Kısa cevap: Islah, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. maddesinde düzenlenen, dava süresince tarafın usul işlemlerini tamamen veya kısmen düzeltmesine imkân veren yoldur; tazminat davalarında en sık kullanım alanı, düşük tutarla açılmış davanın bilirkişi raporu sonrası talep sonucunun artırılmasıdır. Islah, tahkikat sona erinceye kadar ve her taraf için bir defaya mahsus yapılabilir; artırılan tutar üzerinden 2026’da binde 68,31 oranında nispi harç hesaplanır ve dörtte biri (ölüm ve cismani zarar davalarında yirmide biri) peşin yatırılır. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’la ise kısmi davalarda değer artırımı için ıslaha gitmek zorunluluğu kaldırılmış; talep, bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sonuna kadar dilekçeyle artırılabilir hâle gelmiştir.
Tazminat davalarının önemli bölümü, harç ekonomisi gözetilerek dilekçedeki asgari tutarla açılır. Davacı kazandığı anda gerçek tutar ne olursa olsun, yalnızca talep ettiği miktara hükmedilir. Sorun, bilirkişi veya aktüer raporu geldiğinde ortaya çıkar: Rapor, dava konusu yapılan tutarın katbekat üzerinde bir zarar tespit ettiğinde, rapordaki tutara ulaşmak isteyen davacının elinde iki yol kalmıştır — ıslah ya da (31 Temmuz 2026 sonrası açılan kısmi davalarda) talep artırımı. Bu yollardan hiçbirine başvurulmazsa, mahkeme fazlaya ilişkin hak saklı tutulmuş olsa bile yalnızca dava dilekçesindeki tutar üzerinden karar verir; aradaki fark için yeniden dava açmak gerekir.
Bu rehberde ıslahın ne zaman ve nasıl yapılacağını, harcının 2026 oranlarıyla nasıl hesaplanacağını, harçsız ıslahın akıbetini, yeni alacak kaleminin ıslahla eklenip eklenemeyeceğini Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla ve 7589 sayılı Kanun’la gelen kısmi dava düzenlemesiyle birlikte ele alıyoruz.
Islah Nedir, Tazminat Davasında Neden Gerekir?
Islah, yargılamanın herhangi bir aşamasında tarafın kendi usul işlemlerini düzeltmesine yarayan, karşı tarafın veya mahkemenin kabulünü gerektirmeyen tek taraflı bir irade beyanıdır. HMK m. 176 uyarınca taraflar işlemiş oldukları usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Bu yönüyle ıslah, iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının (HMK m. 141) kanuni istisnalarından biridir: Normalde cevap dilekçesinin tebliğünden sonra davacı talebini artıramazken, ıslah yoluyla bu artırım usulen mümkün hâle gelir.
Tazminat hukukunda ıslahın tipik kullanım alanları şunlardır: Trafik kazası kaynaklı cismani zarar davasında aktüer bilirkişisinin raporu üzerine talebin artırılması; iş kazası sonrası bilirkişinin hesapladığı kazanç kaybının dava tutarına eklenmesi; manevi tazminat talebinin emsal kararlar ışığında güncellenmesi. Ortak nokta aynıdır: Dava dilekçesinde eksik veya hatalı belirlenen talep sonucu, davayı kaybetmeden, yeni dava açmadan düzeltilir. Islah yapıldığı andan hukuki sonuçlarını doğurur; ancak ıslah eden taraf bundan sonra iddiasını bir kez daha genişletemez ve aynı davada ikinci kez ıslaha gidemez.
Islah Ne Zaman ve Nasıl Yapılır? Süre, Şekil ve Bir Defa Kuralı
Islah, davanın açılmasıyla başlayan yargılama süresince her zaman yapılabilir; ancak tahkikatın sona ermesinden sonra ıslah yoluna gidilemez. Pratikte bu, bilirkişi raporunun açıklanmasından sonra duruşma tahkikatın kapanmasına karar verilmeden önce ıslah dilekçesi vermek anlamına gelir. Islah yazılı dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak yapılabilir; karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah duruşma dışında yapılmışsa, talebin karşı tarafa tebliği gerekir.
Üç usul ayrıntısı sık gözden kaçar. Birincisi, ıslah her taraf için bir defaya mahsustur; davacı talebini iki aşamada artırmak istiyorsa bunu tek ıslahta toplaması gerekir. İkincisi, kısmi ıslahta mahkeme, ıslah edilen işlemin yapılması için tarafa bir haftalık kesin süre verir; bu sürede işlem tamamlanmazsa ıslah hiç yapılmamış sayılır. Üçüncüsü, ıslah harcının ıslahın geçerliliği bakımından belirleyici olduğudur; aşağıda ayrıntılı göreceğimiz üzere harcı yatırılmayan ıslah yok hükmündedir.
31 Temmuz 2026 Değişikliği: Kısmi Davada Artırım Artık Islah Gerektirmiyor
16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” (kamuoyunda 12. Yargı Paketi), 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi ve tazminat davaları dahil tüm hukuk yargılamasını etkileyen bir değişiklik getirdi: HMK m. 107’de düzenlenen belirsiz alacak davası kurumu yürürlükten kaldırıldı, kurumun temel işlevleri kısmi dava bünyesine taşındı.
Buna göre HMK m. 109’a eklenen fıkra ile, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu; aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sona erinceye kadar artırılabilecek; zamanaşımı da artırılan kısım bakımından dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır. Tazminat davaları açısından sonucu şudur: 31 Temmuz 2026’dan sonra kısmi dava olarak açılan bir dosyada tutar artırımı için ıslah hakkını harcamaya gerek yoktur; artırım dilekçeyle yapılır, ıslah hakkı başka bir usul düzeltmesi için saklı kalır. Harç yönünden fark yoktur: Her iki yolda da yalnızca artırılan kısmın nispi harcı tamamlanır. Geçiş hükmü uyarınca, yürürlük tarihinden önce belirsiz alacak davası olarak açılmış ve hâlen görülmekte olan davalar eski m. 107 hükmüne göre yürütülmeye devam edecektir.
Islah Harcı Nasıl Hesaplanır? 2026 Oranları ve Örnekler
Kanunda ayrı bir “ıslah harcı” kavramı yoktur; ödenen şey, dava değerinin artırılan kısmı üzerinden hesaplanan nispi karar ve ilam harcıdır. 2026 için nispi harç oranı binde 68,31’dir ve bu harcın dörtte biri ıslah dilekçesiyle birlikte peşin yatırılır; bakiye karar sonrası yargılama gideri olarak haksız çıkan tarafa yükletilir. Ölüm ve cismani zarara bağlı maddi-manevi tazminat davalarında peşin oran yirmide birdir — bu ayrım, yaralanmalı davalarda davacının harç yükü nedeniyle talebini kısamaması için getirilmiş bir kolaylıktır. Hesap iki adımdır: Artırılan tutar binde 68,31 ile çarpılır, çıkan sonucun dörtte biri (tazminat davalarında yirmide biri) peşin ödenir.
| Artırılan tutar | Nispi harç (binde 68,31) | Peşin 1/4 (genel dava) | Peşin 1/20 (ölüm, cismani zarar) |
|---|---|---|---|
| 100.000 TL | 6.831,00 TL | 1.707,75 TL | 341,55 TL |
| 500.000 TL | 34.155,00 TL | 8.538,75 TL | 1.707,75 TL |
| 700.000 TL | 47.817,00 TL | 11.954,25 TL | 2.390,85 TL |
Örnek: Trafik kazasından doğan cismani zarar davası 50.000 TL ile açılmış olsun. Aktüer bilirkişisi toplam zararı 750.000 TL olarak tespit ettiğinde artırılan tutar 700.000 TL’dir; bu tutarın nispi harcı 47.817,00 TL, cismani zarar davası olduğundan peşin yatırılacak yirmide birlik kısım 2.390,85 TL’dir. Aynı artırım genel bir alacak davasında yapılsaydı peşin harç 11.954,25 TL olacaktı. Harç, ıslah veya talep artırım dilekçesinin verildiği gün mahkeme veznesine veya UYAP üzerinden yatırılır ve makbuz dilekçeye eklenir.
Harcı Yatırılmayan Islah Ne Olur? Yok Hükmünde Kuralı
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre harcı yatırılmayan ıslah yok hükmündedir ve mahkeme, dava dilekçesindeki tutarla bağlı kalır. Mahkeme harcın yatırılıp yatırılmadığını kendiliğinden araştırır; noksan harç tespit edildiğinde Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca davacıya tamamlama süresi verilir, süre içinde tamamlanmazsa ıslahla artırılan kısım hakkında hüküm kurulamaz. Bozma sonrası yatırılan harç da ıslahı geçerli hâle getirmez; harcın, bozma kararından önce yatırılmış olması aranır.
Pratikte en sık görülen hesap hataları da bu bölümün kapanışını oluşturur: Harcı toplam dava değeri üzerinden hesaplamak (yalnızca artırılan kısım harca tabidir), nispi harcın tamamını peşin yatırmak (dörtte bir yeterlidir), cismani zarar davasında dörtte bir oranını uygulamak (yirmide birdir) ve maktu harçlı davalarda gereksiz yere ıslah harcı yatırmak (maktu harçlı davalarda talep artırımında ayrıca nispi harç doğmaz). Bu hatalar dosyaya aylarca gecikme ve iptal ihtimali doğurur.
Dilekçede Olmayan Yeni Alacak Kalemi Islahla Eklenir mi? YHGK Sınırı
Islahla talep miktarı artırılabilir; peki dava dilekçesinde hiç yer verilmemiş yeni bir alacak kalemi sonradan ıslahta istenebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.02.2017 tarihli ve 2015/7-917 Esas, 2017/265 Karar sayılı ilamında bu soru kesin biçimde yanıtlanmıştır: Dava dilekçesinde talep sonucuna konu edilmeyen bir alacak kaleminin ıslah yoluyla değerlendirilemeyeceği, bu yoldaki ıslahın dava açma prosedürüne ilişkin usul şartlarını taşımadığı ve tam ıslah yolunun izlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olay, konuyu netleştirir: İşçilik alacakları davasında davacı, bilirkişi raporundan sonra ıslahla taleplerini yükseltirken dava dilekçesinde hiç istemediği ihbar tazminatını da dilekçeye eklemiş; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 24.09.2013 tarihli ve 2013/20357 Esas, 2013/15411 Karar sayılı kararıyla bu ıslahın “ek dava dilekçesi” sayılamayacağı ve başvuru harcı da yatırılmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; yerel mahkemenin direnmesi üzerine YHGK direnmeyi bozmuştur. Karşıt yönde güçlü içtihatlar da mevcuttu: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 14.03.2013 tarihli ve 2012/5120 Esas, 2013/4672 Karar sayılı kararında manevi tazminatın, 9. Hukuk Dairesi ise 17.07.2007 tarihli ve 2007/19071 Esas, 2007/24482 Karar sayılı kararında izin alacaklarının ıslahla davaya eklenebileceğini kabul etmişti. YHGK, bu görüşler yerine biçimsellik ile usul ekonomisi ilkelerini dengeleyerek 7. Hukuk Dairesi çizgisini onaylamıştır. Sonuç olarak tazminat davacısı, yeni bir zarar kalemi eklemek istiyorsa bunu ya dava açılırken ya da davanın tümüyle ıslahı yoluyla yapmalıdır; kısmi ıslah yalnızca mevcut kalemlerin tutarını artırmaya yarar.
Islahın Faize Etkisi ve TBK 55 Düzenlemesi
Kısmi davada, dava dilekçesindeki tutara faiz dava tarihinden; ıslahla artırılan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faiz işler. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 2019 tarihli kararıyla da belirlendiği üzere, dava dilekçesinde faiz talep edilmişse ıslah dilekçesinde faiz yeniden istenmek zorunda değildir; artırılan kısma da aynı talep kapsamında faiz yürütülür. Alacak davadan önce ihtarla istenmişse ve temerrüt o tarihte gerçekleşmişse, ıslah bu faiz başlangıcını değiştirmez.
2026’da bu alanda iki güncel düzenleme hesapları doğrudan etkiler. Birincisi, 7589 sayılı Kanun’la 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesinin değiştirilerek kanuni faiz oranının TCMB kısa vadeli reeskont oranının yüzde seksenine bağlanması ve yılda bir ara düzeltme mekanizmasının getirilmesidir; uzun süren tazminat dosyalarında faiz kaleminin hesabı artık oran değişim dönemlerine göre bölünecektir. İkincisi, Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesinde yapılan değişiklikle beden gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcının ikili esasa bağlanmasıdır: Kazancın bilindiği döneme isabet eden tutara olay tarihinden, bilinemeyen döneme ilişkin tutara ise karar tarihinden faiz işletilir. Islah veya talep artırımı yapan davacının dilekçesindeki faiz talebini bu yeni ayrıma uygun ayrıntıda düzenlemesi, ileri aşamada hesap uyuşmazlığını önler.
