Evlilik sözleşmesi sonradan yapılabilir mi sorusu, özellikle boşanma ihtimali gündeme geldiğinde, aile şirketi bulunan evliliklerde veya ikinci evliliklerde çok sık sorulmaktadır. Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda taraflar çoğu zaman evlilikten önce böyle bir sözleşme yapmadıkları için artık geç kaldıklarını düşünmektedir. Oysa Türk Medeni Kanunu eşlere, evlilik devam ederken de mal rejimini değiştirme imkanı tanır.
Problem genellikle şurada ortaya çıkar: Eşler yıllarca yasal mal rejimine tabi yaşar, sonra bir taşınmaz yatırımı, miras, aile desteği veya ticari risk gündeme gelir. Agitation kısmında ise çoğu çift internetten bulduğu örnek bir metni imzalayarak bunun yeterli olduğunu sanır; sonra boşanma veya miras uyuşmazlığında bu belgenin geçersiz olduğu anlaşılır. Solution ise açıktır: TMK m. 202, 203, 205, 206 ve somut olayın özelliğine göre 225. madde birlikte değerlendirilmeli; sözleşme noterde usulüne uygun yapılmalı ve hangi tarihten itibaren sonuç doğuracağı stratejik biçimde planlanmalıdır.
Uygulamada görüyoruz ki İstanbul avukat desteği alınmadan yapılan eksik işlemler, özellikle yüksek değerli taşınmazlar, şirket hisseleri ve aileden gelen para hareketleri söz konusu olduğunda ciddi hak kaybına yol açabiliyor. Bu nedenle İstanbul aile hukuku avukatı desteğiyle mal rejimi sözleşmesinin hem şekli hem de sonucu doğru kurulmalıdır.
Evet, evlilik sözleşmesi evlendikten sonra da yapılabilir mi?
Evet, evlendikten sonra evlilik sözleşmesi yapılabilir. Türk Medeni Kanunu m. 203 açık biçimde mal rejimi sözleşmesinin evlenmeden önce veya sonra yapılabileceğini kabul eder. TMK m. 202/1 uyarınca eşler arasında kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir; ancak taraflar seçimlik mal rejimlerinden birini sözleşme ile kabul edebilir.
Burada halk arasında “evlilik sözleşmesi” denilen işlem aslında çoğu durumda mal rejimi sözleşmesidir. Yani konu duygusal bir taahhüt değil, doğrudan malvarlığı ilişkisinin hukuki çerçevesidir. Evlilik sürerken yapılan sözleşme geçerlidir; fakat sırf eşler kendi aralarında bir kağıt imzaladı diye sonuç doğmaz. Resmi şekil şartı zorunludur.
Yargıtay da resmi şekle büyük önem vermektedir. Nitekim Yargıtay 2. HD, 2013/19377 E., 2014/1360 K. sayılı kararında, mal rejimi sözleşmesi iddiasının belgeyle ortaya konulması gerektiğini, aksi halde yasal rejimin uygulanacağını vurgulamıştır. Yine Yargıtay 2. HD, 2023/5998 E., 2023/4232 K. sayılı kararında sözleşmenin hangi dönem için sonuç doğuracağı ve geçmişe etkisinin sınırları özellikle değerlendirilmiştir.
Evet, eşler sonradan hangi mal rejimlerini seçebilir?
Evet, eşler evlilik devam ederken kanunda öngörülen seçimlik rejimlerden birini seçebilir. Bunlar genel olarak mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığıdır. Aksi bir seçim yoksa yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir.
En çok tercih edilen seçenek mal ayrılığıdır. Özellikle ticari faaliyet yürüten eşler, borç riskinden çekinen aileler, ikinci evlilik yapan kişiler ve önceki evlilikten çocukları bulunan eşler bu seçeneği gündeme alır. Ancak burada önemli bir yanılgı vardır: Mal ayrılığı seçilince her şey otomatik olarak geçmişe dönük biçimde ayrılmış sayılmaz. Sözleşmenin kapsamı, tarihi ve mevcut malvarlığının niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
TMK m. 203 gereğince eşler istedikleri rejimi ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler. Yani kanunda olmayan özgün bir “karma” rejim kurmak her zaman mümkün değildir. Taraflar, sözleşme serbestisine dayanarak kanunun emredici çerçevesini aşamaz.
- Yasal rejim: Edinilmiş mallara katılma
- Seçimlik rejimler: Mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı
- Kanunda öngörülmeyen özel bir model: Kural olarak geçersizlik riski taşır
Hayır, sonradan yapılan sözleşme her zaman geçmişe etkili olmaz mı?
Hayır, sonradan yapılan evlilik sözleşmesi her olayda geçmişe sınırsız etkili olmaz. Bu nokta en çok karıştırılan konudur. Evlilik sürerken yapılan mal rejimi sözleşmesi esas olarak yapıldığı andan sonrası bakımından hüküm doğurur. Özellikle 01.01.2002 sonrası sistemde, geçmişe etkili sonuç iddiası çok dikkatli değerlendirilmelidir.
TMK m. 205 sözleşmenin şeklini düzenlerken, uygulamada asıl tartışma başlangıç tarihindedir. Yargıtay 2. HD, 2023/5998 E., 2023/4232 K. sayılı kararında, eşlerin 01.01.2002 tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde yapılmış bir mal rejimi sözleşmesiyle yasal rejimi evlenme tarihinden itibaren geçerli kılabilecekleri; buna karşılık diğer mal rejimlerinin sonradan benimsenmesine ilişkin sözleşmelerin kural olarak ileriye etkili sonuç doğuracağını belirtmiştir.
Bu nedenle “Biz 10 yıldır evliyiz, bugün notere gidip geçmişte alınan tüm malları da mal ayrılığına çevirelim” düşüncesi çoğu zaman hukuken beklenen sonucu vermez. Uygulamada görüyoruz ki özellikle boşanmadan hemen önce aceleyle düzenlenen sözleşmelerde, tarafların beklentisi ile hukuki sonuç arasında ciddi fark oluşmaktadır.
Evet, evlilik sözleşmesi noterde nasıl yapılır?
Evet, evlilik sözleşmesi noterde yapılır ve bu şekil geçerlilik şartıdır. TMK m. 205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmalıdır. Evlenme başvurusu sırasında yazılı bildirim seçeneği de vardır; ancak evlilik sonrasında pratikte esas yol noter işlemleridir.
Noterde yapılacak işlem öncesinde tarafların hangi rejimi seçmek istediği, mevcut malvarlığının yapısı, aileden gelen katkılar, şirket ortaklığı, krediyle alınmış taşınmazlar ve ileride çıkabilecek ispat sorunları analiz edilmelidir. Sözleşmeye sadece isim ve imza koymak çoğu zaman yeterli strateji değildir. Çünkü sözleşme geçerli olsa bile hangi malın kişisel mal sayılacağı, hangi dönemin tasfiyeye gireceği ve hangi katkıların nasıl değerlendirileceği ayrıca tartışılabilir.
- Önce mevcut malvarlığı ve borç yapısı tespit edilir.
- Hedef rejim belirlenir: mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı.
- Noterde düzenleme ya da onaylama yöntemi seçilir.
- Sözleşme metni somut olaya göre hazırlanır.
- İmzadan sonra boşanma, miras ve icra etkileri ayrıca değerlendirilir.
İstanbul avukat desteğiyle yürütülen işlemlerde özellikle aile şirketi, taşınmaz portföyü veya bir eşin ailesinden gelen finansman söz konusuysa sözleşmenin lafzı kadar ispat altyapısı da önemlidir. Sonradan çıkabilecek uyuşmazlıklarda banka kayıtları, tapu akışı ve ödeme belgeleri belirleyici olur.
