Boşanma Davası Sürerken Eşin Ölümü Miras Haklarını Nasıl Etkiler?
Boşanma süreci devam ederken eşlerden birinin vefat etmesi, hem aile hukukunu hem de miras hukukunu ilgilendiren karmaşık bir hukuki durum yaratır. İstanbul avukatlık ofisimizde yürüttüğümüz dosyalarda sıkça karşımıza çıkan bu durumda, Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 181/2 hükmü devreye girmektedir. İlgili kanun maddesine göre, boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçıları davayı devralabilirler. Eğer mirasçılar, sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olduğunu ispatlarlarsa, sağ kalan eş mirasçı sıfatını kaybeder.
Uygulamada, sağ kalan eşin miras hakkını koruyabilmesi için boşanma davasının reddedilmiş olması veya davanın kusur ispatlanmadan sonuçlanması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024/782 E., 2025/1154 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, mirasçıların davaya devam etme hakkı sadece ‘kusurun tespiti’ ile sınırlıdır. Hâkim, ölen eşin mirasçılarının talebiyle sağ kalan eşin ağır kusurlu olduğunu tespit ederse, bu eş artık yasal mirasçı olamaz ve saklı pay talebinde bulunamaz.
Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesi ve Miras İlişkisi 2026
Boşanmada eşin miras paylaşımı söz konusu olduğunda, miras hukukundan önce mal rejimi tasfiyesinin (mal paylaşımı) yapılması gerekmektedir. Eşlerin 1 Ocak 2002’den sonra edindikleri mallar üzerinde ‘edinilmiş mallara katılma rejimi’ geçerlidir. Sağ kalan eş, öncelikle evlilik birliği içinde edinilen malların yarısı üzerinde ‘katılma alacağı’ hakkına sahiptir. Bu hak, miras hukukundan bağımsız bir haktır.
Örneğin, evlilik birliği içinde alınan bir taşınmazın değeri 10 milyon TL ise, sağ kalan eş önce mülkiyet rejiminden doğan %50 hakkını (5 milyon TL) alır. Kalan 5 milyon TL ise ‘tereke’ (miras) olarak kabul edilir ve bu meblağ üzerinden sağ kalan eşin miras payı hesaplanır. İstanbul boşanma avukatı olarak müvekkillerimize tavsiyemiz; bu iki sürecin birbirine karıştırılmaması ve önce mal rejimi alacağının tereke borcu olarak mahsup edilmesidir.
Mirasçıların Boşanma Davasına Müdahalesi ve Kusur İspatı
Eşlerden birinin ölümü davanın konusuz kalmasına yol açsa da, maddi sonuçların tayini açısından mirasçıların müdahale hakkı saklıdır. TMK 181 uyarınca, mirasçılar davanın kesinleşmesine kadar sürece katılabilirler. Buradaki en kritik nokta, ölen eşin açtığı davanın temelindeki kusur iddiasıdır. Eğer dava ‘zina’ (TMK 161) veya ‘hayata kast’ (TMK 162) gibi mutlak boşanma sebeplerine dayanıyorsa ve bu durum ispatlanırsa, sağ kalan eşin mirastan pay alması neredeyse imkansız hale gelir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre, sağ kalan eşin mirastan yoksun bırakılabilmesi için mirasçıların davayı takip etme iradesini açıkça ortaya koymaları ve mahkemenin kusur tespitine yönelik karar vermesi şarttır. Bu süreçte tanık beyanları, sadakat yükümlülüğünün ihlaline dair belgeler ve sosyal inceleme raporları büyük önem taşır. İstanbul’daki yargılama pratiklerinde, mirasçıların bu davayı takip etmemesi durumunda mahkeme davanın konusuz kaldığına karar verir ve sağ kalan eş mirasçılığını korur.
Sağ Kalan Eşin Saklı Pay Hakkı ve Boşanma Kararının Etkisi
Kesinleşmiş bir boşanma ilamı, eşlerin birbirine olan yasal mirasçılığını tamamen sona erdirir. Ancak boşanma davası kesinleşmeden önce ölüm gerçekleşmişse ve mirasçılar kusur ispatı yapamamışsa, sağ kalan eş ‘alt soy’ (çocuklar) ile birlikte mirasçı olursa mirasın 1/4’ünü alır. Eğer çocuk yoksa ve eş anne-baba (ikinci zümre) ile mirasçı olursa pay oranı 1/2’ye yükselir.
