Kira Sözleşmesinin Haklı Sebeple Feshi 2026: Yargıtay Esasları

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: Kira sözleşmesinin haklı sebeple feshi, taraflardan biri için sözleşmenin devamının çekilmez hale gelmesi durumunda Türk Borçlar Kanunu madde 331 uyarınca mümkündür. Bu fesih türünde, yasal fesih bildirim sürelerine uyularak sözleşme her zaman sonlandırılabilir ancak hakim, olayın özelliklerine göre tazminat sorumluluğunu belirleyecektir.

Kira Sözleşmesinin Haklı Sebeple Feshi Nedir?

Kira sözleşmesinin haklı sebeple feshi, Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 331. maddesinde ‘Önemli Sebepler’ başlığı altında düzenlenmiştir. Kanuna göre taraflardan her biri, kira ilişkisinin devamını kendisi için çekilmez hale getiren önemli sebeplerin varlığı durumunda, yasal fesih bildirim sürelerine uyarak sözleşmeyi her zaman feshedebilir. Büromuzda sıkça karşılaştığımız bu durum, genellikle taraflar arasındaki güven ilişkisinin ağır biçimde zedelenmesi veya tarafların kontrolü dışındaki beklenmedik olayların kira ilişkisini sürdürmeyi imkansız kılmasıyla ortaya çıkar. İstanbul gayrimenkul avukatı olarak özellikle vurgulamalıyız ki; her ekonomik zorluk veya basit anlaşmazlık TBK 331 anlamında ‘çekilmezlik’ unsuru sayılmaz. Çekilmezlik hali, objektif bir bakış açısıyla sözleşmenin sürdürülmesinin taraftan beklenemeyeceği dereceye ulaşmış olmalıdır.

TBK 331 Kapsamında Çekilmezlik Şartları ve 2026 Uygulaması

2026 yılı itibarıyla Yargıtay içtihatları, çekilmezlik durumunu çok daha dar yorumlamaya başlamıştır. Bir sebebin ‘önemli sebep’ sayılabilmesi için sözleşmenin kurulduğu sırada öngörülemeyen ve dürüstlük kuralı çerçevesinde katlanılması mümkün olmayan bir durumun varlığı aranır. Örneğin, kiracının iflası, binanın hukuki statüsünün değişmesi veya mülk sahibi ile kiracı arasında yaşanan ağır ceza davasına konu eylemler çekilmezlik teşkil edebilir. TBK 331 uyarınca yapılan fesihlerde, sözleşmeden kaynaklanan sürelerin bitmesi beklenmeksizin fesih gerçekleştirilebilir. Ancak burada ‘haklı sebep’ ile ‘fesih bildirimi’ arasındaki irtibatın hukuki bir titizlikle kurulması şarttır. Yanlış usulle yapılan fesihler, kira bedelinin geri kalan kısmı için ciddi bir tazminat yükümlülüğü doğurabilir. Hukuki süreçlerin nasıl yönetilmesi gerektiğini kiracı tahliyesi 2026 yasal yollar rehberinden inceleyerek stratejinizi belirleyebilirsiniz.

Haklı Fesihte Tazminat Sorumluluğu ve Hesaplama Yöntemi

TBK 331/2 maddesi, feshin maddi sonuçlarını düzenler: ‘Hâkim, durum ve koşulları göz önünde tutarak, haklı sebeple fesih bildiriminin maddi sonuçlarını karara bağlar.’ Yani sözleşmeyi haklı nedenle fesheden taraf, diğer tarafın bu fesih nedeniyle uğradığı zararları tazmin etmekle yükümlü kalabilir. Uygulamada görüyoruz ki, hakimler tazminat miktarını belirlerken; kira sözleşmesinin kalan süresini, mülkün yeniden kiraya verilebileceği makul süreyi (re-letting period) ve tarafların kusur durumunu esas almaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin yerleşik kararlarına göre, genellikle 3 ila 6 aylık kira bedeli tutarında bir tazminat maktu olarak belirlenmektedir. Ancak her somut olayda İstanbul’un o bölgesindeki emlak piyasası koşulları da değerlendirmeye alınır. Daha detaylı mevzuat bilgisi için mevzuat.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında Fesih Usulü

Konut ve çatılı işyeri kiralarında haklı sebeple fesih, diğer taşınmaz kira sözleşmelerine göre daha sıkı koruma kalkanlarına sahiptir. Fesih bildiriminin mutlaka yazılı şekilde ve noter kanalıyla yapılması geçerlilik şartıdır. 2026 yılındaki güncel Yargıtay kararlarına göre, ‘önemli sebep’ bildiriminde açık ve net gerekçeler sunulmalıdır. Sadece ‘sözleşmeyi feshediyorum’ demek yeterli değildir; çekilmezlik halini yaratan somut vakıalar kronolojik olarak belirtilmelidir. İstanbul barosuna kayıtlı avukatlar olarak, fesihten önce durumun tespiti ve delil toplanması (ihtarname, karakol kayıtları, belediye yazışmaları vb.) aşamasının davanın kaderini belirlediğini gözlemliyoruz. Hakların korunması için resmi süreçlerin takibi yargitay.gov.tr üzerindeki emsal kararlar ışığında yapılmalıdır.

