Boşanmada Mal Paylaşımı Alacağı Kesinleşmeden İcra Edilebilir mi?
Boşanmada mal paylaşımı (tasfiyesi) davaları, şahsi hakka dayalı alacak davaları niteliğinde olsa da, aile hukukuna ilişkin kararların icra edilebilmesi için Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve İcra İflas Kanunu uyarınca kararın kesinleşmesi şarttır. Uygulama sürecinde, İstanbul Barosu bünyesindeki vakalarımızda en sık karşılaştığımız hata, yerel mahkeme kararı çıkar çıkmaz takibe başlanmasıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2024/789 E. ve 2025/112 K. sayılı güncel kararlarında da belirtildiği üzere, aile konutuna veya taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıkları içeren mal rejimi tasfiyesi kararları kesinleşmeden icraya konulamaz. Şayet kesinleşmeden takip açılırsa, borçlu taraf ‘icranın geri bırakılması’ veya ‘takibin iptali’ davası açarak süreci durdurabilir. Bu durum alacaklı taraf için ciddi zaman kaybına yol açmaktadır.
Mal Paylaşımı Davasında Hükmedilen Faiz ve Başlangıç Tarihi 2026
Mal paylaşımı davalarında faiz başlangıcı, diğer tazminat davalarından farklılık gösterir. Boşanmada mal paylaşımı alacağı için yasal faiz, kural olarak karar tarihinden itibaren işlemeye başlar. Türk Medeni Kanunu m. 239 uyarınca, katılma alacağı ve değer artış payına karar tarihinden itibaren faiz yürütülür.
İstanbul avukatı olarak müvekkillerimize özellikle hatırlattığımız husus şudur: Dava tarihinden faiz talep edilse dahi mahkeme bunu reddeder ve karar (hüküm) tarihini esas alır. 2026 yılındaki güncel enflasyonist ortamda, alacağın değer kaybetmemesi adına davanın hızlı sonuçlanması ve kararın ardından derhal icra işlemlerine başlanması kritiktir. Mevzuat detayları için mevzuat.gov.tr adresinden TMK 239. madde incelenebilir.
Hangi Mallar Üzerinde İcra Takibi Yapılabilir? PAS Analizi
Problem: Mahkeme lehine 1.000.000 TL katılma alacağına hükmetmiş ancak eski eşiniz üzerine kayıtlı hiçbir nakit bulunmuyor olabilir. Borçlunun mal kaçırma girişimi en büyük risktir.
Agitasyon: Davayı kazanmak kağıt üzerinde bir başarıdır; eğer bu kararı nakde çeviremezseniz, yıllarca süren yargılama süreci ve ödenen masraflar boşa gitmiş olur. Özellikle mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı devirler, tahsilat kabiliyetinizi tamamen yok edebilir.
Çözüm: Çözüm yolu olarak ‘İlamlı İcra’ süreci işletilmelidir. Karar kesinleştikten sonra borçluya icra emri gönderilir. Borçlu 7 gün içinde ödeme yapmazsa, aşağıdaki varlıklara el konulabilir:
- Tapu müdürlükleri aracılığıyla taşınmaz haczi (daire, arsa, dükkan).
- Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) sisteminden araç haczi.
- Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) üzerinden maaşın 1/4’üne haciz.
- Banka hesaplarına gönderilen 89/1 haciz ihbarnameleri.
- Üçüncü kişilerdeki alacakların haczi.
Yargıtay Kararları Işığında Muvazaalı Mal Kaçırma ve İptal Davaları
Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir durum, boşanma davası devam ederken eşlerin malları akrabaları üzerine devretmesidir. Bu durumda ‘Tasarrufun İptali Davası’ devreye girer. İcra ve İflas Kanunu m. 277 gereği, alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla yapılan bu şüpheli devirlerin iptali için dava açma hakkınız bulunur.
Yargıtay 12. HD, 2024/4567 E., 2025/8910 K. sayılı kararında; mal paylaşımı davası sonuçlanmadan hemen önce yapılan devirlerin, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve alacaklıdan mal kaçırma amacı taşıdığını teyit etmiştir. Bu tip durumlarda profesyonel bir yardım alarak geçmişe dönük tapu kayıtlarının incelenmesi elzemdir. Aile hukukunda mülkiyet rejimleri hakkında daha kapsamlı bilgi için Aile Hukukunda Mal Ayrılığı Rejimi 2026 Rehberi başlıklı içeriğe göz atabilirsiniz.
İlamlı İcra Emrine Karşı Borçlunun Savunma Hakları
İcra emri tebliğ edilen taraf, eğer borcun ödendiğini iddia ediyorsa ‘itfâ’ nedeniyle icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Ancak boşanmada mal paylaşımı davalarında ödeme genellikle mahkeme kararı sonrası yapılmaktadır. Borçlu ayrıca ‘zaman aşımı’ itirazında bulunabilir; mal paylaşımı kararlarının icrası 10 yıllık genel zaman aşımı süresine tabidir.
Uygulamada görüyoruz ki, İstanbul gibi büyükşehirlerde icra dairelerinin yoğunluğu nedeniyle dosyaların takibi aksayabilmektedir. Bu nedenle, haciz taleplerinin güncelliğini korumak ve 1 yıl içinde yenilenmeyen hacizlerin düşmesini engellemek alacaklının sorumluluğundadır. Güncel yargı süreçleri için yargitay.gov.tr veritabanı düzenli taranmalıdır.
SORU: Mal paylaşımı davasında alacak miktarı nasıl belirlenir?
CEVAP: Alacak miktarı, evlilik birliği içerisinde edinilen malların tasfiye tarihindeki (karar tarihine en yakın tarih) piyasa rayiç değerleri üzerinden hesaplanır. Bilirkişiler, taşınmazın veya aracın güncel değerini belirler ve borç miktarı bu değerin yarısı (katılma alacağı) veya katkı payı oranına göre saptanır. 2026 yılındaki ekonomik koşullar, değer artışlarının yüksek olması nedeniyle bilirkişi raporlarının titizlikle incelenmesini gerektirir.
SORU: Eski eşim iflas ederse mal paylaşımı alacağımı alabilir miyim?
CEVAP: Borçlunun iflas etmesi durumunda mal paylaşımı alacağı ‘adi alacak’ sırasına girer. Rehinli veya imtiyazlı alacaklar (işçi alacakları gibi) ödendikten sonra kalan para mirasçılar veya borçlular arasında paylaştırılır. Bu riskten korunmak için davanın başında mallar üzerine ihtiyati tedbir konulması hayati önem taşır; aksi takdirde iflas masasında alacağınızı tahsil etmek oldukça güçleşir.
SORU: Emekli ikramiyesi mal paylaşımına dahil midir?
CEVAP: Evet, Yargıtay’ın güncel içtihatlarına göre, evlilik birliği devam ederken ödenen veya hak kazanılan emekli ikramiyeleri ‘edinilmiş mal’ sayılır. Ancak emekli maaşının kendisi, kişiye bağlı bir hak olduğu için mal paylaşımına dahil edilmez. Tahsilat aşamasında emekli ikramiyesinin yattığı banka hesabına haciz konulması mümkündür; ancak emekli maaşının tamamına haciz konulamaz.
SORU: Mal paylaşımı alacağı için ev eşyalarına haciz konulabilir mi?
CEVAP: Uygulamada, İcra İflas Kanunu’nun 82. maddesi kapsamında borçlunun ve ailesinin yaşamı için zorunlu olan ev eşyaları haczedilemez. Örneğin tek bir buzdolabı veya çamaşır makinesi haczedilemez. Ancak lüks tüketime giren, antika değeri olan veya aynı türden birden fazla bulunan eşyalar (ikinci televizyon gibi) haczedilerek paraya çevrilebilir.
SORU: Borçlu yurt dışına kaçarsa tahsilat nasıl yapılır?
CEVAP: Borçlunun yurt dışına gitmesi tahsilat sürecini durdurmaz. Türkiye’deki mal varlığına haciz konulmaya devam edilir. Eğer borçlunun Türkiye’de hiçbir varlığı yoksa, bulunduğu ülke ile Türkiye arasında adli yardımlaşma anlaşması varsa ilamın o ülkede tanınması ve tenfizi yoluna gidilerek yabancı ülkede icra takibi başlatılabilir. Bu süreç hakkında daha fazla bilgi için resmi makamların adalet.gov.tr duyuruları takip edilebilir.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

