Boşanmada Eşin Miras bırakanın Amcası ve Halası ile Miras Paylaşımı 2026

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: Sağ kalan eş, mirasbırakanın büyük ana ve büyük babası ile onların çocukları (amca, hala, dayı, teyze) ile birlikte mirasçı olduğunda, mirasın 3/4’ü eşe, kalan 1/4’ü ise diğer mirasçılara kalır. Türk Medeni Kanunu 499. maddesi uyarınca eşin bu zümredeki payı sabittir.

Boşanma Sürecinde Sağ Kalan Eşin Mirasçılık Sıfatı Devam Eder mi?

Boşanma davası açılmış olması, tarafların birbirine mirasçı olmasını kendiliğinden engellemez. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 181. maddesi uyarınca, eşlerin birbirine mirasçı olabilmesi için boşanma kararının kesinleşmemiş olması gerekir. Ancak uygulamada sıkça karşılaştığımız üzere, boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölümü halinde, ölen eşin mirasçıları davaya devam ederek sağ kalan eşin ‘kusurlu’ olduğunu ispatlarlarsa, sağ kalan eş mirasçılık haklarını tamamen kaybeder. Eğer davanın takibi yapılmazsa veya sağ kalan eşin kusuru ispatlanamazsa, eş yasal mirasçı sıfatını korur ve üçüncü zümre ile birlikte miras paylaşımına dahil olur.

Mirasbırakanın Amcası ve Halası ile Paylaşımda Eşin Pay Oranı Nedir?

Mirasbırakanın altsoyu (çocukları), ana-babası veya kardeşleri bulunmadığı durumda miras üçüncü zümreye geçer. Üçüncü zümre, mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ile onların altsoyu olan amca, hala, dayı ve teyzelerden oluşur. TMK m. 499/3 hükmüne göre; sağ kalan eş, büyük ana ve büyük babalarla veya onların çocuklarıyla (amca, hala vb.) birlikte mirasçı olursa, mirasın dörtte üçü (3/4) eşe ait olur. Geri kalan dörtte birlik (1/4) pay ise kök başı esasına göre amca, hala, dayı ve teyze arasında paylaştırılır. İstanbul avukatı olarak yürüttüğümüz davalarda, özellikle vasiyetname bulunmayan durumlarda bu oranların kanun gereği mutlak olduğunu görmekteyiz.

Üçüncü Zümre Mirasçılığında Halefiyet İlkesi ve Uygulama

Miras hukukunda halefiyet ilkesi gereği, bir kökteki mirasçı mirasbırakandan önce ölmüşse, onun yerini kendi altsoyu alır. Eğer murisin büyük babası sağ değilse, ona düşecek pay kendi çocuklarına yani murisin amcasına veya halasına geçer. Bu durumda sağ kalan eş, 3/4’lük aslan payını aldıktan sonra, kalan 1/4 amca ve hala arasında, ait oldukları hatlara göre bölüştürülür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre (Örn: Yargıtay 2. HD, 2024/2451 E., 2025/1102 K.), eşin bu zümredeki saklı payı da miras payının tamamıdır; yani eşin 3/4’lük payı hiçbir şekilde ihlal edilemez.

Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesinin Miras Payına Etkisi

Miras paylaşımından önce dikkat edilmesi gereken en kritik husus, mal rejimi tasfiyesidir. Sağ kalan eş, miras payını almadan önce evlilik birliği içerisinde edinilen mallar üzerindeki ‘katılma alacağını’ talep edebilir. Bu durum, terekedeki mal varlığının önce netleştirilmesini sağlar. Özellikle İstanbul gibi gayrimenkul değerlerinin yüksek olduğu illerde, önce mal rejimi davası ile terekenin yarısının eşe ‘alacak’ olarak devri, ardından kalan yarısı üzerinden 3/4 oranında miras payı hesaplanması, sağ kalan eşin ekonomik durumunu ciddi ölçüde güçlendirir. Büromuzda bu iki sürecin eş zamanlı yönetilmesi, müvekkil haklarının korunması açısından önceliklidir.

2026 Yılı Güncel Yargıtay Kararları Işığında Miras Davaları

2026 yılı itibarıyla Yargıtay, sağ kalan eşin mirasçılığını koruma eğilimini sürdürmektedir. Özellikle TMK 181/2 kapsamındaki kusur ispatı davalarında, ‘ağır kusur’ şartının sıkı şekilde arandığı görülmektedir. Eğer ölen eşin amcası veya halası, sağ kalan eşin mirastan pay almasını engellemek istiyorsa, boşanma davasında sağ kalan eşin zinayı veya hayata kast gibi spesifik kusurlarını ispat etmek zorundadır. Aksi halde, eşin 3/4 oranındaki kanuni intikal hakları mahkemece tescil edilir. Uygulamada görüyoruz ki, bu tür davalarda delillerin süresinde sunulması davanın kaderini belirlemektedir.

Miras Paylaşımında Çıkabilecek Uyuşmazlıklar ve Çözüm Yolları

Mirasçıların birbirleriyle anlaşamadığı durumlarda ‘Ortaklığın Giderilmesi’ (İzale-i Şuyu) davası açılması kaçınılmaz hale gelir. Amca ve hala, taşınmazların satılmasını istemeyebilirken, sağ kalan eş kendi payının nakdi karşılığını talep edebilir. Bu durumda mahkeme, malın aynen taksimi mümkün değilse satış suretiyle paylaştırmaya karar verir. Satış bedeli üzerinden eşe 3/4, amca ve halaya ise toplamda 1/4 oranında ödeme yapılır. İstanbul aile hukuku avukatı desteğiyle yürütülen bu süreçlerde, bilirkişi raporlarındaki değer tespitlerine itiraz edilmesi hak kaybını önlemektedir.

SORU: Boşanma davası sürerken eşim ölürse amcası bana düşen mirasa engel olabilir mi?

Evet, ancak bu durum sadece TMK 181/2 maddesi uyarınca mümkündür. Ölen eşinizin amcası, mirasçı sıfatıyla boşanma davasına dahil olup sizin boşanmada kusurlu olduğunuzu ispatlarsa mirasçı olamazsınız. Eğer kusurunuz ispat edilemezse veya amca davayı takip etmezse mirasın 3/4’ünü alırsınız. Bu süreç oldukça teknik detaylar barındırdığından profesyonel destek alınmalıdır.

SORU: Amcamdan kalan miras için yengemle (eşiyle) nasıl bir paylaşım yapılır?

Eğer amcanızın altsoyu (çocuğu) ve ana-babası yoksa, yengeniz mirasın 3/4’ünü alır. Kalan 1/4 ise amcanızın kardeşleri arasında paylaştırılır. Siz, babanız veya anneniz amcanızdan önce ölmüşse onlara halef olarak bu 1/4’lük kısımdan pay alırsınız. Yengenin payı kanunen sabittir ve önceliklidir.

SORU: Eşimden ayrıldım ama resmen boşanmadım, amcasının mirasından pay alabilir miyim?

Amcanın mirasından doğrudan pay alamazsınız. Ancak eşiniz, amcası öldükten sonra ona mirasçı olur ve daha sonra eşiniz vefat ederse; siz de hala resmen evli olduğunuz için eşinizin terekedeki (amcasından geçen dahil) tüm mal varlığından pay alırsınız. Yani sizin mirasçılığınız amcaya değil, eşinize bağlıdır.

SORU: Mal paylaşımı davası miras payımı azaltır mı?

Hayır, aksine genellikle artırır. Mal paylaşımı (edinilmiş mallara katılma alacağı) miras paylaşımından önce yapılır. Önce terekeden kendi alacağınızı alırsınız, kalan miktar ‘miras’ olarak kabul edilir ve bu rakam üzerinden tekrar 3/4 oranında hak sahibi olursunuz. Bu, sağ kalan eşin yasal bir avantajıdır.

SORU: Miras davasında İstanbul mahkemeleri mi yetkilidir?

Miras davalarında yetkili mahkeme, mirasbırakanın (ölen kişinin) son yerleşim yeri mahkemesidir. Eğer miras bırakan İstanbul’da vefat etmiş ve ikameti buradaysa, İstanbul Anadolu veya Çağlayan Adliyeleri yetkili olacaktır. Ancak taşınmazların tescili gibi durumlarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemeleri de önem arz edebilir.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder