Takibi Şikâyete Bağlı Olmayan Suçlar

Takibi şikâyete bağlı olmayan suçlar nelerdir? Bu sorunun yanıtını en detaylı şekilde, Türk Ceza Kanunu maddelerinde bulmamız mümkündür. Şikâyete bağlı olmayan suçlar, kişi ya da kişilerin bildirimi olmasa da, işlem yapılacak olan suçlar kapsamında yer alan eylemlerdir.

TCK Maddelerinden yola çıkarak, konu hakkında birkaç suç unsurunu belirtecek olursak;

  • Kasten adam öldürme (TCK 81)
  • Kasten yaralama suçu (TCK 82)
  • Bilerek ve isteyerek çocuk düşürme (TCK 100)
  • Şantaj (TCK 107)
  • Haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesi (TCK 132)
  • Hırsızlık suçu (TCK 141)
  • Dolandırıcılık eylemleri (TCK 157)
  • Çevrenin kasıtlı olarak kirletilmesi suçları (TCK 181)

TCK kapsamında belirlenen bu suçlar hakkında işlem yapılması için, şikâyetin gerçekleşmesi gerekmez. Eylemin gerçekleşmesinden sonra, re’sen soruşturma aşaması başlatılır ve kamu davası olarak işlemler devam eder. Peki, kamu davası olarak belirtilen kapsam ne olmaktadır? Sıklıkla duyulan bir soruda bu olmaktadır. Halk arasında bilinen farklı ve yanlış anlaşılmaların giderilmesi için, konu hakkında yazımızın bu kısmından faydalanabilirsiniz. Kamu davalarında korunan hukuksal yarar, toplumun fayda sağlaması için düzenlenmektedir. Buradaki en temel amaç, toplum huzurunun güvenliği ibaresi taşıyan unsurların koruma altına alınmasıdır.

Kamu davasına ilişkin bir suçun savcılık tarafından yapılan soruşturmasının neticesinde açılan dava bilgisi, taraflara tebliğ edilir. Davanın içeriğinde mağdur ve müşteki olan taraflara, eylem hakkında bilgi vermeleri için söz hakkı tanınır. Konu hakkında bilgi veren taraflara, daha sonra yaşanılan vakıa ile ilgili olarak şikâyetçi olup olmadıkları sorulur. Şikâyet olup olmama durumuna göre de, davanın içeriği ve ilerleme aşamaları belirlenir. Mağduriyet yaşayan taraf, şikâyet hakkını kullanmazsa eğer dava süreci kamu davası niteliğinde devam eder.

Kamu davası, şikâyete bağlı olmayan suçlara ilişkin ceza yargılamasını anlatmaktadır. İşlenen suç unsurunda, şikâyetin bulunmasının şartı aranmadığı için, kolluk kuvvetleri ve Savcılık re’sen yani kendiliğinden ya da ilgililerin bilgi vermesinden sonra soruşturma evresini başlatabilme yetkisine sahiptirler. Şikâyete bağlı olmayan suçlar kapsamında, mağdurun şikâyetçi olmaması davanın olmaması için bir etken kesinlikle değildir. Takibi şikâyete bağlı olmayan suçlar değerlendirmesinde, suçtan zarar gören mağdur kişinin mağduriyetinin giderilmesi hedeflenir.

Soruşturması Şikâyete Bağlı Olmayan Suçlar

Soruşturması için şikâyete gerek duyulmayan suçlarda, korunan hukuksal yarar suçtan dolayı mağdur olan kişinin özlük haklarıdır. Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre, bu suçlarda direkt olarak yani re’sen soruşturma aşaması başlatılır ve sonrasında dava süreci başlar. Bu suçlardan biri de, kasten adam öldürme suçu olmaktadır. TCK, kasti şekilde adam öldürme suçunu madde 81 kapsamında açıklamıştır.

Kasten insan öldürme suçunda fail ve mağdur herkes olabilir. Fakat fail ve mağdur kesinlikle aynı kişi olamaz. Bu nedenle kişinin, kendi yaşamını yok etmeye yönelik girişimleri cezalandırılamayacağı gibi, iştirakte bağlılık kuralı gereğince failin kendisini öldürmeye yönelik hareketlerine iştirak eden kişi de cezalandırılamaz. Bununla birlikte öldürmeye yönelik hareketin bizzat mağdura yaptırılması durumunda dolaylı faillik söz konusu olabilir. Nitekim TCK Madde 84/4’te “işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar” denilmektedir.

Fail ile mağdur arasındaki belirli bir dereceye kadar olan yakın akrabalık ilişkisi de, cezanın arttırılmasına sebebiyet verir. Suçun nitelikli olmasına yani cezanın ağırlaştırılmasına sebep olacak unsurları belirtmek gerekirse;

  • Suçun tasarlanarak işlenmesi
  • Suçun canavarca hisle ya da eziyet edilerek işlenmesi
  • Suçun yangın, su baskını, tahrip, batırma, nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak veya bombalama şeklinde işlenmesi
  • Suçun üstsoy, altsoy birine ya da eş veya kardeşe yönelik olması
  • Suçun çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kişiye karşı işlenmesi
  • Suçun gebe olduğu bilinen kadına karşı işlenmesi
  • Suçun kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi
  • Suçun bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla işlenmesi
  • Suçun bir suçu işleyememekten dolayı duyulan infialle işlenmesi
  • Suçun kan gütme saikıyla işlenmesi
  • Suçun töre saikıyla işlenmesi

Takibi şikâyete bağlı olmayan suçlar başlıklı yazımıza devam ederken, şikâyete bağlı olmayan suçlardaki şikâyet hakkından vazgeçme unsurundan bahsedeceğiz.

Şikâyete Bağlı Olmayan Suçlarda Şikâyetten Vazgeçme

Şikâyetten vazgeçme hakkına sahip olanlar, esasta şikâyet hakkına sahip olanlardır. Bunlar da suçtan zarar görenler, yani suçun mağduru veya mağdurlarıdır. TCK 73/6’ya göre vazgeçme, kanundaki istisnalar hariç, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Soruşturma sırasında şikâyetten vazgeçme olursa, “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilmelidir. Ayrıca bilinmesi gerekir ki; TCK Madde 73/7’ye göre; Kamu davasının düşmesi hukuki ilişkileri etkilemez.

Şikâyete Bağlı Olmayan Suçlarda Zamanaşımı

Takibi şikâyete bağlı olmayan suçlar, zamanaşımı süresine tabi olmaktadır. Şikâyete bağlılığı olmadan soruşturma aşaması başlatılan suçlar, Türk Ceza Kanunları tarafından belirlenmiştir. Bu suçlar kapsamında yapılan eylemden mağdur olan kişi, şikâyet hakkını kullanmasa bile, Adalet sistemine göre Kamu davası açılarak dava süreci başlatılır. Hukuk sistemimizde pek çok dava için geçerli olan zamanaşımı süresi vardır. Zaman aşımı süresi dolan suçlar hakkında, resmi bir süreç başlatılamaz. Maddeler halinde hazırladığımız tabloda, şikâyete bağlı olmayan suçların zamanaşımı sürelerini bulabilirsiniz. Bunlar;

  • Kasten adam öldürme: TCK 81 maddesinde yer alan bu suç kapsamının zamanaşımı süresi, 25 yıl olmaktadır.
  • Kasten yaralama suçu: TCK 82 maddesinde açıklanan kasten yaralamanın zaman aşımı süresi, 6 ay olmaktadır.
  • Bilerek ve isteyerek çocuk düşürme: TCK 100 maddesinde yer alan bu suçun zaman aşımı süresi iki kısımda incelenir. Kişinin kendi isteği ile 10 haftalıktan fazla olan gebeliğini her hangi bir eylemle sonlandırmasında zamanaşımı süresi 8 yıl olurken, bu eylem gebe olan kadına zorla yapılırsa buradaki zamanaşımı süresi 15 yıl olmaktadır.
  • Haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesi: TCK 132 kapsamına göre bu suçun zamanaşımı süresi 8 yıldır. Failin hapis cezası ile cezalandırılması halinde ise bu süre 10 yıldır.
  • Hırsızlık suçu: TCK 141’de yer alan şantaj suçu kapsamı hakkında belirlenen hak düşürücü süre, 8 yıldır.
  • Dolandırıcılık eylemleri: TCK 157 maddesinde açıklanan bu suçun hak düşürücü süresi 2’ye ayrılır. Suçun nitelikli halinde zamanaşımı 15 yıl olurken, diğer hallerinde hak düşürücü süre 8 yıl olmaktadır.
  • Çevrenin kasıtlı olarak kirletilmesi suçları: TCK 181’e göre, bu suçun hak düşürücü süresi 8 yıldır.

Çocuk Düşürme, Düşürtme Veya Kısırlaştırma Suçu

TCK madde 99/1 uyarınca “rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi” ve TCK madde 99/2 uyarınca “tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi” cezalandırılır. Bu suçla gelecekteki yaşam korunmakta; müdahale, annenin sağlığını tehlikeye düşürme riski taşıdığı için ikinci derecede annenin sağlığı da korunmaktadır.

Çocuk düşürmeden anlaşılan, hangi yöntemle olursa olsun çocuğu taşıyan kadın dışında bir başka kişi tarafından gerçekleştirilen, gebelik sırasında yani doğumdan önce gebeliği sona erdirme amacıyla cenine yönelik her türlü müdahaledir. Gebeliğin ne şekilde sonlandırıldığı önemli değildir.

Yapılan müdahalenin, ceninin rahim içinde “ölümüne” yol açmış olması gerekir. Bunun içinde ceninin müdahaleden önce anne rahminde canlı olması gerekir. Yani müdahale gebelik anında gerçekleşmelidir. Bu yüzden zaten ölmüş olan ceninin veya hastalıklı bir yumurtanın rahimden çıkartılması durumunda bu suç oluşmaz. Bunu sağlamak için anneye yönelik olarak gerçekleştirilen fiiller duruma göre kasten ya da taksirle öldürme veya yaralama suçunu oluşturur.

Suçun nitelikli hallerinde ise, uygulanan cezalar artışa uğramaktadır. Nitelikli hallerini oluşturan etkenleri belirtmek gerekirse;

  • Filin kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olması: Gebe kadının rızası bulunması durumunda nitelikli halde öngörülen cezanın yarı yarıya olduğunu belirtebiliriz. 6-12 yıl yerine, 3-6 yıl arasında değişiklik olur cezada.
  • Fiilin kadının ölümüne neden olması: Burada netice yüzünden cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren bir suç söz konusu olup, bunun için failde ölüm neticesine yönelik en azından taksir derecesinde bir kusurun bulunması gerekir. Gebe kadının rızası olması durumunda nitelikli halde öngörülen cezanın çok daha hafif olduğunu belirtebiliriz. 15-20 yıl yerine, 4-8 yıl arası hapis cezasına hükmedilir.
  • Fiilin yetkili olmayan bir kişi tarafından işlenmesi: Yetkili olmayan kişiler tarafından fiilin işlenmesinin nitelikli hal sayılmasının altında yatan fikir, bu yolla annenin sağlığının daha fazla tehlikeye sokuluyor olmasıdır. Bu sebeple de yetkisi olmayan kişilerin, bu müdahalelerde bulunması yasaktır.

Ayrıca bilinmesi gereken bir etkende, kadınların kısırlaştırılma işlemi ile ilgilidir. TCK Madde 101/1 uyarınca “bir erkek veya kadını rızası olmaksızın kısırlaştıran kimse” cezalandırılır. Fiilin “kısırlaştırma işlemi yapma yetkisi olmayan bir kimse tarafından yapılması” durumunda ceza ağırlaştırılır. “Rızaya dayalı olsa bile, kısırlaştırma fiilinin yetkili olmayan bir kişi tarafından işlenmesi” cezayı gerektirir.

TCK M. 107 Şantaj Suçu

Takibi şikâyete bağlı olmayan suçlar arasında sıklıkla merak edilen bir konuda, şantaj suçu olmaktadır. Günümüzde sıklıkla rastlanılan suçlardan olan şantaj unsuru pek çok şekilde yapılmaktadır.

TCK Madde 107 uyarınca;

1-) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar Adli para cezası ile cezalandırılır.

2-) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açılanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur”.

Şantaj, tehdit suçunun özel bir görünüş biçimidir. Şantajda mağdurun fiziksel bütünlüğüne herhangi bir müdahalede bulunulmamaktadır, bu yönüyle tehdide benzer. Fakat tehdit suçunda, ilerde gerçekleştirebileceği bildirilen bir haksız saldırı ile korkutma söz konusuyken; şantaj suçunda, zor durumda bulunan mağdurun bu durumu tehdit konusu yapılarak ondan çıkar sağlamakta ya da mağdur belirli bir davranışa zorlanmaktadır.

Şantaj TCK madde 107/1 kapsamında genel kasıtla madde 107/2 kapsamında özel kasıtla işlenebilir. TCK Madde 107/2’deki düzenleniş biçimi itibarı ile şantaj suçunun oluşması için failin yarar sağlamak özel kastıyla hareket etmiş olması gerekir. BU nedenle söz konusu maksat olmaksızın, mağdurun şeref ve saygınlığına yönelik zarar tehdidinde bulunulmuşsa, oluşan suç şantaj değil tehdit olur. Failin yarar sağlamak maksadıyla hareket etmiş olması bu suçun oluşması için yeterlidir. Ayrıca yararın sağlanmış olup olmaması suçun oluşması açısından da önem teşkil etmez.

Yararın faile veya üçüncü bir kişiye sağlanması için, tehditte bulunulmuş olması önemli değildir. Lehine yarar sağlanan kişi, duruma göre şantaj suçuna iştirak ya da suç eşyasını kabul etmek suçundan dolayı cezalandırılır.

Takibi şikâyete bağlı olmayan suçlar yazımızın son kısmında ise, danışanlarımızdan sıklıkla gelen soruları yanıtlayacağız.

Avukata Sıklıkla Sorulan Sorular

Takibi gereken suçlar nelerdir?

Takibi şikâyete bağlı olan suçlar kapsamı oldukça geniştir. Maddeler halinde belirtmek gerekirse;

  • Basit kasten yaralama
  • Taksirle yaralama
  • Cinsel saldırı
  • Reşit olmayanla cinsel ilişki
  • Cinsel taciz
  • Tehdit
  • Konut dokunulmazlığının ihlali
  • İş ve çalışma hürriyetini engelleme
  • Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma
  • Hakaret
  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal
  • Kişiler arasındaki konuşmanın dinlenmesi ve kaydedilmesi
  • Özel hayatın gizliliğinin ihlali
  • Hırsızlık
  • Kullanma hırsızlığı
  • Mala zarar verme
  • İbadethane ve mezarlıklara zarar verme
  • Güveni kötüye kullanma
  • Bedelsiz senedi kullanma
  • Dolandırıcılık
  • Hileli iflas
  • Karşılıksız yararlanma
  • Şirket ve kooperatifler hakkında yalan yanlış bilgi verme
  • Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
  • Bilgi vermeme
  • Açığa imzanın kötüye kullanılması
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlali
  • Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgelerin açıklanması
  • Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması

Şikâyet süresi ne zaman başlar?

Şikâyet süresi 6 ay olarak kabul edilmiştir. Suçtan zarar gören kişinin fiili ve faili öğrendiği günden itibaren süre işlemeye başlar.

Mala zarar verme suçu takibi şikâyete bağlı mı?

Mala zarar verme, TCK kapsamına göre takibi şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaktadır.

Hırsızlık suçunun takibi şikâyete bağlı mı?

Hırsızlık suçu, takibi şikâyete bağlı suçlar arasında yer alamaz. Bu sebepten dolayı da, suçun kapsamında şikâyet süresi olmamaktadır.

Yaralamalı trafik kazası takibi şikâyete bağlı mı?

Bu suçun Savcılık tarafından re’sen soruşturması başlatılabilir. Çünkü takibi şikâyete bağlı olan suçlardan değildir.

TCK 177 şikâyete bağlı mı?

Kanun koyucunun düzenlediği bu maddenin içeriğinde; Hayvanın tehlike yaratabilecek olması ihtimaline karşın serbest bırakılması açıklanmaktadır. Suçun kapsamı şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaz, bunun için de Savcılık re’sen soruşturma başlatma yetkisine sahiptir.

0

Yorum Gönder