Kira Sözleşmesinde Harap Olma Nedeniyle Tahliye ve Tazminat 2026

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: Türk Borçlar Kanunu madde 331 ve devamı uyarınca, kiralananın öngörülemeyen bir sebeple (deprem, yangın vb.) harap olması ve kullanılamaz hale gelmesi durumunda sözleşme kendiliğinden sona erebilir veya taraflara fesiz hakkı tanır. Eğer harabiyet kiracının kusurundan kaynaklanmıyorsa kiracı tazminat ödemeden tahliye edebilir; ancak mülk sahibinin kusuru varsa kiracının zararını tazmin etme yükümlülüğü doğar.

Taşınmazın Kullanılamaz Hale Gelmesi ve Hukuki Statüsü

Taşınmazın harap olması durumu, mülkün kira sözleşmesinde belirtilen amaca uygun olarak kullanılmasının fiziksel olarak imkansız hale gelmesini ifade eder. Uygulamada, özellikle İstanbul gibi deprem riski taşıyan bölgelerde, binaların ağır hasar alması veya kentsel dönüşüm süreci öncesindeki teknik raporlar neticesinde ‘iskan edilemez’ raporu alması bu kapsamda değerlendirilir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında bu durum, borcun ifasının imkansızlaşması veya kiralananın önemli ayıbı başlıkları altında incelenmektedir.

İstanbul gayrimenkul avukatı olarak büromuzda yürüttüğümüz süreçlerde, taşınmazın sadece estetik olarak bozulması ile yapısal olarak çökme riskinin bulunması arasındaki farkı net şekilde ortaya koyuyoruz. Eğer yapı hukuken ve fiilen barınmaya veya ticari faaliyete uygun değilse, kira ilişkisinin devamı dürüstlük kuralı gereği beklenemez. Bu aşamada delil tespiti yapılarak mülkün durumu mahkeme kanalıyla tescil edilmelidir.

TBK 331 Kapsamında Olağanüstü Fesih Yoluna Başvuru

Kira sözleşmesinin harap olma nedeniyle sona ermesi mümkün müdür? Evet, TBK 331. madde uyarınca taraflardan her biri, kira ilişkisinin devamını kendisi için çekilmez hale getiren önemli sebeplerin varlığı durumunda, sözleşmeyi yasal fesih bildirim süresine uyarak feshedebilir. Taşınmazın yanması, doğal afet sonucu yıkılması veya statik açıdan tehlike arz etmesi bu ‘önemli sebep’ tanımına doğrudan girmektedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre (Örn: 2024/456 E., 2025/112 K.), taşınmazın harabiyeti nedeniyle sözleşmenin ifası imkansızlaşmışsa, tarafların birbirine karşı edimleri sona erer. Ancak harabiyetin neden kaynaklandığı, tazminat sorumluluğunun belirlenmesinde kritik rol oynar. Eğer mülk sahibi binanın bakım ve onarım yükümlülüğünü (TBK 301) yerine getirmeyerek binanın harap olmasına sebebiyet vermişse, kiracının uğradığı kar ve taşınma zararlarını karşılamak zorundadır.

Kiracının Kusuru Olmaksızın Tahliye ve Depozito İadesi

Harap olan bir evden çıkan kiracı depozitosunu alabilir mi? Kiralanan, kiracının bir suçu veya kusuru (ihmali) bulunmaksızın harap olmuşsa, kiracı bu durumdan sorumlu tutulamaz ve tahliye anında verdiği tüm güvenceleri (depozito) geri alma hakkına sahiptir. Taşınmazın yok olması veya kullanılamaz hale gelmesi durumunda, kiracıdan kira döneminin sonuna kadar olan kira bedellerini talep etmek hukuka aykırıdır.

Uygulamada görüyoruz ki, bazı mülk sahipleri binadaki hasarı bahane ederek kiracının eşyalarına el koyma veya depozitoyu iade etmeme eğilimi gösterebilmektedir. Ancak 2026 yılı itibariyle güncellenen yargılama pratiklerinde, mücbir sebep veya yapı kusuru nedeniyle oluşan harabiyetlerde kiracının ‘mecuru teslim etme’ borcu, mevcut haliyle teslim şeklinde gerçekleşmiş sayılır. Kiracı, sadece kendi kullanımıyla oluşan olağan eskimelerden sorumlu olup, binanın temelinden kaynaklı harabiyetlerden sorumlu tutulamaz.

Mülk Sahibinin Tazminat Sorumluluğu ve Şartları

Ev sahibi evin harap olmasından sorumlu tutulabilir mi? Eğer taşınmaz, mülk sahibinin gerekli tadilatları yapmaması veya binanın yapısal kusurları nedeniyle harap olduysa, kiracı maddi ve manevi tazminat davası açabilir. TBK 308. maddeye göre; ‘Kiraya veren, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları, kendisine bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe kiracıya ödemekle yükümlüdür.’

