Trafik kazaları sonrasında en sık görülen ortopedik yaralanmalardan biri el bileği kırığıdır. Özellikle araç içi savrulma, direksiyona yük binmesi, motosiklet kazalarında düşme refleksi ya da yaya çarpması gibi durumlarda bilek bölgesinde çatlak, parçalı kırık veya ameliyat gerektiren hasarlar ortaya çıkabilir. Pek çok kişi yalnızca hastane tedavisine odaklanırken, aslında uğradığı maddi ve manevi zararın nasıl karşılanacağını geç fark eder.
Problem burada başlar: Kaza mağduru çoğu zaman alçı, fizik tedavi, çalışamama ve gelir kaybı yaşarken hangi kalemleri isteyebileceğini bilmez. Agitation ise süreç uzadıkça büyür; çünkü sigorta şirketi eksik evrak isteyebilir, kusur tartışması çıkabilir, maluliyet oranı beklenenden düşük raporlanabilir ve kişi aylarca gelir kaybıyla baş başa kalabilir. Solution ise kazadan hemen sonra doğru delilleri toplamak, sigorta başvurusunu usulüne uygun yapmak ve gerekiyorsa bir İstanbul avukat ya da İstanbul tazminat hukuku avukatı desteğiyle süreci yönetmektir.
Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda, el bileği kırığı ilk bakışta basit bir yaralanma gibi görülse de özellikle dominant elde hareket kısıtlılığı, kavrama gücü kaybı ve uzun fizik tedavi ihtiyacı nedeniyle ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Uygulamada görüyoruz ki özellikle masa başı işlerde dahi bilgisayar kullanımı, yazı yazma, taşıma ve günlük yaşam faaliyetleri doğrudan etkilenmektedir. Bu nedenle zarar hesabı yapılırken yalnızca hastane faturalarına değil, iş ve yaşam düzenindeki bozulmaya da bakılmalıdır.
Evet, trafik kazasında el bileği kırığı için tazminat istenebilir mi?
Evet, trafik kazasında el bileği kırığı yaşayan kişi tazminat isteyebilir. Hukuki dayanak bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 haksız fiil sorumluluğunu, TBK m. 54 bedensel zarar halinde talep edilebilecek maddi zarar kalemlerini, TBK m. 56 ise manevi tazminatı düzenler. Ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85 işletenin sorumluluğunu, m. 91 zorunlu mali sorumluluk sigortasını, m. 97 ise sigorta şirketine başvuru sürecini gündeme getirir.
El bileği kırığı; basit bir incinme değil, çoğu dosyada bedensel zarar kapsamına giren ve ekonomik kayıp doğurabilen bir yaralanmadır. Özellikle radius alt uç kırığı, skafoid kırığı, parçalı kırık, platin uygulaması veya uzun süreli fizik tedavi gerektiren hallerde tazminat hesabı daha kapsamlı yapılır. Bu noktada kaza mağdurunun yolcu, sürücü, yaya veya motosiklet sürücüsü olması sonucu değiştirmez; önemli olan kusur, zarar ve illiyet bağının ortaya konulmasıdır.
Yargıtay uygulaması da bedensel zararın gerçek etkisine bakmaktadır. Nitekim Yargıtay 17. HD, 2020/4861 E., 2021/7814 K. sayılı karar çizgisinde, sürekli maluliyet ve çalışma gücü kaybının aktüeryal olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Yine manevi tazminat yönünden Yargıtay 4. HD, 2012/5120 E., 2013/4672 K. sayılı karar doğrultusunda yaralanmanın niteliği, mağdurda bıraktığı etki ve yaşam kalitesindeki düşüş önem taşır.
Evet, el bileği kırığında hangi tazminat kalemleri talep edilebilir?
Evet, el bileği kırığı halinde birden fazla tazminat kalemi istenebilir. TBK m. 54 uyarınca özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar talep edilebilir. Eğer olayın ağırlığı ve acının boyutu bunu gerektiriyorsa TBK m. 56 kapsamında manevi tazminat da gündeme gelir.
Uygulamada en sık istenen kalemler şunlardır:
- Tedavi giderleri: Muayene, ameliyat, ilaç, atel, alçı, fizik tedavi, yol ve bakım giderleri.