Islah mı, Talep Artırımı mı, Yeni Dava mı? Karar Kılavuzu
| Durum | Önerilen yol | Dikkat noktası |
|---|---|---|
| 31.07.2026 sonrası kısmi dava, mevcut kalemin tutarı artacak | Talep artırımı (HMK 109 ek fıkra) | Bir defaya mahsus; artırılan kısmın nispi harcı tamamlanır; zamanaşımı dava tarihinden kesilir |
| 31.07.2026 öncesi açılmış dava, usul düzeltmesi gerekiyor | Islah (HMK 176-181) | Tahkikat kapanmadan, harç peşin yatırılarak; ikinci ıslah yapılamaz |
| Dilekçede hiç olmayan yeni zarar kalemi eklenecek | Tam ıslah veya yeni dava | YHGK 2015/7-917 E. kararı: kısmi ıslahta yeni kalem değerlendirilemez |
| Tahkikat sona erdi, süre kaçtı | Ayrı dava | Fazlaya ilişkin hak saklı tutulmuş olmalı; zamanaşımı kontrol edilmeli |
Sık Yapılan Hatalar ve İstanbul Pratiği
Dosyo yoğunluğunun en yüksek olduğu İstanbul adalet saraylarında (Çağlayan, Anadolu Adliye Yargı Kompleksi) ıslah ve talep artırım dilekçelerinin uygulanmasında üç pratik nokta öne çıkar. Birincisi zamanlama: Tahkikatın kapanması, duruşma tutanağındaki bir cümleyle gerçekleşebilir; ıslah veya artırım, bilirkişi raporunun açıklanmasını izleyen ilk duruşmada gündeme getirilmelidir. İkincisi harç makbuzu: Peşin harcın UYAP üzerinden yatırılıp dilekçeye barkodlu makbuzla eklenmesi, sonradan “harçsız ıslah” itirazını baştan engeller. Üçüncüsü, karşı tarafın cevap hakkıdır: Islah duruşma dışında yapıldıysa tebliğ edilmezse usul eksikliği ileri sürülebilir; tebligatın takibi davacının yararınadır.
Kıdem-ihbar tazminatı ve işçilik alacakları dosyalarında artırım çoğu zaman bilirkişi raporundan sonra yapıldığından, harç dava dilekçesindeki tutar ile rapordaki tutar arasındaki fark üzerinden hesaplanır. Davacının rapor gelmeden erken ıslaha gidip yanlış tutar belirlemesi, bir defalık ıslah hakkını israf etmekle sonuçlanabilir; bu nedenle ıslahın içeriği, rapor açıklanmadan kesinleştirilmemelidir.
Sık Sorulan Sorular
Islah cevap dilekçesi tebliğ edildikten sonra da yapılabilir mi?
Evet. Cevap dilekçesinin tebliğünden sonra iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı devreye girer; ancak ıslah bu yasağın kanuni istisnasıdır. Davacı, tahkikat sona erinceye kadar ıslah yoluyla talebini artırabilir, eksik veya hatalı gördüğü usul işlemlerini düzeltebilir. Bunun sınırı, aynı davada ıslah hakkının yalnızca bir kez kullanılabilmesidir. Bu nedenle artırım gerekiyorsa, bilirkişi raporu ve eldeki tüm deliller netleştikten sonra tek ve kapsamlı bir ıslah dilekçesi verilmesi güvenli yoldur. Karşı tarafın ıslaha cevap hakkı vardır; ıslah duruşma dışında yapılmışsa mutlaka tebliğ ettirilmelidir.
Islah bir davada kaç kez yapılabilir?
Her taraf için bir defaya mahsus. Kanun koyucu, ıslahın sınırsız kullanılmasını önleyerek karşı tarafın savunma haklarını ve yargılamanın öngörülebilirliğini korumuştur. Davacı iki ayrı kalemde artırım ihtiyacı duyuyorsa bunları aynı ıslah dilekçesinde birleştirmelidir; ilk ıslahtan sonra ikinci kez ıslah yapılamayacağı gibi, ıslah eden taraf ıslahtan sonra iddiasını yeni ıslahla yeniden genişletemez. Ayrıca kısmi ıslahta mahkeme bir haftalık kesin süre verir; süresinde işlem tamamlanmayan ıslah hiç yapılmamış sayılır ve bu durum ıslah hakkının tükenip tükenmediği tartışması doğurabilir. 31 Temmuz 2026 sonrası kısmi davalarda tutar artırımı ıslah hakkını tüketmediğinden, usul düzeltmesi gerektiren başka bir ihtiyaç için ıslah saklı tutulabilir.
Islah harcı yatırılmazsa ne olur?