Özellikle İstanbul’da eski binalarda yaşayan kiracıların, binanın statik raporu sonucunda tahliye edilmek zorunda kalması durumunda, eğer ev sahibi binanın riskli olduğunu bildiği halde kiralama yapmışsa ‘ayıp’ nedeniyle sorumluluğu doğar. Bu kapsamda talep edilebilecek kalemler şunlardır:

  • Taşınma (nakliye) masrafları
  • Emsal bir ev bulana kadar geçen süredeki kira farkı bedeli
  • Ticari bir işletme söz konusuysa operasyonel kayıp ve kar mahrumiyeti
  • Eşyaların zarar görmesi durumunda maddi tazminat

Harabiyet Nedeniyle Tahliyede İzlenmesi Gereken Hukuki Süreç

Kademeli bir yol izlemek hak kaybını önler:

  1. Delil Tespiti: Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla taşınmazın mevcut durumunun, harabiyet derecesinin ve bu durumun kullanımına engel teşkil ettiğinin bilirkişi marifetiyle tespiti yapılmalıdır.
  2. İhtarname Keşidesi: Noter kanalıyla mülk sahibine sözleşmenin feshedildiği ve taşınmazın boşaltılacağı bildirilmelidir.
  3. Anahtar Teslim Tutanağı: Taşınmaz her ne kadar harap olsa da, hukuki sorumluluğun bitmesi için anahtarların noter veya tutanakla teslimi şarttır.
  4. Tazminat Davası: Kusur tespiti yapıldıktan sonra zarar kalemleri için ilgili Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk mahkemelerinde dava süreci başlatılmalıdır.

İstanbul’da Harap Bina Tahliye Uygulamaları

İstanbul’da 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun (Kentsel Dönüşüm Kanunu) ile TBK hükümleri bazen çatışmaktadır. Binanın ‘Riskli Yapı’ olarak tescil edilmesi, kira sözleşmesini otomatik olarak fesh etmez ancak idari makamların tahliye emri, ‘hukuki imkansızlık’ doğurur. Bu durumda kiracıların devletten talep edebileceği kira yardımları ile ev sahibinden talep edebileceği tazminatlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Büromuz, İstanbul’un Kadıköy, Beşiktaş ve Şişli gibi eski yapı stokunun yoğun olduğu bölgelerde bu tür uyuşmazlıklarda uzmanlaşmıştır.

Harap olan bina için kira ödenmeye devam edilir mi?

Hayır, kiralananın kullanılamaz hale gelmesi durumunda, sözleşmenin temelindeki ‘kullanma’ unsuru ortadan kalktığı için kira ödeme borcu da harabiyet tarihinden itibaren sona erer. Eğer kiracı peşin ödeme yapmışsa, kullanamadığı günlere tekabül eden bedelin iadesini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebilir.

Ev sahibi harap binayı tamir etmezse kiracı ne yapabilir?

Kiracı, TBK 306 uyarınca harabiyetin giderilmesini ve ayıbın onarılmasını isteyebilir. Eğer ev sahibi makul sürede onarımı yapmazsa, kiracı sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir veya mahkemeden izin alarak onarımı kendisi yapıp masrafları kira bedelinden düşebilir (Nama ifa). Ancak yapı tamir edilemeyecek derecede harap ise sadece fesih yoluna gidilebilir.

Doğal afet sonucu bina yıkılırsa kira sözleşmesi ne olur?

Deprem veya sel gibi doğal afetler ‘mücbir sebep’ sayılır. Bu durumda taşınmazın yok olmasıyla sözleşme kendiliğinden (infisah yoluyla) sona erer. Tarafların kusuru olmadığı için genellikle karşılıklı tazminat yükümlülüğü doğmaz ancak mülk sahibinin binayı yasal standartlara uygun yapmadığı tespit edilirse sorumluluğu gündeme gelir.

Tahliye taahhütnamesi olan harap binada durum nedir?

Taşınmazın harap olması, mevcut tahliye taahhütnamelerini geçersiz kılmaz ancak fiili bir tahliye gerekliliği doğurduğu için taahhütnamenin icrası yerine ‘hasar nedeniyle tahliye‘ hükümleri öncelikli uygulanır. Binanın yıkılma tehlikesi varsa, taahhüt tarihi beklenmeksizin kamu gücüyle tahliye gerçekleştirilir.

Harap bina tahliyesinde avukat tutmak zorunlu mu?

Hukuken zorunlu olmamakla birlikte; tazminat miktarlarının hesaplanması, kusur oranlarının belirlenmesi ve delil tespitlerinin doğru mahkemelerde yapılması ciddi teknik bilgi gerektirir. Yanlış bir fesih bildirimi, kiracının haksız duruma düşmesine ve karşı tarafa tazminat ödemesine neden olabilir. Bu nedenle uzman bir gayrimenkul avukatından destek alınması önerilir.

Harap olma veya hasarlı yapı nedeniyle kira uyuşmazlıkları ve tahliye süreçlerinde hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder