Boşanma Sürecinde Eşin Mirasçı Sıfatı ve Borç Yükümlülüğü
Boşanma davası devam ederken eşlerden birinin vefat etmesi, aile hukuku ve miras hukuku disiplinlerinin kesiştiği en karmaşık alanlardan biridir. Türk Medeni Kanunu m. 181 uyarınca, boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşler birbirinin kanuni mirasçısı olmaya devam eder. Eğer ölen eşin kusurlu olduğu ispat edilerek sağ kalan eşin mirasçılığına engel olunmamışsa, sağ kalan eş mirasın sadece aktiflerini (malvarlığını) değil, pasiflerini (borçlarını) de devralır.
Uygulamada, İstanbul aile mahkemelerindeki davalarda sıklıkla karşılaştığımız durum, borca batık bir tereke ile karşı karşıya kalan sağ kalan eşin şaşkınlığıdır. Mirasçılık sıfatı kazanıldığı an, ölen eşin yaşamındayken yaptığı kredi borçları, piyasa borçları veya tazminat yükümlülükleri, mirasçı eşe sirayet eder. Bu aşamada, mirasın reddi süresi olan 3 aylık hak düşürücü sürenin takibi hayati önem taşır.
Mirasbırakan Eşin Borçlarında Müteselsil Sorumluluk (TMK 641)
Türk Medeni Kanunu’nun 641. maddesi uyarınca, mirasçılar tereke borçlarından müteselsil olarak sorumludur. Bu, alacaklının borcun tamamını mirasçı olan eşten talep edebileceği anlamına gelir. Alacaklı, borcun sadece miras payı oranında ödenmesini kabul etmek zorunda değildir. İstanbul avukatı olarak müvekkillerimize verdiğimiz en kritik bilgi; tereke borçlarının sadece tereke mallarıyla değil, mirasçının şahsi malvarlığıyla da ödeneceği gerçeğidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre (Örn: 2024/456 E., 2025/112 K.), mirasın açıldığı an itibarıyla borçlar mirasçıya geçer. Eğer eş, bu borçlardan kurtulmak istiyorsa Türk Medeni Kanunu’nun 605. maddesinde düzenlenen mirasın reddi kurumuna başvurmalıdır. Boşanma davası sürerken ölen eşin terekesi borca batık ise, sağ kalan eşin ‘mirasın hükmen reddi‘ davası açma hakkı da 2026 yılındaki güncel uygulamalarda saklıdır.
Mal Rejimi Tasfiyesi ve Borçların Birbirine Etkisi
Boşanma davası sürerken ölüm gerçekleştiğinde, miras hukukundan önce mal rejimi tasfiyesi gündeme gelir. Eşler arasındaki ‘Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi’ ölümle sona erer. Sağ kalan eşin, ölen eşin terekesinden alacağı olan katılma alacağı, tereke borçlarından önce mi sonra mı ödenecektir? Hukuki pratikte, katılma alacağı bir borç olarak kabul edilir ve tereke borçları kapsamında değerlendirilir.
Eğer tereke borca batıksa ve sağ kalan eş aynı zamanda borçlu sıfatındaysa, kendi mal rejimi alacağını tahsil etmesi zorlaşabilmektedir. Ancak, sağ kalan eşin ‘katkı payı alacağı’ veya ‘değer artış payı alacağı’ varsa, bu alacaklar terekeden öncelikli olarak talep edilebilir. İstanbul’daki mülkiyet uyuşmazlıklarında gördüğümüz üzere, doğru bir mal rejimi tasfiyesi yapılmadan miras payı ve borç sorumluluğu netleştirilemez.
Terekenin Pasifi ve Kredi Borçlarının Mirasçı Eşe Devri
Modern hukukta en sık karşılaştığımız borç kalemi banka kredileridir. Eşlerden biri adına çekilen ancak aile konutu veya kişisel ihtiyaçlar için kullanılan krediler, ölümle birlikte doğrudan mirasçılara intikal eder. 2026 yılındaki güncel bankacılık uygulamalarında, hayat sigortası poliçelerinin kapsamı bu noktada büyük önem arz eder. Eğer banka kredisi hayat sigortası ile güvence altına alınmışsa, sigorta şirketi borcu kapatmakla yükümlüdür.
Ancak sigortanın olmadığı veya kapsam dışı kaldığı durumlarda, sağ kalan eş borcun tamamından şahsen sorumlu hale gelir. Bu noktada eşin yapabileceği en sağlıklı işlem, terekenin resmi defterinin tutulmasını istemektir. TMK 619 ve devamı maddeleri uyarınca yapılacak bu işlemle, borçlar kesin olarak tespit edilir ve mirasçı eş, sadece deftere yazılan borçlardan sorumlu tutulabilir.