Harcı yatırılmayan ıslah yok hükmündedir; mahkeme artırılan talebi yok sayar ve dava dilekçesindeki tutarla bağlı kalır. Mahkeme harcı kendiliğinden araştırır; eksik harç görürse Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi gereğince davacıya tamamlama süresi verir. Sürede tamamlanmazsa, ıslahla artırılan kısım hakkında hüküm kurulamaz ve o kısım davasız kalan kısım hâline gelir. Bozma sonrası yatırılan harç da ıslahı kurtarmaz; Yargıtay, harcın bozma kararından önce yatırılmış olmasını arar. Bu nedenle ıslah dilekçesi, harç makbuzu eklenmeden sunulmamalı; makbuz barkodu dilekçede açıkça gösterilmelidir.
Islah edilen tutara faiz hangi tarihten işler?
Dava dilekçesindeki asıl tutara faiz dava tarihinden, ıslahla artırılan tutara ise ıslah tarihinden işler. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 2019 tarihli kararı uyarınca, dava dilekçesinde faiz talep edilmiş olması hâlinde ıslah dilekçesinde faizin yeniden istenmesi gerekmez; faiz talebi artırılan kısmı da kapsar. Alacak davadan önce ihtarla istenip temerrüt gerçekleşmişse faiz başlangıcı ıslahdan etkilenmez. 2026 düzenlemeleri sonrası beden gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında ise kazancın bilindiği döneme isabet eden tutara olay tarihinden, bilinemeyen döneme ilişkin tutara karar tarihinden faiz işler; kanuni faiz oranı da artık TCMB reeskont oranına bağlı değişken olduğundan hesap dönemsel yapılmalıdır.
31 Temmuz 2026’dan önce açılan davalar yeni kurala tabi mi?
Hayır, geçiş hükmü getirilmiştir. 7589 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 31 Temmuz 2026 tarihinden önce belirsiz alacak davası olarak açılmış ve hâlen görülmekte olan davalar, eski HMK m. 107 hükmüne göre yürütülmeye devam eder. Yeni tarihten sonra açılan kısmi davalarda ise belirsiz alacak davası açılamaz; talep, HMK m. 109’a eklenen fıkra uyarınca bir defaya mahsus, tahkikat sona erinceye kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden kesilmiş sayılır. Hangi rejime tabi olunduğunun dava tarihi üzerinden tespiti, artırım dilekçesinin buna göre kaleme alınması gerekir; yanlış rejime göre kurulan talep usul itirazına konu olabilir.
Islah ile manevi tazminat talep edilebilir mi?
Dava dilekçesinde manevi tazminat talebi hiç yer almamışsa, kısmi ıslah yoluyla sonradan eklenemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.02.2017 tarihli ve 2015/7-917 Esas, 2017/265 Karar sayılı kararı, dilekçede talep sonucuna konu edilmeyen alacak kaleminin ıslah yoluyla değerlendirilemeyeceğini kesinleştirmiştir. Manevi tazminatın sonradan istenmesi için davanın tümüyle ıslahı (tam ıslah) ve dava açma usulüne uygun biçimde başvuru harcının yatırılması ya da ayrı dava açılması gerekir. Buna karşılık dilekçede manevi tazminat talebi varsa tutarının kısmi ıslahta artırılması mümkündür. Dilekçede “fazlaya ilişkin tüm haklarım saklıdır” ibaresi yeni kalem eklemeye yetmez; yalnızca mevcut kalemlerin artırımına zemin hazırlar.
Sonuç: Islah ve yeni talep artırımı rejimi, tazminat davalarında talep miktarının gerçek zarara ulaşmasını sağlayan teknik anahtarlardır; hangi yolu seçeceğiniz davanın açılış tarihine, tahkikatın aşamasına ve artırımın niteliğine göre değişir. Yanlış zamanlanmış veya harcsız kalan bir ıslah, davayı açılıştaki tutara geri bağlar ve aradaki fark için yeni dava zorunluluğu doğurur. Dosyanızın hangi rejime tabi olduğunu, artırım için en uygun zamanı ve harç hesabını birlikte değerlendirmek için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu — Tazminat Hukuku. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; bağlayıcı hukuki görüş yerine geçmez. Islah ve talep artırımı stratejisi, davanızın açılış tarihine, tahkikat aşamasına ve dosyadaki delil durumuna göre değişebilir. Harç oranları her yıl yeniden belirlenir; güncel oranlar üzerinden hesap yapılması gerekir.