Yargıtay Kararları Işığında Önemli Sebep Örnekleri

Uygulamada kabul gören bazı haklı sebep örnekleri şunlardır:

  • Husumet Oluşması: Taraflar arasında kasten yaralama veya hakaret gibi suçların işlenmesi (Yargıtay 6. HD, 2023/452 E., 2024/110 K.).
  • Taşınmazın Kullanım Amacının Yitirilmesi: Belediyenin imar planı değişikliği ile işyerinin ruhsatının iptal edilmesi.
  • Şiddetli Geçimsizlik: Apartman yönetimi ve diğer komşularla yaşanan, kiracıdan kaynaklanmayan ve güvenliği tehdit eden durumlar.

Bu gibi durumlarda, fesih bildirim süresi taşınmaz kiraları için yerel adet veya 3 aylık yasal festih bildirim süresine uyularak yapılır. 2026 yılında kira uyuşmazlıklarının çözümünde arabuluculuk aşamasının zorunlu olduğunu ve bu süreçte stratejik davranmanın önemini hatırlatmak isteriz.

Kira Sözleşmesinin Haklı Sebeple Feshi İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Ekonomik kriz veya işsizlik haklı sebeple fesih sayılır mı?

Yargıtay’ın güncel içtihatlarına göre sadece ekonomik darlık veya işsiz kalmak tek başına TBK 331 anlamında fesih sebebi sayılmamaktadır. Zira bu durumlar öngörülebilir riskler kategorisinde değerlendirilir. Ancak kiracının tamamen iflası veya mal varlığına el konulması gibi ekstrem durumlar, somut olayın şartlarına göre mahkemece ‘önemli sebep’ olarak nitelendirilebilir. Bu durumda yine de kiraya verene bir miktar tazminat ödenmesi gerekebilir.

Haklı sebeple fesihte depozito iade edilir mi?

Depozito (güvence bedeli), taşınmaza verilen zararlar veya ödenmemiş kira borçları için alınır. Feshin ‘haklı’ olması, taşınmaza zarar verme hakkı tanımaz. Eğer taşınmaz hasarsız teslim edilmişse ve tüm borçlar ödenmişse depozitonun iadesi gerekir. Ancak fesihten kaynaklı bir tazminat borcu doğmuşsa, kiraya veren bu alacağını depozitodan mahsup etmek isteyebilir. Bu uyuşmazlıklar genellikle dava konusu olmaktadır.

Fesih bildirimini noterden yapmak zorunlu mu?

TBK 348. madde uyarınca, konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması şarttır. Noter kanalıyla yapılması bir zorunluluk olmamakla birlikte, ispat hukuku açısından ‘altın kural’ niteliğindedir. Tebligatın karşı tarafa ulaştığı tarihin kesinlik kazanması, yasal sürelerin hesaplanmasında hayati önem taşır. Sözlü beyanlar mahkemede hükme esas alınmaz.

İşyerinin cirosunun düşmesi fesih için yeterli bir sebep midir?

İşyeri kiralarında ticaretin kötü gitmesi veya cironun hedeflenenin altında kalması, kural olarak bir tacir için ‘basiretli iş adamı’ ilkesi gereği öngörülmesi gereken bir risktir. Bu nedenle haklı sebeple fesih imkanı tanımaz. Ancak mücbir sebep sayılabilecek (pandemi, doğal afet vb.) durumlar nedeniyle işyerinin tamamen faaliyet dursa dahi, süreç TBK 138 (aşırı ifa güçlüğü) kapsamında değerlendirilmeli, doğrudan haklı fesih yoluna gidilmemelidir.

Kiraya veren haklı sebeple sözleşmeyi feshedebilir mi?

Evet, TBK 331. madde her iki tarafa da aynı hakkı tanır. Örneğin; kiracının apartman içinde diğer sakinlere sürekli sözlü saldırıda bulunması veya mülk sahibinin can güvenliğini tehdit etmesi, kiraya veren için kira ilişkisini çekilmez hale getirir. Bu durumda kiraya veren, yasal fesih sürelerine uyarak sözleşmeyi sonlandırabilir. Bu süreçte barobirlik.org.tr üzerinden yetkin bir avukat yardımı alınması hak kaybını önler.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder