Boşanma ve Ölüm Halinde Eşin Mirasçılık Sıfatı
Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca eşin mirasçılığı, muris ile olan resmi nikah bağının ölüm anında devam ediyor olmasına bağlıdır. Boşanma davası kesinleşmeden taraflardan birinin ölmesi durumunda, TMK Madde 181 uyarınca sağ kalan eş mirasçı olmaya devam eder; ancak boşanma davasında kusur durumu ispatlanırsa mirasçılık hakları kaybedilebilir. Uygulamada görüyoruz ki, özellikle çekişmeli boşanma süreçlerinde ölüm vakası yaşandığında, tereke üzerindeki hak iddiaları sadece birinci derece akrabalarla sınırlı kalmamakta, üçüncü zümrenin temsilcileri olan dayı çocukları ve bunların aile bireyleri arasında uyuşmazlıklara yol açmaktadır.
Üçüncü Zümre ve Dayı Çocuklarının Eşlerinin Hukuki Durumu
Miras hukukunda zümre sistemi esastır. Birinci zümre murisin altsoyu, ikinci zümre ana ve baba ile onların altsoyu, üçüncü zümre ise büyükanne ve büyükbabalar ile onların altsoyudur. Dayı çocukları, yani kuzenler, üçüncü zümre içerisinde yer alırlar. Ancak hukuk sistemimizde ‘gelin’ veya ‘damat’ sıfatı taşıyan kişiler, yani murisin dayısının çocuklarının eşleri, yasal mirasçı statüsüne sahip değildir. Bu kişilerin tereke paylaşımına dahil edilmesi ancak bir vasiyetname yoluyla (mansup mirasçılık) mümkündür. 2026 yılı itibarıyla Yargıtay’ın istikrar kazanan içtihatları, yasal mirasçı olmayan bu kişilerin terekeden pay almasını ancak ölüme bağlı tasarrufların geçerliliği şartıyla kabul etmektedir.
Boşanma Sürecinde Mal Rejimi Tasfiyesinin Mirasa Etkisi
Büromuzda sıkça karşılaştığımız hatalardan biri, boşanma davası ile miras paylaşımının birbirine karıştırılmasıdır. Eğer eşler arasında ‘Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi’ geçerliyse, ölüm halinde sağ kalan eş önce mal rejiminden kaynaklı %50 katılma alacağını talep eder, kalan miktar üzerinden ise miras payı hesaplanır. İstanbul avukat ve hukuk büroları tarafından sıklıkla takip edilen bu dosyalarda, murisin dayı çocuklarının eşlerinin dolaylı olarak terekeye müdahil olma çabası genellikle mülkiyet hakkının ihlali bağlamında değerlendirilir. TMK Madde 499 uyarınca eş, üçüncü zümre ile birlikte mirasçı olduğunda terekenin 3/4’ünü alır. Geriye kalan 1/4’lük kısım yasal mirasçılara paylaştırılır, bu payda kuzen eşlerinin hakkı bulunmamaktadır.
2026 Yılı Güncel Yargıtay Kararları Işığında Muris Muvazaası
Özellikle İstanbul’daki gayrimenkul değerlemelerinin artmasıyla birlikte, murislerin sağlığında dayı çocuklarına veya onların eşlerine yaptığı devirler ‘mirastan mal kaçırma’ (muris muvazaası) davasına konu olmaktadır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 2024/456 E., 2025/789 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, eşin miras haklarını korumak amacıyla açtığı tapu iptal ve tescil davalarında, üçüncü şahısların (kuzen eşleri gibi) kötü niyetli olup olmadığı titizlikle incelenir. Eğer muris, boşanma aşamasındaki eşinden mal kaçırmak amacıyla bu kişilere taşınmaz devretmişse, 2026 hukuk normları çerçevesinde bu işlemler iptale tabidir.
Tereke Temsilcisi Atanması ve Hak Sahipliği İspatı
Karmaşık miras yapılarında, özellikle dayı çocukları gibi uzak akrabaların ve onların aile üyelerinin işin içine girdiği durumlarda Sulh Hukuk Mahkemesi’nden tereke temsilcisi atanması talep edilebilir. Murisin dayısının çocuklarının eşleri yasal mirasçı olmasalar dahi, bazı durumlarda zilyetlik veya alacak ilişkisi iddiasıyla terekeye karşı dava açabilmektedirler. Bu gibi durumlarda eşin, kendi saklı payını ve miras payını koruması için tereke defterinin tutulmasını (TMK m. 619) talep etmesi hayati önem taşır. İstanbul boşanma avukatı uzmanlık alanına giren bu koruma tedbirleri, yasal olmayan hak sahiplerinin terekeden faydalanmasını engellemek üzere tasarlanmıştır.
Miras Paylaşımında Kanuni Oranlar ve Hesaplama Örnekleri
SAĞ KALAN EŞİN DURUMU:
1. Eş, murisin altsoyu (çocukları) ile mirasçı olursa: Payı 1/4’tür.
2. Eş, murisin ana-baba zümresi ile mirasçı olursa: Payı 1/2’dir.
3. Eş, murisin büyükana-büyükbaba (ve bunların altsoyu olan dayı çocukları) ile mirasçı olursa: Payı 3/4’tür.
Dayı çocuklarının eşleri bu denklemde ‘sıfır’ paya sahiptir. Ancak dayı çocuğunun muristen önce ölmesi ve mirasın kendi mirasçılarına (eşine) geçmesi gibi durumlar söz konusu olamaz; zira temsil yoluyla mirasçılık sadece altsoya aittir.
Boşanma aşamasında eşim ölürse, onun dayısının çocuklarının eşlerine miras kalır mı?
Hayır, Türk Medeni Kanunu’na göre dayı çocuklarının eşleri yasal mirasçı değildir. Miras ancak yasal mirasçılara veya vasiyetname ile belirlenmiş kişilere kalır. Eşin boşanma davası sürerken ölmesi durumunda, sağ kalan eş mirasın büyük çoğunluğunu (3/4 oranında) alır. Kuzen eşlerinin hak iddia edebilmesi için muris tarafından lehlerine düzenlenmiş geçerli bir vasiyetname olması gerekir.
Vasiyetname ile dayı çocuğunun eşine mal bırakılmışsa ne yapabilirim?
Eğer muris, saklı payınızı ihlal edecek şekilde dayı çocuğunun eşine vasiyetname ile mal bırakmışsa, TMK Madde 560 uyarınca tenkis davası açma hakkınız bulunmaktadır. 2026 yılı uygulamalarında saklı pay oranları titizlikle korunmaktadır. Yasal miras payınızın yarısı olan saklı payınızı bu yolla geri alabilirsiniz.
Dayı çocuklarının eşleri tereke mallarını kullanıyorsa tahliye edilebilir mi?
Evet, yasal mirasçı olmayan ve geçerli bir kira sözleşmesi bulunmayan bu kişilere karşı ‘haksız işgal’ nedeniyle ecrimisil davası veya elatmanın önlenmesi davası açılabilir. İstanbul’daki uygulamalarda mülkiyet hakkı, zümre dışı akrabaların kullanımına karşı mahkemelerce güçlü bir şekilde korunmaktadır.
Boşanma davası devam ederken mirasçılıktan çıkarılmam mümkün müdür?
Mirastan çıkarma (iskat), TMK Madde 510-513 hükümleri gereği sadece ağır bir suç işlenmesi veya aile ödevlerinin çok ağır ihlali durumunda mümkündür. Sadece boşanma davasının açılmış olması, eşin mirastan çıkarılması için tek başına yeterli bir sebep teşkil etmez.
Miras kalan eşyaların paylaşımında dayı çocuklarının eşleri tanıklık yapabilir mi?
Yapabilirler ancak mahkeme bu kişilerin muris ile olan yakınlık derecesini ve olası menfaat ilişkisini göz önünde bulundurarak beyanlarının güvenilirliğini denetler. Özellikle ‘ziynet eşyası’ ve ‘ev eşyası’ paylaşımı davalarında tarafsız tanık beyanları daha üstün tutulur.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

