Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Eksik ve Belirsiz Alacak 2026

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: Boşanmada mal paylaşımı davası açılırken, karşı tarafın mal varlığı tam olarak bilinemiyorsa dava ‘belirsiz alacak davası’ olarak ikame edilebilir. 2026 yılındaki güncel uygulamada, bilirkişi raporu sonrası harç tamamlanarak eksik alacak miktarı kesinleştirilir ve hak kaybı önlenir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Belirsiz Alacak Olarak Açılabilir mi?

Evet, eşlerin birbirlerinin banka hesaplarını, şirket hisselerini veya gizledikleri taşınmazları tam olarak bilmemesi durumunda açılan boşanmada mal paylaşımı davası belirsiz alacak davası niteliğindedir. Uygulamada, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 107 uyarınca, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği hallerde bu yola başvurulur. İstanbul aile hukuku avukatı olarak yürüttüğümüz süreçlerde, davacının başlangıçta sembolik bir miktar bildirmesi ve yargılama sırasında mal varlığı değerleri netleştikçe talebi artırması stratejik bir zorunluluktur.

Eksik Alacak Talebinin Hukuki Sonuçları ve Islah Süreci

Boşanmada mal paylaşımı davası sürerken, mahkeme tarafından atanan bilirkişiler taşınmazların ve araçların değerini dava tarihindeki değil, karar tarihindeki (tasfiye tarihindeki) piyasa rayici üzerinden belirler. 2026 yılı ekonomik koşullarında taşınmaz değerlerindeki hızlı değişim, davanın başında talep edilen miktarın çok üzerinde bir alacak hakkı doğurabilmektedir. Eğer dava belirsiz alacak davası yerine kısmi dava olarak açılmışsa, alacağın geri kalan kısmı için ıslah yoluna başvurulması gerekir. Ancak ıslahın tek seferlik bir hak olduğu ve zamanaşımı risklerini barındırdığı unutulmamalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, mal rejiminin tasfiyesinde alacak miktarının netleşmesi ancak bilirkişi incelemesiyle mümkündür.

Boşanmada Mal Paylaşımı Davasında Eksik Bildirilen Malların Tespiti

Büromuzda sıkça karşılaştığımız durumlardan biri, bir eşin üzerine kayıtlı olan ancak dava açılmadan hemen önce üçüncü kişilere devredilen mallardır. Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 229 uyarınca, diğer eşin haklarını azaltmak kastıyla yapılan karşılıksız kazandırmalar eklenecek değer olarak kabul edilir. İstanbul’da görülen birçok davada, tapu kayıtlarının celbi ve banka hesap hareketlerinin geriye dönük incelenmesiyle bu eksiklikler giderilmektedir. Mahkeme, tapu müdürlüklerine ve bankalara müzekkere yazarak mal varlığı dökümünü toplar. Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, bu değerlerin yarısı üzerinde diğer eşin ‘artık değer’ hakkı bulunmaktadır.

Yargıtay Kararları Işığında Belirsiz Alacak Davasının Avantajları

Uygulamada görüyoruz ki, belirsiz alacak davası açmak zamanaşımını tüm alacak için keser. Oysa kısmi davada sadece talep edilen kısım için zamanaşımı durmaktadır. Yargıtay 2. HD, 2024/4512 E., 2025/1102 K. sayılı ilamında; ‘Davacının mal rejiminden kaynaklı alacağının miktarını davanın başında tam olarak bilmesi mümkün olmadığından, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi ve miktar netleştiğinde harcın tamamlanmasına imkan tanınması gerekmektedir’ hükmünü vermiştir. Bu durum davacı eşe, düşük harçla dava açma ve gerçek hakkını bilirkişi raporuyla alma imkanı tanır. Daha fazla bilgi için aile hukukunda mal ayrılığı rejimi konusuna göz atabilirsiniz.