Evet, bazı durumlarda sonradan yapılan sözleşme geçersiz sayılabilir mi?
Evet, bazı durumlarda geçersizlik gündeme gelir. En yaygın neden, resmi şekle uyulmamasıdır. Noter işlemi olmadan yalnızca tarafların evde imzaladığı belge, WhatsApp yazışması veya aile arasında düzenlenen taahhütname mal rejimi sözleşmesi yerine geçmez.
TMK m. 205 açık bir şekil şartı içerdiği için şekle aykırılık ciddi sonuç doğurur. Bunun yanında ehliyet sorunları, irade sakatlıkları, baskı iddiası, içeriğin kanunun izin verdiği sınırları aşması ve muvazaa iddiaları da ayrıca tartışılabilir. Özellikle boşanma davası arefesinde, bir tarafın ekonomik olarak baskı altında imza attığını ileri sürdüğü dosyalarda sözleşme etrafında ayrı davalar çıkabilmektedir.
Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir başka sorun da şudur: Taraflar mal rejimi sözleşmesi ile sanki nafaka, velayet veya kişisel eşya taleplerini de kesin biçimde ortadan kaldırabileceklerini düşünür. Oysa mal rejimi sözleşmesi her alana yayılmaz. Boşanmanın ferileri olan bazı haklar ayrı kurallara tabidir.
- Notersiz adi yazılı belge
- Baskı altında imza iddiası
- Kanunun izin vermediği içerik
- Geçmişe etkide hukuki sınırların aşılması
- İspatı destekleyen kayıtların bulunmaması
Evet, boşanma halinde sonradan yapılan evlilik sözleşmesi önemli sonuç doğurur mu?
Evet, doğru kurulmuş bir sözleşme boşanma halinde çok önemli sonuç doğurabilir. TMK m. 225 uyarınca mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Bu nedenle sözleşmenin boşanma davasından ne kadar önce yapıldığı, hangi malları etkilediği ve hangi rejimin seçildiği son derece önemlidir.
Örneğin evlilik sürerken noterde geçerli biçimde mal ayrılığı rejimine geçilmişse, sözleşme tarihinden sonraki edinimlerin niteliği farklı değerlendirilebilir. Buna karşılık sözleşme öncesinde edinilmiş mallar bakımından eski rejimin tasfiye prensipleri tamamen ortadan kalkmayabilir. Bu ayrım çoğu davada gözden kaçırılır.
Yargıtay 2. HD, 2023/5998 E., 2023/4232 K. sayılı kararında da eşlerin geçmişe etkili rejim seçiminin sınırlarını çizmiş; sonradan yapılan seçimlik rejim sözleşmelerinin her zaman evlilik başına dönük sonuç üretmeyeceğini vurgulamıştır. Bu karar pratiğe şu mesajı verir: Sözleşme vardır diye her mal otomatik biçimde koruma altına girmiş sayılmaz; tarih ve edinim biçimi tek tek incelenir.
İstanbul aile hukuku avukatı ile yürütülen planlamalarda, boşanma ihtimali doğmadan önce sözleşme ve belge düzeninin kurulması çok daha sağlıklıdır. Son dakikada yapılan işlemler hem ispat hem de kötüye kullanım iddiası bakımından daha kırılgan hale gelir.
Evet, İstanbul’da bu süreçte özellikle nelere dikkat edilmelidir?
Evet, İstanbul gibi taşınmaz değeri yüksek ve ticari hareketliliğin yoğun olduğu bir şehirde mal rejimi sözleşmesi daha teknik ele alınmalıdır. Özellikle bir eşin şirket ortağı olması, kira geliri bulunan birden fazla taşınmaz, aile desteğiyle alınmış konut veya döviz bazlı birikimler varsa standart bir noter metni tek başına yeterli olmayabilir.
Uygulamada görüyoruz ki İstanbul avukat arayışına çıkan birçok kişi, ancak boşanma davası açıldıktan sonra sözleşmenin kapsamını sorguluyor. Oysa doğru yaklaşım, sözleşme imzalanmadan önce malvarlığı haritasının çıkarılmasıdır. Hangi varlık kişisel maldır, hangisi edinilmiş mal niteliğindedir, hangi ödeme aileden destek olarak gelmiştir, hangisi krediyle finanse edilmiştir; bunlar baştan planlanmalıdır.
Özellikle İstanbul aile hukuku avukatı desteğiyle hazırlanan dosyalarda aşağıdaki başlıklar birlikte ele alınmalıdır:
- Tapu ve banka kayıtlarının kronolojisi
- Şirket hisseleri ve kar paylarının niteliği
- Aile desteği ve bağış iddialarının ispatı
- Boşanma ihtimali halinde tasfiye senaryosu
- Miras hukuku bakımından yan etkiler
Sıkça Sorulan Sorular
Evlendikten 5 yıl sonra mal ayrılığı sözleşmesi yapılabilir mi?
Evet, yapılabilir. Kanun mal rejimi sözleşmesinin sadece evlilikten önce yapılabileceğini söylemez; evlilik devam ederken de yapılmasına izin verir. Ancak 5 yıl sonra yapılan sözleşme, çoğu durumda imza tarihinden sonrası için daha güçlü sonuç doğurur. Önceki dönemde edinilmiş malların tasfiyesi açısından ayrıca hukuki inceleme yapılmalıdır.
Evde imzalanan bir anlaşma evlilik sözleşmesi sayılır mı?
Hayır, kural olarak sayılmaz. TMK m. 205 gereğince mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmalıdır. Tarafların kendi aralarında imzaladığı adi yazılı belge, boşanma davasında niyet göstergesi olarak ileri sürülse bile geçerli mal rejimi sözleşmesi yerine geçmeyebilir. Bu nedenle şekil şartı ihmal edilmemelidir.
Evlilik sözleşmesi nafakayı ve velayeti de belirler mi?
Hayır, doğrudan belirlemez. Mal rejimi sözleşmesi esas olarak eşlerin malvarlığı ilişkisini düzenler. Nafaka, velayet, kişisel ilişki ve boşanmanın diğer sonuçları ayrı hukuki çerçevelere tabidir. Taraflar aralarında bazı düzenlemeler öngörse bile mahkeme, çocuk yararı ve emredici hukuk kuralları gereğince bağımsız değerlendirme yapar.
Boşanma davası açılmadan hemen önce yapılan sözleşme geçerli olur mu?
Şekil şartına uygunsa geçerli olabilir; fakat her somut olayda etkisi ayrıca incelenir. Özellikle boşanma hazırlığı açıkça başlamışsa, baskı, muvazaa, mal kaçırma veya kötüye kullanım iddiaları gündeme gelebilir. Ayrıca sözleşmenin hangi mallara ve hangi tarihten itibaren etki edeceği konusunda tarafların düşündüğü sonuç ile mahkemenin kabul ettiği sonuç farklı olabilir.
Evlilik sözleşmesi miras hukukunu da etkiler mi?
Evet, dolaylı olarak etkileyebilir. Çünkü eşler arasındaki mal rejimi tasfiyesi ile miras paylaşımı çoğu zaman birbirine temas eder. Önce mal rejimi tasfiyesi yapılır, sonra kalan tereke üzerinden miras payları belirlenir. Bu nedenle özellikle ikinci evliliklerde, çocuklu ailelerde ve yüksek değerli malvarlığında aile hukuku ile miras hukuku birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak, evlilik sözleşmesi sonradan yapılabilir; ancak asıl mesele sadece imzalamak değil, sözleşmenin hangi hukuki sonucu doğuracağını doğru kurmaktır. Şekil şartı, başlangıç tarihi, seçilen rejim ve ispat altyapısı birlikte ele alınmadığında beklenen koruma sağlanamayabilir.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

