Anlaşmalı boşanma dosyalarında taraflar çoğu zaman velayet, iştirak nafakası ve kişisel ilişki düzenlemesini konuşur; fakat çocuğun okul dışı eğitim giderleri ikinci planda kalır. Oysa servis ücreti, etüt merkezi, okul sonrası destek programı, yabancı dil kursu, sınav hazırlık gideri, yemek, kırtasiye ve dönemsel eğitim masrafları kısa sürede ciddi uyuşmazlık konusu olabilir. Özellikle İstanbul gibi yaşam maliyetinin yüksek olduğu şehirlerde, birkaç ay içinde “Ben zaten nafaka ödüyorum, ayrıca servis ödemem” ya da “Bu masraf nafakanın dışında kararlaştırılmıştı” tartışması başlar.
Problem tam da burada ortaya çıkar. Taraflar boşanma anında iyi niyetli olsa da protokolde kullanılan tek bir belirsiz cümle, daha sonra icra takibine itiraz, menfi tespit davası, nafaka artırımı talebi veya ek dava riskini doğurabilir. Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda, “eğitim giderleri baba tarafından karşılanacaktır” şeklindeki genel ifadelerin hangi kalemleri kapsadığı konusunda ciddi çekişmeler yaşandığını görüyoruz.
Agitation kısmı ise şudur: Çocuğun okul kaydı yenilenir, servis taksiti gelir, etüt merkezi ödeme ister ve velayeti elinde bulunduran ebeveyn tek başına masrafları üstlenmek zorunda kalır. Diğer taraf ise iştirak nafakasının zaten bu giderleri içerdiğini savunur. Uygulamada görüyoruz ki, mahkeme kararında ve protokolde açık sınırlar çizilmemişse, haklı olduğunu düşünen her iki taraf da yıpratıcı bir sürecin içine girer.
Çözüm ise baştan doğru hukuki kurgu kurmaktır. TMK m. 182 uyarınca velayeti kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. TMK m. 327 çocuğun bakım ve eğitim giderlerinin ana ve baba tarafından karşılanacağını, TMK m. 330 nafaka miktarında çocuğun ihtiyaçları ile ebeveynlerin ödeme gücünün dikkate alınacağını, TMK m. 331 ise durum değişirse nafakanın yeniden belirlenebileceğini düzenler. Bu nedenle protokol yazılırken servis ve etüt giderlerinin iştirak nafakası içinde mi yoksa ayrıca mı düzenleneceği açıkça belirtilmelidir.
Evet, anlaşmalı boşanmada servis ve etüt giderleri protokole açıkça yazılabilir
Evet, taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde çocuğun servis, etüt, özel ders, yabancı dil kursu, sınav hazırlık desteği ve benzeri eğitim giderlerini ayrıca düzenleyebilir. TMK m. 184 gereği hakim, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin anlaşmayı uygun bulursa hükme esas alır. Bu nedenle yalnızca “nafaka” miktarını değil, çocuğun eğitim planını ilgilendiren tali gider kalemlerini de protokole eklemek mümkündür.
Burada önemli olan nokta, anlaşmanın çocuğun üstün yararına uygun olmasıdır. Hakim, çocuğu aşırı belirsizliğe iten, gelecekte sürekli tartışma yaratacak veya taraflardan birini ölçüsüz yük altına sokacak düzenlemeleri olduğu gibi onaylamak zorunda değildir. İstanbul aile hukuku avukatı desteğiyle hazırlanan iyi bir protokolde hangi giderin hangi belgelerle, hangi oranda ve hangi tarihte ödeneceği netleştirilir.
Örneğin “çocuğun eğitim giderleri baba tarafından karşılanacaktır” cümlesi tek başına yeterli değildir. Bunun yerine servis, etüt, yemek, kırtasiye, okul kıyafeti, kayıt yenileme, kurs ve sınav hazırlık giderlerinin tek tek sayılması çok daha güvenlidir. İstanbul avukat desteği alınmadan hazırlanan kısa ve genel protokollerde sonradan yorum sorunu doğması oldukça yaygındır.
Hayır, iştirak nafakası varken her eğitim gideri otomatik olarak ayrıca istenemez
Hayır, mevcut iştirak nafakası varken her eğitim gideri ayrıca talep edilemez. Çünkü Yargıtay uygulaması, iştirak nafakasının kural olarak çocuğun bakım ve eğitim giderlerini de kapsadığı yönündedir. Yargıtay 2. HD, 2017/938 E., 2018/4539 K. sayılı kararda, iştirak nafakasının yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, dinlenme, eğitim, öğretim ve harçlık gibi giderleri kapsadığı; bu nedenle iştirak nafakası varken ayrıca “okul ücretleri” başlıklı bağımsız bir yükümlülük getirilmesinin somut olayda doğru olmadığı vurgulanmıştır.
Benzer şekilde Yargıtay 2. HD, 2016/26225 E., 2018/11584 K. kararında, velayeti annede olan çocuğun okul taksitlerini ödeyen babanın bu ödemeleri mevcut tedbir ve iştirak nafakasından kendiliğinden mahsup edemeyeceği belirtilmiştir. Bu kararların ortak mesajı şudur: Nafaka ve eğitim gideri ilişkisi açık yazılmadıysa sonradan tek taraflı yorum yapmak çoğu zaman mümkün olmaz.
Bu nedenle protokolde “aylık iştirak nafakası şu kadardır; servis ve etüt giderleri bu nafakaya dahildir” ya da tam tersine “bu giderler nafaka dışında ayrıca yarı yarıya paylaşılacaktır” şeklinde açık hüküm kurulmalıdır. Aksi halde taraflardan biri iki kez ödeme yaptığını, diğeri ise eksik ödeme alındığını ileri sürebilir.
Evet, gider kalemleri tek tek yazılırsa sonradan ispat çok kolaylaşır
Evet, protokolde gider kalemleri ayrıştırılırsa ileride doğacak uyuşmazlıkların büyük kısmı daha başlamadan önlenir. Uygulamada en çok sorun çıkaran kalemler servis, etüt merkezi, özel ders, kurs, yaz okulu, okul yemek bedeli, tablet-bilgisayar gibi eğitim araçları ve dönem başı toplu harcamalardır. Bunların hepsi “eğitim gideri” başlığı altında anılsa da mahkeme önünde farklı yorumlara konu olabilir.
Sağlıklı bir maddede en az şu hususlar yer almalıdır: giderin adı, ödeme oranı, ödeme zamanı, belgelendirme yöntemi, taraflardan hangisinin kuruma doğrudan ödeme yapacağı, olağan dışı artış halinde nasıl hareket edileceği ve uyuşmazlıkta başvurulacak yöntem. TMK m. 330 gereği nafaka miktarında çocuğun ihtiyaçları ve tarafların ödeme gücü dikkate alınacağından, protokol maddesi ekonomik gerçekliğe uygun kurulmalıdır.
Büromuzda sıkça karşılaştığımız örneklerden biri şudur: Taraflar boşanma sırasında yalnızca okul ücretini konuşur, ancak birkaç ay sonra servis ve etüt masrafı okul ücretini aşmaya başlar. O aşamada velayet sahibi ebeveyn “eğitim gideri buna da dahildi” derken, diğer taraf “Ben sadece okul taksidini kabul etmiştim” savunması yapar. İspat yükü ve protokol yorumu burada belirleyici hale gelir.
- Yanlış ifade: Çocuğun eğitim giderlerini baba karşılar.
- Daha güvenli ifade: Ortak çocuğun okul servisi, etüt merkezi, zorunlu okul materyali ve dönemsel kayıt yenileme giderleri, belge karşılığında taraflarca yüzde elli-yüzde elli paylaşılır.
- Daha güçlü ifade: Aylık iştirak nafakası dışında kalan servis ve etüt giderleri, fatura veya kurum dekontunun paylaşılmasından itibaren 3 iş günü içinde ödenir.
Evet, protokol belirsizse sonradan nafaka artırımı veya dava gerekebilir
Evet, protokoldeki düzenleme yetersiz kalırsa sonradan yalnızca icra takibi değil, nafaka artırımı ya da hükmün yorumuna yönelik yeni yargısal süreçler de gündeme gelebilir. TMK m. 331 durumun değişmesi halinde nafakanın yeniden belirlenmesine imkan verir. Çocuğun yaşının büyümesi, okul masraflarının artması, İstanbul’daki ulaşım ve servis giderlerinin yükselmesi veya ebeveynlerden birinin gelir durumunun değişmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.
Yargıtay 2. HD, 2024/1044 E., 2024/2256 K. kararında, anlaşmalı boşanma protokolünde ortak çocuğun eğitimi ayrıca düzenlenmişse; eğitim gideri olarak hangi kalemlerin değerlendirileceğinin açıklattırılması, belgelerin toplanması, gerekirse bilirkişi incelemesi yapılması ve tüm talebin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu yaklaşım, protokolde belirsiz bırakılan eğitim giderlerinin sonradan kapsamlı bir yargısal incelemeye konu olabileceğini gösterir.
Başka bir ifadeyle, boşanma anında kısa geçilen bir başlık, ileride ayrı davalara dönüşebilir. Bu yüzden “nasıl olsa sonradan konuşuruz” mantığı aile hukuku bakımından pahalı bir tercihtir. İstanbul aile hukuku avukatı ile hazırlanan ayrıntılı bir protokol, sonraki dava maliyetini çoğu zaman önemli ölçüde azaltır.
Hayır, bir taraf okul ödemesi yaptı diye nafakayı kendiliğinden kesemez veya mahsup edemez
Hayır, taraflardan biri çocuğun okul veya servis masrafını ödedi diye aylık iştirak nafakasını tek taraflı azaltamaz. Bu nokta uygulamada çok sık karıştırılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/3-133 E., 2022/658 K. sayılı kararda, okul ödemeleriyle ilgili nafaka borcuna ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığında iştirak nafakası borcunun devam edeceği kabul edilmiştir. Yani fiilen yapılan bir ödeme, her zaman nafakanın yerine geçtiği anlamına gelmez.
Bu nedenle “Ben servis ücretini ödedim, o ay nafaka göndermedim” yaklaşımı ciddi risk taşır. Karşı taraf icra takibi başlatabilir ve borçlu ebeveyn kendini beklemediği bir tahsilat baskısı içinde bulabilir. Uygulamada görüyoruz ki, özellikle banka açıklamaları yetersiz olan ödemelerde tarafların iddiasını ispat etmesi daha da zorlaşır.
Doğru yol, protokolde mahsup mekanizmasını peşinen düzenlemektir. Örneğin “kuruma doğrudan ödenen ve dekontu paylaşılan servis gideri, o aya ait nafakadan mahsup edilmez” ya da “tarafların yazılı mutabakatı halinde mahsup yapılabilir” gibi net cümleler ileride ciddi fayda sağlar.
Evet, İstanbul’da yüksek eğitim ve ulaşım giderleri dikkate alınarak gerçekçi protokol kurulmalıdır
Evet, İstanbul’daki yaşam koşulları aile hukuku uyuşmazlıklarında teorik değil çok somut sonuçlar doğurur. Servis ücretleri, özel etüt destekleri, yabancı dil kursları, okul sonrası bakım ihtiyacı ve ulaşım giderleri Türkiye ortalamasının üzerinde olabilir. Bu nedenle çocuğun fiili yaşam standardı ile tarafların mali gücü birlikte değerlendirilmeden kurulan protokoller kısa sürede işlevsiz hale gelir.
TMK m. 182, TMK m. 327 ve TMK m. 330 birlikte okunduğunda, temel ölçütün çocuğun üstün yararı ile ebeveynlerin gücü oranında katılım olduğu görülür. İstanbul avukat veya İstanbul aile hukuku avukatı arayışında olan kişiler için önemli nokta, protokolün yalnız bugünü değil önümüzdeki birkaç yılı da öngörmesidir.
Örneğin servis ücretinin her eğitim yılı başında kurum faturası üzerinden yeniden belirlenmesi, etüt giderinin yalnızca fiilen devam ettiği dönemlerle sınırlanması ve olağanüstü artışta tarafların yeniden müzakere yükümlülüğünün yazılması pratik açıdan çok yararlıdır. Böylece ne velayet sahibi ebeveyn tüm yükü tek başına taşır ne de diğer taraf sınırı belirsiz bir ödeme baskısıyla karşılaşır.
Evet, doğru protokol maddesi ileride icra ve dava riskini ciddi biçimde azaltır
Evet, işin özü protokol tekniğidir. Anlaşmalı boşanma hızlı sonuçlanan bir yol olsa da çocukla ilgili mali düzenlemeler yüzeysel bırakılırsa çekişme sadece biçim değiştirir. Taraflar boşanmış olur; ama servis, etüt, okul materyali ve dönemsel eğitim giderleri yüzünden yeni bir yargı sürecine girer.
Bu nedenle güvenli yaklaşım şudur: iştirak nafakası ayrı, ek eğitim giderleri ayrı, olağanüstü masraflar ayrı başlık altında düzenlenmelidir. Her kalem için oran, ödeme zamanı, belge türü ve gecikmenin sonucu belirtilmelidir. Yargıtay çizgisi de esasen bu netliği ödüllendirmektedir. Belirsizlik ise çoğu zaman yorum kavgası üretir.
Boşanma protokolü yazılırken yalnızca “bugün anlaşalım” düşüncesiyle değil, “yarın icra dosyası açılmasın” yaklaşımıyla hareket edilmelidir. Özellikle İstanbul’da eğitim ve ulaşım maliyetlerinin hızlı değiştiği düşünüldüğünde, teknik ve öngörülü bir metin çok daha değerlidir.
Evet, örnek bir protokol yaklaşımıyla uyuşmazlık riski düşürülebilir
Evet, tarafların ihtiyacına göre değişmekle birlikte güvenli bir yaklaşım; iştirak nafakasını temel bakım giderleri için belirlemek, servis ve etüt gibi somut kalemleri ayrıca ve belgeli şekilde düzenlemektir. Örnek olarak, “ortak çocuğun zorunlu servis gideri ile düzenli etüt merkezi ücreti aylık belge karşılığında taraflarca eşit oranda karşılanır; ödeme dekontu karşı tarafa gönderildikten sonra 3 iş günü içinde katkı payı ödenir” şeklindeki düzenleme çoğu dosyada işlevseldir.
Elbette her aile yapısı aynı değildir. Bazen gelir dağılımı nedeniyle yüzde elli paylaşım hakkaniyetli olmaz; bir tarafın daha yüksek oran üstlenmesi gerekebilir. Bazen de servis gideri zorunlu değilse, çocuğun eğitim ihtiyacıyla uyumlu olup olmadığı ayrıca değerlendirilir. Bu yüzden standart metin kopyalamak yerine somut dosyaya göre hüküm kurmak gerekir.
Anlaşmalı boşanmada servis gideri nafakanın içinde sayılır mı?
Tek bir doğru cevap yoktur; belirleyici olan protokol metni ve mahkeme kararının nasıl kurulduğudur. Kural olarak iştirak nafakası çocuğun bakım ve eğitim giderlerini kapsar. Ancak taraflar servis giderini nafaka dışında ayrıca düzenlemişse bu özel hüküm önem kazanır. Belirsiz bırakılmış dosyalarda ise servis giderinin nafaka içinde mi dışında mı olduğu konusunda ciddi uyuşmazlıklar doğabilir ve Yargıtay içtihatları ile somut deliller birlikte değerlendirilir.
Etüt merkezi veya özel ders ücreti sonradan ayrıca talep edilebilir mi?
Bu mümkün olabilir; ancak otomatik değildir. Eğer mevcut nafaka, çocuğun güncel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyorsa ve etüt desteği çocuğun eğitim hayatı açısından gerçek bir ihtiyaç haline geldiyse nafaka artırımı veya protokoldeki ek düzenlemenin uygulanması gündeme gelebilir. Fakat taraflardan biri tek başına karar verip diğerinden sınırsız ödeme isteyemez. Masrafın niteliği, sürekliliği, belgelendirilebilir olması ve tarafların ekonomik gücü birlikte değerlendirilir.
Bir ebeveyn okul veya servis ödemesi yaparsa nafakayı eksik yatırabilir mi?
Genel olarak hayır. Protokolde açık bir mahsup hükmü yoksa, yapılan okul veya servis ödemesi nafakanın yerine geçmiş sayılmayabilir. Bu durumda nafaka borcu ayrı, yapılan ödeme ayrı değerlendirilir ve nafakayı eksik yatıran taraf aleyhine icra takibi başlatılabilir. En güvenli yöntem, ödeme yapılmadan önce yazılı mutabakat sağlamak veya protokolde mahsup mekanizmasını baştan ayrıntılı biçimde kurmaktır.
Protokolde sadece eğitim giderleri yazıyorsa servis ve yemek buna dahil olur mu?
Bazı dosyalarda evet, bazı dosyalarda hayır; asıl sorun da buradan çıkar. “Eğitim gideri” ifadesi tek başına kullanıldığında okul ücreti, servis, yemek, kırtasiye, etüt veya kurs masraflarının tamamını kapsayıp kapsamadığı tartışmalı hale gelir. Mahkeme bu durumda tarafların iradesini, önceki ödeme alışkanlıklarını, çocuğun ihtiyaçlarını ve dosyadaki belgeleri inceler. Bu yüzden soyut başlık yerine tek tek kalem sayılması çok daha güvenlidir.
İstanbul’da artan servis ücretleri nedeniyle protokol sonradan değiştirilebilir mi?
Evet, şartlar esaslı biçimde değişmişse nafaka ve çocuk giderlerine ilişkin düzenlemelerin yeniden ele alınması mümkündür. Özellikle yüksek enflasyon, eğitim kurumu değişikliği, çocuğun yaşının büyümesi, etüt ihtiyacının ortaya çıkması veya ebeveynlerden birinin gelirinde ciddi değişiklik olması halinde mahkemeden yeni bir düzenleme istenebilir. Burada önemli olan, artışın gerçekten somutlaşması ve talebin belgeyle desteklenmesidir.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