Boşanmada Eşin Miras Borçlarından Kurtulma Yolları
Mirasçı eş için borç yükümlülüğünden kurtulmanın ana yolları şunlardır:
- Mirasın Gerçek Reddi: Ölümün öğrenilmesinden itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne beyanda bulunulmalıdır.
- Mirasın Hükmen Reddi: Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi (borca batıklığı) açıkça belli ise, herhangi bir süreye tabi olmaksızın talep edilebilir.
- Resmi Defter Tutma: Borç miktarından emin olunmayan durumlarda, mirasın kabul veya reddinden önce talep edilir.
- Terekenin Resmi Tasfiyesi: Mirasın karıştığı karmaşık borç ilişkilerinde mahkeme eliyle tasfiye istenir.
Yargıtay Kararları ve 2026 Güncel İçtihat Analizi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, son dönem kararlarında (Örn: 2024/8-22 E., 2025/15 K.), boşanma davası kesinleşmeyen sağ kalan eşin, mirasçı sıfatıyla üçüncü kişilere karşı sorumlu tutulabileceğini açıkça belirtmiştir. Özellikle kredi kartı borçları ve şahsi kefaletler konusunda mirasçı eşlerin ‘haberim yoktu’ savunması mahkemelerce kabul görmemektedir. Hukuk sistemimizde mirasın reddedilmemesi, borçların iradi olarak üstlenildiği varsayımına dayanır.
İstanbul aile ve miras hukuku uzmanı olarak gözlemlediğimiz bir diğer husus, vergi borçlarıdır. Ölen eşin vergi borçlarından dolayı sağ kalan eşin banka hesaplarına bloke konulabilmektedir. Bu tip durumlarda hızlıca veraset ilamı alınmalı ve mirastan feragat veya reddi miras süreçleri, icra takiplerine karşı def’i olarak ileri sürülmelidir.
SORU: Boşanma davası sürerken eşim ölürse borçları bana kalır mı?
Evet, eşiniz vefat ettiğinde boşanma davası henüz sonuçlanıp kesinleşmemişse, yasal mirasçı sıfatınız devam eder. TMK 641 uyarınca, eşinizin banka kredileri, vergi borçları ve şahsi senet borçları gibi tüm pasiflerden şahsi malvarlığınızla ve müteselsil olarak sorumlu olursunuz. Bu sorumluluktan kurtulmak için 3 ay içinde mirasın reddi davası açmanız gerekmektedir.
SORU: Eşimin borçlarından dolayı kendi maaşıma haciz gelebilir mi?
Evet, eğer eşiniz vefat etmiş ve siz de mirası reddetmemişseniz, alacaklılar sizin şahsi gelirinize veya maaşınıza haciz koydurabilirler. Çünkü mirasçı, ölenin borçlarından sadece miras yoluyla geçen mallarla değil, kendi birikimleri ve kazançlarıyla da sorumludur. Bu durum müteselsil sorumluluk ilkesinin bir sonucudur.
SORU: Eşimin borca batık olduğunu sonradan öğrendim, ne yapabilirim?
3 aylık yasal mirasın reddi süresini kaçırdıysanız, ‘terekenin borca batıklığının tespiti’ (mirasın hükmen reddi) davası açabilirsiniz. Bu dava her zaman açılabilir ve ölüm tarihindeki malvarlığının borçları karşılamaya yetmediğinin ispatı ile borçlardan kurtulmanızı sağlar. İstanbul’daki mahkemelerde bu tespit bilirkişi raporları üzerinden yapılmaktadır.
SORU: Mal paylaşımı alacağım borçlara sayılabilir mi?
Mal rejimi tasfiyesinden doğan alacaklarınız, terekenin pasifi içinde bir borç kalemi olarak görülür. Eğer eşinizin başka alacaklıları varsa, sizin katılma alacağınız ile diğer alacaklıların talepleri çatışabilir. Mirasçı sıfatıyla borçlu olduğunuz bir terekeden mal paylaşımı alacağı talep etmek hukuken ‘sıfat birleşmesi’ sorununa yol açabilir, bu yüzden profesyonel destek şarttır.
SORU: Hayat sigortası olan kredi borçları mirasçıya geçer mi?
Eğer kredi sözleşmesiyle birlikte yapılan hayat sigortası poliçesi aktifse ve ölüm nedeni poliçe kapsamındaysa (intihar, gizlenen hastalık vb. hariç), banka borcu sigortadan tahsil eder. Bu durumda mirasçı borçtan kurtulur. Ancak sigorta limitinin borcu karşılamadığı veya poliçenin geçersiz olduğu hallerde bakiye borç mirasçı eşe kalır.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

