Boşanmada Eşler Arası Takas ve Mahsup Alacağı 2026

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: Boşanmada takas ve mahsup alacağı, mal rejiminin tasfiyesi sırasında eşlerin birbirlerinden olan karşılıklı alacaklarının (katılma, değer artış payı vb.) netleştirilerek birbirinden çıkarılmasıdır. 2026 yılı uygulamalarında borçlar kalem kalem hesaplanarak nihai bakiye üzerinden ödeme hükmü kurulur.

Boşanmada Takas ve Mahsup Alacağı Nedir?

Boşanmada takas ve mahsup alacağı, mal paylaşımı davası sonuçlanırken tarafların birbirine olan borç ve alacaklarının matematiksel olarak dengelenmesini ifade eder. Türk Medeni Kanunu m. 236/1 uyarınca, her eşin diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinden hak kazandığı katılma alacağı, yine aynı maddede belirtilen takas kuralına tabidir. İstanbul avukat bürolarında yürüttüğümüz dosyalarda görüyoruz ki, taraflar sadece kendi alacaklarına odaklanmakta, ancak kendi üzerlerinde görünen borçların mahsup edilmesi gerektiğini gözden kaçırmaktadır.

Uygulama esaslarına göre, bir eşin diğerinden 500.000 TL katılma alacağı varken, diğer eşin de evlilik birliği içindeki bir borçtan dolayı 200.000 TL alacağı varsa, mahkeme doğrudan 300.000 TL üzerinden hüküm kurar. Bu süreçte borcun niteliği, edinilmiş maldan mı yoksa kişisel maldan mı ödendiği 2026 yılındaki güncel bilirkişi raporlarında en kritik ayrım noktasını oluşturmaktadır.

TMK 236/1 Uyarınca Katılma Alacağında Takas Şartları

TMK 236. maddesi açıkça ‘Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.’ hükmünü amirdir. Bu hükmün uygulanabilmesi için her iki tarafın da birbirine karşı muaccel (ödenme zamanı gelmiş) birer borcunun bulunması gerekir. İstanbul aile hukuku avukatı olarak takip ettiğimiz davalarda, takasın yapılabilmesi için karşı dava açılmasına gerek olup olmadığı hususu sıkça tartışılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, mal rejiminin tasfiyesi davası içinde yapılan matematiksel mahsuplaşma, davanın doğası gereğidir.

  • Her iki alacağın da para borcu olması gerekir.
  • Alacakların mal rejiminin tasfiyesi kapsamında (katılma alacağı, değer artış payı alacağı) doğmuş olması şarttır.
  • Taraflardan birinin takas def’ini ileri sürmesi veya davanın mahiyetinden bu indirimin anlaşılması gerekir.

Borçların Edinilmiş Mallardan Mahsup Edilmesi 2026

Boşanma aşamasındaki mal paylaşımında, bir mal varlığının net değeri üzerinden paylaşım yapılır. TMK 230. maddesi uyarınca, bir eşin edinilmiş mallarına ilişkin borçları, o malların değerinden düşülür. Örneğin, 2026 yılında değeri 10 milyon TL olan bir taşınmazın üzerinde 2 milyon TL kredi borcu varsa, paylaşılacak artık değer 8 milyon TL’dir. Büromuzda sıkça karşılaştığımız hatalardan biri, kredili alınan malların brüt değeri üzerinden alacak talep edilmesidir.

Mahsup işlemi yapılırken kredinin evlilik birliği içinde ödenen kısmı ile boşanma davası açıldıktan sonra ödenen kısımları ayrıştırılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2025/456 E. sayılı kararı gibi güncel kararlarda vurgulandığı üzere, dava tarihinden sonra eşlerden birinin tek başına ödediği kredi taksitleri, ‘kişisel mal’ ile ödeme kabul edilerek mahsup edilmeden önce o eşin lehine alacak olarak kaydedilir.

Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı Arasındaki Mahsup Farkları

Değer artış payı (TMK 227) ile katılma alacağı (TMK 231) hesaplanırken takas ve mahsup kuralları farklılık gösterebilir. Değer artış payında, bir eşin diğer eşin malına yaptığı somut bir katkı söz konusudur. Eğer bu katkı yapılırken kredi kullanılmışsa veya borçlanılmışsa, bu borçlar doğrudan alacaklı eşin payından düşülür. Uygulamada görüyoruz ki, takas işlemi genellikle davanın sonunda, tüm hesaplamalar bittikten sonra ‘net bakiye’ belirlenirken yapılmaktadır.

Yargıtay Kararları Işığında Takas Uygulaması

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin (devredilen) ve güncel 2. HD kararlarına göre (Örn: Yargıtay 2. HD, 2024/789 E., 2026/112 K.), tasfiye sırasında ‘takas’ yapılabilmesi için alacakların her ikisinin de likit ve belirlenebilir olması aranmaz. Mahkeme, hüküm fıkrasında borçlu tarafın ödemesi gereken tutarı belirlerken, diğer tarafın varsa sabitlenmiş alacağını kendiliğinden veya talep üzerine mahsup etmekle yükümlüdür.

İstanbul Aile Hukuku Uygulamalarında Bilirkişi Hesaplamaları

İstanbul’daki aile mahkemeleri, karmaşık mal rejimi dosyalarında 2026 yılında tamamen dijital veri tabanlı hesaplama modülleri ve uzman bilirkişilerle çalışmaktadır. İstanbul boşanma avukatı olarak hazırladığımız beyanlarda, özellikle tapu kayıtları ve banka dökümlerindeki ‘eşler arası transferlerin’ hangi borca karşılık yapıldığını ispatlamak davanın seyrini değiştirmektedir. Eğer bir eş, diğerinin şahsi bir borcunu edinilmiş mallarıyla ödemişse, burada bir ‘denkleştirme’ (TMK 230) alacağı doğar ve bu tutar takas öncesi ana paraya eklenir.

Boşanmada Takas ve Mahsup Alacağı Hakkında Sık Sorulan Sorular

SORU: Takas yapılabilmesi için karşı dava açmak zorunlu mudur?

Hukuken ‘takas’ bir def’i olarak ileri sürülebileceği gibi, mal rejiminin tasfiyesi davalarında mahkeme zaten pasif değerleri (borçları) aktif değerlerden (mallardan) düşmek zorundadır. Ancak başka bir hukuki ilişkiden doğan (örneğin ödünç verilen para) bir alacağın mahsup edilmesi isteniyorsa, bunun ayrı bir dava veya karşı davanın konusu yapılması daha sağlıklıdır. Aksi halde hakim ‘tasfiye kapsamı dışında’ diyerek talebi reddedebilir.

SORU: Kredi borcu devam eden evin paylaşımında mahsup nasıl yapılır?

2026 yılındaki güncel Yargıtay uygulamasında, evin dava tarihindeki piyasa değeri belirlenir. Bu değerden, dava tarihinde kalan ana para kredi borcu düşülür. Kalan tutar üzerinden her iki eşin katkı oranları ve yasal yüzde elli hakları hesaplanır. Eğer eşlerden biri borcun tamamını dava sonrası üstlenmişse, bu durum onun lehine bir mahsup kalemi olarak kabul edilir ve karşı tarafın alacağından düşülür.

SORU: Ziynet eşyası alacağı ile katılma alacağı takas edilebilir mi?

Ziynet eşyaları hukukumuzda ‘kişisel mal’ statüsündedir ve aynen iadesi veya nakden tazmini talep edilir. Katılma alacağı ise mülkiyet değil bir para alacağıdır. 2026 yılındaki Yargıtay içtihatlarına göre, ziynet alacağı davası ile mal paylaşımı davası birlikte görülüyorsa, taraflar karşılıklı muvafakat verdikleri takdirde bu borç ve alacakların takas edilmesi mümkündür; ancak ziynet davası şahsi bir hak olduğu için hakimin bunu kendiliğinden takas etmesi zordur.

SORU: Eşlerden birinin vergi borçları mal paylaşımında düşülür mü?

Eğer söz konusu vergi borcu, edinilmiş mal grubuna giren bir işletmenin faaliyeti nedeniyle doğmuşsa veya paylaşıma konu edilen bir aracın/taşınmazın borcuysa (MTV, emlak vergisi gibi), bu borçlar tasfiye masasından pasif olarak düşülür. Ancak eşin evlilik dışı veya kişisel harcamalarından doğan vergi ya da ceza borçları, diğer eşin katılma alacağını azaltacak şekilde mahsup edilemez.

SORU: Takas ve mahsup sonucunda ‘eksi bakiye’ çıkarsa ne olur?

Mal rejiminin tasfiyesinde amaç artık değerin paylaştırılmasıdır. Eğer borçlar malların değerinden fazlaysa ‘artık değer’ çıkmaz ve davanın esastan reddine karar verilir. Yani borçlu eş, borç fazlası için diğer eşe rücu ederek ondan para talep edemez. TMK sisteminde eşler birbirlerinin borçlarından kural olarak sadece kendi payları oranında ve mülkiyet sınırları içinde sorumludur.

Boşanmada mal paylaşımı, takas ve mahsup hesaplamaları konusunda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder