Yıllık Ücretli İzin Nasıl Hesaplanır? Süreler, Kullandırma ve Zamanaşımı 2026

Kısa Cevap: Yıllık ücretli izin süresi İş Kanunu’nun 53. maddesinde çalışma süresine göre düzenlenmiştir: 1 yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dahil) çalışmış işçiye en az 14 gün, 5 yıldan fazla ve 15 yıldan az çalışmışa en az 20 gün, 15 yıl ve daha fazla çalışmışa en az 26 gün izin verilir. 18 yaşından küçük ile 50 yaşından büyük işçilerin yıllık izni ise hiçbir koşulda 20 günden az olamaz. Kullanılmayan izinler ortadan kalkmaz; iş sözleşmesi hangi nedenle sona ererse ersin, birikmiş izin günlerinin ücreti fesih tarihindeki günlük brüt ücret üzerinden işçiye ödenir.

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu

İş hayatında en çok biriken, en kolay gözden kaçan ve fesih anında en somut paraya dönüşen alacak yıllık ücretli izin ücretidir. İşçinin izne ayrılması engellenir, “seneye toplu kullanırsın” denir, aradan yıllar geçer ve dosya masaya geldiğinde 40-60 güne varan birikmiş izin ortaya çıkar. Bu yazıda yıllık izin süresinin nasıl belirlendiğini, izin ücretinin hangi ücret üzerinden ve hangi kesintilerle hesaplandığını, kullanılmayan izinlerin nasıl talep edileceğini ve Yargıtay’ın konuya yaklaşımını adım adım açıklıyorum.

Yıllık Ücretli İzin Nedir, Kimleri Kapsar?

Yıllık ücretli izin, İş Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenen, işçinin belirli bir çalışma süresini doldurduktan sonra her iş yılı için ücreti kesilmeden kullandığı dinlenme hakkıdır. Bu hak Anayasa’daki dinlenme hakkının kanundaki karşılığıdır ve işçinin feragat edemeyeceği minimum bir standarda sahiptir. Kanunda belirtilen sürelerden daha az izin öngören sözleşme hükümleri geçersizdir; daha uzun süre ise kararlaştırılabilir.

Kapsam bakımından pratik nokta şudur: İş Kanunu’na tabi her işçi, tam süreli ya da kısmi süreli, yevmiyeli ya da aylıklı ayrımı olmaksızın yıllık ücretli izin hakkına sahiptir. Deneme süreli işçiler dahil, işe başladığı gün itibarıyla izin kıdemi işlemeye başlar. Ancak iznin kullandırılması için işçinin en az bir yıl çalışmış olması ve iznini iş yılı başlangıcından sonraki dönemde talep etmesi gerekir.

Yıllık İzin Süreleri Kaç Gündür? (İş Kanunu 53)

İzin süresi, işçinin aynı işverende geçen çalışma süresine göre kademeli olarak artar. Kanunun öngördüğü düzenleme şu tabloyla özetlenebilir:

Çalışma Süresi (Kıdem) Asgari Yıllık İzin Süresi
1 yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dahil) En az 14 gün
5 yıldan fazla, 15 yıldan az En az 20 gün
15 yıl ve daha fazla En az 26 gün
18 yaşından küçük işçiler En az 20 gün
50 yaşından büyük işçiler En az 20 gün

Tablodaki süreler yasal minimumdur; toplu iş sözleşmeleri veya bireysel iş sözleşmeleriyle daha uzun izin tanınabilir. Kıdem hesabında aynı işverene bağlı olarak geçen süre esas alınır; işyerinin devri, işverenin aynı kalması koşuluyla kıdemi kesmez. Şirket içinde görev veya unvan değişikliği de izin kıdemini etkilemez.

Yeni işe giren işçi açısından kritik eşik bir yıldır: Bir yıldan az çalışmış işçi yıllık izin hakkını henüz kullanamaz, ancak bu sürede geçen çalışma, ileride hak edilecek iznin kıdem hesabına eklenir. Bir yılı dolduran işçi, iznini iş yılına göre belirlenen dönemde, genellikle takip eden 01 Nisan itibarıyla kullanmaya başlar. Grev ve lokavt dönemleri ise çalışma süresi hesabında işlenmiş sayılır.

Yıllık İzin Ne Zaman ve Nasıl Kullanılır?

Yıllık izin, işveren tarafından işyerinin ve işçinin ihtiyaçları dikkate alınarak belirlenen dönemde kullandırılır; iznin hangi tarihte başlayacağı konusunda son söz işverendedir, ancak işveren bu hakkını izni tamamen engelleyecek şekilde kullanamaz. İşverenin kullandırma yükümlülüğü iş yılını aşacak şekilde sonraki yıllara devredilemez: Kanun metni, yıllık iznin iş yılını aşan biçimde aktarılmasının mümkün olmadığını açıkça belirtir.

İşçi ile işveren anlaşırsa izin bölünebilir; fakat bölünen iznin bir bölümü kesintisiz olarak en az 10 gün verilmelidir. Örneğin 14 günlük izni 4’er günlük parçalara ayırmak hukuken mümkün değildir; 10 gün kesintisiz + 4 gün şeklindeki bir bölünme ise kabul edilebilir.

İzin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz ve izne eklenir. 14 günlük izne başlayan bir işçi, bu dönemde Cumhuriyet Bayramı ve iki hafta tatiline denk gelirse fiilen 17 gün işyerinden uzak kalır. Bu ek günlerin bordroya doğru yansıması hem işverenin hem işçinin denetlemesi gereken ayrıntıdır.

İşveren, kullandığı izinleri göstermek zorundadır. Çalışma belgesi ve bordrolarda izin dönemlerinin ayrıca işaretlenmesi gerekir; bordroda hiçbir izin kaydı görünmeyen bir dosyada, işverenin “işçi zaten izinliydi” savunması delil açısından zayıf kalır.

Yıllık İzin Ücreti Nasıl Hesaplanır?

İşçi izne ayrılmadan önce, izin süresine denk gelen ücret peşin olarak ödenir. Buradaki kural nettir: izne giren işçiye, izin dönemi ücreti izin başlangıcından önce ödenmelidir; bordroya sonraki aya aktarılan izin ücreti uygulaması kanuna aykırıdır.

Hesaplamanın çerçevesi şudur:

  • Günlük brüt ücret baz alınır. İzin ücreti, iznin kullanıldığı ya da feshin gerçekleştiği tarihteki günlük brüt ücret üzerinden hesaplanır.
  • Giydirilmiş ücret dikkate alınır. Yemek, yol, düzenli olarak ödenen yardımlar ve nakit sosyal avantajlar gibi kalemler günlük ücrete eklenir. Kıdem tazminatında uygulanan giydirilmiş ücret mantığı burada da geçerlidir.
  • Vergi ve damga kesintisi yapılır. Kıdem tazminatındaki vergi istisnası yıllık izin ücretinde uygulanmaz; izin ücretinden gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapıldıktan sonra kalan tutar işçiye ödenir.

Fesih anında birikmiş izinlerin ücreti ise sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden hesaplanır. Bu noktada işçi lehine koruyucu bir sonuç doğar: Yıllar önce hak edilmiş bir izin bile, bugünkü daha yüksek ücret üzerinden paraya çevrilir.

Kullanılmayan Yıllık İzin Ücreti Nasıl Talep Edilir?

İş sözleşmesi ister işçi tarafından istifa yoluyla, ister işveren tarafından fesihle, ister süre bitimi ya da emeklilikle sona ersin; kullanılmayan tüm yıllık izinlerin ücreti işçiye ödenmek zorundadır. İşverenin “işçi istifa etti, izinleri yandı” biçimindeki savunması hukuken geçerli değildir.

Alacağın takibi şu aşamalardan geçer:

  1. Kayıtların toplanması. İşe giriş bildirgesi, bordrolar, SGK hizmet dökümü, izin dilekçeleri ve varsa e-posta trafiği bir araya getirilir. SGK kaydında izin istisnası olarak görünen dönemler, kullandırılan iznin güçlü delilidir ve dosyada karşılıklı olarak kontrol edilir.
  2. Arabuluculuğa başvuru. İşçilik alacaklarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru dava şartıdır. Yıllık izin ücreti alacağı da bu kapsamdadır; arabuluculuk tutanağı alındıktan sonra anlaşma sağlanmazsa dava yolu açılır. Başvuru ve dava açma sürelerine ilişkin ayrıntılar dosyanın özelliklerine göre değişebildiğinden, süre yönetimi noktasında hukuki destek alınması gerekir.
  3. Dava ve zamanaşımı. Yıllık izin ücreti alacağı beş yıllık zamanaşımına tabidir. Pratikte bu, fesih tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık dönemde kullanılmayan izin günlerinin talep edilebileceği anlamına gelir. İşveren ise bu süre içinde kullandırdığı izinleri imzalı belge veya ödeme kaydıyla kanıtlamak zorundadır.

Yargıtay’ın Yıllık İzin Yaklaşımı: İki Kritik İlke

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2016/9468 E., 2019/15316 K. sayılı kararına göre, iş sözleşmesinin feshi hâlinde — fesih kim tarafından yapılmış olursa olsun — kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret alacağa dönüşür. Yani işçinin kendi isteğiyle ayrılması, birikmiş izin hakkını ortadan kaldırmaz.

İkinci kritik ilke ispat yüküne ilişkindir: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2021/3803 E., 2021/8265 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, kullandırılan izinlerin ispatı işverene aittir. İşveren, işçinin imzasını taşıyan izin belgesi veya izin ücreti ödeme kaydı sunamazsa, bakiye izin günleri üzerinden alacak hükme bağlanır. Boş beyanla “iznim kullandırıldı” denmesi dosyada delil değeri taşımaz.

Bu iki ilke birleştiğinde tablo nettir: İstanbul dahil Türkiye genelindeki iş mahkemelerinde, izin kaydı tutmayan işveren, yıllar içinde biriken izin ücretini en yüksek güncel ücret üzerinden ödemek durumunda kalır.

SGK ve İzin Dönemi: Primler Nasıl İşler?

Yıllık ücretli izinde işçi, izin süresince sigortalı olarak çalışıyor sayılır; sigortalılık kesilmez, hizmet kaybı oluşmaz. Ancak bu dönemde prime esas kazanç ödenmediği için, izin süresine düşen sosyal güvenlik destek primi ve işsizlik sigortası primi işverence prime esas kazanç dışından hesaplanıp bildirilir. Aylık prim ve hizmet belgesinde izin günlerinin istisna olarak gösterilmesi gerekir.

İşçi açısından pratik sonuç şudur: SGK hizmet dökümünüzde izin istisnası görünüyorsa bu dönem işten sayılır; görünmüyorsa ve fiilen çalıştıysanız, izin yerine fiili çalışmanın ücret ve fazla çalışma talebi konusu olması söz konusu olabilir. Her iki senaryo da kayıt karşılaştırması gerektirdiğinden, dava öncesi SGK dökümü ile bordroların birlikte incelenmesi gerekir.

İstanbul’da Yıllık İzin Davası: Pratik Notlar

İstanbul iş mahkemelerinde izin alacağı dosyaları yoğunlukla hizmet, perakende, üretim ve lojistik sektörlerinden gelmektedir. Şehirdeki yüksek işçi devir hızı, özellikle 5 yıllık zamanaşımı penceresine denk gelen dönemlerde büyük izin birikimleri üretmektedir. İstanbul’da 10 yılı aşkın kıdemli bir çalışanda 40-80 güne ulaşan birikmiş izin tablosu nadir değildir.

Dosya hazırlığında İstanbul pratiğinde öne çıkan iki nokta vardır: Birincisi, çok şubeli işletmelerde şubeler arası görevlendirmenin kıdemi kesip kesmediğinin netleştirilmesidir. İkincisi, kayıt dışı ya da kısmi kayıt dönemlerinde fiili çalışmanın delilleriyle (mesaj trafiği, vardiya listeleri, tanık) izin hesabının desteklenmesidir. Yargılama boyunca mahkeme, taraflarca sunulan bordro ve SGK kayıtlarını karşılıklı kontrol eder ve eksik kalan kısmı işverenin kayıt yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirir.

Sık Sorulan Sorular

İşveren yıllık izni kullandırmak zorunda mıdır?

Evet. Yıllık ücretli izni iş yılı içinde kullandırmak işverenin yükümlülüğüdür ve iznin iş yılını aşacak biçimde sonraki yıllara aktarılması kanunen mümkün değildir. İşveren izni kullandırmazsa işçi, izne ayrılma talebini yazılı biçimde iletip tarih ve imzayla belgelemelidir. Fiilen kullandırılmayan izinler yanmaz; iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte ücrete dönüşür ve güncel ücret üzerinden talep edilir. Ayrıca kullandırılmayan izin dönemlerinde fiilen çalıştırılan işçi, bu günlere ilişkin izin ücretinin yanında fazla çalışma ücreti talep de götütebilir.

İstifa eden işçi kullanılmayan yıllık izin ücretini alabilir mi?

Alabilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2016/9468 E., 2019/15316 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, fesih kim tarafından yapılmış olursa olsun kullanılmayan yıllık izin süreleri ücrete dönüşür. İstifa, birikmiş izin hakkını ortadan kaldıran bir neden değildir; işverenin aksi yöndeki savunması hukuken geçerli değildir. Hesap, fesih tarihindeki günlük brüt ücret üzerinden yapılır ve alacak beş yıllık zamanaşımına tabidir. İstifa dilekçesinden önce bakiye izin günlerinin hesaplanması, alacağın kayba uğramaması için gereklidir.

Yıllık izin ücreti alacağında zamanaşımı kaç yıldır?

Yıllık izin ücreti alacağında zamanaşımı süresi beş yıldır. Fesih tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemde kullanılmayan izin günlerinin ücreti talep edilebilir; daha eski döneme ait izinler zamanaşımı nedeniyle genellikle istenemez. Kullandırılan izinlerin ise bu beş yıllık pencere içinde ispatı işverene aittir: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2021/3803 E., 2021/8265 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, işveren imzalı izin belgesi veya ödeme kaydı sunamazsa bakiye günler üzerinden alacak kabul edilir. Zamanaşımının işleyişine arabuluculuk başvurusunun etkisi dosyaya göre değişir.

Yıllık izin bölünebilir mi, en az kaç gün kesintisiz verilmelidir?

Tarafların anlaşmasıyla yıllık izin bölünebilir; ancak kanun, bölünmenin sınırını net çizmiştir: İznin bir bölümü kesintisiz olarak en az on gün verilmelidir. Örneğin 14 günlük iznin 10+4 şeklinde bölünmesi uygundur, 3+3+8 gibi bir paylaşım ise hukuken mümkün değildir. Bölünme işçinin onayı olmadan tek taraflı dayatılamaz. Ayrıca izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz ve süreye ayrıca eklenir; bu ek günlerin bordroya doğru yansıması gereklidir.

Yıllık izin ücreti hangi ücret üzerinden hesaplanır?

Hesapta, iznin kullanıldığı ya da sözleşmenin sona erdiği tarihteki günlük brüt ücret esas alınır. Temel ücrete ek olarak yemek, yol ve düzenli ödenen yardım gibi kalemler de hesaba katılır; yani giydirilmiş ücret üzerinden işlem yapılır. Kıdem tazminatındaki gelir vergisi istisnası yıllık izin ücretinde uygulanmaz; izin ücretinden gelir vergisi ve damga vergisi kesilir. Yıllar önce hak edilmiş bir izin dahi fesih tarihindeki güncel ücret üzerinden hesaplandığından, uzun kıdemli işçide alacak ciddi tutarlara ulaşabilir.

İşveren izin kullandırdığını nasıl kanıtlar?

İspat yükü tamamen işverendedir. İşveren, işçinin izne ayrıldığını gösteren imzalı izin talep belgesini veya dilekçeyi, izin dönemini işaretleyen bordroları ya da izin ücreti ödeme kayıtlarını sunmak zorundadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2021/3803 E., 2021/8265 K. sayılı kararında bu ilke açıkça vurgulanmıştır: Belge sunulamazsa, mahkeme bakiye izin günleri üzerinden ücret alacağına hükmeder. SGK kayıtlarındaki izin istisnası da kullandırılan iznin destekleyici delilidir; bu nedenle işçinin dava öncesi SGK hizmet dökümünü edinmesi dosyanın temel adımıdır.

Sonuç ve Öneriler

Yıllık ücretli izin, ne bir lütuf ne de pazarlık konusudur; kanunun minimum süresini, kullandırma biçimini ve ücretini açıkça belirlediği bir haktır. Kıdem arttıkça 14 günden 26 güne yükselen izinler kullandırılmadığında fesih anında güncel ücret üzerinden alacağa dönüşür ve ispat külfeti baştan sona işverendedir. İşçi için kritik hareket noktası, çalışma süresince izin kayıtlarını (bordro, SGK dökümü, yazışmalar) saklamak; işveren için ise imzalı izin belgesi düzenleyip bordrolara işlemektir.

Bakiye izin günlerinizin hesaplanması, arabuluculuk süreci ya da izin ücreti davası konusunda hukuki değerlendirme almak isterseniz, iletişim sayfasından dosyanızı paylaşabilirsiniz.

0

Yorum Gönder