunla eklenen TMK m. 324/3: velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.

Bu ihtar, 2021 öncesinde yalnızca icra yaptırımlarıyla (tazyik hapsi gibi) karşılanan soruna güçlü bir hukuki araç eklemiştir. Yani velayet sahibi eş çocuğu göstermezse, görüşmeyi sürekli sabote ederse, karşı taraf değişen koşullar davası açarak velayetin devrini isteyebilir. Mahkeme, kişisel ilişki kurulmasına dair her kararda bu yaptırımı taraflara hatırlatmak zorundadır.

Yargıtay Kişisel İlişkiye Nasıl Bakıyor? Güncel İçtihat

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin güncel kararları üç ilkeyi netleştirmektedir. Birincisi, kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı, anne ve baba duygusunun tatmini ve infaz edilebilirlik birlikte değerlendirilmelidir. İkincisi, boşanmadan hemen sonra açılan kişisel ilişki davalarında hukuki yarar varsayılır; ancak mevcut düzenin yeterli olduğu somut olarak ortaya konursa talep reddedilebilir. Üçüncüsü, süresi çok kısa tutulan kişisel ilişki babalık/annelik duygularını tatmine elverişli olmadığı gerekçesiyle bozulabilmektedir.

Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024/9988 esas, 2025/691 karar sayılı kararında; boşanma kararından çok kısa süre sonra açılan davada, boşanma kararında kurulan kişisel ilişkinin bu aşamada yeterli olduğu ve koşullar değiştikçe düzenlemenin her zaman güncellenebileceği vurgulanarak talep yönünden hukuki yararın sınırları çizilmiştir. Bir başka kararda (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7461, K. 2025/10059), ortak çocukla baba arasında kurulan kişisel ilişkinin babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı ve çocuğun fikri-sosyal gelişimi için yetersiz bulunduğu gerekçesiyle, sürenin genişletilerek düzeltilmesine karar verilmiştir. Her iki karar da göstermektedir ki mahkemeler “bir şey verilmiş olması”yla yetinmemekte, verilen düzenin niteliğini çocuğun gelişimi açısından ayrıca denetlemektedir.

Kişisel İlişki Kararı Nasıl İcra Edilir?

Kişisel ilişki kararına rağmen çocuk gösterilmiyorsa başvuru yolu ilamlı icradır. İcra müdürlüğü, çocuğun teslimini emreder; buna rağmen teslim yapılmazsa, görüşmeyi engelleyen velayet sahibi hakkında tazyik hapsi talep edilebilir. Tazyik hapsi kişiseldir ve çocuğun yüksek yararına zarar vermeme sınırına kadar uygulanır. Ayrıca engelleme davranışı, TMK m. 324/3 kapsamında velayetin değiştirilmesi davasının dayanağı yapılabileceği gibi çocuk göstermeme fiili ayrıca Türk Ceza Kanunu kapsamında yükümlülüğe aykırılık açısından değerlendirilebilir.

İcra pratiğinde dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı vardır: görüşme kararları genellikle “çocuğun teslimi” şeklinde değil, belirli gün-saatte belirtilen yerde görüşme şeklinde kurulmuştur. İcra talebinde kararın tam içeriği, teslim-yer saat ayrıntılarıyla birlikte sunulmalıdır. Aksi halde icra tahsilat işlemi teknik gerekçelerle durabilir.

Kişisel İlişki Düzenlemesinin Değiştirilmesi

İlk kurulmuş kişisel ilişki düzenlemesi kesin ve değişmez değildir. Çocuk büyür, okul değiştirir, ebeveynlerden biri şehre taşınabilir. Koşullar değiştiğinde TMK m. 326 uyarınca çocuğun oturduğu yer mahkemesinde değişiklik davası açılabilir. Bu davanın kabulü için değişikliğin çocuğun yüksek yararına uygun olması gerekir. Yargıtay, düzenleme değişikliği isteklerinde somut değişiklikleri ve sosyal inceleme raporunu esas alır; “başka türlü olsun” niteliğindeki soyut itirazları yeterli görmez.

Değişiklik talebinde bulunacak ebeveynin dilekçesinde şu hususları somutlaştırması işi hızlandırır: çocuğun yeni okul dönemi ve saatleri, taşınma veya iş değişikliği gibi maddi değişiklikler, mevcut düzenin uygulanmasında yaşanan somut sıkıntılar, çocuğun kendi beyanı (yaş uygunsa) ve talep edilen yeni programın çocuğun rutinine uyumu. Değişiklik davaları çoğu kez rapor gerektirmese de mahkeme gerektiğinde re’sen ister.

Sık Sorulan Sorular

Çocukla kişisel ilişki hakkı hangi kanun maddesine dayanır?

Kişisel ilişki hakkının dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 323 ila 326 ncı maddeleridir. TMK m. 323 hakkın kaynağını, TMK m. 324 sınırlarını ve karşılıklı yükümlülükleri, TMK m. 325 üçüncü kişilerin (örneğin dede-nine) olağanüstü hallerde ilişki talebini, TMK m. 326 ise yetkili mahkemeyi düzenler. Boşanma davasıyla birlikte istenmişse boşanma mahkemesi, ayrı dava ise çocuğun oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Velâyeti olmayan eş çocukla görüşemiyorsa ne yapmalı?

Önce kişisel ilişki düzenlemesi olup olmadığına bakılır. Düzenleme yoksa çocuğun oturduğu yer aile mahkemesinde kişisel ilişki davası açılır; dava sürerken geçici görüşme talep edilir. Düzenleme varsa ama uygulanmıyorsa ilamlı icra takibi başlatılır; teslim gerçekleşmezse tazyik hapsi ve TMK m. 324/3 kapsamında velayetin değiştirilmesi davası gündeme gelir. Sürecin sağlıklı yürüyebilmesi için engellemelerin tarih, saat ve tanıklarla kayda geçirilmesi önemlidir.

Kişisel ilişki hiç kurulmayabilir mi, hangi hallerde kaldırılır?

Evet, istisnai hallerde kurulmayabilir veya sonradan kaldırılabilir. TMK m. 324/2 uyarınca kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse, ebeveyn hakkını yükümlülüklerine aykırı kullanırsa veya çocukla ciddi olarak ilgilenmezse hak reddedilebilir ya da alınabilir. Ancak Yargıtay içtihadına göre kişisel ilişkinin tümüyle reddi ölçülü olmalıdır; önce süre azaltma veya refakatli görüşme gibi yumuşak önlemler denenmelidir. Tam kesme kararı ancak çocuğun yüksek yararının açıkça gerektirdiği somut durumlarda verilmektedir.

Görüşme günlerini kaçırmak kişisel ilişki hakkını sona erdirir mi?

Tek seferlik kaçırılan görüşmeler hakkı ortadan kaldırmaz; ancak düzenli biçimde ve sürekli olarak hiç kullanmamak, TMK m. 324/2 anlamında “çocukla ciddi olarak ilgilenmeme” sayılabilir ve hakkın kaldırılmasına yol açabilir. Nitekim Yargıtay, hakkın kullanılmamasını çocuğun yüksek yararı açısından değerlendirmektedir. Fiilen hiç görüşmeyen ebeveynin, yıllar sonra geniş kapsamlı düzenleme talebi, çocuğun adaptasyonu bakımından sınırlı biçimde karşılanabilmektedir.

Dede ve nine de kişisel ilişki talep edebilir mi?

Kural olarak kişisel ilişki hakkı ana-babaya tanınmıştır. Ancak TMK m. 325 uyarınca olağanüstü haller mevcutsa ve çocuğun menfaatine uygun düşerse, bu hak üçüncü kişilere özellikle hısımlara (dede, nine, kardeş) da tanınabilir. Olağanüstü hal somutlaştırılmalıdır; örneğin ebeveynlerden her ikisinin de vefatı, sürekli yurt dışında bulunması veya çocuğun o hısım yanında uzun süre büyümüş olması gibi. Ana-babaya öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için de kıyasen uygulanır.

Kişisel ilişki davasında harç ve vekalet ücreti ne kadar?

Kişisel ilişki davaları, dava değerinin belirlenememesi nedeniyle maktu harca tabidir; harç ve masraflar dava açıldığı tarihte güncel tarifeye göre hesaplanır. Vekalet ücreti avukat ile müvekkil arasında serbestçe belirlenir ve dosyanın karmaşıklığı, rapor gereksinimi, şehir dışı toplantılar gibi unsurlara göre değişir. Taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti karşı taraftan tahsil edilebilir. Güncel harç tutarları her yıl yeniden belirlendiğinden net rakam dava öncesinde teyit edilmelidir.

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu

Çocuğunuzla görüşme düzeninizin kurulması, mevcut düzenin değiştirilmesi veya görüşmenin engellenmesi halinde haklarınızın korunması için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Dosyanızın somut koşullarını birlikte değerlendirir, çocuğunuzun yüksek yararını merkeze alan bir görüşme programı için yol haritanızı çizeriz.

0

Yorum Gönder