İCRA İŞLEMLERİNDE TEBLİGAT YAPILMASI

İcra işlemlerinde tebligatın önemi büyüktür. Birçok icra işleminin tamamlanıp hüküm ifade edebilmesi için, tebliğ edilmiş olması gerekir. Borçluya ödeme emri tebliğ edilmeden, icra takibine devam edilemez¸bu şartlar oluşmadan icra takibi devam ederse yapılan işlemler takibin her safhasında süresiz şikâyet yolu ile iptal edilebilir.

İİK, iki maddesinde icra tebliğinden bahseder. Her iki maddeye göre de, icra işlerinde tebligat, 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılır.

Tebligatın Yapılma Usulü Nasıl Olur?

Tebligat Kanunu birinci maddesine göre; kazai merciler, genel ve katma bütçeli daireler, belediyeler, köy hükmi şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak bilcümle tebligat, Tebligat Kanunu hükümlerine göre Posta Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü ya da memur aracılığı ile yapılır.

Avukatlık Kanunu m.56’ya göre avukatlar da diğer tarafa adli kâğıt ve belge tebliğ edebilirler.

Tebligatın yapılması usulü, Tebligat Kanunu ve Tüzüğünde de ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Resmi ve adli tatil günleri ile gece vakti icra tebligatı yapılabilir.

Tebligat yapılmasını isteyen kimsenin (örneğin, borçluya ödeme emri tebliğ edilmesini isteyen alacaklının), bu tebliğ için gerekli posta giderini ve hatta borçlunun ödeme emrine karşı yapabileceği itirazın kendisine tebliğ giderini posta pulu olarak icra dairesine vermesi gerekir. Vermez ise tebligat yapılmaz ve ilgilinin talebi hükümsüz kalır.

Tebliğin Usulüne Aykırı Yapılması (Usulsüz Tebliğ)

Usulüne aykırı yapılmış olan tebligat mutlaka geçersiz değildir. Usulsüz tebliğe rağmen, muhatap (örneğin, kendisine ödeme emri gönderilen borçlu) tebliği öğrenmiş ise, tebligat geçerli sayılır. Bunun için, muhatabın tebliği öğrenmiş olduğunu bildirmesi gerekir; bu bildirme tarihi, tebliğ tarihi sayılır.

Borçlu, usulsüz tebliğ edilen ödeme emrini öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde yalnız şikâyet yoluna başvurur ise, süresi içinde ödeme emrine itiraz etmediği için, ödeme emri kesinleşir.

Ödeme emri tebligatının usulsüz olması halinde, borçlunun başvuracağı itiraz yolu, gecikmiş itiraz değil, normal itiraz yoludur.

Muhatap usulsüz tebliği öğrenememişse, tebligat yapılmamış sayılır. Muhatabın usulsüz tebliği öğrenip öğrenmediği ve öğrenmişse, bunun tarihi, kendi bildirmesine göre tespit edilir. Yoksa

muhatabın tebliği öğrendiği ve bunun tarihi iddia ve ispat edilemez.

Tebligat Suçları

Tebligat Kanununun önemli özelliklerinden biri de, tebligatın daha iyi bir şekilde yapılmasını sağlamak için, bazı tebligat suçları öngörmüş bulunmasıdır. Tebligat Kanunu’nun 53, 54, 55 ve 56 maddelerinde 19.03.2003 gün ve 4829 sayılı 23.01.2008 gün ve 528 sayılı kanunlarla yapılan değişiklikler ile Tebligat Kanunu’nun daha etkin uygulanması ve cezaların caydırıcılığını sağlamak amaçlanmıştır.

0

Yorum Gönder