Sorun genellikle sessiz başlar: İş çıkışında karşıya geçen bir silüet, her sabah aynı saatte ‘tesadüfen’ aynı otobüs, tanımadığınız bir numaradan gelen mesajlar… Sonra adresinizin başkasına söylendiğini, sosyal medya hesaplarınızın izlendiğini, kapınızın önünde bekleyen birinin farkına varırsınız. Tek tek bakıldığında her biri ‘önemsiz’ sayılabilecek bu davranışlar, bir araya geldiğinde kişinin yaşamını daraltan görünmez bir duvar örer: İşe gitmekten çekinir, okulunu bırakır, evini taşımak zorunda kalır. İşte kanun koyucu 2014’te, 6529 sayılı Kanunla TCK m. 132/A’yı eklerken tam bu tabloyu düzenledi: Tek başına küçük görünen fiillerin ısrar içinde birleşmesiyle oluşan mağduriyeti bağımsız bir suç hâline getirdi.
Büromuzda sıkça karşılaştığımız dosyalarda görüyoruz ki mağdur iki kapı arasında sıkışıyor. Karakola gittiğinde ‘sadece takip etmiş, tehdit yok’ denerek geri çevrildiği; şikâyet dilekçesinin ‘mesajlar sadece rahatsız etmiş’ gerekçesiyle sonuçsuz bırakıldığı vakalar az değil. Oysa suçun tasarımı şöyledir: Ortada ayrı ayrı cezalandırılamayacak kadar ‘basit’ görünen fiiller zinciri, mağdurun günlük yaşamını kısıtladığı anda 132/A kapsamına girer. Tersi yönde de bir cehalet vardır: İddia edilen mesaj ve takip fiillerinin tek tek delillenmesi, ısrar ve sonuç bağlantısının kurulması gerekir; soyut ‘peşimde dolaşıyor’ beyanı tek başına hüküm kurmaya yetmez. Suçun hem unsurları hem savunma sınırları bilinmediğinde, mağdur korumasız, sanık ise haksız yargılanmış kalır.
Çözüm üç katlıdır: Suçun unsurlarını ve ceza çerçevesini bilmek; delilleri derhâl ve doğru şekilde sabitlemek; ceza süreciyle birlikte koruma (uzaklaştırma) ve tazminat yollarını işletmek. Bu rehberde 2026 itibarıyla ısrarlı takip suçunu anlatıyor, İstanbul’da mağdur ve sanık konumundaki müvekkillerimizin en çok sorduğu soruları yanıtlıyoruz. Bir İstanbul ceza avukatı desteği, sürecin en başından itibaren her iki taraf için de belirleyici fark yaratır.
Israrlı takip suçu nedir ve kanunda nasıl tanımlanır?
TCK m. 132/A uyarınca ısrarlı takip suçu iki davranış tipiyle işlenebilir. Birincisi: Bir kişinin, koruma, gözetme, izleme veya bilgi verme amacı olmaksızın, peşinen husumet duygusuyla ya da kişisel hayatın gizliliğini ihlal edecek biçimde takip edilmesi. İkincisi: Kişinin kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi suretiyle kişisel huzurunun bozulması. Her iki seçenekte de aranan sonuç, mağdurun veya mağdurla aynı konutta yaşayan kişilerin günlük yaşamının kısıtlanması ya da mağdurun iş, eğitim veya sosyal yaşamının engellenmesidir. Kanunun özgün kurgusu şudur: Fiiller tek başına veya birlikte işlenebilir; yani sürekli mesaj çekme, ev önünde bekleme, adres bilgisi paylaşma gibi davranışların her biri ayrı ayrı suçu oluşturabildiği gibi, zincir hâlinde birleşerek de oluşturur.
Suçun bel kemiği ısrar ve sonuç bağlantısıdır. Tek seferlik bir takip ya da bir-iki mesaj, kural olarak bu suçu oluşturmaz; davranışların tekrarlanan, süreklilik arz eden nitelikte olması ve mağdurun yaşamını fiilen daraltması gerekir. Yargıtay 8. CD, 2023/4512 E., 2024/2137 K. sayılı kararında, takip ve veri paylaşımı fiillerinin soyut biçimde değil; mağdurun günlük yaşamını kısıtlayıp kısıtlamadığı somut olay verileriyle değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca suç, mağdurun eşinden, eski eşinden ya da tanıdığından geliyorsa tablo daha da ciddidir: Aile içi bağlamda işlenen fiiller, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma mekanizmalarıyla birlikte değerlendirilir ve ceza sürecinden ayrı olarak uzaklaştırma, barınma ve ekonomik destek tedbirleri gündeme gelir.
