Boşanmada Eşin Murisin Dedesi ve Babaannesi ile Miras Paylaşımı 2026

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: Sağ kalan eş, vefat eden eşinin dedesi veya babaannesi (üstsoy) ile mirasçı olduğunda, mirasın 3/4’ü eşe, kalan 1/4’ü ise üstsoya (dede/nine) kalır. Ancak boşanma davası kesinleşmişse eşin mirasçılık hakkı tamamen sona erer.

Miras hukuku ve aile hukuku disiplinlerinin kesiştiği en karmaşık noktalardan biri, evlilik birliği devam ederken veya boşanma süreci içerisinde gerçekleşen ölümlerde mirasın nasıl paylaştırılacağıdır. Özellikle murisin (ölen kişinin) altsoyu (çocukları ve torunları) bulunmadığı durumlarda, miras hakları eş ve üstsoy arasında bölüştürülür. İstanbul hukuk çevrelerinde ve büromuzda sıkça karşılaştığımız uyuşmazlıklarda, sağ kalan eşin hakları kadar, murisin dedesi ve babaannesi gibi üstsoy üyelerinin saklı pay hakları da büyük önem taşır.

Boşanma Davası Sürerken Eşin Mirasçılığı Devam Eder mi?

Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 181 uyarınca, boşanma davası henüz sonuçlanmamış ve kararın kesinleşme şerhi alınmamışsa, eşler hala birbirinin yasal mirasçısı sıfatını korurlar. Ancak bu durumun çok kritik bir istisnası bulunmaktadır: Boşanma davası devam ederken eşlerden biri ölürse ve mirasçılardan herhangi biri davaya devam ederek sağ kalan eşin ‘kusurlu’ olduğunu ispatlarsa, sağ kalan eş mirasçılık haklarını kaybeder. Uygulamada görüyoruz ki, özellikle murisin dedesi ve babaannesi, miras paylarını artırmak adına bu tür davaları takip etme yoluna gitmektedir.

Sağ Kalan Eşin Dede ve Babaanne ile Miras Payı Oranları

Eğer vefat eden eşin çocuğu (altsoyu) yoksa ve anne-babası da kendisinden önce vefat etmişse, miras paylaşımı ‘üçüncü zümre’ denilen büyükanne ve büyükbabalarla yapılır. 2026 yılı güncel TMK 499. madde verilerine göre sağ kalan eşin üçüncü zümre ile paylaşımındaki yasal pay oranı şu şekildedir: Sağ kalan eş, mirasın dörtte üçünü (3/4) alır. Geriye kalan dörtte birlik (1/4) kısım ise murisin dedesi, babaannesi, anneannesi veya dedesi arasında paylaştırılır. İstanbul avukatı olarak takip ettiğimiz dosyalar göstermektedir ki, sağ kalan eşin bu yüksek pay oranı, mal rejimi tasfiyesi ile birleştiğinde terekenin büyük bir kısmının eşe geçmesini sağlamaktadır.

Mal Rejimi Tasfiyesi ve Miras Paylaşımı Arasındaki Fark

Mirasın paylaşılmasından önce mutlaka ‘Mal Rejimi Tasfiyesi’ yapılmalıdır. Evlilik 2002 sonrasında gerçekleşmişse, eşlerin evlilik içinde edindikleri mallar (edinilmiş mallar) üzerinde sağ kalan eşin %50 oranında bir mülkiyet hakkı bulunur. Bu hak miras değildir, evlilikten doğan bir alacak hakkıdır. Geriye kalan %50’lik kısım ise ‘tereke’yi oluşturur ve miras paylaşımına konu edilir. Örneğin; bir taşınmazın tam mülkiyeti muris üzerineyse, sağ kalan eş önce tasfiye ile %50’sini alır, kalan %50 üzerinden de miras payı olan 3/4’lük hisseyi (yani toplamda taşınmazın 7/8’ini) elde eder. Murisin dedesi ve babaannesi ise sadece 1/8 hisse ile yetinmek durumunda kalır.

Yargıtay Kararları Işığında Sağ Kalan Eşin Hakları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, sağ kalan eşin mirasçılığı ‘mutlak’ değildir. Yargıtay 2. HD, 2024/4561 E., 2025/1120 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, boşanma davasında feragat edilmeksizin ölen eşin mirasçılarının kusur tespitine devam etme hakkı saklıdır. Eğer dede ve babaanne, sağ kalan eşin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini veya hayata kast ettiğini ispatlarsa, sağ kalan eş miras dışı kalır. Bu durum, İstanbul Barosu bünyesinde görev yapan biz avukatlar için teknik bir ispat sürecini zorunlu kılar.

Üstsoyun Saklı Pay Hakkı ve Tenkis Davası 2026

Üstsoyun (anne, baba, büyükanne, büyükbaba) miras hukukundaki yeri 2007 yılında yapılan değişiklikle zayıflatılmıştır. Mevcut kanuni düzenlemeye göre, artık murisin anne ve babasının saklı pay hakkı bulunmasına rağmen, dede ve babaannenin (üçüncü zümre) ‘saklı pay’ hakkı yoktur. Bu şu anlama gelir: Eğer muris vefat etmeden önce bir vasiyetname düzenleyip tüm malvarlığını eşine bırakmışsa, dede ve babaanne bu vasiyetnameye karşı ‘tenkis davası’ açarak kendi paylarını talep edemezler. Çünkü kanun koyucu sadece eşe, çocuklara ve anne-babaya saklı pay tanımıştır.

SIKÇA SORULAN SORULAR

Sağ kalan eş, vefat eden eşinin borçlarından da sorumlu mudur?

Evet, miras sadece malvarlığını değil borçları da kapsar. TMK 641 uyarınca mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur. Eğer murisin borçları malvarlığından fazlaysa (tereke borca batıksa), sağ kalan eşin ve diğer mirasçıların 3 ay içinde ‘mirasın reddi’ (reddi miras) yapması hayati önem taşır. Aksi halde borçlar kişisel malvarlıklarına sirayet edebilir.

Vefat eden eşimin dedesi sağ, ona kalan payı ben alabilir miyim?

Sağ kalan eşin miras payı kanunla sabit %75’tir. Kalan %25’lik pay dedeye aittir. Ancak dede vefat ederse veya mirası reddederse, onun payı kendi altsoyuna (varsa amca, hala, teyze) geçer. Sizin bu payı doğrudan alabilmeniz için murisin hiçbir üçüncü zümre akrabasının hayatta olmaması ve vasiyetname bulunması gerekir.

Eşim öldüğünde henüz boşanma davamız açılmamıştı ama ayrı yaşıyorduk, durum ne olur?

Fiili ayrılık veya eşlerin farklı evlerde yaşaması mirasçılık hakkını ortadan kaldırmaz. Türk hukukunda mirasçılık ‘resmi nikah’ bağına bağlıdır. Mahkemece verilmiş ve kesinleşmiş bir boşanma kararı olmadığı sürece yasal mirasçılığınız devam eder. Sadakat borcu bu süreçte de sürdüğünden, mirasçıların kusur iddiasında bulunma hakkı her zaman mevcuttur.

Aile konutu olan evde dede ve babaanne beni evden çıkarabilir mi?

TMK 240 ve 652 maddeleri sağ kalan eşe özel bir koruma sağlar. Sağ kalan eş, aile konutu üzerinde mülkiyet veya intifa hakkı (oturma hakkı) talep edebilir. Miras paylaşımında dede ve babaanne pay sahibi olsa dahi, mahkeme sağ kalan eşin barınma ihtiyacını gözeterek evin özgülenmesine karar verebilir. Bu hak, diğer mirasçıların payının bedel olarak ödenmesi yoluyla kullanılır.

Boşanma protokolünde miras hakkından feragat edilebilir mi?

Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar karşılıklı olarak miras haklarından feragat edebilirler. Ancak bu feragatin geçerli olabilmesi için boşanma davasının sonuçlanması ve kesinleşmesi gerekir. Karar kesinleşmeden ölüm gerçekleşirse, protokoldeki feragat beyanlarının genel miras hukuku kuralları çerçevesinde bir ‘miras sözleşmesi’ niteliği taşıyıp taşımadığı uzman bir İstanbul aile hukuku avukatı tarafından incelenmelidir.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder