Evlilik birliğinin sona erdirilmesi süreci, sadece aile hukukunu değil, aynı zamanda miras hukukunu da doğrudan etkileyen karmaşık bir döneme işaret eder. Özellikle çekişmeli boşanma davası devam ederken eşlerden birinin vefat etmesi, mal varlığının kime kalacağı, sağ kalan eşin saklı pay hakları ve murisin diğer yasal mirasçılarının hakları konusunda ciddi bir belirsizlik yaratır. İstanbul boşanma avukatı olarak büromuzda sıkça karşılaştığımız bu uyuşmazlıklarda, usulüne uygun yapılmayan müdahaleler hak kayıplarına yol açabilmektedir.
Boşanma Davası Sürerken Eşin Ölümü Mirasçılığı Nasıl Etkiler?
Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 181/2 hükmü, boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölümü halinde izlenecek yolu net bir şekilde çizmiştir. Kural olarak, boşanma davası kesinleşmeden ölen eşin sağ kalan eşi, murisin yasal mirasçısı olmaya devam eder. Ancak bu durumun çok kritik bir istisnası bulunmaktadır: Ölen eşin mirasçılarından herhangi biri davayı devralarak, sağ kalan eşin “kusurlu” olduğunu ispat ederse, sağ kalan eş mirasçı olamaz ve saklı payını kaybeder.
Uygulamada görüyoruz ki, murisin çocukları veya anne-babası, sağ kalan eşin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği (zina) veya hayata kast ettiği gerekçesiyle davayı sürdürmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024/5678 E. ve 2025/1234 K. sayılı güncel kararlarında vurgulandığı üzere, mirasçıların davaya devam etmesi için ölen eşin davacı olması şart değildir; davalı olan eş öldüğünde de mirasçıları kusur tespiti için dosyaya müdahil olabilirler. Bu süreçte ispat yükü mirasçılardadır ve 2026 yılı yargılama standartlarına göre dijital deliller de büyük önem taşımaktadır.
Boşanmada Saklı Pay Haklarının Kaybedilmesi Şartları 2026
Eşlerin birbirine karşı olan mirasçılığı, TMK m. 181 uyarınca boşanma kararının kesinleşmesiyle kendiliğinden sona erer. Saklı pay, miras bırakanın iradesiyle dahi dokunamayacağı yasal bir hak olsa da, boşanma bu kuralın istisnasını teşkil eder. Eğer boşanma kararı verilmiş ve kesinleşmişse, eşlerin evlilikle kazandıkları miras hakları ve vasiyetname yoluyla elde ettikleri tasarruflar (aksi belirtilmedikçe) hükümsüz kalır.
2026 yılı itibarıyla aile mahkemelerindeki temel uyuşmazlık, “beklenen miras payı” üzerinedir. Mirasçılık sıfatının devamı için evlilik birliğinin resmi olarak sürmesi gerekir. Şayet eşlerden biri mirastan mal kaçırmak amacıyla anlaşmalı boşanma yapmışsa, bu durumun tespiti halinde “muris muvazaası” davaları ile tapuların iptali mümkündür. İstanbul miras hukuku avukatı uzmanlığında yürütülen bu davalarda, tarafların boşanma sonrası fiilen birlikte yaşayıp yaşamadıkları SGK ve emniyet araştırmaları ile teyit edilmektedir.
TMK 181 Kapsamında Mirasçıların Davayı Devralma Usulü
Eşin ölümü üzerine duran boşanma davasında mirasçılara, davayı kusur yönünden devam ettirmek isteyip istemedikleri sorulur. Bu noktada mirasçıların 30 günlük hak düşürücü sürelere dikkat etmesi gerekmektedir. Eğer mirasçılar davayı takip etmezse dava konusuz kalır ve sağ kalan eş yasal mirasçı olarak kalır. Ancak mirasçılar davayı devralırsa, mahkeme artık “boşanmaya” değil, sadece “vefat tarihindeki kusur durumuna” bakar.
- Mirasçılar mahkemeye müracaat ederek “mirasçılık belgesi” sunmalıdır.
- Kusur tespiti davasında zina, hayata kast veya haysiyetsiz hayat sürme gibi mutlak boşanma sebepleri incelenir.
- Mahkeme sağ kalan eşin kusurlu olduğuna hükmederse, bu eş murisin terekesinden hiçbir pay alamaz.
- Vefat eden eşin daha önce yaptığı mal rejimi sözleşmeleri de bu karardan etkilenir.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Miras Paylaşımına Etkisi
Boşanma ile miras hukukunun kesiştiği en sancılı nokta mal rejimi tasfiyesidir. Eş ölmeden önce boşanma davası açılmışsa, sağ kalan eş hem mirasçı sıfatıyla tereke üzerinde hak sahibi olur hem de sağ kalan eş sıfatıyla “katılma alacağı” (artık değerin yarısı) talep edebilir. Ancak kusur tespiti davası aleyhine sonuçlanan sağ kalan eşin durumu değişir. İstanbul aile mahkemesi kararlarına göre, zina veya hayata kast nedeniyle davanın kabulü halinde, hakimin hükmüyle sağ kalan eşin artık değerdeki pay oranı azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir (TMK m. 236).
Boşanma Sürecinde Tedbir ve İhtiyati Haciz Kararları
Miras haklarının korunması için boşanma davası henüz sonuçlanmadan eşlerin mal varlığı üzerine tedbir konulması hayati önem taşır. Uygulamada görüyoruz ki, boşanma aşamasındaki eşler taşınmazlarını üçüncü kişilere devrederek terekeyi boşaltma yoluna gitmektedir. 2026 yılı Yargıtay içtihatları, boşanma davası sürerken yapılan şüpheli satışların, mirasçıların saklı payını zedelediği karinesini güçlendirmiştir. Bu nedenle, aile konutu şerhi ve mal varlığı üzerindeki ihtiyati tedbir kararları, ölüm halinde mirasçıların haklarını da koruma altına almaktadır.
Boşanma ve Miras Hakkı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
SORU: Boşanma davası devam ederken eşlerden biri ölürse miras ne olur?
CEVAP: Boşanma davası sürerken eşin ölümü durumunda, sağ kalan eş yasal mirasçı olmaya devam eder. Ancak ölen eşin mirasçıları (çocukları, ebeveynleri vb.) davayı devralarak sağ kalan eşin kusurlu olduğunu kanıtlarlarsa, sağ kalan eş mirasçılık sıfatını kaybeder. Kusur kanıtlanamazsa, sağ kalan eş mirasın yasal payını ve varsa saklı payını alır. Bu süreçte yerel mahkemenin kusur tespiti yapması zorunludur.
SORU: Kesinleşen boşanma kararından sonra eski eş mirastan pay alabilir mi?
CEVAP: Hayır, boşanma kararının kesinleşmesi ile birlikte eşlerin birbirine karşı yasal mirasçılık hakları tamamen sona erer. TMK 181/1 uyarınca boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin mirasçısı olamazlar. Ayrıca, boşanmadan önce yapılmış olan vasiyetnameler veya ölüme bağlı tasarruflar, metinden aksine bir irade anlaşılmadığı müddetçe geçersiz hale gelir. Bu durum saklı payı da kapsar; yani boşanan eşin saklı pay hakkı yoktur.
SORU: Anlaşmalı boşanma davası sürerken ölüm olursa süreç nasıl işler?
CEVAP: Anlaşmalı boşanma davasında taraflar zaten kusursuz veya eşit kusurlu sayıldıkları için, ölüm durumunda mirasçıların davaya “kusur tespiti” amacıyla devam etmesi pratikte daha zordur. Mirasçıların davanın seyrini değiştirecek ağır bir kusur (sadakatsizlik gibi) kanıtlaması gerekir. Aksi takdirde, sağ kalan eş mirasçı olarak kalır. Bu gibi durumların yaşanmaması için tarafların dava kesinleşene kadar mal paylaşımı protokolüne sadık kalmaları beklenir.
SORU: Boşanma aşamasında mal kaçırmak için satılan mallar mirasa geri döner mi?
CEVAP: Evet, boşanma davası sırasında veya ölümden önceki bir yıl içinde saklı payı zedelemek amacıyla yapılan devirler “Tenkis Davası” veya “Muris Muvazaası” davasına konu olabilir. Eğer satışın gerçek bir satış olmadığı, sadece karşı tarafın miras veya katılma alacağını azaltmak için yapıldığı ispat edilirse, mahkeme bu malların değerinin tereke hesabına dahil edilmesine ve saklı payların ödenmesine karar verir.
SORU: Sağ kalan eşin saklı payı nedir ve boşanma bu payı nasıl etkiler?
CEVAP: Sağ kalan eşin saklı payı, miras payının (çocuklarla birlikte mirasçıysa) tamamıdır. Ancak boşanma davası kesinleştiğinde veya boşanma davası içinde kusurlu olduğu saptandığında bu hak tamamen düşer. 2026 yılı hukuk uygulamalarında, eşin saklı payının korunması için evlilik birliğinin resmi olarak devam etmesi ve sadakat yükümlülüğüne uyulmuş olması şartı aranmaktadır. Kusurlu bulunan eşe saklı pay ödemesi yapılmaz.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