- Geçici iş göremezlik zararı: İyileşme süresince çalışılamayan günler nedeniyle doğan gelir kaybı.
- Sürekli iş göremezlik zararı: Bilekte kalıcı hareket kısıtlılığı, güç kaybı veya mesleki performans düşüşü varsa hesaplanan zarar.
- Ekonomik geleceğin sarsılması: Mesleki ilerlemenin, iş kapasitesinin veya üretkenliğin uzun vadede olumsuz etkilenmesi.
- Manevi tazminat: Ağrı, ameliyat, korku, günlük yaşam kısıtı ve psikolojik etkiler nedeniyle talep edilen uygun miktar.
Örneğin yazılımcı, diş hekimi, kuaför, şoför, aşçı, terzi ya da el becerisine dayalı çalışan bir kişi için el bileği kırığının etkisi çok daha yüksek olabilir. Bu nedenle her dosyada standart bir rakam beklemek doğru değildir. İstanbul avukat desteğiyle somut meslek verileri, ücret durumu ve raporlar birlikte değerlendirilmelidir.
Hayır, her el bileği kırığı aynı miktarda tazminat doğurmaz mı?
Hayır, her el bileği kırığı aynı miktarda tazminat doğurmaz. Tazminatın miktarı; kırığın tipi, tedavi şekli, ameliyat gerekip gerekmediği, platin veya vida kullanılıp kullanılmadığı, fizik tedavi süresi, kalıcı sekelin varlığı ve mağdurun kusur oranına göre değişir. Basit bir çatlak ile ameliyat gerektiren parçalı kırığın sonuçları aynı değerlendirilmez.
Özellikle şu unsurlar belirleyicidir:
- Kırığın tek elde mi yoksa dominant elde mi olduğu.
- Eklem içine uzanıp uzanmadığı.
- El kavrama gücünde kalıcı azalma bulunup bulunmadığı.
- İşe dönüş süresinin ne kadar uzadığı.
- Adli tıp veya sağlık kurulu raporunda maluliyet tespit edilip edilmediği.
- Kusur oranının mağdur aleyhine olup olmadığı.
Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir diğer sorun, mağdurun yalnızca ilk hastane raporuyla süreci yürütmeye çalışmasıdır. Oysa kırığın gerçek etkisi çoğu zaman tedavi bittikten sonra, yani hareket açıklığı kalıcı olarak ölçüldüğünde ortaya çıkar. Uygulamada görüyoruz ki erken başvurularda rapor eksikliği nedeniyle sigorta şirketleri daha düşük değerlendirme yapabilmektedir.
Evet, sigorta şirketine başvuru zorunlu mudur?
Evet, zorunlu trafik sigortası kapsamında talep ileri sürülecekse sigorta şirketine yazılı başvuru kural olarak önemlidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97 uyarınca dava veya tahkim öncesinde sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılması gerekir. Başvuruda kaza tespit tutanağı, hastane belgeleri, kimlik ve banka bilgileri, çalışma ve gelir belgeleri gibi evrakların eksiksiz sunulması süreci hızlandırır.
Bu başvuru, sadece formalite değildir. Eksik evrakla yapılan başvuru, ödeme süresini uzatabilir ve temerrüt tartışmasına yol açabilir. Nitekim sigorta şirketine başvuru zorunluluğu ve dava şartı niteliği konusunda Yargıtay 4. HD, 2023/12689 E., 2024/4378 K. sayılı karar uygulamada sıkça anılmaktadır. Özellikle İstanbul gibi dosya yoğunluğu yüksek yerlerde başvuru dosyasının düzenli hazırlanması ciddi fark yaratır.
Sigorta şirketi başvuruya hiç cevap vermezse, eksik ödeme yaparsa ya da talebi reddederse mağdur dava açabilir veya şartları varsa Sigorta Tahkim Komisyonu yoluna başvurabilir. Ancak manevi tazminat çoğu durumda sigorta teminatı kapsamı dışında ayrıca sürücü ve işletene yöneltilebilir. Bu ayrım baştan doğru kurulmalıdır.
Evet, kusur oranı el bileği kırığı tazminatını etkiler mi?
Evet, kusur oranı tazminatı doğrudan etkiler. Trafik kazası tazminatında temel mantık, zararın kusur oranına göre paylaştırılmasıdır. Eğer mağdur tamamen kusursuzsa zararının tamamını isteme ihtimali doğar; kısmi kusur varsa tazminat buna göre indirilir. Örneğin emniyet kemeri takmama, kırmızı ışık ihlali, hız, şerit ihlali veya motosiklette koruyucu ekipman eksikliği dosyada tartışılabilir.
Burada önemli nokta şudur: Kusur oranı kesin kabul edilmeden önce tutanak, kamera kaydı, tanık beyanı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmelidir. Tek taraflı tutanak yorumuna dayanmak risklidir. İstanbul tazminat hukuku avukatı desteğiyle kusur raporuna itiraz edilmesi, bazı dosyalarda ciddi fark yaratabilir.
Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımına göre ceza dosyasındaki değerlendirme her zaman hukuk hâkimini tüm yönleriyle bağlamaz; hukuk mahkemesi kendi kusur incelemesini yaptırabilir. Bu nedenle ilk rapor olumsuz görünse bile dosyanın tamamen kaybedildiği düşünülmemelidir. Özellikle yaya ve yolcu dosyalarında mağdur lehine daha dikkatli analiz yapılması gerekir.
Evet, manevi tazminat da ayrıca istenebilir mi?
Evet, el bileği kırığı gibi bedensel zararlarda manevi tazminat ayrıca istenebilir. TBK m. 56 gereğince hâkim, olayın özelliklerini dikkate alarak uygun bir manevi tazminata hükmedebilir. Burada amaç zenginleşme sağlamak değil, mağdurun yaşadığı elem, acı, korku ve yaşam kalitesi kaybını kısmen dengelemektir.
Manevi tazminat miktarı belirlenirken sadece kırığın adı değil; ameliyat geçirilip geçirilmediği, hastanede yatış süresi, ağrı düzeyi, günlük yaşam bağımlılığı, estetik iz, psikolojik etkiler ve yaş faktörü de dikkate alınır. El bileği kırığı nedeniyle uzun süre başkasının yardımına ihtiyaç duyan, çocuğuna bakamayan ya da mesleğini geçici olarak yapamayan kişi bakımından manevi zarar daha görünür hale gelir.
Yargıtay 4. HD, 2012/5120 E., 2013/4672 K. ve benzer karar çizgisinde, manevi tazminatın olayın ağırlığıyla uyumlu olması gerektiği kabul edilmektedir. Yine bedensel zararların ekonomik ve kişisel etkilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlayışı, tazminat miktarının belirlenmesinde önemlidir. Bu nedenle yalnızca “kırık var” demek yetmez; kırığın yaşamı nasıl etkilediği somutlaştırılmalıdır.
Evet, el bileği kırığında dava açmadan önce hangi deliller toplanmalıdır?
Evet, doğru delil toplamak tazminatın başarısı açısından belirleyicidir. Trafik kazası sonrası sadece acil servis evrakı değil, tüm sürecin dosyalanması gerekir. Çünkü tazminat hesabı çoğu zaman zaman içinde ortaya çıkan etkiler üzerinden yapılır.
Toplanması gereken başlıca deliller şunlardır:
- Kaza tespit tutanağı ve varsa polis veya jandarma evrakı.
- Hastane epikrizleri, röntgen ve MR sonuçları, ameliyat notları.
- İstirahat raporları ve fizik tedavi kayıtları.
- Maaş bordrosu, vergi kaydı, serbest meslek geliri veya işyeri kayıtları.
- Fotoğraflar, kamera görüntüleri, tanık bilgileri.
- Sigorta başvuru dilekçesi ve cevap yazıları.
Uygulamada görüyoruz ki özellikle serbest çalışanlar gelir kaybını belgelemekte zorlanıyor. Oysa müşteri iptalleri, iş teslim gecikmeleri, e-fatura kayıtları veya işyeri sirkülasyonu da zarar hesabında dolaylı destek sağlayabilir. Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir diğer mesele, mağdurun tedavi tamamlanmadan sulh teklifini kabul etmesidir. Bu, ileride doğabilecek kalıcı zararların eksik kalmasına neden olabilir.
Evet, İstanbul’da bu süreç nasıl daha doğru yönetilir?
Evet, İstanbul’da süreç daha yoğun ama doğru yönetildiğinde etkili ilerleyebilir. İstanbul’da trafik yoğunluğu, yüksek dava sayısı ve sağlık kurulu süreçlerinin kalabalıklığı nedeniyle dosyanın baştan düzenli kurulması önem taşır. Sigorta başvurusunun eksiksiz yapılması, maluliyetin doğru tarihte raporlanması ve kusur itirazlarının zamanında sunulması çoğu zaman sonucu belirler.
İstanbul avukat desteği özellikle birden fazla sorumlunun bulunduğu dosyalarda önemlidir. Çünkü sürücü, araç işleteni, sigorta şirketi ve bazı hallerde araç sahibi veya işveren farklı hukuki konumlarda olabilir. Manevi tazminatın kime yöneltileceği, maddi tazminatın hangi kalemler için sigorta kapsamında değerlendirileceği ve faiz başlangıcının ne olacağı teknik konulardır.
Sonuç olarak trafik kazasında el bileği kırığı, küçümsenmemesi gereken bir bedensel zarar türüdür. Doğru rapor, doğru başvuru ve doğru hesaplama ile mağdurun hak kaybı yaşamasının önüne geçilebilir. Özellikle kalıcı hareket kısıtlılığı, mesleki etki veya uzun tedavi süresi varsa dosyanın ayrıntılı hazırlanması gerekir.
Evet, sık sorulan soruların kısa ama net cevapları nelerdir?
El bileği kırığı ameliyatsız iyileşirse yine tazminat alınır mı?
Evet, ameliyat yapılmamış olması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Önemli olan kazanın bedensel zarara yol açmış olmasıdır. Alçı tedavisi, istirahat süresi, işe ara verilmesi, ağrı, fizik tedavi ve günlük yaşam kısıtı yine maddi ve manevi zarar doğurabilir. Ancak kalıcı sekelsiz iyileşen dosyalarda sürekli iş göremezlik kalemi daha sınırlı veya hiç oluşmayabilir.
Sigorta şirketi düşük ödeme yaparsa kabul etmek zorunda mıyım?
Hayır, düşük ödemeyi kabul etmek zorunda değilsiniz. Sigorta şirketinin yaptığı teklif nihai ve tartışmasız bir rakam değildir. Eksik hesaplama, düşük maluliyet oranı, yetersiz gelir kabulü veya kusur indirimi nedeniyle ödeme az çıkmış olabilir. Bu durumda ek başvuru, tahkim veya dava seçenekleri değerlendirilir. İbraname imzalanmadan önce içeriğin dikkatle incelenmesi gerekir.
El bileği kırığında maluliyet raporu ne zaman alınmalıdır?
Genellikle tedavi süreci önemli ölçüde tamamlandıktan ve yaralanmanın kalıcı etkisi netleştikten sonra maluliyet değerlendirmesi daha sağlıklı olur. Çok erken alınan raporlar hareket kısıtlılığını tam göstermeyebilir ya da ileride değişebilir. Bu nedenle hastane kayıtları, fizik tedavi süreci ve doktor kontrolleri tamamlanmadan acele değerlendirme yapmak bazı dosyalarda hak kaybına yol açabilir.
Yolcu olarak yaralandıysam ben de tazminat isteyebilir miyim?
Evet, yolcu olarak yaralanan kişi de tazminat isteyebilir. Hatta çoğu olayda yolcu, kazanın oluşumunda aktif kusurlu olmadığı için daha güçlü bir talep pozisyonuna sahip olabilir. Yine de emniyet kemeri kullanımı gibi bazı özel savunmalar tartışılabilir. Yolcu olmanız, tedavi gideri, iş göremezlik ve manevi tazminat istemenize engel değildir.
Tazminat davası ceza dosyasını beklemek zorunda mı?
Hayır, her durumda ceza dosyasının sonunu beklemek zorunlu değildir. Ceza yargılaması ayrı, tazminat süreci ayrı ilerleyebilir. Hukuk mahkemesi veya tahkim, kendi kusur ve zarar incelemesini yaptırabilir. Ancak ceza dosyasındaki raporlar, ifadeler ve kusur tespitleri delil olarak önem taşıyabilir. Somut olayda hangi yolun daha doğru olacağı dosya yapısına göre belirlenmelidir.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

