Kasten Yaralama Sonucu Sürekli İş Göremezlik Tazminatı Nedir?
Kasten yaralama eylemi neticesinde mağdurun vücut bütünlüğünde meydana gelen ve iyileşmesi mümkün olmayan kalıcı hasarlar, hukuk sistemimizde sürekli iş göremezlik olarak adlandırılır. Uygulamada görüyoruz ki, pek çok mağdur sadece ceza davasıyla ilgilenmekte, ancak bu yaralanmanın gelecekteki çalışma gücü üzerindeki etkilerini göz ardı etmektedir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 54 kapsamında, bedensel zararlar arasında sayılan çalışma gücünün kaybından doğan zararların tazmini esastır. İstanbul avukat büromuzda takip ettiğimiz dosyalarda, failin hapis cezası almasının yanı sıra, mağdurun ömür boyu sürecek ekonomik kayıplarının karşılanması için bu davanın açılması hayati önem taşımaktadır.
Sürekli İş Göremezlik Tazminatı Şartları Nelerdir?
Tazminata hak kazanabilmek için öncelikle hukuka aykırı bir fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı bulunmalıdır. Kasten yaralama suçunda failin kastı zaten sabittir. Zararın tespiti için ise mağdurun tam teşekküllü bir hastaneden veya Adli Tıp Kurumu’ndan ‘Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’ hükümlerine uygun bir maluliyet raporu alması zorunludur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, geçici iş göremezlik süresi tamamlandıktan sonra ortaya çıkan kalıcı fonksiyon kaybı üzerinden hesaplama yapılır. Büromuzda sıkça karşılaştığımız hatalardan biri, rapor alınmadan dava açılmasıdır; oysa maluliyet oranı netleşmeden gerçek zarar belirlenemez.
Tazminat Hesaplamasında Kullanılan Parametreler ve 2026 Verileri
2026 yılı itibarıyla tazminat hesaplamalarında TRH-2010 yaşam tablosu ve ‘progressive rent’ (artan rant) metodu uygulanmaktadır. Hesaplamada şu unsurlar temel alınır: Mağdurun olay tarihindeki yaşı, muhtemel bakiye ömrü, kaza tarihindeki aylık net geliri ve Adli Tıp tarafından belirlenen maluliyet oranı. Eğer mağdurun geliri ispatlanamıyorsa, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılır. Ancak uzmanlık gerektiren bir mesleği olan mağdurun meslek odasından emsal ücret araştırması yapılması tazminat miktarını ciddi oranda artırmaktadır. Bu süreçte tazminat hesaplama 2026 kriterlerini inceleyerek haklarınızın kapsamını daha iyi kavrayabilirsiniz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
Kasten yaralamadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise genel kural gereği davalının yerleşim yeri mahkemesi veya haksız fiilin işlendiği yer mahkemesidir. İstanbul gibi metropollerde haksız fiilin işlendiği yerdeki mahkemeler (örneğin Çağlayan veya Kartal Adliyeleri) yoğun olarak bu davalara bakmaktadır. Kişilik haklarına saldırı teşkil eden bu eylemlerde ayrıca manevi tazminatın da aynı dava dilekçesiyle talep edilmesi usul ekonomisi açısından gereklidir.
Yargıtay Kararları Işığında Sürekli İş Göremezlik
Güncel yargı kararları, kasten yaralama suçunun nitelikli hallerinin (silahla yaralama, kemik kırığına sebebiyet verme vb.) tazminat miktarının belirlenmesinde ‘kusur indirimi’ yapılmamasını esas alır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/102 E., 2025/450 K. sayılı ilamında, failin tam kusurlu olduğu kasten yaralama olaylarında mağdurun ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle hükmedilen tazminatın alt sınırdan uzaklaşması gerektiğini vurgulamıştır. Mağdurun yaşı ne kadar küçükse, tazminat miktarı bakiye ömür fazla olacağı için o kadar yüksek çıkmaktadır.
Zamanaşımı Sürelerine Dikkat
Kasten yaralama haksız fiil teşkil etmekle birlikte, aynı zamanda bir suçtur. TBK m. 72 uyarınca tazminat davasında kural olarak 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak eylem bir suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı öngörülmüşse (ceza zamanaşımı), tazminat davası da bu uzun süre içinde açılabilir. Kasten yaralama suçunun türüne göre TCK m. 66’daki 8, 15 veya 20 yıllık zamanaşımı sürelerinden yararlanmak mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular
Kasten yaralama davası devam ederken tazminat davası açılabilir mi?
Evet, ceza davasının kesinleşmesi beklenmeden tazminat davası açılabilir. Ancak hukuk mahkemesi, ceza mahkemesindeki ‘maddi olgunun tespiti’ (eylemin kim tarafından işlendiği gibi) konusunu bekletici mesele yapar. Yine de dosyanın bilirkişiye gitmesi ve rapor süreçlerinin hızlanması için erken açılması İstanbul tazminat avukatı uygulamalarında tavsiye edilen bir yöntemdir.
Maluliyet raporu nereden alınmalıdır?
Hukuk mahkemeleri kural olarak devlet üniversitesi hastanelerinin adli tıp anabilim dallarından veya doğrudan Adli Tıp Kurumu şubelerinden alınan raporları kabul etmektedir. Özel hastanelerden alınan raporlar dava açmak için bir delil başlangıcı teşkil etse de, mahkeme mutlaka resmi kurumdan teyit edici yeni bir rapor talep edecektir.
Sigortasız çalışanlar tazminat alabilir mi?
Evet, bir kişinin sigortasız çalışıyor olması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Kasten yaralama mağduru eğer çalışıyorsa tanık beyanları veya meslek odası yazılarıyla geliri ispat edilebilir. Hiç çalışmayan bir kişi dahi (ev hanımı, öğrenci) ‘efor kaybı’ tazminatı adı altında, asgari ücret üzerinden hesaplanacak sürekli iş göremezlik tazminatını talep etme hakkına sahiptir.
Failin maddi durumu yoksa tazminat nasıl tahsil edilir?
Mahkemeden alınan tazminat ilamı icra takibine konur. Failin üzerine kayıtlı taşınmaz, araç, banka hesabı veya maaş haczi gibi yollarla tahsilat yoluna gidilir. Ayrıca mal kaçırma şüphesi varsa dava açılırken ‘ihtiyati haciz’ veya ‘ihtiyati tedbir’ talep edilerek failin malvarlığı dondurulabilmektedir.
Manevi tazminat miktarı neye göre belirlenir?
Manevi tazminat, mağdurun duyduğu elem ve ızdırabı dindirmeyi amaçlar. Hakimin takdir yetkisindedir ancak bu yetki kullanılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli ve yaralanmanın ağırlığı dikkate alınır. 2026 yılındaki Yargıtay eğilimleri, manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmaması gerektiği kadar, caydırıcı bir miktarda da olması yönündedir.
- İlgili Kanun maddeleri: TBK 49, 54, 55; TCK 86, 87.
- Dış Kaynak 1: 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu
- Dış Kaynak 2: Yargıtay Emsal Karar Arama
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

