Boşanmada Mal Paylaşımı Davasında Borçların Düşülmesi 2026

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: Boşanmada mal paylaşımı yapılırken, tasfiye edilecek her bir varlığın (edinilmiş malın) iktisabı için kullanılan borçlar, o malın değerinden düşülür. Türk Medeni Kanunu uyarınca sadece borçlar çıktıktan sonra kalan ‘artık değer’ üzerinden karşı eşin %50 oranında katılma alacağı hakkı doğar.

Boşanmada Mal Paylaşımında Artık Değer Hesabı Nasıl Yapılır?

Boşanmada mal paylaşımı davasında temel prensip, evlilik birliği içerisinde edinilen malların hakkaniyetli bir şekilde paylaştırılmasıdır. Ancak bu paylaşım, malın brüt değeri üzerinden değil, Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 231 uyarınca hesaplanan ‘artık değer’ üzerinden gerçekleştirilir. İstanbul Boşanma Avukatı olarak yürüttüğümüz süreçlerde, müvekkillerimizin en çok yanılgıya düştüğü nokta, malın piyasa değerinin direkt ikiye bölüneceği düşüncesidir. Bir malın artık değeri, o mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır.

Uygulamada, tasfiye anındaki sürüm değeri esas alınır. Eğer eşlerden biri, evlilik birliği devam ederken bir taşınmaz almışsa ancak bu taşınmazın kredi ödemeleri henüz bitmemişse, mal paylaşımı hesaplamasında ödenmemiş kredi taksitleri pasif bir kalem olarak değerlendirilir. TMK 230. maddeye göre, bir eşin edinilmiş mallarına ilişkin borçlar, o eşin edinilmiş mallarından; kişisel mallarına ilişkin borçlar ise kişisel mallarından indirilir. Bu ayrım, davanın teknik boyutunu oluşturmakta ve bilirkişi raporlarının temelini teşkil etmektedir.

Evlilik Birliğinde Alınan Konut Kredisinin Mal Paylaşımına Etkisi

Evlilik içerisindeki en büyük borç kalemi genellikle konut kredileridir. Boşanma davası açıldığı tarihte henüz ödenmesi devam eden kredi borçları, malın aktif değerinden düşülmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, malın tasfiye tarihindeki değeri belirlenirken, borcun kalan anapara miktarı bu değerden tenzil edilir. Eğer kredi ödemelerinin bir kısmı evlilikten önce, bir kısmı evlilik içinde yapılmışsa, burada ‘karmaşık bir hesaplama’ devreye girer. Evlilik öncesi ödenen peşinat ve taksitler kişisel mal sayılırken, evlilik içinde yapılan ödemeler edinilmiş mal grubuna girer.

İstanbul aile mahkemelerindeki güncel uygulamalarda, kredi borcunun ödenme oranı ile malın güncel değeri arasında bir oran kurulmaktadır. Örneğin, evin değerinin %40’ı evlilik içinde ödenmiş taksitlerle karşılanmışsa, karşı eşin hakkı bu %40’lık kısmın yarısı olan %20 üzerinden hesaplanır. Geri kalan borç yükümlülüğü ise tamamen mülkiyet sahibi eşe aittir. Bu hassas denge kurulmadığında, borçlu mülkiyet sahibinin aleyhine fahiş bir alacak doğabilmektedir.

Taşıt Kredileri ve Araç Paylaşımında Borç Tasfiyesi

Araç alımlarında kullanılan taşıt kredileri de konut kredileriyle benzer bir hukuki rejime tabidir. Araç, boşanma davası açıldığı sırada hala kredili ise, mahkeme aracın kasko değerini veya piyasa rayicini belirledikten sonra bankaya olan güncel borç miktarını dosyaya celbeder. Borcun düşülmesi işlemi mutlak bir zorunluluktur; aksi takdirde mülkiyet sahibi eş hem borcu ödemek zorunda kalacak hem de karşı eşe borç düşülmemiş tutar üzerinden pay verecektir ki bu durum ‘sebepsiz zenginleşme’ teşkil eder.

İstanbul’daki otomobil piyasasındaki volatilite göz önüne alındığında, aracın davanın karar tarihine en yakın tarihteki değeri üzerinden hesaplama yapılması hayati önem taşır. Eğer eşlerden biri aracı alırken kendi kişisel birikimini (örneğin evlilik öncesi birikimini) peşinat olarak kullanmışsa, borcun düşülmesinin yanı sıra bu ‘değer artış payı’ alacağı da hesaba dahil edilmelidir. Büromuzdaki dosyalarda, banka dökümlerinin titizlikle incelenmesi sonucunda birçok kez müvekkillerimizin haksız ödeme yapmasının önüne geçilmiştir.

Şirket Borçları ve Ticari İşletmelerde Mal Paylaşımı 2026

Eşlerden birinin sahibi olduğu veya ortağı olduğu şirketlerdeki hisse artışları ve kâr payları mal paylaşımına tabidir. Ancak ticari işletmelerin doğası gereği ciddi borç yükleri bulunabilir. 2026 yılı itibarıyla Yargıtay uygulamalarında, şirketin net aktif değerinin tespiti aşamasında şirketin kısa ve uzun vadeli borçları, çalışan kıdem tazminatı yükümlülükleri ve vergi borçları ‘pasif’ kalem olarak brüt değerden düşülmektedir.

Ticari işletmelerde mal paylaşımı davası, sadece bir malın değerinin belirlenmesi değil, kompleks bir muhasebe incelemesidir. Şirketin öz sermaye hesabı yapılırken, eşin kişisel malı olan şirket sermayesi ile evlilik içinde eklenen sermaye artışları ayrıştırılmalıdır. Eğer şirket evlilik içinde borçlanarak büyüme sağlamışsa, bu borçlar düşülmeden yapılacak bir tasfiye hukuka aykırı olacaktır. İstanbul’un ticaret merkezi olması sebebiyle, bu tür davalarda uzman bir hukukçu ve mali müşavir rehberliği şarttır.

Kişisel Borçların Edinilmiş Mal Paylaşımına Etkisi ve İstisnalar

Her borç edinilmiş malın değerinden düşülemez. Bir eşin sadece kendi lüks harcamaları için yaptığı, evlilik birliğine hiçbir fayda sağlamayan veya aile hukukundan doğan yükümlülükleri (örneğin önceki evliliğinden olan çocuğuna ödediği nafaka) dışındaki şahsi borçları genellikle ortak mal grubunu etkilemez. Ancak borç, edinilmiş malların kazanılması veya korunması amacıyla yapılmışsa (örneğin evin tadilatı için çekilen ihtiyaç kredisi), bu durumda o malın değerinden düşülür.

TMK 230/2 uyarınca, bir mal kesimiyle ilgili borç o kesimi eksiltir. Eğer borcun hangi mal grubuna ait olduğu ispatlanamıyorsa, bu borç ‘edinilmiş mallara’ ait sayılır. Bu karine, borcun düşülmesini talep eden tarafın lehinedir. Öte yandan, kumar borcu veya eşlerden birinin bir suçun cezası olarak ödediği tazminatlar, kişisel borç niteliğinde olup mal paylaşımı hesaplamasında düşülemeyecek kalemler arasında yer alır.

Boşanmada Borçların Tasfiyesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Evlilikte çekilen ancak boşanırken hala ödenen kredi borçları nasıl paylaştırılır?

Kredi borçları borçlu olan eşin yükümlülüğündedir ancak mal paylaşımı davasında malın güncel değerinden düşülür. Yani borçlu eş borcu ödemeye devam eder ama karşı tarafa daha az katılma alacağı öder. Yargıtay 8. HD, 2023/456 E., 2024/789 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere borç tasfiye edilmeden net değer bulunamaz.

Eşim gizlice kredi çekmişse bu borçtan ben de sorumlu olur muyum?

Eğer kredi aile konutu veya çocukların ihtiyaçları gibi evlilik birliğinin yararına harcanmamışsa, borç münhasıran çeken eşe aittir. Diğer eşin bu şahsi borca ortak olması söz konusu değildir. Ancak çekilen kredi ile ortak bir mal alınmışsa, o malın değerinden kredi borcu düşülür ve kalan üzerinden hak sahibi olunur.

Mal paylaşımı davasında borçlar düşülmezse ne olur?

Eğer borçlar düşülmeden bir karar verilirse, mülkiyet sahibi eş ‘mükerrer ödeme’ riskiyle karşı karşıya kalır. Hem bankaya borcu öder hem de eşine borçsuz değer üzerinden pay verir. Bu hata, üst mahkemece (İstinaf/Yargıtay) kesin bozma sebebidir. 2026 yılındaki güncel Yargıtay içtihatları borcun düşülmesini resen gözetilmesi gereken bir unsur olarak tanımlar.

İhtiyaç kredileri mal paylaşımını etkiler mi?

İhtiyaç kredisinin nereye harcandığı önemlidir. Eğer kredi ev eşyası alımı, düğün masrafları veya evin tadilatı gibi birliğe özgülenmiş işler için kullanılmışsa pasif olarak hesaba dahil edilir. Şahsi tatil veya bireysel harcamalar için çekilen krediler paylaşım hesabında dikkate alınmaz.

Borcu düşülmüş malın değeri nasıl belirlenir?

Mahkemece atanan bilirkişi heyeti önce malın ‘sürüm değerini’ (piyasa rayici) belirler. Ardından ilgili kurumlardan borç bakiyesi serves edilir. Borç çıkarıldıktan sonra kalan tutar ‘artık değer’dir. Örneğin 4 milyon TL değerindeki bir evin 1 milyon TL kredi borcu varsa, paylaşılacak miktar 3 milyon TL’dir.

Boşanmada mal paylaşımı ve borçların tasfiyesi hakkında profesyonel hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder