Boşanmada Çocuk İçin İştirak Nafakası Miktarı ve Artırımı 2026

Yazan: Av. Merve Arı | İstanbul Barosu | Bu makale hukuki bilgilendirme amaçlıdır, danışmanlık yerine geçmez.

Kısa Cevap: 2026 yılı itibarıyla iştirak nafakası, çocuğun ihtiyaçları (eğitim, barınma, sağlık) ile anne ve babanın mali gücü oranında belirlenmektedir. Mahkemeler genellikle TÜFE oranında otomatik artışa hükmederken, olağanüstü durumlarda nafaka artırım davası açılması mümkündür.

İştirak Nafakası Nedir ve Kimler Talep Edebilir?

İştirak nafakası, boşanma davası neticesinde müşterek çocuğun velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerine kendi gücü oranında katılmasıdır. Türk Medeni Kanunu m. 182/2 uyarınca, ‘Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.’ denilmektedir. Bu nafaka türü, eşlerin birbirine olan yükümlülüğünden ziyade, doğrudan çocuğun üstün yararını korumayı amaçlar.

İstanbul aile mahkemelerinde görülen davalarda, iştirak nafakasının belirlenmesi için çocuğun yaşı, okul masrafları, sağlık durumu ve babanın/annenin güncel gelir durumu SED raporu (Sosyal Ekonomik Durum Araştırması) ile tespit edilir. Uygulamada görüyoruz ki, çocuğun özel okul giderleri veya sağlık sorunları gibi ek külfetler, iştirak nafakasının asgari tutarların üzerine çıkmasındaki temel etkendir.

2026 İştirak Nafakası Hesaplama Kriterleri ve TMK 327-328

2026 yılındaki ekonomik koşullar, iştirak nafakası hesaplamalarında ‘temsili’ değil ‘yeterli’ miktarların belirlenmesini zorunlu kılmıştır. TMK 327. maddeye göre çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gereken giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Eğer çocuk ergin olduktan sonra eğitimi devam ediyorsa, TMK 328/2 uyarınca ana ve babanın bakım borcu eğitim sona erinceye kadar devam eder.

  • Ebeveynlerin Geliri: Maaş, kira gelirleri, yan gelirler ve mal varlığı dikkate alınır.
  • Çocuğun İhtiyaçları: 2026 eğitim masrafları, ulaşım, beslenme ve sosyal gelişim harcamaları.
  • Fırsat Maliyeti: Velayeti alan eşin çocuğun bakımı için harcadığı emek ve zaman.
  • Yaşam Standardı: Boşanmadan önceki yaşam kalitesinin çocuk için mümkün mertebe korunması ilkesi.

Büromuzda sıkça karşılaştığımız bir hata, sadece bordrolu gelirin nafaka hesaplamasında tek kıstas sanılmasıdır. Oysa Yargıtay’ın istikrarlı görüşüne göre, bir kişinin sosyal yaşamı ve harcamaları, bordrodaki gelirinden fazlaysa mahkeme ‘fiili yaşam standardını’ esas alarak nafaka takdir eder.

İştirak Nafakası Artırım Davası Nasıl Açılır?

Zamanla paranın alım gücünün düşmesi veya çocuğun ihtiyaçlarının (örneğin ilkokuldan liseye geçiş) artması durumunda nafaka artırım davası açılması zorunlu hale gelir. TMK 331. madde bu durumu açıkça düzenlemiştir: ‘Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.’ İstanbul’da açılacak bir nafaka artırım davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi, yetkili mahkeme ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.

Nafaka artırım davalarında ispat yükü davacıdadır. Çocuğun kurs ücretleri, sağlık faturaları veya eğitim giderlerindeki artışı gösteren belgeler dosyaya sunulmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik kararlarına göre, tarafların ekonomik durumundaki belirgin güçlenme de tek başına artırım sebebi olabilir. 2026 yılındaki yüksek enflasyon rakamları, mahkemelerin hükmettiği eski nafakaların ‘kuşa dönmesi’ sonucunu doğurduğu için bu davalara olan talep artmıştır.

Yargıtay Kararları Işığında Nafaka Artış Oranları

Yargıtay, özellikle 2024 ve 2025 yıllarındaki yüksek enflasyonist ortam nedeniyle, nafakanın her yıl belirli bir oranda artırılmasına karar verilmemişse, açılan davalarda ‘hakkaniyet’ ilkesini ön plana çıkarmaktadır. Yargıtay 2. HD, 2024/4521 E., 2025/1120 K. sayılı ilamında; ‘Nafaka miktarının, çocuğun değişen ihtiyaçları ve babanın artan geliri ile uyumlu hale getirilmesi gerektiği’ vurgulanmıştır.

Uygulamada, iştirak nafakasına her yıl ‘ÜFE’ veya ‘TÜFE’ oranında artış yapılması yönünde hüküm kurulmaktadır. Ancak 2026 yılında bu artış oranının çocuğun gerçek masraflarını karşılamadığı durumlarda, mahkemenin bu orandan bağımsız olarak daha yüksek bir meblağa hükmetmesi mümkündür. İstanbul avukatı olarak müvekkillerimize önerimiz, protokollerde veya dava taleplerinde ‘gelecek yıllar artış oranının’ net olarak belirtilmesidir.

İştirak Nafakasının Ödenmemesi ve İcra Takibi Süreci

Nafaka borcu, diğer borçlardan farklı olarak kamu düzenine ilişkindir. İştirak nafakasını ödemeyen ebeveyn aleyhine ilamlı icra takibi başlatılabilir. Nafaka alacakları, borçlunun maaşı üzerinde ‘birinci sırada’ yer alır; yani maaştaki diğer hacizlerin önünde gelir. Ayrıca, İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 344 uyarınca nafaka borcunu ödemeyen taraf hakkında ‘tazyik hapsi’ (3 aya kadar) mekanizması işletilebilir.

İstanbul icra dairelerinde sürdürdüğümüz süreçlerde, borçlunun taşınır veya taşınmaz mallarının yanı sıra üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına da haciz ihbarnameleri gönderilmektedir. Nafaka borcunun ödenmemesi sadece maddi değil, aynı zamanda cezai sorumluluk doğuran bir eylemdir. 2026 yılı itibarıyla adli para cezasına çevrilemeyen bu hapis cezası, nafaka borçluları üzerinde en etkili caydırıcı yöntemdir.

İstanbul Aile Mahkemelerinde Nafaka Davaları ve Yerel Uygulama

İstanbul’daki mahkeme yoğunluğu (Çağlayan, Anadolu ve Bakırköy adliyeleri), nafaka davalarının sonuçlanma süresini doğrudan etkilemektedir. Ancak nafaka, çocukların iaşesini ilgilendirdiği için mahkemeler dava devam ederken ivedilikle ‘tedbir nafakası’ hükmü kurmaktadır. Bu sayede davanın 1-1.5 yıl sürmesi durumunda dahi çocuk, dava başından itibaren belirlenen tutarı (geriye dönük olarak) alabilmektedir.

İstanbul aile hukukunda görev yapan bir hukukçu olarak gözlemimiz; hakimin takdir yetkisini kullanırken İstanbul’un hayat pahalılığını göz önünde bulundurduğudur. Küçük bir Anadolu kentindeki iştirak nafakası miktarı ile İstanbul’daki bir özel okul öğrencisi için takdir edilen nafaka miktarı arasında haklı olarak farklılıklar oluşmaktadır.

Hangi Durumlarda İştirak Nafakası Kesilir?

İştirak nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla (ergin olmasıyla) veya evlenmesiyle kendiliğinden sona erer. Ancak çocuk eğitimi devam eden bir öğrenciyse (üniversite gibi), nafaka artık ‘iştirak nafakası’ değil ‘yardım nafakası’ adını alır. TMK 328/2 maddesi gereği çocuğun eğitimi sürdüğü müddetçe ana ve babanın bakım borcu devam eder. Bu durumda çocuğun kendisinin bizzat dava açması gerekebilir. Ayrıca çocuğun ölümü veya babalığın reddi davasının kabulü gibi durumlarda da nafaka yükümlülüğü sona erer.

SORU?

İştirak nafakası geriye dönük olarak talep edilebilir mi?

CEVAP: İştirak nafakası, kural olarak davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm altına alınır. Ancak boşanma kararı verilmiş ve nafaka belirlenmemişse veya miktar artırılacaksa, davanın açıldığı tarihten geriye doğru nafaka istenemez. Eğer daha önce hükmedilmiş bir nafaka borcu ödenmemişse, bu alacaklar 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde icra yoluyla tahsil edilebilir.

SORU?

Babanın işsiz kalması iştirak nafakasını tamamen ortadan kaldırır mı?

CEVAP: Hayır, babanın veya velayeti almayan ebeveynin işsiz kalması tek başına nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. TMK m. 327 uyarınca ana ve baba çocuğun bakımına gücü oranında katılmakla yükümlüdür. İşsizlik durumunda nafaka miktarının azaltılması (nafakanın tenkisi) davası açılabilir ancak asgari düzeyde de olsa bir miktar belirlenmeye devam edilir.

SORU?

Çocuğun özel okul giderleri nafakaya dahil midir?

CEVAP: Eğer çocuk ebeveynlerin ortak kararıyla özel okula yazdırılmışsa veya ailenin sosyal-ekonomik durumu bunu gerektiriyorsa, özel okul taksitleri iştirak nafakasının belirlenmesinde ana unsur kabul edilir. Yargıtay, çocuğun alıştığı eğitim seviyesinden mahrum bırakılmamasını esas alır. Bu giderler genellikle sabit nafakanın içinde eritilir veya ek bir kalem olarak belirlenir.

SORU?

Üniversiteye başlayan çocuk için iştirak nafakası devam eder mi?

CEVAP: Çocuk 18 yaşını doldurduğunda iştirak nafakası hukuken sona erer. Ancak üniversite eğitimi devam ediyorsa çocuk, TMK 328/2 fıkrasına dayanarak kendi adına ‘yardım nafakası’ davası açabilir. Bu davanın şartları iştirak nafakasından biraz daha farklıdır ancak eğitim süresince ebeveynin desteği yasal bir zorunluluktur.

SORU?

Nafaka artırım oranı her yıl neye göre belirlenir?

CEVAP: Mahkemeler artık kararlarında nafakanın gelecek yıllardaki artış oranını da belirtmektedir. 2026 yılı uygulamalarında genellikle her takvim yılı başında TÜİK tarafından açıklanan o yılın TÜFE on iki aylık ortalaması baz alınmaktadır. Eğer mahkeme kararında bir oran belirtilmemişse, her yıl yeniden artırım davası açılması gerekmektedir.

Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

0

Yorum Gönder