İş hayatında ekonomik dalgalanmalar, iş hacmi düşüşü, operasyonel daralma veya işverenin mali planlaması gerekçe gösterilerek ücretsiz izin uygulamasına sıkça başvurulmaktadır. Ancak birçok çalışan, ücretsiz iznin işveren tarafından tek taraflı olarak dayatılıp dayatılamayacağını, bu durumda maaş alıp alamayacağını ve işe dönmediğinde haklarının ne olacağını tam olarak bilmemektedir.
Uygulamada görüyoruz ki ücretsiz izin konusu, özellikle işverenin işçiyi fiilen çalıştırmadığı ancak iş sözleşmesini de sona erdirmediği ara dönemlerde ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Bazı işverenler ücretsiz izni fesih yerine alternatif gibi kullanırken, bazı durumlarda işçi onayı hiç alınmadan süreç yürütülmektedir. Oysa ücretsiz izin, her dosyada aynı sonucu doğuran basit bir idari karar değildir.
İşveren işçiyi tek taraflı ücretsiz izne çıkarabilir mi?
Hayır, kural olarak her zaman çıkaramaz. İş hukukunda ücretsiz izin, çoğu durumda çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliği taşıyabilir. Bu nedenle işçinin açık veya örtülü onayı olmadan tek taraflı ücretsiz izin uygulaması hukuka aykırılık doğurabilir.
4857 sayılı İş Kanunu sistematiğinde ücretsiz izin genel ve sınırsız bir yönetim hakkı aracı değildir. İşverenin yönetim hakkı bulunsa da bu hak, işçinin ücret alma ve çalışma hakkını ortadan kaldıracak şekilde sınırsız kullanılamaz. Özellikle uzun süreli ve belirsiz ücretsiz izin uygulamaları, mahkemeler tarafından dikkatle değerlendirilmektedir.
Ücretsiz izin için işçinin onayı gerekir mi?
Evet, çoğu durumda gerekir. İşçinin ücretsiz izni kabul ettiğine dair yazılı onay alınması, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçmek açısından önemlidir. İşçi ücretsiz izni kabul etmiyorsa, işverenin bunu otomatik olarak uygulaması çoğu zaman risklidir.
Özellikle işçiye “iş yok, ücretsiz izne çıkıyorsun” şeklinde tek taraflı bildirim yapılması ve ücret ödemesinin kesilmesi halinde, işçi bunun hukuka aykırı olduğunu ileri sürebilir. Bu tür durumlarda sözleşme, işyeri uygulaması ve yazılı bildirimler belirleyici olur.
Ücretsiz izinde maaş ödenir mi?
Hayır, kural olarak ücretsiz izin süresinde ücret ödenmez. Zaten ücretsiz izin kavramının temel sonucu, işçinin bu süre içinde fiilen çalışmaması ve işverenin de ücret ödeme borcunun askıda olmasıdır. Ancak burada asıl mesele, ücretsiz izin uygulamasının geçerli biçimde kurulup kurulmadığıdır.
Eğer ücretsiz izin hukuka aykırı şekilde dayatılmışsa, işçi bu dönemde ödenmeyen ücretleri veya buna bağlı başka haklarını talep etmeye çalışabilir. Bu nedenle “ücretsiz izinde maaş olmaz” cümlesi tek başına yeterli değildir; ücretsiz iznin geçerli olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
İşçi ücretsiz izni kabul etmezse ne olur?
İşçi ücretsiz izni kabul etmeyebilir. Böyle bir durumda işverenin doğrudan bunu dayatması halinde uyuşmazlık büyüyebilir. Bazı durumlarda işçi, çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapıldığını ileri sürerek haklı fesih hakkını değerlendirebilir.
Uygulamada görüyoruz ki ücretsiz izin teklifinin yazılı yapılması, işçinin buna ne cevap verdiği ve işverenin sonraki işlemleri çok önemlidir. İşverenin ücretsiz izin kabul edilmediği halde işçiyi fiilen çalıştırmaması veya ücreti kesmesi, daha sonra dava konusu yapılabilir.
Ücretsiz izin ile iş akdi sona erer mi?
Hayır, kural olarak ermez. Ücretsiz izin, çoğu durumda iş sözleşmesini sona erdirmez; sözleşme askıda kalır. Ancak askı dönemi boyunca tarafların bazı borçları değişir. İşçi çalışmaz, işveren de ücret ödemez. Buna rağmen sadakat borcu, gizlilik yükümlülüğü gibi bazı yan yükümlülükler devam edebilir.
Fakat ücretsiz izin kötüye kullanılırsa, örneğin belirsiz süreli şekilde işçiyi pasif durumda bırakmak için kullanılırsa, bu durum farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Her somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
Ücretsiz izin hukuka aykırı uygulanırsa işçinin hakları nelerdir?
Evet, işçinin çeşitli hakları gündeme gelebilir. Eğer ücretsiz izin açık onay olmadan dayatılmışsa, işçi durumun niteliğine göre ücret alacağı, haklı fesih, kıdem tazminatı veya başka işçilik alacakları bakımından talepte bulunabilir.
- Ücretsiz izin uygulamasının geçersizliğini ileri sürme,
- Şartları varsa haklı fesih yapma,
- Kıdem tazminatı talep etme,
- Ödenmeyen ücret veya diğer işçilik alacaklarını isteme,
- Arabuluculuk ve dava yoluna başvurma.
Burada dosyanın detayları çok önemlidir. Her ücretsiz izin uyuşmazlığı otomatik olarak aynı sonuca gitmez. Yazılı onay, uygulamanın süresi, işverenin bildirim dili ve işçinin tepkisi belirleyici olur.
Yargıtay ücretsiz izin konusunda neye dikkat eder?
Yargıtay uygulamasında en çok şu hususlar öne çıkar: işçinin açık rızası bulunup bulunmadığı, ücretsiz izin uygulamasının belirli ve makul bir süreyle sınırlı olup olmadığı, işverenin bunu keyfi şekilde kullanıp kullanmadığı ve süreçte yazılı delillerin ne gösterdiği.
Uygulamada görüyoruz ki sadece işveren beyanı çoğu zaman yeterli olmaz. Yazılı izin formu, bildirim metinleri, mesajlaşmalar ve ücret bordroları birlikte incelenir. İşçi ücretsiz izni kabul etmediği halde fiilen işten uzaklaştırılmışsa, mahkeme bunu farklı hukuki çerçevelerde değerlendirebilir.
Sık Sorulan Sorular
İşveren ücretsiz izni zorla kabul ettirebilir mi?
Hayır, kural olarak zorla kabul ettiremez. İşçinin onayı olmadan yapılan ücretsiz izin dayatması hukuki risk taşır.
Ücretsiz izin süresinde SGK devam eder mi?
Bu konu uygulamanın niteliğine ve bildirime göre değişebilir. Somut olay bazında SGK kayıtları ayrıca incelenmelidir.
Ücretsiz izni kabul etmeyen işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Şartları oluşursa evet. Özellikle ücretsiz izin hukuka aykırı dayatılmış ve işçi bu nedenle haklı fesih yapmışsa kıdem tazminatı gündeme gelebilir.
Ücretsiz izin ne kadar sürebilir?
Kanunda her durum için tek bir genel süre yoktur. Ancak belirsiz ve ölçüsüz uygulamalar uyuşmazlık yaratır ve mahkeme denetimine konu olabilir.
Ücretsiz izin, haklı fesih veya işçilik alacakları konusunda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