Sağ kalan eşin saklı payı, yasal miras payının belirli bir oranıdır. Eşlerin saklı payı, alt soy veya anne-baba ile mirasçı olunduğunda yasal miras payının tamamıdır (TMK 506). Ancak boşanma davasında kusurlu bulunan eş, bu hakların tamamından mahrum kalır. 2026 yılı itibariyle dijital varlıkların ve kripto paraların da mirasa dahil edilmesiyle birlikte, sağ kalan eşin bu varlıklar üzerindeki taleplerine dair yeni bilirkişi hesaplama yöntemleri İstanbul mahkemelerinde uygulama alanı bulmaktadır.
İstanbul Aile ve Miras Hukuku Uygulamalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler
İstanbul avukat çevrelerinde ‘beklenen haklar’ olarak nitelendirdiğimiz bu süreçte, vefat eden eşin daha önce bir vasiyetname hazırlayıp hazırlamadığı da kontrol edilmelidir. Vefat eden eş, boşanma aşamasında olduğu eşini mirasından ıskat (mirasçılıktan çıkarma) etmiş olabilir. TMK m. 510 uyarınca, eşin aile hukukundan doğan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi durumunda mirasçılıktan çıkarılması mümkündür.
Mirasçılıktan çıkarma durumunda bile, eğer boşanma davası sonucunda sa kalan eşin kusursuz olduğu ortaya çıkarsa, ıskatın iptali davası gündeme gelebilir. Süreçlerin takibi için profesyonel bir destek alınması; hem aile mahkemesi hem de sulh hukuk mahkemesi nezdindeki dosyaların koordineli yürütülmesi açısından hayati önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Boşanma davası sürerken eşlerden biri vefat ederse miras kime kalır?
Boşanma kararı henüz kesinleşmediği için prensip olarak sağ kalan eş yasal mirasçı sıfatını korur ve miras payı ona kalır. Ancak vefat eden eşin diğer mirasçıları mahkemede sağ kalan eşin boşanmada kusurlu olduğunu ispatlarsa, sağ kalan eş miras hakkını tamamen kaybeder ve miras diğer kanuni mirasçılar arasında paylaştırılır.
Boşanma aşamasındaki eşin saklı payı var mıdır?
Evet, resmen boşanma sona ermedikçe eşin saklı pay hakkı mevcuttur. Mirasçıların ‘kusur tespiti’ davasını kazanmaları durumunda ise sağ kalan eşin saklı pay hakkı da ortadan kalkar. Bu durum TMK 181. maddesinin sağladığı özel bir istisnadır ve boşanma davasının devam ediyor olmasına sıkı sıkıya bağlıdır.
Ölen eşin çocukları babalarının boşanma davasını devam ettirebilir mi?
Evet, mirasçılar (çocuklar, anne, baba vb.) vefat eden kişinin açtığı veya ona karşı açılan boşanma davasına dahil olabilirler. Buradaki amaç boşanma kararı almak değil, sağ kalan eşin mirastan pay almasını engellemek için ‘kusur tespiti’ yaptırmaktır. Mahkeme sağ kalan eşi kusurlu bulursa, miras hakları düşer.
Boşanmada mal paylaşımı davası ölümden sonra kime karşı açılır?
Boşanma devam ederken ölüm gerçekleşirse, mal rejimi tasfiyesi davası ölen eşin mirasçılarına karşı açılır veya mirasçılar tarafından sağ kalan eşe karşı sürdürülür. Bu dava miras davasından önce veya miras davasıyla birlikte görülür; çünkü ölenin mal varlığı (tereke) ancak mal rejimi alacakları ödendikten sonra netleşir.
Vasiyetname ile boşanma aşamasındaki eşe miras bırakılmayabilir mi?
Eşlerden biri vasiyetname hazırlayarak diğer eşi mirasın dışında bırakabilir. Ancak eşin saklı payı olduğu için, tamamen mirassız bırakılması ancak TMK 510’daki ağır şartların (suç işleme, aile hükümlülüklerini ağır ihlal) varlığı halinde mümkündür. Aksi halde sağ kalan eş, vasiyetnamenin saklı payına tecavüz eden kısmı için tenkis davası açabilir.
Bu konuda hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin.

