Akıl Hastası Eşin Davadaki Temsili

Akıl hastası eşin davadaki temsili ve dava süreci nasıl ilerlemektedir? Hukuk sistemimize göre, boşanma davasının açılabilmesi ve sonuçlanabilmesi için belirli şartlar ve koşullar belirlenmiştir. Bu koşullardan biri de, boşanma davası sebebinin geçerliliğidir. Yani kanun koyucu geçerli sebebe dayanılmadan açılan boşanma davalarını, kabul etmeyeceğini ve davayı reddedeceğini belirtmektedir. Türk Medeni Kanunu madde 165’de yer alan akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası da, geçerli bir boşanma sebebidir. Fakat bu sebeple açılan boşanma davalarında, yerine getirilmesi gereken usuller vardır. Yazımızın içeriğinde bu usul ve esaslardan da bahsedeceğiz.

Eşlerden biri akıl hastası olup da bu sebeple ortak hayat diğer eş için çekilmez olursa, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek şartıyla bu eş yani akıl hastası olmayan eş, bu sebebe dayanarak boşanma davası açabilir.

Akıl hastalığı nedeniyle açılacak boşanma davasının akıl hastası olan eşin vasisi tarafından açılması uygun değildir. Akıl hastası eşin vasisi diğer sebeplerle koşulları oluştuğu takdirde boşanma davası açabilmektedir.

Davalının akıl hastası olduğu iddia edildiğinden dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olduğu için hâkim bu durumu kendiliğinden göz önünde bulundurarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 42. Maddesine göre davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği konusunda vesayet makamına müracaat ederek sonucunu beklemelidir.

Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davasına bakan aile mahkemesi hâkimi tarafından, dava ve taraf ehliyeti doğrudan doğruya göz önünde bulundurulur. Aile mahkemesi tarafından yapılması gereken işlemlerde şu şekilde olmaktadır;

  • Türk Medeni Kanunu 405 ve Hukuk Usul Muhakemeleri Kanunu 42. Madde uyarınca yetkili vesayet makamına yazı yazılması
  • Davalının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin vesayet makamınca araştırılması
  • Bu hususun bir ön mesele sayılması
  • Gerekirse Türk Medeni Kanunu 462/8 maddesi uyarınca işlem yapılması
  • İşlem sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir

Evlenmeden Önce Akıl Hastalığı

Akıl hastası eşin davadaki temsili hakkında bilgi verdikten sonra yazımıza devam ederken, hastalığın başlama süresinden bahsedeceğiz. Türk Medeni Hukukuna göre, her hastalık boşanma sebebi olamaz. Fakat akıl hastalıkları, kişinin bilinçsiz şekilde eşine, çocuğuna ve diğer kişilere zarar verebileceği hususu nedeniyle geçerli boşanma sebebi olur.

Akıl hastalığı evlenmeden önce de başlamış olabilir. Diğer bir ifadeyle evlenme sırasında davalı eş akıl hastası olabilir. Akıl hastalarının, evlenmelerinde tıbbi bir sakınca bulunmadığını resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirdikleri zaman, yasal olarak evlilik birliği kurabilirler.

Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması durumunda evlenme mutlak butlanla batıldır. Batıl bir evlilik ile evlilik ilişkisi oluştuğu kabul edilir. Mutlak butlan durumunda bile evlenme, iptal kararının kesinleşme tarihine kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını oluşturur. Hâkim kararı ile batıl evlilik sona erebilir. İptal kararı, bozucu yenilik doğurucu mahiyettedir. Diğer bir anlatımla iptal kararı geçmişe etkili değildir. İptal kararı kesinleşinceye kadar evliliğin genel hükümleri devam eder.

Akıl Hastası Boşanma Davası Açabilir mi?

Akıl hastası olan tarafın, dava açma hükmü bulunmamaktadır. Akıl hastalığı olan kişilerin, hukuki ve diğer resmi işlemlerinin ilerletilebilmesi için vasi ataması yapılması gerekir. Fakat bu durum boşanma davası sürecinde de, farklı koşulların oluşmasına neden olmaktadır.

Boşanma davasında davacı ve davalı taraf olmaktadır. Dava açılmadan önce akıl hastası olan eşin vasi ataması yapılmışsa ve atamadaki yetkili kişi eşi ise, arada çıkar çatışması olacağı için bu şekilde dava açılamaz. Ayrıca bir dava içerisinde vasi sıfatında da olsa, aynı kişi hem davacı hem de davalı olarak yer alamaz. Peki, bu durumda ne yapılması gerekir?

Akıl hastası olan eş adına, geçerli koşullar oluşmuşsa eğer vasisi boşanma davası açabilir. Eğer ki, vasi görevini üstlenen diğer eş ise, mahkemeye bu durumu belirtmelidir. Bunun üzerine akıl hastası olan eşe, başka bir vasi ataması gerçekleştirilir ve dava süreci bu şekilde ilerletilir.

Akıl hastalığına dayalı olarak açılan boşanma davalarında, hastalığın resmi olarak doktor raporu ile kanıtlanması gerekmektedir. Mahkemeye karşı bu iddiayı kanıtlamakla yükümlü olan taraf, diğer eş yani davacı olan taraftır.

Akıl hastası eşin davadaki temsili için yetkili kişi, vasi ataması yapılan kişidir. Bunun yanı sıra vasi olan kişi, dava sürecinin ilerletilebilmesi ve hak kaybı yaşanmamasına istinaden dava sürecini avukat ile ilerletebilir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Nafaka

Boşanma davalarında nafaka, maddi olarak yoksunluğa düşecek tarafa verilen bir hak olmaktadır. Pek çok boşanma davası sebebinde kusur oranına bakılmaksızın, maddi yetersizlik yaşayacak olan tarafa nafaka ödemesi yapılmaktadır.

Akıl hastalığı nedeniyle olan boşanma davalarında ise; Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru oranı diğer eşe göre daha fazla olmamak kaydıyla, ödeme yapması talep edilen eşin maddi gücü oranında nafaka alabilmektedir. Fakat eşin maddi gücü yeterli değilse, nafaka talebi mahkeme tarafından reddedilir.

Y2HD, 12.07.2012, E:2012/561, K.2012/19749

“Davalının doğuştan akıl hastası olduğu, sabit ve düzenli bir işinin, gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı, akli durumu nedeniyle başkalarının bakımına ve yardımına muhtaç olduğu anlaşılmaktadır. Kendisi başkalarının yardım ve bakımına muhtaç olan kişinin yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü tutulması hakkaniyete aykırı bulunmuştur.”

Manik Depresyon Boşanma

Manik depresyonun tıp biliminde geçen bir diğer adı da, bipolar olmaktadır. Bipolar yani manik depresyon hastaları, sürekli olarak farklı ruh haline sahiptirler. Bir gün çok neşeli ve mutluyken, ertesi gün mutsuz hatta intihar eğilimli olabilirler. Manik depresyon hastaları yılda birkaç kere, atak yaşarlar.

Depresyon hastası olan eş, boşanma ya da nafaka gibi davalar açtığı zaman, karşı taraf mahkemeye eşin bu rahatsızlığını beyan eder. Bunun sonrasında yetkili doktor kurulu, hasta olduğu iddia edilen eş hakkında gerekli incelemeleri yapar. Ayrıca mahkemenin hasta olduğu beyan edilen taraf hakkında;

  • Evliliği yürütmeye engel teşkil edecek akıl hastalığının var olup olmadığı
  • Hastalığın evlilik öncesi mi yoksa sonrası mı?
  • İyileşme olasılığının olup olmadığı?
  • Vasi atamasına gerek duyulup duyulmayacağı?
  • Eş ve altsoyun sağlığı bakımından tehlike içeren bir durum olup olmadığı?
  • Psikolojik rahatsızlık varsa, bu rahatsızlığın evresi hakkında araştırma ve bilgilendirme yapılmasını istemekle yükümlüdür.

TCK 145/2-3 maddesine göre; Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir nedenle ayırt etme gücünden yoksun bulunması ya da evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı olması durumunda, evlilik birliği mutlak butlanla sakatlanmış olur.

Manik depresyon hastası eş için açılan davada, akıl hastası eşin davadaki temsili kendisi tarafından yapılamayacağı için, vasi ataması yapılmalıdır. Tarafın vasi ataması yapılmamışsa Sulh hukuk mahkemesine gerekli işlemler için başvuru yapılmalıdır.

Boşanma Davasında Akıl Sağlığı Raporu

Akıl hastalığı, hukuk sistemimize göre geçerli bir boşanma davası sebebidir. Fakat bu konuda karar verilebilmesi için, en temel şartlardan biri de, kurul raporudur. Akıl hastalığının olduğunu ispat etme yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Fakat davacı taraf, istediği herhangi bir hastaneden bu raporu alamaz. Çünkü bu durumda çıkar çatışması yaşanabilir ve haksız mağduriyet sonuçları ortaya çıkabilir.

Akıl hastalığına dayanarak açılan boşanma davası içerisinde, mahkemenin kararı ile belirlenen yetkili Devlet hastanesinde gerekli test ve aşamaların yapılması sağlanır. Yapılan testler sonucunda, doktorlar kurulu toplanarak hastanın; hangi seviyede, nasıl bir rahatsızlık yaşadığının kararını verir. Ayrıca bu durumun düzelebilir ya da düzelemez olduğunu da, hazırlamış oldukları kurul raporu ile mahkemeye iletirler.

Mahkemeye iletilen rapor sonrasında, boşanmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği kapsamı değerlendirilir ve karar verilir.

Bipolar Bozukluk Boşanma Davası

Bipolar bozukluk boşanma davası açma istemi için, geçerli bir sebep olur mu? Türk hukuk sistemimize göre sadece akıl hastalığı, boşanma davası isteminde geçerli olan bir hastalıktır. Fiziksel ya da diğer şekillerde oluşan hastalıklar, geçerli boşanma sebepleri arasında yer almaz.

Akıl hastası olan eş kendisine, eşine, çocuğuna ya da çevresindeki kişilere zarar verebilir. Bu şekilde rahatsızlık yaşayan biriyle eş olup, ortak hayatı devam ettirmek bazı koşullarda oldukça zor olur. Kanun koyucu da, bu nedene dayanarak akıl hastalığı çerçevesinde yer alan hastalıkların geçerli bir boşanma sebebi olacağını belirtmiştir.

Bipolar Eşim Boşanmak İstiyor

Hukuk sistemimize göre, düşünme yeteneğinden eksik olan kişilerin dava açma hakkı bulunmamaktadır. Bu durumda olan kişiler adına, vasi ataması yapılmış yetkili kişi dava açabilir. Vasinin dava açabilmesi içinde, gerçeğe dayanan geçerlilik nedenleri oluşmalıdır, aksi olan durumda davanın reddi gerçekleşir.

Yukarıda da anlattığımız unsurlar sebebiyle, bipolar rahatsızlığı olan eşin boşanma davası açamayacağını belirtmek isteriz. Burada boşanma davasını açabilecek kişi, diğer eş olabilir. Ayrıca bipolar hastalığı onaylanmış ve vasi ataması yapılmışsa vaside, geçerli unsurlar eşliğinde dava açabilir.

Akıl hastası eşin davadaki temsili ve dava sürecine dair detaylı görüşme yapmak için, hukuk büromuzla iletişime geçerek danışmanlık randevusu talep edebilirsiniz.

0

Yorum Gönder