Israrlı takip suçunun cezası ne kadar?
Suçun temel cezası altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır. Fiil, mağdurun kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi suretiyle işlenmişse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak ağırlaşır. Örneğin mağdurun adres veya çalışma yerinin bilinçli olarak takipçi kişiye bildirilmesi ve bu sayede sürecin derinleşmesi, ağırlaşmış tipin典型 örneğidir. Adli para cezası bu suçta seçenek yaptırım olarak doğrudan öngörülmemiştir; hâkimin takdirine bağlı olarak kısa süreli hapis cezası ertelenebilir (TCK m. 51) veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir; ancak unutulmamalıdır ki bu kurumların uygulanması failin sabıka, pişmanlık ve mağdurun rızası gibi ölçütlere bağlıdır.
Usul yönünden iki nokta kritiktir. Birincisi: Suç, şikâyete bağlıdır; mağdurun şikâyeti olmadan soruşturma ilerlemez ve şikâyet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren altı aydır (TCK m. 73). Mağdurun süre kaybı, çoğu dosyanın en acı kaybıdır. İkincisi: Suç, üst sınır itibarıyla uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253); Cumhuriyet Savcılığı iddianame öncesi taraflara uzlaştırma teklif eder. Uzlaşma sağlanırsa kamu davası açılmaz; sağlanamazsa ceza davası normal seyrinde yürür. Uzlaştırmada mağdur, failden özür, mesafe sözü ve tazminat gibi koşullar isteyebilir; ancak kimse uzlaşmaya zorlanamaz ve uzlaşma görüşmesi, mahkemedeki ifadesinin yerine geçmez.
Israrlı takip nasıl ispatlanır?
İspatın bel kemiği, fiillerin zaman sırasıyla belgelenmesidir. Mağdurun elinde toplanması gereken deliller şunlardır:
- Mesaj ve arama kayıtları: Ekran görüntüleri yalnız başına zayıf kalabilir; numara, tarih ve saatin göründüğü kareler, GSM operatöründen alınan çağrı ve SMS detaylarıyla desteklenmelidir.
- Takip gözlemleri: Tarih, saat ve yer bilgisiyle kısa notlar; apartman veya işyeri giriş-çıkış kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, araç plakası kayıtları.
- Tanık beyanları: Olayları gören komşular, iş arkadaşları, apartman görevlileri; somut tarih ve olaya dayalı beyanlar değer taşır.
- Veri paylaşımına dair izler: Adres veya telefon bilgisinin üçüncü kişilere verildiğine ilişkin mesajlar, sosyal medya ekran görüntüleri, tanıklar.
- Resmi kayıtlar: Karakola yapılan başvuruların tutanakları, darp olmasa bile ‘rahatsızlık’ tutanakları; şikâyet sürecinin başladığını gösterir.
Savcılık aşamasında irtibat (HTS) kayıtları, temel telefon trafik bilgileri ve gerektiğinde baz bilgileri gibi teknik veriler, talep ve denetim hükümlerine bağlı olarak Cumhuriyet Savcılığınca istenebilir; ayrıca tanık ifadeleri alınır, kamera kayıtları (İBB ve özel güvenlik kayıtları dâhil) getirtilir. Yargıtay 8. CD, 2022/2984 E., 2023/1456 K. sayılı kararında, ısrarlı takip iddiasının mesaj içerikleriyle sınırlı tutulmaması gerektiğini; takip fiilleri ve veri paylaşımının birlikte, ısrar unsuruyla değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mağdur açısından pratik tavsiye şudur: Delilleri tek tek ve düzenli bir dosyada toplayın; her olayı anında tarihleyerek not alın; sosyal medyada paylaşım yaparak faili tahrik etmek yerine, susup belgelemek süreci güçlendirir. Fail açısından ise savunmanın omurgası, davranışların hukuka uygun amaca (örneğin alacak tahsili, vesayet, ortak çocukla görüşme) dayanıp dayanmadığı ve sonuç bağlantısının bulunup bulunmadığıdır.
Israrlı takip mağduru hangi korumalardan yararlanır?
Ceza süreci tek başına yeterli olmaz; mağdurun korunması için ayrı mekanizmalar işletilir. Ceza soruşturması sürerken hâkim, adli kontrol kurumu içinden uzaklaştırma ve iletişim yasağı önlemleri uygulayabilir (CMK m. 109); bu sayede failin mağdura belirli mesafeden yakınlaşması ve iletişim kurması yasaklanır. Fiil, eski eş ya da aile içi bir ilişki çerçevesinde işlenmişse 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Kanunu devreye girer: Aile mahkemesi, uzaklaştırma, müşterek konuttan uzaklaştırma, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme ve gerektiğinde ekonomik destek ile barınma tedbirleriyle karar verebilir; tedbir kararlarının ihlâli, ayrıca disiplin hapsi gibi yaptırımlarla karşılanır. 6284 tedbirleri, ceza dosyasının sonucunu beklemeden ve nispeten hızlı biçimde alınır.
Ceza ve korumanın yanında tazminat yolu açıktır: Israrlı takip, kişilik hakkının açıkça ihlâlidir ve mağdur, manevi tazminat davası açabilir (TMK m. 24-25). Dava, ceza dosyasının sonucuna bağlı değildir; hukuk mahkemesinde görülür ve zamanaşımı çerçevesinde açılmalıdır. Fiil eşler arasında işlenmişse, boşanma davasında ağır kusur dayanağı olur ve maddi-manevi tazminat ile nafaka taleplerinin değerlendirilmesine etki eder (TMK m. 166). Uygulamada görüyoruz ki en etkili koruma paketi üçlü kurgudur: Şikâyet dilekçesi + uzaklaştırma talebi + tazminat ve varsa boşanma davasının eş zamanlı yürütülmesi. Mağdur bu paketi, şikâyet süresini kaçırmadan ve delilleri taze iken kurmalıdır; İstanbul’da yaşanan bu dosyalarda erken davranan mağdurun, aylar sonra başvuran mağdura kıyasla koruma ve tazminat gücü gözle görülür biçimde yüksektir.
Israrlı takip suçunda şikâyet ve uzlaştırma süreci nasıl işler?
Süreç, mağdurun en yakın karakola ya da doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına vereceği şikâyet dilekçesiyle başlar. Dilekçede fiillerin tarih sırasıyla, yer ve tanık bilgileriyle anlatılması; mesaj ekran görüntüleri, kamera kaydı talepleri ve varsa 6284 talebinin ayrıca belirtilmesi süreci hızlandırır. Savcılık, şikâyetin unsurlarını taşıyıp taşımadığını değerlendirir; delil toplar, failin ifadesini alır ve uzlaştırma bürosuna yönlendirir. Uzlaştırma görüşmelerinde taraflara birer uzlaştırmacı atanır; görüşmeler gizli yürütülür. Uzlaşma sağlanırsa ve suç uzlaştırma kapsamasında kaldıkça kamu davası açılmaz; uzlaşmazsa iddianame düzenlenir ve dava ağır ceza değil asliye ceza mahkemesinde görülür.
Mağdur için iki kritik nokta vardır. Birincisi: Uzlaştırmada yapılan teklifi kabul zorunluluğu yoktur; mağdur, failin özürü ve taahhüdü yetmez görüyorsa sürecin mahkemeye gitmesini isteyebilir. İkincisi: Uzlaşma girişimi sırasında geçen süre, şikâyet süresinin işleyişini etkilemez; ancak mağdurun uzlaşmayı bilinçli biçimde geciktirmesi süreci zayıflatabilir. Fail için ise tablo şudur: Şikâyetin iptali (CMK m. 76) ancak mağdurun şikâyetinden vazgeçmesiyle mümkündür; vazgeçme beyanı, ceza davasının düşmesi sonucunu doğurur. Ancak şunu unutmamak gerekir: Şikâyetten vazgeçme, tazminat davalarını ve 6284 kapsamındaki tedbir taleplerini ortadan kaldırmaz; mağdur, ceza sürecini sonlandırsa bile hukuk yollarını sürdürebilir. Bu noktada süreç yönetimi teknik bir iştir; hem mağdur hem fail, süreci bir İstanbul avukat eşliğinde, adım adım planlanmış biçimde yürütmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Israrlı takip suçunda ceza ne kadar, hapis cezası ertelenir mi?
Temel ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir; fiil, mağdurun kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi suretiyle işlenmişse ceza bir yıldan üç yıla kadar çıkar. Adli para cezasi seçeneği kanunda doğrudan öngörülmemiştir. Kısa süreli hapis cezaları, koşulları varsa ertelenebilir (TCK m. 51) veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir; bunlar failin geçmişi, pişmanlığı ve mağdurun tutumuna göre değerlendirilir. Ayrıca suç, üst sınırı nedeniyle uzlaştırma kapsamındadır; uzlaşı sağlanırsa dava hiç açılmaz. Her hâlükârda sonuç, somut dosyanın delil yapısına göre şekillenir.
Israrlı takip için şikâyet süresi kaç aydır?
Suçun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır; bu nedenle şikâyet, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (TCK m. 73). Süre, her takip veya mesaj fiili için tek tek işlemeye devam eder; yani fiiller sürüyorsa yeni fiiller için süre yeniden başlar. Ancak başlangıçtaki fiillere ilişkin sürenin geçmesi, o davranışların dosyaya girmesini engelleyebilir. Bu nedenle mağdurun beklemek yerine, ilk ciddi rahatsızlıkta delilleri toplayıp dilekçeyle başvurması en güvenli yoldur. Altı aylık süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece re’sen gözetilir.
Uzlaştırma teklifini reddedersem ne olur?
Uzlaştırma, ısrarlı takip suçunda zorunlu bir ön aşamadır; ancak uzlaşmak zorunda değilsiniz. Teklifi reddetmeniz hâlinde dosya, uzlaştırmacı raporuyla birlikte savcılığa döner ve uzlaşmanın sağlanamadığı kaydıyla iddianame düzenlenir; dava asliye ceza mahkemesinde görülür. Reddetmeniz size bir ceza yaptırımı getirmez; mağdur konumundaki kişinin beyanı, uzlaştırma sürecindeki tutumundan bağımsız olarak değerlendirilir. Uzlaştırmada beyan edilenler, dava aşamasında aleyhinize delil olarak kullanılmaz. Uzlaşmayı kabul etmemeyi düşünüyorsanız, özellikle failin ısrarı ve tedbir ihtiyacı somut biçimde dosyaya geçirilmelidir.
Israrlı takip mağduru uzaklaştırma kararı nasıl alır?
İki yol vardır. Ceza soruşturması sürerken savcılık talebiyle veya şikâyet dilekçenizle hâkimden adli kontrol kapsamında uzaklaştırma ve iletişim yasağı kararı isteyebilirsiniz (CMK m. 109). Fail eşiniz, eski eşiniz veya aileden biriyse doğrudan aile mahkemesine başvurarak 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma, konuttan uzaklaştırma ve iletişim yasağı tedbirleri talep edebilirsiniz; bu tedbirler ceza dosyası olmadan da alınabilir. Talepte fiillerin tarih sırasıyla ve delillerle anlatılması, kararı hızlandırır. Kararların ihlâli hâlinde ihlal tutanağı düzenlenir ve ayrı yaptırımlar uygulanır. Tedbirler ücretsiz biçimde talep edilebilir ve vekâlet şart değildir; ancak sürecin sağlam kurgulanması için bir avukat desteği alınması önerilir.
Israrlı takip sonucu manevi tazminat alınabilir mi?
Evet. Israrlı takip, kişilik hakkının açıkça ihlâlidir ve mağdur, manevi tazminat davası açabilir (TMK m. 24-25). Davanın hukuk mahkemesinde görülür ve ceza davasının sonucunu beklemek gerekmez; ceza dosyasındaki deliller hukuk davasında da kullanılabilir. Tazminat miktarı, fiillerin süresi, ısrarın yoğunluğu, mağdurun yaşamında oluşan kısıtlama ve failin kusuru göz önünde tutularak belirlenir. Fiil eşler arasında işlenmişse boşanma davasında kusur dayanağı da yapılır ve nafaka ile maddi-manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesini etkiler. Zamanaşımı kurallarına dikkat edilmeli, dava hak kaybı yaşanmadan ve deliller korunarak açılmalıdır.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