Boşanmada Mal Paylaşımı Davası İçin Kanıt Toplanması

Dava dilekçesinde belirtilmeyen ancak yargılama sırasında ortaya çıkan şirket payları, hisse senetleri veya kripto varlıklar için ek dava açılması gerekebilir. İstanbul bölgesindeki mahkemeler, özellikle karmaşık şirket yapılarının olduğu dosyalarda SMMM (Serbest Muhasebeci Mali Müşavir) bilirkişilerinden rapor almaktadır. Yargıtay kararları mülkiyetin tespiti noktasında paranın kaynağına bakmaktadır. Kişisel mal ile edinilmiş mal arasındaki ayrımın doğru yapılması, eksik alacak iddialarının temelini oluşturur. Şayet bir taşınmaz evlilik öncesi birikimle veya miras yoluyla gelmişse, bu malın artış değeri mal paylaşımına dahil edilmeyebilir.

Dava Sürecinde Hak Kaybını Önleyen Stratejiler

Belirsiz alacak davasında alacak miktarının artırılması, HMK 107/2 maddesi uyarınca dilekçe artırımı ile yapılır. Bu işlem bir ıslah olmadığından, davanın başında yapılan usuli hatalar daha kolay telafi edilebilir. İstanbul boşanma avukatı hizmeti sunarken müvekkillerimize, karşı tarafın mal kaçırma ihtimaline binaen ihtiyati tedbir talebinde bulunmalarını şiddetle öneriyoruz. Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen asgari ücret tarifeleri ve yargılama giderleri, talep edilen miktara göre şekillense de haksız çıkma ihtimaline karşı belirsiz alacak formülü en güvenli yoldur.

SORU: Boşanmada mal paylaşımı davası ne kadar sürer?

İstanbul’daki yoğunluk göz önüne alındığında, belirsiz alacak davası olarak açılan bir mal paylaşımı davası ortalama 1,5 ile 2,5 yıl arasında sürmektedir. Bu süreçte taşınmaz değerlerinin tespiti, banka müzekkerelerinin yanıtlanması ve bilirkişi raporuna itiraz aşamaları süreyi doğrudan etkileyen unsurlar arasındadır. Dava sonunda verilen karar kesinleşmeden icraya konulamaz.

SORU: Eşim benden mal kaçırıyorsa ne yapmalıyım?

Eşin mal kaçırmasının tespiti halinde mahkemeden derhal ihtiyati tedbir kararı istenmelidir. Tapu kayıtlarına konulacak ‘davalıdır’ şerhi veya araç siciline konulacak rehin, malın üçüncü kişilere devrini engeller. Eğer devir yapılmışsa, TMK 229 uyarınca tasarrufun iptali veya malın değerinin paylaşım hesabına dahil edilmesi talep edilir.

SORU: Ziynet eşyaları mal paylaşımına dahil mi?

Yargıtay’ın güncel içtihatlarına göre, düğünde takılan ziynet eşyaları (kadına veya erkeğe takılması fark etmeksizin) kural olarak kadına ait kişisel mal sayılır. Ancak bu kuralın aksine yerel bir adet veya eşler arasında bir anlaşma varsa entersanlıklar oluşabilir. Ziynet eşyaları alacak davası, mal rejimi davasından bağımsız bir taleptir.

SORU: Belirsiz alacak davasında harç nasıl ödenir?

Dava açılırken davacı tarafından maktu bir başvuru harcı ve başlangıçta talep edilen (örneğin 10.000 TL) miktar üzerinden bir nispi harç yatırılır. Yargılama sonunda, bilirkişi raporuyla alacak miktarı (örneğin 2.000.000 TL) netleşince, eksik kalan harç tamamlanarak nihai karar verilir. Bu sistem vatandaşa erişim kolaylığı sağlar.

SORU: Eski tarihli malların değeri nasıl hesaplanır?

Mal paylaşımında malların değeri davanın açıldığı tarihteki değerleri değil, mahkemenin karar vermesine en yakın tarihteki (tasfiye tarihindeki) piyasa değerleri üzerinden hesaplanır. Bu kural, enflasyonist ortamlarda hak sahibi eşin satın alma gücünü korumayı amaçlar ve eksik alacak iddialarının en önemli dayanağıdır.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder